Sisi, Somali- Kenya çatışmasına çözüm için liderlerle bir araya geldi

Mısır, Somali ve Kenya Cumhurbaşkanları 25 Eylül’deki New York zirvesinde (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır, Somali ve Kenya Cumhurbaşkanları 25 Eylül’deki New York zirvesinde (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Sisi, Somali- Kenya çatışmasına çözüm için liderlerle bir araya geldi

Mısır, Somali ve Kenya Cumhurbaşkanları 25 Eylül’deki New York zirvesinde (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır, Somali ve Kenya Cumhurbaşkanları 25 Eylül’deki New York zirvesinde (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Ülkesi bu yıl Afrika Birliği zirvesine başkanlık eden Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 25 Eylül’de New York’ta “Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantılarının oturum aralarında, Somali Cumhurbaşkanı Muhammed Abdullah Fermacu ve Kenya Cumhurbaşkanı Uhuru Kenyatta’yı kapsayan” üçlü bir zirveyle Kenya- Somali çatışmasını ele aldı.
İki komşu arasında şu anda Uluslararası Adalet Divanı tarafından incelenen 100 bin kilometrelik bir deniz sınırı hususunda tarihi bir anlaşmazlık yaşanıyor. Geçtiğimiz Ocak ayında Mogadişu’nun Londra’da bir müzayedede açık deniz petrol sahalarının satıldığını açıklaması sonrasında anlaşmazlık yeniden alevlenmişti.
Mısır Cumhurbaşkanlığı sözcüsü Bessam Radi, üçlü zirvenin Afrika Birliği’nin Mısır dönem başkanlığında, Mısır’ın iki ülkeyle olan seçkin ilişkilerine binaen Somali ve Kenya’nın talebiyle gerçekleştiğini açıkladı. Radi, zirvede iki taraf arasında askıdaki meselelerin ele alındığını ifade etti.
Bessam Radi’ye göre Cumhurbaşkanı Sisi, görüşmeler sırasında Mısır’ın Somali ve Kenya ile önemli ilişkilere sahip olduğunu söylerken, sadece Afrika Birliği dönem başkanı olmasının değil, üç ülkenin tarihsel bağlarının ve ortak çıkarlarının Mısır’ın zirveye ev sahipliği yapmasını sağladığını vurguladı.
Zirve sırasında Mısır Cumhurbaşkanı’nın, Somalili ve Kenyalı mevkidaşlarından konu hakkında bilgi aldığı belirtildi. Bessam Radi ayrıca, iki kardeş ülke arasındaki ilişkilerin normale dönmesine hazırlık olarak anlaşmazlık noktalarının çözümü için Kenya ve Somali arasında ikili bir komite kurulmasına dair uzlaşı sağlandığını söyledi.
İki ülke, 1960 yılında Somali’nin bağımsızlığından bu yana deniz sınırlarını kabul etmedi. Kenya- Somali ilişkileri ayrıca, başta sınır boyunca iki halk arasında karışıklıklara tanık oldu ve sınırdaki petrol anlaşmazlıklarının yanı sıra Somali’deki Eş-Şebab hareketiyle ilgili kriz de devam etti.
Öte yandan Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Cibutili mevkidaşı İsmail Ömer Gulle ve Kenyalı mevkidaşı Uhuru Kenyatta ile de bölgesel meselelerin ele alındığı üçlü bir zirve gerçekleştirdi. Mısır Cumhurbaşkanlığı sözcüsüne göre zirve sırasında Doğu Afrika’nın şu anda “kardeşlik ruhu çerçevesinde üstesinden gelmesi gereken” büyük zorluklar karşısında önemli bir tarihi dönemeçte olduğu belirtildi. Taraflar, bu zorluklar karşısında özellikle terörle mücadele, bölge halklarının gelişimi ve refahı gibi ortak eylemlere odaklanılması gerektiğini vurgularken, bu durumun herkesin “bölgenin sorunlarıyla yüzleşmek için ortaklık ruhuna” sahip olmasını gerektirdiğini belirtti.
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, 25 Eylül’de BM toplantıları çerçevesinde ayrıca “sürdürülebilir kalkınma” zirvesinde konuşma yaptı. Sisi, ekonomik, toplumsal, insani ve güvenlik sorunlarının iç içe geçmiş olduğunu ve ortak bir eylem gerektirdiğini ifade ederken, “Hala herkes tarafından arzu edilen kalkınmaya ulaşmak için uzun bir yol var” dedi. Sisi, sürdürülebilir kalkınmanın ihtiyaç duyduğu fon sağlama çabalarını iki katına çıkarmak zorunda olduklarına da dikkati çekti.



Batı Şeria'da "savaş suçu"

Batı Şeria'da "savaş suçu"
TT

Batı Şeria'da "savaş suçu"

Batı Şeria'da "savaş suçu"

İsrail dün Batı Şeria'daki saldırılarını artırarak, iki yıl boyunca kuzeye yoğunlaştırdığı saldırılarını Batı Şeria'nın orta ve güney kesimlerine de genişletti.

BM İnsan Hakları Ofisi dün, yerleşimcilerin, İsrail güvenlik güçlerinin desteği ve katılımıyla Filistinlilerin geniş bölgelerden zorla göç ettirilmesine yol açtığını ve bunun "savaş suçu teşkil ettiğini" belirterek uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler İşgal Altındaki Filistin Toprakları İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi Direktörü Ajith Sunghay, “İşgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilerin zorla yerinden edilmesi bir savaş suçudur ve insanlığa karşı suç teşkil edebilir” dedi.

Bu arada, Hamas kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD de dahil olmak üzere arabulucular aracılığıyla Refah sınır kapısının bu hafta içinde açılacağına dair güvenceler aldıklarını ve bugünün (Perşembe) en muhtemel tarih olduğunu vurguladı.

Ancak İsrail'deki haberler açılış tarihi konusunda çelişkili; İsrail Yayın Kurumu bugün açılacağını doğrularken, Walla web sitesi açılışın önümüzdeki pazar günü gerçekleşeceğini belirtti.


Filistinli bir genç Beytüllahim yakınlarında İsrail'in açtığı ateşle öldürüldü

Batı Şeria'da bir İsrail polis kontrol noktası (AFP)
Batı Şeria'da bir İsrail polis kontrol noktası (AFP)
TT

Filistinli bir genç Beytüllahim yakınlarında İsrail'in açtığı ateşle öldürüldü

Batı Şeria'da bir İsrail polis kontrol noktası (AFP)
Batı Şeria'da bir İsrail polis kontrol noktası (AFP)

Filistin Sağlık Bakanlığı dün, Batı Şeria'nın en büyük vilayeti Hebron’a bağlı Aş-Şuyuk kasabasından genç bir Filistinli gencin Beytüllahim yakınlarındaki Tüneller kontrol noktasında İsrail güçleri tarafından vurularak öldürüldüğünü açıkladı.

Filistin Haber Ajansı'na (WAFA) göre, Filistin Sağlık Bakanlığı, "İsrail işgal güçleri tarafından Beytüllahim yakınlarında vurulan 28 yaşındaki Kusay Mahir Ismail Halayka'nın ölümüne ilişkin Genel Sivil İşler Otoritesi tarafından bilgilendirildiğini" belirtti.

İsrail yetkilileri, dün bir Filistinlinin, bir kontrol noktasında İsrail güçlerini bıçaklamaya çalışırken vurularak öldürüldüğünü bildirdi.

İsrail polisi ve sağlık görevlilerine göre Kudüs ile Beytüllahim arasındaki "Tüneller Kontrol Noktası"nda meydana gelen saldırıda hiçbir İsrail gücü mensubu yaralanmadı.

Şarku'l Avsat'ın Times of Israel'den aktardığına göre polis, kontrol noktasında görevli memurların "Batı Şeria'dan yaya olarak gelen şüpheliyi fark ettiklerini ve rutin bir arama sırasında şüphelinin kimlik kartını gösterdikten sonra bir bıçak çıkardığını" belirtti.

İsrail ordusu ise kontrol noktasında konuşlanmış bir askeri polis birliğinin "saldırgana ateş açtığını" açıkladı.

Filistin Yönetimi Sivil İşler Genel Müdürlüğü'ne göre şüpheli öldürüldü ve İsrail cesedine el koydu.


Hamas, Gazze’ye 10 bin polis konuşlandırmak istiyor

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 71 bini aştı (Reuters)
İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 71 bini aştı (Reuters)
TT

Hamas, Gazze’ye 10 bin polis konuşlandırmak istiyor

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 71 bini aştı (Reuters)
İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 71 bini aştı (Reuters)

Hamas, Gazze'de kurulacak geçiş yönetimiyle işbirliği içinde bölgeye 10 bin polis konuşlandırmak istiyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla Reuters'a konuşan yetkililer, Hamas yönetiminin örgüt üyelerine pazar günü gönderdiği mektupta, 40 binden fazla memur ve güvenlik görevlisinin, ABD'nin barış planı kapsamında kurulan Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'yle ortak çalışmasını istedi. 

Kaynaklar, yaklaşık 10 bin kişilik polis gücünün de bu rakama dahil olduğunu söylüyor. 

Hamas sözcüsü Hazım Kasım, Reuters'a gönderdiği açıklamada örgütün Gazze'nin yönetimini komiteye devretmeye hazır olduğunu söyledi. 

Sözcü, 40 bin nitelikli personele komite tarafından iş sağlanmasını talep ettiklerini belirtti. 

Yetkililer, Hamas'ın komitenin Gazze'deki bakanlıkları yeniden yapılandırmasına ve bazı çalışanları emekliye ayırmasına açık olduğunu da söylüyor. Diğer yandan toplu işten çıkarmaların kaosa yol açabileceği uyarısında bulunuyorlar. 

Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'nin başkanlığını eski Filistin Ulaştırma Bakan Yardımcısı Ali Şaas yürütüyor. Şaas'la Hamas yöneticilerinin henüz buluşmadığı belirtiliyor. 

Diğer yandan Gazze'nin geleceğinde Hamas'ın söz sahibi olmamasını isteyen İsrail yönetiminin böyle bir adıma nasıl yaklaşacağı bilinmiyor. 

Washington yönetimi, Gazze'de barış anlaşmasının ikinci aşamasına geçildiğini 14 Ocak'ta duyurmuştu. Bu kapsamda Hamas'ın silah bırakması da öngörülüyor. Beyaz Saray, silah bırakmaları karşılığında örgüt üyeleri hakkında af çıkarılabileceğini de söylemişti. 

Adının paylaşılmaması şartıyla konuşan Filistinli bir yetkili İsrail, Katar, Mısır ve Türkiye gibi tarafların da dahil olduğu silahsızlanma mekanizmalarını görüşmek için ABD'nin Hamas'la irtibata geçtiğini belirtiyor. 

Yetkiliye göre örgüt, 5 yıl ya da daha uzun süreli bir ateşkese hazır olduğunu söylemiş. Diğer yandan kaynak, örgütün bağımsız Filistin devletinin kurulmasına yönelik sürecin başlatılmasını istediğini de vurguluyor. Tel Aviv yönetimi iki devletli çözüme yanaşmadığını defalarca bildirmişti.

Öte yandan iki Hamas yetkilisi, Washington'ın ya da arabulucu ülkelerin somut bir silahsızlanma önerisi sunmadığını ifade ediyor. 

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dünkü açıklamasında Hamas silah bırakmadan Gazze'nin yeniden inşasına başlanmayacağını söylemişti. 

Netanyahu, İsrail ordusunun bölgeden çekilmesinin silahsızlanma sürecine bağlı olduğunu belirterek, Gazze ve Batı Şeria'daki “güvenlik önlemlerini” sürdüreceklerini ifade etmişti. 

Independent Türkçe, Reuters, Times of Israel