Sudan mahkemesi Beşir’in avukatlarının talebini reddetti

Beşir’in Hartum’da devam eden mahkemesinin 7’nci duruşmasından bir kare (Reuters)
Beşir’in Hartum’da devam eden mahkemesinin 7’nci duruşmasından bir kare (Reuters)
TT

Sudan mahkemesi Beşir’in avukatlarının talebini reddetti

Beşir’in Hartum’da devam eden mahkemesinin 7’nci duruşmasından bir kare (Reuters)
Beşir’in Hartum’da devam eden mahkemesinin 7’nci duruşmasından bir kare (Reuters)

Sudan'da azledilen Devlet Başkanı Ömer el-Beşir’in yargılanması amacıyla gerçekleştirilen mahkeme, savunma tarafından sunulan iki talebi reddederken, savunma tanıklarının 4’e çıkarılması konusundaki talebi kabul etti.
Mahkeme tarafından reddedilen iki talebin ilki, aleyhindeki suçlamaların bir kez daha okunması suretiyle sanığa cevap vermesi için fırsat tanınması, diğeri ise sanığın aleyhindeki suçlamaların tekrar düzenlenmesiydi.
Mahkeme hâkimi Sadık Abdurrahman, sanığın ‘Askeri Geçiş Konseyi (AGK) tarafından iptal edilen acil durum talimatıyla yerel para bulundurma ve haksız kazanç yasası uyarınca mal beyanı’ suçlamalarının düşürülmesinden istifade ettiğini açıkladı. Ayrıca davada herhangi bir değişikliğe gidilmeyeceğini ifade eden hâkim, suçlamaların düzenlenmesini gerektirecek herhangi bir şey olmadığını belirtti.
Bununla birlikte hâkim, savunmanın, 25 milyon dolar ve 7 milyon euro olmak üzere iddianamede iki ayrı meblağın bulunduğu gerekçesiyle haksız kazanç suçlamasının konusu olan meblağın belirlenmesi yönündeki talebini reddetti. Mahkeme, savunmanın bu talebini metnin üzerini örtmeye yönelik bir girişim olarak değerlendirdi. Ayrıca mahkeme, 5 Ekim Cuma günü gerçekleştirilecek duruşmada tanıkların dinlenmesinin devam edeceğine karar verdi.
Öte yandan milyonlarca Sudanlı, Başbakan Abdullah Hamduk’un Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmayı izledi. Tıpkı vatandaşların geç saatlere kadar taraftarı oldukları takımın maçını izlemeleri gibi Sudanlılar da gecenin geç saatlerine kadar bu konuşmayı izlediler. Sosyal medya sitelerinde, Sudan halkının artık eski rejimin suçlarından sorumlu tutulmaması çağrısında bulunan başbakanının konuşmasına övgüler yağdı.
Başbakan seçilen Abdullah Hamdok, dün, erken saatlerde BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Sudan halkının terörizmin finansörü ya da destekçisi olmadığını belirterek, azledilen Devlet Başkanı Ömer el-Beşir rejiminin terörizme destek verdiğini belirtti. Bununla birlikte tüm dünyaya seslenerek, Sudan’ın terörü finanse eden devletler listesinden çıkarılmasının önemi üzerinde duran Hamduk, Washington’dan Sudan’ı listeden çıkarmasını ve Sudan halkını cezalandırmayı bırakmasını talep etti. Başbakan Hamduk, Sudan’a yönelik uygulanan bu yaptırımlardan halkın çeşitli zararlar gördüğünü belirterek konuşmasını sürdürdü.
Uluslararası sözleşmeler
Başbakan Hamduk, Sudan'ın uluslararası ve bölgesel arenada karanlık bir uzlet içerisinde bulunduğu eski günlerin Aralık Devrimi'yle artık geride kaldığını belirterek, ABD yönetimini ve dünya liderlerini Sudan’ın terörü finanse eden devletler listesinden çıkarılması talebine hızlı bir şekilde cevap vermeye çağırdı. Ayrıca bu adımın, Sudan'ın yeniden inşasını ve gelişimini hızlandıracak adil bir talep olduğu değerlendirmesinde bulundu.
Hamduk, Sudan'ın tüm uluslararası sözleşmelere ve şartlara uyacağını, uluslararası hukuk ilkelerine göre hareket edeceğini ve insan hakları sözleşmelerine saygı duyacağını taahhüt ettiği konuşmasında, ayrımcılığı ve eşitsizliği ortadan kaldırmak için çalışma sözü verdi. Hamduk, “Bölgedeki ve dünyadaki komşularımıza ellerimizi uzatıyoruz. Ayrıca bu sözleşmelerin geliştirilmesine aktif olarak katılma konusundaki kararlılığımızı teyit ediyoruz” diyerek sözlerini sürdürdü.
Hamduk’un bu konuşması uluslararası arenada geniş çaplı bir kabul gördü ve basın organlarında fazlaca yer aldı. Aradan geçen uzun yılların ardından ilk kez ülkelerinin uluslararası arenada varlığına tanık olan vatandaşlar ise başbakanının bu konuşmasından çok memnun oldu.
Öte yandan Aktivist Faruk Süleyman, “45 yaşına ulaştım ve bu yaşıma kadar Sudan başbakanının BM’de doğrudan bir konuşma yaptığına tanık olmadım. Bu yüzden yorulmadan sabaha kadar onu bekledim. Başbakan’ın konuşması boyunca gözyaşlarıma hâkim olamadım. Bu gözyaşlarının sırrını bilmiyorum. Gözyaşlarım neşe, iyimserlik ve hüznün bir karışımıydı” ifadelerini kullandı. Hamduk’un konuşmasını bekleyen vatandaşlar, diğer devlet başkanlarının konuşmalarından sıkıldılar ve ‘Hamduk için sabahlıyoruz’ ve ‘Uykusuzluktan öleceğiz. Ancak böyle tarihi bir zamanda ayakta durmamız gerekiyor’ gibi tweetler attı.
Hamduk konuşması sırasında hükümetinin karşı karşıya kaldığı birtakım zorluklara değindi. Savaşın sona ermesi, adil ve kapsamlı bir barışın temin edilmesi ve ülkede istikrarın sağlanması gibi zorlukların listenin en başında yer aldığına dikkat çeken Hamduk, devrimin hedeflerini gerçekleştirmek amacıyla çalışacağına ve 2030 yılına kadar sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılması kapsamında ülkesini ön plana çıkaracağını taahhüt etti.
BM Genel Kurulu’nda konuşan son Sudanlı yetkili, ülkesinin ilk başkan yardımcısı olarak görev yapan Ali Osman Taha'ydı.
Hamdok, Macron ile görüşmek için Paris'e gidiyor
Başbakan Abdullah Hamduk, BM Genel Kurulu çalışmalarına katıldıktan sonra Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve diğer Fransız yetkililerle görüşmek üzere New York'tan Paris'e gidecek.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Başbakan Hamduk, yarın resmi programına başlamak için bugün Paris'e gidecek. Ayrıca ziyareti sırasında Fransa'nın eski cumhurbaşkanlarından Jacques Chirac’ın cenaze törenine katılacak.
Hamduk’un Mısır'ın başkenti Kahire'ye yaptığı ziyaretin hemen ardından 19 Eylül Perşembe günü Macron ile görüşmek üzere Paris'i ziyaret etmesi bekleniyordu. Sonrasında Hamduk, BM Genel Kurul çalışmalarına katılmak için New York'a gidecekti. Ancak Fransız tarafı, zorunlu bazı sebeplerden dolayı bu ziyaretin ertelenmesini talep etti. Hamdok’un Fransız yetkililerle yaptığı görüşmeleri tamamladıktan sonra ülkeye dönmesi bekleniyor.



Suriye ordusunun belirlediği yeni sürenin ardından, Halep kırsalında Kürt kontrolündeki bölgelerden sakinler ayrılmaya başladı

Sivil halk, Halep'in doğusunda SDG güçlerinin kontrolündeki bölgeden kaçarken hasarlı bir köprüyü geçiyor (AFP)
Sivil halk, Halep'in doğusunda SDG güçlerinin kontrolündeki bölgeden kaçarken hasarlı bir köprüyü geçiyor (AFP)
TT

Suriye ordusunun belirlediği yeni sürenin ardından, Halep kırsalında Kürt kontrolündeki bölgelerden sakinler ayrılmaya başladı

Sivil halk, Halep'in doğusunda SDG güçlerinin kontrolündeki bölgeden kaçarken hasarlı bir köprüyü geçiyor (AFP)
Sivil halk, Halep'in doğusunda SDG güçlerinin kontrolündeki bölgeden kaçarken hasarlı bir köprüyü geçiyor (AFP)

Suriye'nin kuzeyindeki Halep'in doğu kırsalında, Kürt güçlerinin kontrolündeki bölgelerden sakinler bugün de ayrılmaya devam etti. Ordu, yeni bir son tarih verdi ve askeri harekat hazırlığı için bölgeye takviye kuvvetler gönderdi.

Bu arada ABD, Suriye özel temsilcisi Tom Barrack aracılığıyla, ülkedeki “tüm taraflarla” temas halinde olduğunu ve “gerilimi azaltmak, tırmanışı önlemek ve Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki entegrasyon görüşmelerine geri dönmek için 24 saat çalışmakta” olduğunu duyurdu.

Halep'in doğusunda SDG ile Suriye ordusu arasındaki çatışma bölgelerinden kaçan siviller (AFP)Halep'in doğusunda SDG ile Suriye ordusu arasındaki çatışma bölgelerinden kaçan siviller (AFP)

Dünden bu yana, ordunun talebi üzerine sakinler Halep kırsalında Kürtlerin liderliğindeki SDG tarafından kontrol edilen bölgeleri terk etmeye başladı. Bu gelişme, Şam yetkilileri ile Kürt “Özerk Yönetimi” arasındaki müzakerelerin tıkanması ve ordunun, günlerce süren kanlı çatışmaların ardından geçen hafta sonu Halep şehrindeki Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerini kontrol altına almasının ardından gerçekleşti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre bu sabah onlarca sakin bölgeyi terk ederek, Fırat Nehri'nin bir kolu üzerindeki harap bir köprüyü geçti.

Ayrılanlar arasında, tam adını vermek istemeyen 60 yaşındaki Ebu Muhammed de vardı. Köprüyü geçtikten sonra, “SDG ayrılmamızı engelledi, bu yüzden tarla yolları ve köylerden gelerek suyu geçtik” dedi.

 Halep'in doğusunda SDG ile Suriye ordusu arasındaki çatışma bölgelerinden kaçan siviller (AFP)Halep'in doğusunda SDG ile Suriye ordusu arasındaki çatışma bölgelerinden kaçan siviller (AFP)

Ailesinin birkaç üyesiyle birlikte gelen adam, “Halep'e, sığınma evlerine gidiyoruz. Umarız orada uzun süre kalmak zorunda kalmayız” dedi.

Resmi haber ajansı SANA'ya göre ordu dün benzer bir süre belirledikten sonra, "insani yardım koridoru"nun bir gün daha uzatıldığını, yani bugün sabah 9:00'dan akşam 17:00'ye kadar geçerli olacağını duyurdu.

Ordu dün gece, çarşamba günü Halep'in doğu kırsalındaki Deyr Hafir ve çevresinin “kapalı askeri bölge” olduğunu ilan edip takviye kuvvetler göndererek sivillere SDG ‘konumlarından’ uzak durmaları çağrısında bulundu. Daha sonra, “bölgeyi güven altına almak için tüm saha hazırlıklarının tamamlandığını” vurguladı ve Kürt güçlerinden Fırat'ın doğusundaki bu bölgelerden çekilmelerini istedi.

Öte yandan, SDG bu sabah erken saatlerde yaptığı açıklamada, hükümet güçlerini “Deyr Hafir şehrindeki nüfuslu bölgelere ayrım gözetmeksizin topçu ateşi açarak askeri gerilimi sürdürmek ve yeni bir girişimle bölge sakinlerine baskı uygulayarak, onları bölgeden zorla çıkarmakla” suçladı.

Açıklamada, şehrin gece boyunca “20'den fazla top mermisiyle vurulduğu ve bombalı bir insansız hava aracının (SİHA) hedefi olduğu” belirtildi.

Yoğun yerinden edilmelerin yaşandığı Deyr Hafir bölgesinde Suriye güvenlik güçleri tarafından kurulan bir kontrol noktası (Reuters)Yoğun yerinden edilmelerin yaşandığı Deyr Hafir bölgesinde Suriye güvenlik güçleri tarafından kurulan bir kontrol noktası (Reuters)

Dün ordu, SDG ve Kürdistan İşçi Partisi (PKK) ile bağlantılı militanları sivillerin ayrılmasını engellemekle suçladı ve “sivillerin geçişini engelleyen her yer uygun şekilde hedef alınacaktır” uyarısında bulundu. Ancak SDG sözcüsü Ferhad eş Şemi bunu yalanlayarak suçlamaların “asılsız” olduğunu ifade etti.


Rapor: İsrailli askerler Suriye'den keçi sürüsünü çalarak Batı Şeria yerleşimlerine kaçırdı

İsrail güçleri, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde Mecdel Şems köyü yakınlarında Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (Arşiv-AFP)
İsrail güçleri, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde Mecdel Şems köyü yakınlarında Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (Arşiv-AFP)
TT

Rapor: İsrailli askerler Suriye'den keçi sürüsünü çalarak Batı Şeria yerleşimlerine kaçırdı

İsrail güçleri, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde Mecdel Şems köyü yakınlarında Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (Arşiv-AFP)
İsrail güçleri, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde Mecdel Şems köyü yakınlarında Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (Arşiv-AFP)

The Times of Israel gazetesi, iki hafta önce Suriye'deki İsrail askerlerinin yaklaşık 250 keçiden oluşan bir sürüyü çaldığını ve Batı Şeria yerleşim yerlerindeki çiftliklere kaçırdığını bildirdi.

Gazete, Channel 12'nin kolluk kuvvetlerinden aldığı bilgiye göre askerlerin Golan Tepeleri'nde görev yapan birliklere mensup olduğunu ve Suriye topraklarında görev yaparken, Suriyeli çiftçilere ait olan keçi sürüsünü fark edip Batı Şeria'daki çiftliklere kaçırdıklarını belirtti.

Habere göre keçiler önceden hazırlanmış gibi görünen kamyonlara yüklendi ve hayvancılığın yaygın olduğu Batı Şeria'daki yasadışı yerleşim yerlerindeki birkaç çiftliğe nakledildi.

Ordu, kanala yaptığı açıklamada, olayla bağlantılı olarak manga komutanının görevden alındığını, bölük komutanının kınama cezası aldığını ve askerlerin uzun süre görevden uzaklaştırıldığını belirtti.

İsrail askeri araçları, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde ateşkes hattına yakın bir noktadan Suriye'den geçiyor (Arşiv-Reuters)İsrail askeri araçları, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde ateşkes hattına yakın bir noktadan Suriye'den geçiyor (Arşiv-Reuters)

Kanalın haberine göre olay, sürünün kaçırılmasından sonraki sabah, Golan Tepeleri'ndeki çiftçiler yol üzerinde dolaşan onlarca keçiyi fark edip orduya bildirdiklerinde ortaya çıktı ve soruşturma başlatıldı.

Haberlere göre keçilerin aranması halen devam ediyor. Yaklaşık 200 keçinin Batı Şeria'da damgasız ve aşısız olduğu düşünülürken, sürünün geri kalanı Suriye topraklarına dağılmış durumda.

Şarku’l Avsat’ın Times of Israel’den aktardığına göre, İsrail güçleri, Beşar Esad rejiminin Aralık 2014'te devrilmesinden bu yana Suriye'nin güneyinde dokuz noktaya konuşlandırıldı, bunların çoğu iki ülke arasındaki sınır boyunca BM gözetimindeki tampon bölge içinde.

Güçler, Suriye topraklarının 15 kilometre (yaklaşık 9 mil) içindeki bölgelerde faaliyet gösteriyor ve İsrail'in “düşman güçlerin” eline geçmesi halinde ülkeye tehdit oluşturabileceğini söylediği silahları ele geçirmeyi hedefliyor.


Lübnan'ın güneyinde İsrail'in düzenlediği iki hava saldırısında iki kişi öldü

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Rihan Dağı zirvelerini hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar - 9 Ocak 2026 (AFP)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Rihan Dağı zirvelerini hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar - 9 Ocak 2026 (AFP)
TT

Lübnan'ın güneyinde İsrail'in düzenlediği iki hava saldırısında iki kişi öldü

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Rihan Dağı zirvelerini hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar - 9 Ocak 2026 (AFP)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Rihan Dağı zirvelerini hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar - 9 Ocak 2026 (AFP)

Lübnan Televizyonu’nun haberine göre Sağlık Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, Lübnan'ın güneyinde İsrail'in düzenlediği iki hava saldırısında iki kişinin öldüğünü bildirdi.

Bakanlığın halk sağlığı acil durum operasyon merkezi açıklamasında, ölen iki kişiden birinin bu sabah Tire bölgesindeki Mansuri kasabasında bir kamyonu hedef alan İsrail saldırısında hayatını kaybettiğini belirtti.

Açıklamada, ikinci kişinin ise dün gece Nebatiye bölgesindeki bir arabayı hedef alan İsrail saldırısında öldürüldüğü belirtildi.