Sudan Başbakanı Hamduk, Macron ile görüştü

Sudan Egemenlik Konseyi ve bakanlar kurulu, anayasal bildiriye ilişkin bir tartışmanın çözüme kavuşturulması için Hartum’da bir araya gelecek

Cumhurbaşkanı Macron dün Elysee Sarayı'nda Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk ile el sıkışırken (Reuters)
Cumhurbaşkanı Macron dün Elysee Sarayı'nda Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk ile el sıkışırken (Reuters)
TT

Sudan Başbakanı Hamduk, Macron ile görüştü

Cumhurbaşkanı Macron dün Elysee Sarayı'nda Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk ile el sıkışırken (Reuters)
Cumhurbaşkanı Macron dün Elysee Sarayı'nda Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk ile el sıkışırken (Reuters)

Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk, dün Paris’te Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bir araya geldi. Öte yandan Hamduk, yıllardır Fransa'nın başkentinde yaşayan ve Darfur'daki önde gelen isyancı liderlerden biri olan Abdulvahid Nur ile de görüştü.
Macron, Sudan Başbakanı ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Başbakan Hamduk’un Abdulvahid Nur ile bir araya geleceği bir toplantının düzenlenmesine yardımcı olduk” dedi. AFP’nin haberine göre Macron, Sudan'da barışın sağlanması sürecinde temel bir safhaya ulaşıldığını belirtti. Bu görüşme, Sudan Egemenlik Konseyi ile bakanlar kurulu arasında çarşamba günü düzenlenecek toplantı öncesi yapıldı. Toplantıda Yargıtay başkanı ve başsavcının ataması yapılması bekleniyor. Atamaların aynı gün içerisinde gerçekleştirilmesi ve yapılan düzenlemelerle birlikte anayasal bildirinin resmî gazetede yayınlanması bekleniyor.
“Askeri valiler istifa etmekte ısrarcı”
Şarku’l Avsat’a konuşan Egemenlik Konseyi Sözcüsü Muhammed el-Fekki, dün gerçekleşen toplantıda, yargıtay başkanı ve başsavcı atamasının konsey ile bakanlar kurulu arasında yapılacak ortak bir toplantı ile karara bağlanmasına ve toplantının ardından anayasal bildirinin yayınlanmasına karar verildiğini dile getirdi. Ayrıca görevlendirilen askeri valilerin bu görevlerini bırakmak istediklerini ve anayasal bildiri doğrultusunda kendilerinin yerine sivillerin görevlendirilmesini talep ettiklerini belirtti. Fekki, “Askeri valiler istifa etmekte ısrar ediyorlar. Ülkeye dönmesinin ardından valilerin nasıl atanacağını başbakan ile görüşeceğiz” diyerek sözlerini sürdürdü. Önümüzdeki çarşamba günü gerçekleştirilecek toplantının ardından anayasal bildirinin yayınlanacağını belirten el-Fekki, yargıtay başkanı ve başsavcı atamasının da aynı gün içerisinde yapılabileceğini söyledi.
Sudan’da feshedilen Askeri Geçiş Konseyi (AGK), daha önce yargıtay başkanı ve başsavcılık makamı için iki isim önerisinde bulunmuştu. Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri (ÖDBG) ise bu isimlerin azledilen eski rejim yanlısı olduğu gerekçesiyle bu öneriyi reddetmiş ve anayasal bildirinin imzalanması öncesinde alternatif isimler önerilmesini talep etmişti. Bu arada ÖDBG tarafından önerilen iki aday ise askeri konsey tarafından onaylanmadı. ÖDBG daha sonra iki aday daha önerdi, fakat anayasal bildirinin imzalanmasına dek söz konusu isimlerin atamaları gerçekleşmedi. Eski Devlet Başkanı Ömer el-Beşir rejimini deviren halk devrimini yöneten koalisyon, yargıtay ve başsavcılığın eski rejimin sembol isimleri tarafında kontrol edildiğini ve bu durumun rejime mensup isimlerin yargılanmasını zorlaştıracağını dile getiriyor. Azledilen Devlet Başkanı Ömer Beşir’in önderlik ettiği Kurtuluş Devrimi darbesinin ardından İslamcı olmayan yüzlerce ve danışman yararı bahanesi altında emekli edilmişti. Eski rejimin adamları hala yargıyı ve savcılığı kontrol ediyorlar.
Öte yandan Sudan Bakanlar Kurulu tarafından yapılan açıklamada, Başbakan Hamduk’un Fransa’nın başkenti Paris’te Sudan Kurtuluş Hareketi (SLM-AW) lideri Abdulvahid Muhammed Nur ile bir araya geldiği bildirildi. Açıklamada iki arasında gerçekleşen toplantıya olumlu bir atmosferin hâkim olduğu ve ikilinin Sudan'a ilişkin çeşitli meseleler hakkında verimli görüşmelerde bulundukları kaydedildi. Ayrıca Hamduk ve Nur’un, daha ileri aşamalara geçene dek bu tür diyalog ve toplantılara devam etmeyi kabul ettikleri ifade edildi.
Abdulvahid Muhammed Nur liderliğindeki Sudan Kurtuluş Hareketi (SLM-AW) 2003 yılından bu yana, savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve etnik temizlik suçları işlemekle itham ettiği hükümet güçleriyle savaşıyor.
Sudan’da geçiş dönemine ilişkin imzalanan belgeler, en büyük önceliği Sudan’da barışın sağlanmasına veriyor. Belgelerde bütün silahlı kuvvetlerle bir barış anlaşmasının imzalanması için 6 aylık bir süre belirlendi. Hamduk liderliğindeki hükümet, anayasal bildiride belirlenen süre zarfında barışı sağlamak için çalışmalar yürütüyor.
Güney Sudan'ın başkenti Cuba’da, Abdulaziz Helu'nun liderliğini yaptığı Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey (SPLM-N), Sudan Egemenlik Konseyi ve Devrimci Cephe adı altında bir araya gelen silahlı hareketler arasında bir İlkeler Anlaşması imzalandı. Ancak Abdulvahid Muhammed Nur, kapsamlı bir değişim sağlanmadıkça müzakerelere katılmayacağı açıklamasında bulundu.



Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah el-Sisi'ye gönderdiği mektupta, ABD'nin Nil Nehri sularının paylaşımı sorununu çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında arabuluculuğa yeniden başlamaya hazır olduğunu belirtti.

Truth Social'da yayınlanan bir mektupta şunları yazdı: "Nil sularının paylaşımı sorununu sorumlu ve kesin bir şekilde çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında Amerikan arabuluculuğuna yeniden başlamaya hazırım." Şöyle devam etti: "Mısır, Sudan ve Etiyopya'nın su ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayacak bir çözüme ulaşmanıza yardımcı olmak istiyorum."

Nil Havzası ülkelerinin tamamı için kalıcı bir anlaşmaya müzakereler ve ABD'nin taraflar arasındaki koordinasyonu yoluyla ulaşılabileceğine inanıyor, "Büyük Etiyopya Rönesans Barajı etrafındaki gerilimlerin çözülmesi en önemli önceliklerim arasında yer alıyor" diye vurguladı.

Başarılı bir yaklaşım sayesinde, Mısır ve Sudan'daki kuraklık dönemlerinde su tahliyesinin garanti altına alınabileceğini belirtti. Etiyopya ayrıca önemli miktarda elektrik üretebilir ve bunun bir kısmını Mısır veya Sudan'a sağlayabilir veya satabilir.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre “Hiçbir ülke Nil sularını tek taraflı olarak kontrol etmemelidir” ifadesini kullandı.

Sisi'yi ve 7 Ekim 2023'ten bu yana Mısır ve bölgedeki güvenlik ve insani sorunların yönetimindeki rolünü övdü.


"Gazze Yönetim Komitesi"... "temkinli" bir başlangıç

Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
TT

"Gazze Yönetim Komitesi"... "temkinli" bir başlangıç

Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)

Kahire dün, Filistinlilerin mutabakatı ve Amerika'nın desteği ile İsrail'in önceki çekincelerine rağmen resmi bir itiraz olmaksızın, ancak sahada engeller çıkarılma niyetinin açıkça ortada olduğu bir ortamda, Gazze Şeridi'nin idaresinden sorumlu “Teknokrat Komite”nin ilk toplantısına tanık oldu.

Filistin Ulusal Gazze Şeridi Yönetim Komitesi Başkanı Ali Şaas ilk basın toplantısında, komitenin mali destek aldığını ve iki yıllık görev süresi için bir bütçe belirlendiğini söyledi. Şaas, Gazze'nin yeniden inşası ve yardım için Dünya Bankası'nda bir fon kurulmasını istedi.

Şaas, yardım planının 2025 yılının Mart ayında Arap Birliği tarafından onaylanan Mısır planına dayandığını açıkladı. (Bu planın uygulanması beş yıl sürecek ve maliyeti yaklaşık 53 milyar dolar olacak.) Avrupa tarafından memnuniyetle karşılanan planla ilgili olarak Şaas, “Gazze Şeridi Yönetim Komitesi'nin attığı ilk adım, Şerid'e 200n bin prefabrik konut birimi sağlamak” olduğunu vurguladı.

Hamas, Şeridi teknokrat yönetime devretmeye hazır olduğunu açıkladı. Hamas açıklamasında, Gazze'de devam eden “katliamların” Tel Aviv'in “ateşkes anlaşmasını sabote etme ve Şerid'deki durumu istikrara kavuşturma çabalarını bozma politikasını” sürdürdüğünü doğruladığını belirtti.


Suriye Arap Ordusu, SGD mensuplarına "örgütten ayrılın" çağrısı yaptı; SDG'den yanıt geldi: Siyasi ve askeri iflas

Fotoğraf: Independent Türkçe
Fotoğraf: Independent Türkçe
TT

Suriye Arap Ordusu, SGD mensuplarına "örgütten ayrılın" çağrısı yaptı; SDG'den yanıt geldi: Siyasi ve askeri iflas

Fotoğraf: Independent Türkçe
Fotoğraf: Independent Türkçe

Suriye Arap Ordusu’nun SDG mensuplarına yönelik “örgütten ayrılın” çağrısına, Suriye Demokratik Güçleri’nden sert bir açıklama geldi. SDG, çağrıyı “siyasi ve askeri iflasın göstergesi” olarak nitelendirerek, birlik ve vatanseverlik vurgusu yaptı.

Suriye Arap Ordusu Harekat Komutanlığı, resmi haber ajansı SANA aracılığıyla Suriye Demokratik Güçleri (SDG) bünyesindeki mensuplara yönelik bir çağrı yayımladı. Açıklamada, SDG saflarında yer alan Suriyelilere, etnik ya da mezhepsel ayrım gözetilmeksizin örgütten ayrılmaları ve en yakın Suriye Arap Ordusu noktasına yönelmeleri istendi.

Komutanlık, SDG’den ayrılanların “ülkeleri tarafından her zaman ve her yerde kabul edileceğini” vurgulayarak, sorunun halkla değil, PKK ile bağlantılı milis yapılar ve “devrik rejimin kalıntıları” ile sınırlı olduğunu savundu. Açıklamada bu unsurların sivilleri hedef aldığı ve Suriye toplumunu parçalamayı amaçladığı öne sürüldü.

Suriye Arap Ordusu Harekat Komutanlığı açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Kürt ya da Arap ayrımı gözetmeksizin, SDG bünyesinde yer alan tüm Suriyelilere sesleniyoruz: Gecikmeden bu örgütten ayrılın ve devletinize, halkınıza geri dönün. SDG’den ayrılan herkes, ülkesi tarafından her zaman ve her yerde kabul edilecektir. Sorunumuz halkımızla değil; PKK terör örgütüne bağlı milislerle ve Suriye toplumunu yok etmeyi hedefleyen unsurlarladır.”

SDG'den sert yanıt

Bu çağrıya, aynı gün içinde Suriye Demokratik Güçleri Medya Merkezi’nden yazılı bir açıklamayla yanıt geldi. SDG açıklamasında, Şam’daki Savunma Bakanlığı kaynaklı çağrıların sahadaki gerçeklerle bağdaşmadığı savunularak, bu tür açıklamaların bölgedeki topluluklar arasında ayrılık yaratma girişimi olduğu ifade edildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Suriye Demokratik Güçleri’nin vatanseverliği, tüm ayrılık çağrılarından daha güçlüdür. Şam’daki ‘Savunma Bakanlığı’ tarafından savaşçılarımızı hedef almaya çalışan bu çağrılar, siyasi ve askeri iflas durumunu yansıtan, bölgedeki topluluklar arasında ayrılık tohumları ekme girişiminin başarısız bir örneğidir.

SDG, yapısının çok kimlikli olduğunu vurgulayarak Kürt, Arap, Süryani ve diğer halklardan oluşan savaşçıların terörizme karşı ortak bir mücadele yürüttüğünü belirtti. Açıklamada, bu birlikteliğin yıllara dayanan fedakarlıklarla güçlendiği ifade edildi:

Kürt, Arap, Süryani ve diğer savaşçılarıyla Suriye Demokratik Güçleri, terörizme karşı mücadelede ve sivillerin korunmasında kan bağıyla birleşmiş, birleşik bir ulusal güçtür. Bu savaşçılar ve aileleri bu toprakların evlatlarıdır; bağlılıklarında vatanseverdirler, seçimlerinde nettirler ve yıllarca süren fedakarlıklarıyla birliklerinin her türlü kışkırtmadan daha güçlü olduğunu kanıtlamışlardır.

SDG açıklamasında, safları bölmeye yönelik girişimlerin sonuç vermeyeceği belirtilerek, bu tür çağrıların tam tersine daha güçlü bir kenetlenmeye yol açacağı savunuldu:

Safları bölme ve ayrılık tohumları ekme girişimleri, sahadaki gerçekleri değiştirmeyecektir. Suriye Demokratik Güçleri, Kuzey ve Doğu Suriye halkıyla birlikte terörizme ve onu yeni biçimlerde yeniden canlandırmaya çalışanlara karşı birlik içinde kalacaktır.

Independent Türkçe, SANA, Telegram