Saudi Aramco, 2020'de hissedarlarına 75 milyar dolarlık kar dağıtmayı planlıyor

Saudi Aramco, 2020'de hissedarlarına 75 milyar dolarlık kar dağıtmayı planlıyor
TT

Saudi Aramco, 2020'de hissedarlarına 75 milyar dolarlık kar dağıtmayı planlıyor

Saudi Aramco, 2020'de hissedarlarına 75 milyar dolarlık kar dağıtmayı planlıyor

Saudi Aramco, dün, internet sitesinde yayınladığı bir bildiriyle, 2020 yılında hisse sahiplerine 75 milyar dolar değerinde temettü dağıtmayı planladığını açıkladı. Bu da Saudi Aramco'nun dünyanın en büyük kâr dağıtıcısı olacağı anlamına geliyor.
Aramco'nun 2020 yılı için planladığı temettü dağıtımı, 2018 yılına kıyasla yüzde 29 daha yüksek.
Saudi Aramco tarafından yayınlanan bildiride şu ifadelere yer verildi;
“Yönetim Kurulu, finansal performans ve bilanço hedeflerini esas alarak hissedarlara yapılacak temettü dağıtım tutarını tahmin etme yetkisine sahiptir. 2020-2024 yılları arasında, beyan edilen yıllık kârın 75 milyar doların (281.25 milyar riyal) altında olması durumunda, devlet dışındaki hisse sahiplerine temettülerden orantılı pay alabilmeleri için öncelik verilmiştir.”
Öte yandan Aramco, bu yılın ilk yarısında 26.39 milyar doları (98.96 milyar riyal) genel ve 20 milyar doları (75 milyar riyal) özel olmak üzere toplam 46.39 milyar dolarlık (173.96 milyar riyal) temettü dağıtımı gerçekleştirdi.
Dünyanın en büyük petrol üreticisi olan Saudi Aramco’nun ilk çeyrek kârı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12 geriledi. Buna karşın Suudi Arabistan petrol üretimini azaltmak için Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ile ‘OPEC+’ anlaşması yaptı.
Aramco, 2019 yılının ilk yarısında 163.88 milyar dolarlık (614.55 milyar riyal) kâr bildirirken, bu rakam, 2018'in aynı döneminde bildirilen 167.68 milyar dolarlık kâr oranına kıyasla yüzde 2.27 düşüş olduğuna işaret etti.
Bloomberg'e konuşan bazı kaynaklar, Saudi Aramco'nun bu ay halka arzını resmen ilan etmeye hazırlandığını ve Kasım ayı boyunca Suudi Arabistan hisse senedi piyasaları Tadawul Borsası’nda (TASI) listelenmesinin beklendiğini belirtti.
Kaynaklar, ayrıca Kanada Kraliyet Bankası, Santander Grubu ve Mizuho Finans Grubu’nun Aramco’nun halka arz listesine katıldığını aktardılar. Şu ana kadar 15 şirketin halka arz listesine katıldığını belirten kaynaklar, öte yandan şirketin halka arz yöneticilerinin seçimiyle ilgilendiğini kaydetti.
Aramco’nun halka arz işlemlerinde hisselerinin satışını banka ve aracı kurumlar kanalıyla yapma sürecini hızlandırdığını belirten kaynaklar, bununla birlikte şirketin petrol tesislerini hedef alan terörist saldırıların ardından beklenenden daha hızlı iyileşme gösterdiğini aktardılar.
Öte yandan Saudi Aramco’nun Ticaret Departmanı Müdürü İbrahim el-Buayneyn,[SD1]  dün yaptığı açıklamada, “Aramco’nun petrol üretim kapasitesi petrol tesislerine yönelik saldırı öncesindeki haline geri döndü” diye konuştu.
Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Fuceyra kentinde yapılan bir konferansta konuşan Buayneyn, “25 Eylül itibariyle enerji üretimi tamamen eski haline geri döndü ve ‘hedef’ seviyeye yeniden ulaştı” şeklinde konuştu.
Saudi Aramco'nun Abkayk (Abqaiq) ve Hurays'ta (Khurais) bulunan tesislerini hedef alan saldırılar, dünyanın en büyük petrol ihracatçısındaki ham petrol üretiminin yarısına tekabül eden, günlük 5.7 milyon varillik petrol üretimini durduran yangın ve hasara neden olurken, petrol fiyatlarında artış yaşandı. Ancak Suudi Arabistan, bazı büyük petrol rezervlerinden faydalanarak, müşteri arzlarını saldırı öncesi seviyelerde tutmayı başardı.
Diğer bir gelişmede ise Hindistan'ın petrokimya şirketi Reliance Industries Sözcüsü, dün yaptığı açıklamada, Saudi Aramco’nun şirkete ekim ayı için planlanan petrol miktarını tedarik edeceğini kaydetti. Şirket Sözcüsü, ayrıca Aramco'nun, 20 yılı aşkın bir süredir Reliance Industries için ham petrol ve birçok ham petrol ürününü sağlama konusunda büyük ve güvenilir bir tedarikçi olduğunu sözlerine ekledi.
Hindistan’ın batısındaki Gucarat Eyaleti’nde dünyanın en büyük rafinerisine sahip olan Reliance, Suudi petrolünün önde gelen alıcılarından biri. Şirket kısa süre önce, petrokimya ve rafine faaliyetlerinin beşte birini milyarlarca dolarlık bir anlaşmayla Saudi Aramco'ya sattığını duyurmuştu.

 


ABD fırkateynine füze saldırısı haberinin ardından petrolün varil fiyatı 114 dolara yükseldi

ABD’nin misillemesinin yaratacağı etkilerden duyulan endişe nedeniyle petrol fiyatları yükselişe geçti. (X)
ABD’nin misillemesinin yaratacağı etkilerden duyulan endişe nedeniyle petrol fiyatları yükselişe geçti. (X)
TT

ABD fırkateynine füze saldırısı haberinin ardından petrolün varil fiyatı 114 dolara yükseldi

ABD’nin misillemesinin yaratacağı etkilerden duyulan endişe nedeniyle petrol fiyatları yükselişe geçti. (X)
ABD’nin misillemesinin yaratacağı etkilerden duyulan endişe nedeniyle petrol fiyatları yükselişe geçti. (X)

Petrol fiyatları, İran medyasının Hürmüz Boğazı’nda bir ABD fırkateynine füze saldırısı gerçekleştiğini bildirmesinin ardından yükseldi. Ancak ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) bu iddiayı yalanladı.

Uluslararası gösterge kabul edilen Brent petrolün varil fiyatı, saat 11.40 itibarıyla yüzde 5,1 artışla 114,2 dolara yükseldi. ABD tipi ham petrol (WTI) ise yüzde 4,8 artarak 107,30 dolara çıktı.

Şarku’l Avsat’ın İran’ın Fars Haber Ajansı’ndan aktardığı haberde, Hürmüz Boğazı’nı geçmeye çalışan bir ABD savaş gemisinin uyarıları dikkate almaması üzerine geri dönmek zorunda kaldığı öne sürüldü. Haberde, Cask kenti açıklarında seyreden gemiye iki füzenin isabet ettiği iddia edildi. Öte yandan Axios muhabiri Barak Ravid, üst düzey bir ABD’li yetkiliye dayandırdığı haberinde İran füzelerinin bir ABD gemisini vurduğu iddiasının doğru olmadığını aktardı.

ABD Başkanı Donald Trump, daha önce Washington’ın Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan gemilere yardımcı olmak için girişim başlatacağını açıklamıştı. Bölgede seyrüsefer kısıtlamalarının sürmesi ve bir barış anlaşmasının ufukta görünmemesi nedeniyle petrol fiyatları 100 doların üzerinde kalmaya devam etti.

ABD ile İran arasında hafta başında müzakereler sürerken, tarafların karşılıklı yanıtları değerlendirdiği belirtildi.

Trump yönetimi, Tahran ile bir nükleer anlaşmaya varmayı öncelik olarak görürken, İran ise nükleer görüşmelere başlamadan önce savaşın sona ermesini ve Körfez’de deniz taşımacılığına yönelik kısıtlamaların kaldırılmasını istiyor.


Nisan ayı enflasyonu açıklandı

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Nisan ayı enflasyonu açıklandı

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Türkiye İstatistik Kurumu’nun pazartesi günü açıkladığı verilere göre tüketici fiyatlarında enflasyon Nisan ayında aylık bazda yüzde 4,18 artarken, yıllık bazda yüzde 32,37’ye yükseldi. Her iki veri de ekonomistlerin beklentilerinin üzerine çıktı.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre açıklanan rakamlar, piyasa tahminlerini aşarken, Reuters tarafından yapılan ankette aylık enflasyonun yüzde 3,28, yıllık enflasyonun ise yüzde 31,25 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyordu. Reuters, İran ile yaşanan savaşın akaryakıt fiyatlarını keskin şekilde artırmasının yanı sıra, enflasyondaki düşüş hızının beklenenden daha yavaş olacağı yönündeki öngörülere dikkat çekti.

Alt kalemler incelendiğinde, Nisan ayında en yüksek aylık fiyat artışı yüzde 8,94 ile giyim ve ayakkabı grubunda kaydedildi. Bunu yüzde 7,99 ile konut, yüzde 4,29 ile ulaştırma ve yüzde 3,7 ile gıda ve alkolsüz içecekler izledi.

Mart ayı verileri ise aylık enflasyonun yüzde 1,94’e gerilediğini ve yıllık oranın yüzde 30,87 seviyesine düştüğünü göstermiş, her iki veri de beklentilerin altında kalmıştı.

Öte yandan, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) Nisan ayında aylık bazda yüzde 3,17 artarken, yıllık bazda yüzde 28,59 yükseldi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ise geçen ay yayımladığı Para Politikası Kurulu metninde, faiz oranlarını sabit tutarken enflasyon risklerinin arttığına işaret etti. Banka, İran’la yaşanan gelişmelerin ekonomi üzerindeki olası etkilerini yakından izlediğini vurguladı.

Merkez Bankası, Şubat ayında yıl sonu enflasyon tahmin aralığını 2 puan artırarak yüzde 15–21 bandına yükseltmiş, ara hedefini ise yüzde 16 seviyesinde sabit bırakmıştı. Ancak piyasalarda 2025 yılı boyunca enflasyonun düşüş patikasına ilişkin belirsizlikler sürüyor.


Avustralya ve Japonya'dan 'enerji şoku' ittifakı: Tedarik zincirleri güvenceye alınıyor

Takaichi ve Albanese, Canberra’daki Parlamento binasında düzenlenen ortak basın açıklamasında tokalaşırken (EPA)
Takaichi ve Albanese, Canberra’daki Parlamento binasında düzenlenen ortak basın açıklamasında tokalaşırken (EPA)
TT

Avustralya ve Japonya'dan 'enerji şoku' ittifakı: Tedarik zincirleri güvenceye alınıyor

Takaichi ve Albanese, Canberra’daki Parlamento binasında düzenlenen ortak basın açıklamasında tokalaşırken (EPA)
Takaichi ve Albanese, Canberra’daki Parlamento binasında düzenlenen ortak basın açıklamasında tokalaşırken (EPA)

Avustralya'nın başkenti Canberra, bugün Japonya Başbakanı Sanae Takaichi ve Avustralyalı mevkidaşı Anthony Albanese arasında gerçekleşen kritik bir stratejik zirveye ev sahipliği yaptı. Uluslararası ticaret yollarını tıkayan artan gerilimlerin gölgesinde düzenlenen zirvenin ana gündem maddesi "küresel enerji krizi" oldu.

Görüşmeler sırasında Takaichi, küresel petrol arzındaki kesintilerin tüm Asya-Pasifik bölgesi üzerinde "devasa bir etki" yarattığını vurguladı. Japonya ve Avustralya’nın, istikrarlı enerji arzını garanti altına almak ve kritik kaynakların güvenliğini korumak için "yüksek aciliyet duygusuyla" hareket edeceğini belirtti.

Zirve kapsamında enerji ve kritik mineraller alanında iş birliğini derinleştiren yeni anlaşmalara imza atıldı. Başbakan Albanese, iki ülkenin ekonomilerini gelecekteki belirsizliklerden ve ekonomik şoklardan korumak adına somut adımlar attığını ifade etti. Albanese, şunları kaydetti:

"Birlikte çalışarak daha güvenli ve dirençli tedarik zincirleri oluşturacağız. Bu durum hem şimdi hem de gelecekte her iki ülkedeki şirketlerin ve tüketicilerin yararına olacaktır."

Albanese ayrıca, mevcut jeopolitik durumun sıvı yakıt ve rafine petrol ürünleri arzında yol açtığı aksamalardan dolayı Japonya ile aynı derin endişeyi paylaştıklarını dile getirdi.

Takaichi ve Albanese, Canberra Parlamentosu'nda ekonomik güvenlik iş birliğine ilişkin ortak bir deklarasyon imzaladı (EPA)Takaichi ve Albanese, Canberra Parlamentosu'nda ekonomik güvenlik iş birliğine ilişkin ortak bir deklarasyon imzaladı (EPA)

1,3 Milyar Dolarlık Kritik Destek

Avustralya, finansal boyutta Japon şirketlerinin dahil olduğu kritik mineral projelerine 1,3 milyar Avustralya doları (yaklaşık 937 milyon ABD doları) tutarında devasa bir destek paketini duyurdu. Bu adım; Tokyo’nun teknoloji ve savunma sanayisi için hayati önem taşıyan galyum, nikel, grafit, nadir toprak elementleri ve florit gibi stratejik kaynaklara erişimini kolaylaştıracak.

Enerji Güvenliğinde Avustralya'nın Rolü

Japonya’nın toplam enerji ihtiyacının yaklaşık üçte birini karşılayan ve en büyük LNG tedarikçisi olan Avustralya, geleneksel ticaret yollarındaki gerilimler karşısında "güvenli liman" olarak konumlanıyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu zirve, Japon şirketlerinin Avustralya'daki gaz tesislerinde olası grevler veya ihracat vergilerinin artırılması yönündeki siyasi baskılara dair endişelerini de gidermeyi amaçlıyor.

Bu ekonomik hamleler, giderek büyüyen savunma iş birliğinin devamı niteliğinde. Ziyaret, Avustralya'nın Japon savaş gemileri tedariki için imzaladığı 10 milyar Avustralya dolarlık tarihi savunma anlaşmasından bir ay sonra gerçekleşiyor.

Güvenlik, savunma ve enerji alanlarındaki bu entegrasyon; Hint-Pasifik bölgesinde güçlü bir set oluşturmayı ve küresel piyasaları sarsan "enerji şokuna" rağmen ekonomik büyümenin sürekliliğini sağlamayı hedefliyor.