ABD, Katar'daki El-Udeyd Hava Üssü'ndeki komuta merkezini geçici olarak Güney Carolina'a taşıdı

ABD’ye ait F-22 savaş uçağı Körfez üzerinde uçuyor (EPA)
ABD’ye ait F-22 savaş uçağı Körfez üzerinde uçuyor (EPA)
TT

ABD, Katar'daki El-Udeyd Hava Üssü'ndeki komuta merkezini geçici olarak Güney Carolina'a taşıdı

ABD’ye ait F-22 savaş uçağı Körfez üzerinde uçuyor (EPA)
ABD’ye ait F-22 savaş uçağı Körfez üzerinde uçuyor (EPA)

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Katar'daki El-Udeyd Hava Üssü'ndeki Birleşik Hava ve Uzay Operasyonları Merkezi’nin geçici olarak Güney Carolina eyaletindeki Shaw Hava Kuvvetleri Üssü'ne taşındığını açıkladı.
Söz konusu merkez, 13 yıldan bu yana, Ortadoğu, Kuzeydoğu Afrika ve Güney Asya'ya kadar uzanan bir bölgede savaş uçaklarını, bombardıman uçaklarını ve diğer Hava Kuvvetleri varlıklarını komuta etmek için kullanıldı.
Irak, Suriye, Afganistan ve Basra Körfezi'nde faaliyet gösteren 300 ABD savaş uçağının komuta edildiği Katar'daki El-Udeyd Hava Üssü'nde geçtiğimiz Cumartesi günü yüzlerce personel koltuğu boş kaldı ve operasyonlar 7 bin mil mesafedeki Güney Carolina'dan yapıldı.
El-Udeyd Hava Üssü’nün 24 saat sonra kontrolü geri almasına rağmen bu adımın önemli bir taktiksel değişim olduğu ifade edildi. Merkez, 1991 Körfez Savaşı sırasında Suudi Arabistan'da kurulduğundan beri ilk kez bölge dışına transfer edildi.
Operasyonlar Müdürü General Chance Saltzman, gazetecilere yaptığı açıklamada,  Kombine Hava Operasyonları Merkezi (CAOC) tarafından yürütülen işlerin çok kritik ve önemli olduğunu, bu nedenle de tek bir başarısızlığa dahi tahammül edemeyeceklerini söyledi.
Hava Kuvvetleri yetkilileri, İran’ın dâhil olduğu son olayların projenin hızlandırılmasına yardımcı olduğuna dikkati çekti.
Askeri uzmanlar, İran’ın, gelişmiş savunma gücüne rağmen Saudi Aramco petrol tesislerine füze ve silahlı insansız hava araçları (SİHA) ile düzenlediği saldırının ardından, El-Udeyd Hava Üssü'ndeki Birleşik Hava ve Uzay Operasyonları Merkezi’nin de hedef alınabileceği konusunda uyardı.
Patriot bataryaları ve diğer üst düzey füze savunma sistemlerini içeren üs savunma sistemlerinin, hızlı ve yüksek irtifada seyreden uçak ve balistik füzelere karşı tasarlandığını aktaran uzmanlar,  Saudi Aramco saldırısında kullanılan füzeler ve SİHA’ların çok düşük irtifada seyrettiğini öne sürdü.
Pentagon uzmanlarına göre üssü transfer ederek, uzman ve teknisyenlerin görevlerini başka bir yerden hızla yürütebilmelerini sağlamak, ABD’nin askeri üsse yönelik olası bir saldırının etkisinden hızla çıkmasını sağlıyor ve El-Udeyd Hava Üssü’nü daha az önemli hale getiriyor.
El-Udeyd’deki ABD Hava Kuvvetleri Merkez Komutanlığı (AFCENT) Operasyon Müdürü Bryon Pompa, “Hedefimiz çatışma değil, caydırıcılık. Ancak İran'la iletişim eksikliği bu mesajı göndermeyi zorlaştırabilir” dedi.
Operasyon Müdürü, ABD’nin zaman zaman radarı kapatmak veya saldırmaya niyetli olmadığını açıkça belirtmek için uçuş rotalarını planlamak da dâhil olmak üzere başka adımlar attığını da söyledi.
Yetkililer, söz konusu merkezi ayda bir kez uzaktan çalıştırmaya karar verildiğini dile getirerek, merkezi Güney Carolina eyaletindeki Shaw Hava Kuvvetleri Üssü veya başka bir yerden her 24 saatlik periyodda 8 saat komuta edilmesinin planlandığını ifade etti.



Almanya, Z kuşağını askere almakta zorlanıyor

Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
TT

Almanya, Z kuşağını askere almakta zorlanıyor

Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)

Rusya'nın Şubat 2022'de başlattığı Ukrayna istilasının ardından ordusunu güçlendirmeye çalışan Avrupa ülkelerinden biri de Almanya oldu. 

2008 doğumlu 700 bin gence bu ay anket gönderildi. Kadın ve erkeklerin sağlık durumlarına ve askerlik yapıp yapmak istemediklerine dair bilgi vermeleri isteniyor. 

Yalnızca erkeklerin formu doldurması ve sağlık taramasından geçmesi zorunlu tutuldu. 

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius ülkesinin milletvekillerine gönderdiği mektupta bu yıl 20 bin kişiyi silah altına almayı planladıklarını, diğer hizmetler için de 13 bin 500 kişinin daha orduya katılmasını öngördüklerini açıkladı. 

2035'e kadar muvazzaf asker sayısını 184 binden 260 bine, ihtiyat kuvvetleriniyse üç katına çıkararak 200 bine yükseltmeyi hedefleyen Almanya'nın bu rakamlara ulaşmasıysa zor görülüyor. 

Uzmanlar, yılda 60-70 bin kişinin askere alınması gerektiğini söylüyor. 

Berlin yönetimi maaşlarda artışa gitti, ayda 2750 euroya kadar para kazanmak mümkün. 4500 euroya yaklaşan sürücü ehliyeti ücretini karşılamak gibi teşvikler de veriliyor. 

Zorunlu askerliğin 2011'de askıya alındığı Almanya'da bu uygulamanın dönebileceği konuşuluyor.

Diğer yandan evrensel sağlık hizmeti, neredeyse ücretsiz üniversite eğitimi ve işsizlik maaşının verildiği Avrupa ülkesindeki on binlerce genç, sokaklara dökülerek askere gitmek istemediklerini vurguluyor. 

Ülke bütçesinin önemli kısmı yaşlılara ödenen emekli maaşlarına harcanırken hayat pahalılığı ve işsizlikle boğuşan gençler, bu fedakarlık karşılığında ne kazanacaklarını sorguluyor. 

2020'den beri anketler yapan Almanya ordusu, yeniden silahlanma politikalarının tüm yaş gruplarından geniş destek gördüğünü belirtiyor. 

Ancak askeri kariyer yapmayı düşünenlerin oranı son ankette en düşük düzeye geriledi. 

Diğer yandan bazı uzmanlar da gönüllülüğe dayalı bir askerlik sisteminin Alman ordusuna aradığı gücü veremeyeceğini savunuyor. 

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Reuters


Netanyahu, Trump'ın "Barış Konseyi"ni oluşturma biçimine itiraz ediyor

Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)
TT

Netanyahu, Trump'ın "Barış Konseyi"ni oluşturma biçimine itiraz ediyor

Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın girişimiyle Gazze'de bir barış konseyi kurulması, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun tepkisini çekti; Netanyahu bunu İsrail politikasına aykırı buluyor.

Netanyahu'nun ofisi dün yaptığı açıklamada, Trump'ın Gazze'yi yönetmek üzere bir konsey kurulmasına ilişkin açıklamasının "İsrail ile koordineli olmadığını ve İsrail politikasına aykırı olduğunu" belirtti.

ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre kurucu yürütme kurulu, "Barış Konseyi" vizyonunu hayata geçirmek amacıyla diplomasi, kalkınma, altyapı ve ekonomik strateji konularında uzman liderlerden oluşturuldu.

Konseyde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner yer alıyor. Konseyin icra kurulunda ise Kushner ve Witkoff’un yanı sıra Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır İstihbarat Başkanı Tümgeneral Hasan Reşad, BAE Devlet Bakanı Rîm el-Haşimi, Katar Başbakanı’nın Stratejik İşler Danışmanı Ali ez-Zevadi, Kıbrıs vatandaşı İsrailli emlak iş insanı Yakir Gabay ve Gazze için “yüksek temsilci” rolüyle Nikolay Mladenov bulunuyor. Mladenov’un, Barış Konseyi ile “Gazze’yi Yönetme Ulusal Komitesi” arasında saha bağlantısını yürüteceği belirtildi.

Bu arada İsrail, Hamas'a silahsızlanması için iki aylık bir süre tanıdı ve bunu uygulamak için yeniden savaş tehdidinde bulundu.


Netanyahu'nun ofisi: ABD'nin Gazze yönetim konseyiyle ilgili açıklaması İsrail politikasıyla çelişiyor

Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü
Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü
TT

Netanyahu'nun ofisi: ABD'nin Gazze yönetim konseyiyle ilgili açıklaması İsrail politikasıyla çelişiyor

Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü
Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisi dün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin birkaç gün önce Gazze'yi yönetmek üzere bir konsey kurulması yönündeki duyurusunun İsrail ile koordineli olmadığını ve İsrail politikasıyla çeliştiğini belirtti.

Ofis, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın bu konuyu Amerikalı mevkidaşı Marco Rubio ile görüşeceğini belirtti.

ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre kurucu yürütme kurulu, "Barış Konseyi" vizyonunu ilerletmek amacıyla diplomasi, kalkınma, altyapı ve ekonomik strateji konularında uzman liderlerden oluşturuldu.

Konseyde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner yer alıyor. Konseyin icra kurulunda ise Kushner ve Witkoff’un yanı sıra Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır İstihbarat Başkanı Tümgeneral Hasan Reşad, BAE Devlet Bakanı Rîm el-Haşimi, Katar Başbakanı’nın Stratejik İşler Danışmanı Ali ez-Zevadi, Kıbrıs vatandaşı İsrailli emlak iş insanı Yakir Gabay ve Gazze için “yüksek temsilci” rolüyle Nikolay Mladenov bulunuyor. Mladenov’un, Barış Konseyi ile “Gazze’yi Yönetme Ulusal Komitesi” arasında saha bağlantısını yürüteceği belirtildi.

dcf
ABD Başkanı Donald Trump, 29 Aralık 2025'te Florida'daki Mar-a-Lago'da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile düzenlediği basın toplantısında konuşuyor (AP)

Açıklamada, Trump'ın konseyin başkanlığını bizzat üstleneceği ve diğer üyelerin önümüzdeki haftalarda açıklanacağı belirtildi.

Konsey başkanı, bu operasyonel modeli desteklemek üzere Aryeh Lightstone ve Josh Grunbaum'u Barış Konseyi'ne kıdemli danışman olarak atadı. Onlara, konseyin stratejisini ve günlük operasyonlarını yönetmek, yetkisini ve diplomatik önceliklerini disiplinli bir uygulama mekanizmasına dönüştürmek görevi verildi.