BAE’nin ilk astronotu dünyaya döndü

BAE’nin ilk astronotu dünyaya döndü
TT

BAE’nin ilk astronotu dünyaya döndü

BAE’nin ilk astronotu dünyaya döndü

Birleşik Arap Emirlikleri’nin ilk astronotu Hazzaa Al Mansouri ve ona eşlik eden Rus kozmonot Alexey Ovchinin ve NASA astronotu Nick Hague, altı saatlik bir yolculuktan sonra dünyaya ulaştı.
Uluslararası Uzay İstasyonu'nda (ISS) görevlerini tamamlayan astronotlar Soyuz MS-12 iniş kapsülü ile Kazakistan bozkırına iniş yaptı. Al Mansouri, Soyuz MS-15 insanlı uzay aracı ile 25 Eylül’de Kazakistan’daki Baykonur Uzay Üssü’nden fırlatılmıştı. Uzayda bir hafta kalan Al Mansouri, bir dizi deney gerçekleştirdikten sonra dünyaya döndü. Üç astronot kapsülden çıkarılarak ön kontrollerin ardından dinlenmeleri için götürüldü. Kapsülden çıkarılan BAE'nin ilk astronotu 35 yaşındaki Mansoori, ülkesinin bayrağına sarılıp gülümseyerek uzaklaştı.

 


Körfez İşbirliği Konseyi'nden Husilere karşı uluslararası baskı çağrısı

Yemen donanmasına ait bir gemi, Kızıldeniz'deki Hanış Adası yakınlarında (AF
Yemen donanmasına ait bir gemi, Kızıldeniz'deki Hanış Adası yakınlarında (AF
TT

Körfez İşbirliği Konseyi'nden Husilere karşı uluslararası baskı çağrısı

Yemen donanmasına ait bir gemi, Kızıldeniz'deki Hanış Adası yakınlarında (AF
Yemen donanmasına ait bir gemi, Kızıldeniz'deki Hanış Adası yakınlarında (AF

Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi (KİK), uluslararası topluma Husilerin saldırıları karşısında kararlı bir tutum alma çağrısında bulundu. Konsey, Suudi Arabistan'ın ve ticari gemilerin hedef alınmasının bölgenin güvenliği ile uluslararası deniz taşımacılığı açısından doğurabileceği sonuçlara karşı uyarıda bulunurken, Riyad'ın güvenliğini ve egemenliğini tehdit eden gelişmeler karşısında Suudi Arabistan'la tam dayanışma içinde olduğunu vurguladı.

KİK Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyelerinin 7 Ağustos'ta yayımladığı ve Husilerin 13 Temmuz'dan bu yana Suudi Arabistan'a düzenlediği füze saldırıları ile 22 Temmuz'dan itibaren ticari gemileri hedef alan saldırıların kınandığı açıklamayı memnuniyetle karşıladı.

Budeyvi, Suudi Arabistan'a yönelik tekrarlanan saldırıların ülkenin egemenliğinin açık bir ihlali ve güvenliği, istikrarı ile toprak bütünlüğüne yönelik doğrudan bir tehdit olduğunu söyledi. Ticari gemilerin hedef alınması ve uluslararası deniz ulaşım hatlarının tehdit edilmesinin ise bölgesel güvenlik ve istikrarı tehlikeye atan ciddi bir tırmanış anlamına geldiği uyarısında bulundu.

KİK Genel Sekreteri, uluslararası topluma söz konusu saldırılar karşısında sorumluluklarını yerine getirme ve Husileri hesap vermeye zorlamak, saldırılarını ve tekrarlanan ihlallerini durdurmak için kararlı bir uluslararası tutum alma çağrısı yaptı.

Budeyvi ayrıca KİK ülkelerinin Suudi Arabistan'ın yanında olduğunu ve Riyad'la tam dayanışma içinde bulunduğunu belirterek, ülkenin güvenliğini, egemenliğini, vatandaşlarının ve ülkede yaşayanların can güvenliğini korumak amacıyla aldığı tedbirleri desteklediklerini ifade etti.

Husilerden bölgesel güvenliği tehdit eden yeni saldırılar

KİK'in açıklaması, geçen temmuz ayında başlayan ve Suudi Arabistan'ı hedef alan füze saldırılarının yanı sıra ticari gemilere yönelik saldırıları da kapsayan Husilerin tırmanan eylemleri sırasında geldi. Söz konusu saldırılar, gerilimin daha geniş bir alana yayılabileceği ve bunun bölgenin güvenliği ile deniz ulaşımı ve uluslararası ticaret üzerindeki olası etkilerine ilişkin endişeleri artırdı.

Körfez ve Arap ülkeleri daha önce de Husilerin saldırılarını kınayarak Suudi Arabistan'la dayanışmalarını yinelemiş ve Riyad'ın güvenliğini ve egemenliğini korumak için gerekli tedbirleri alma hakkının bulunduğunu vurgulamıştı. Bölgesel ve uluslararası açıklamalarda ise deniz ulaşımına yönelik tehditlerin bölgesel ve uluslararası güvenlik ile istikrar açısından doğurabileceği sonuçlara karşı uyarılarda bulunulmuştu.

Güvenlik Konseyi saldırıları kınadı

BM Güvenlik Konseyi üyeleri, 7 Ağustos'ta yayımlanan açıklamada Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarının yanı sıra ticari gemileri hedef alan saldırıları da kınadı.

Konsey üyeleri, Yemen'de gerilimin tırmanmasından duydukları endişeyi dile getirerek bunun barış çabalarını sekteye uğratabileceği ve uluslararası barış ve güvenliği tehdit edebileceği uyarısında bulundu.

Güvenlik Konseyi üyeleri, Yemen'in egemenliği, bağımsızlığı, birliği ve toprak bütünlüğüne bağlılıklarını yineledi. Husilere gerilimi tırmandırmaktan kaçınma çağrısı yapan üyeler, BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg'in, üzerinde mutabık kalınan referanslara ve ilgili Güvenlik Konseyi kararlarına dayanan, Yemenlilerin öncülüğünde ve sahipliğinde kapsamlı, müzakere edilmiş bir siyasi çözüme ulaşma çabalarına destek verdiklerini vurguladı.


Arap ve İslam ülkeleri, BM Güvenlik Konseyi’nin Husi saldırılarını kınayan açıklamasını memnuniyetle karşıladı

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BM)
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BM)
TT

Arap ve İslam ülkeleri, BM Güvenlik Konseyi’nin Husi saldırılarını kınayan açıklamasını memnuniyetle karşıladı

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BM)
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BM)

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin, Husi milislerinin Suudi Arabistan’a ve ticari gemilere yönelik saldırılarını kınayan açıklaması geniş bir memnuniyetle karşılandı. Bildiride; Yemen’in egemenliğine, birliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesinin yanı sıra bölgesel güvenliği ve seyrüsefer özgürlüğünü tehdit eden eylemlerin reddedildiği vurgulandı. Ayrıca, gerilimin tırmandırılmasından kaçınılması ve Yemen’deki çatışmayı sona erdirecek siyasi sürecin desteklenmesi çağrısında bulunuldu.

Kuveyt

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı, BM Güvenlik Konseyi üyelerinin 13 Temmuz’dan bu yana Suudi Arabistan’a yönelik Husi füze saldırılarını ve 22 Temmuz’dan itibaren ticari gemileri hedef alan eylemleri kınayan açıklamasını memnuniyetle karşıladığını bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, uluslararası hukuka ve başta 2216 sayılı karar olmak üzere BM Güvenlik Konseyi kararlarına bağlılığın, Yemen’in egemenliğine, bağımsızlığına, birliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesinin yanı sıra bölgesel güvenliği ile deniz seyrüsefer hak ve özgürlüklerini tehdit eden eylemlerin reddedilmesinin takdirle karşılandığı belirtildi.

Kuveyt, Suudi Arabistan’ın güvenliğini ve egemenliğini korumak amacıyla aldığı tüm tedbirlere tam dayanışma ve desteğini yinelerken; Yemen hükümetine ve BM elçisinin ülkede barış ile istikrarı sağlamaya yönelik çabalarına olan desteğini teyit etti.

Katar

Katar Dışişleri Bakanlığı, BM Güvenlik Konseyi açıklamasını memnuniyetle karşıladığını belirterek, Husilerin Suudi Arabistan’a ve ticari gemilere yönelik saldırılarının kınanmasını, uluslararası hukuka ve BM Güvenlik Konseyi kararlarına uyulması gerekliliğinin altının çizilmesini ve bölgesel güvenlik ile deniz seyrüseferini tehdit eden eylemlerin reddedilmesini takdirle karşıladı.

Katar, Suudi Arabistan ile tam dayanışma içinde olduğunu ve ülkenin güvenlik ve egemenliğini korumak adına aldığı tedbirleri desteklediğini yinelerken; Suudi Arabistan’ın güvenliğinin ‘Katar’ın ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin güvenliğinin ayrılmaz bir parçası’ olduğunu vurguladı.

Dünya İslam Birliği

Yayımlanan BM Güvenlik Konseyi açıklamasını memnuniyetle karşılayan Dünya İslam Birliği (Rabıta), Husilerin Suudi Arabistan’a ve ticari gemilere yönelik saldırılarının kınanmasını takdirle karşıladı.

Rabıta Genel Sekreteri Şeyh Dr. Muhammed bin Abdulkerim el-İsa, Suudi Arabistan’ın güvenliğini, egemenliğini, vatandaşlarının ve ülke sınırları içerisindeki yerleşik halkın emniyetini korumak adına aldığı tüm tedbirlerde Rabıta olarak tam dayanışma içinde olduklarını ifade etti. El-İsa ayrıca, Yemen hükümetine ve ülkede güvenlik ile istikrarı sağlamayı hedefleyen uluslararası çabalara verdikleri desteği yineledi.

Suudi Arabistan, Yemen hükümetine olan sarsılmaz desteğini yineledi

Suudi Arabistan, BM Güvenlik Konseyi üyelerinin 7 Ağustos tarihli bildirisinde yer alan; uluslararası hukuka ve başta 2216 sayılı karar olmak üzere ilgili BM Güvenlik Konseyi kararlarına uyulması, ayrıca Yemen’in egemenliğine, birliğine, bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi yönündeki vurguları takdirle karşıladı.

Uluslararası topluma Güvenlik Konseyi kararlarının uygulanması konusunda sorumluluk alma çağrısını yineleyen Suudi Arabistan, bölge güvenliğini, uluslararası seyrüsefer ve ticaret emniyetini tehdit eden, aynı zamanda Yemen ve bölgede barışı sağlama çabalarını baltalayan ihlal ve uygulamalara karşı kararlı bir duruş sergilenmesini talep etti.

Riyad yönetimi, kendi güvenliğini ve egemenliğini koruma, her türlü saldırıya karşı kendisini, vatandaşlarını, tesislerini ve kaynaklarını uluslararası hukuka uygun olarak savunma ve gerekli tedbirleri alma konusundaki kararlılığını vurguladı. Açıklamada ayrıca Yemen hükümetine ve BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg öncülüğünde ülkede ve bölgede güvenlik ile istikrarı sağlayacak siyasi bir çözüme ulaşılması amacıyla yürütülen çabalara verilen destek yinelendi.

BM Güvenlik Konseyi bildirisinde neler yer alıyor?

BM Güvenlik Konseyi üyeleri, 7 Ağustos’ta yayımladıkları bildiride Husilerin Suudi Arabistan’a ve ticari gemilere yönelik saldırılarını kınayarak, Yemen’de tırmanan gerilimin barış çabalarını baltalamasından ve uluslararası barış ile güvenliği tehdit etmesinden duydukları endişeyi dile getirdi.

Konsey üyeleri ayrıca, 3 ve 13 Temmuz tarihlerinde Sana ve Hudeyde havalimanlarına Yemen hükümetinin izni ve onayı olmadan yapılan uçak inişlerini kınayarak, bu durumun uluslararası sivil havacılık kurallarının ihlali anlamına geldiğini belirtti.

Yemen’in egemenliğine, bağımsızlığına, birliğine ve toprak bütünlüğüne olan bağlılığın vurgulandığı bildiride, Husilere gerilimi tırmandırmaktan kaçınmaları çağrısında bulunuldu. Bildiride, Güvenlik Konseyi üyelerinin; Grundberg’in, kabul edilen referanslar ve ilgili Güvenlik Konseyi kararları temelinde, Yemen liderliğinde ve sahipliğinde kapsayıcı, müzakere edilmiş bir siyasi çözüme ulaşma çabalarına verdiği destek teyit edildi.

BM Güvenlik Konseyi’nin bu kararlı duruşu, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik füze saldırıları ile ticari gemileri hedef alan eylemlerinin ardından geldi. Yaşanan bu tırmanış, bölgesel güvenlik, uluslararası seyrüsefer ve ticaret özgürlüğünün yanı sıra Yemen’deki çatışmayı sona erdirmeyi amaçlayan barış sürecine yönelik uluslararası endişeleri artırmıştı.


Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı: Aramco tesisinde çıkan yangın söndürüldü

Aramco logosu (AFP)
Aramco logosu (AFP)
TT

Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı: Aramco tesisinde çıkan yangın söndürüldü

Aramco logosu (AFP)
Aramco logosu (AFP)

Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, X platformundan yaptığı açıklamada, Saudi Aramco'nun sanayi güvenliği itfaiye ekiplerinin, bugün erken saatlerde Cizan'daki Aramco rafinerisine ait bir tesiste çıkan yangını söndürdüğünü bildirdi.

Bakanlık, olayda herhangi bir yaralanma yaşanmadığını ve “ilgili makamların” olayla ilgili gerekli işlemleri sürdürdüğünü belirtti.