Kuzey Kore, ABD’nİn saldırgan politikasını değiştirmesi için mühlet veriyor

Dün Ledingo bölgesinde ABD-Kuzey Kore görüşmelerinin gerçekleştiği binanın yakınlarında konuşlanan İsveç güvenlik personeli (AFP)
Dün Ledingo bölgesinde ABD-Kuzey Kore görüşmelerinin gerçekleştiği binanın yakınlarında konuşlanan İsveç güvenlik personeli (AFP)
TT

Kuzey Kore, ABD’nİn saldırgan politikasını değiştirmesi için mühlet veriyor

Dün Ledingo bölgesinde ABD-Kuzey Kore görüşmelerinin gerçekleştiği binanın yakınlarında konuşlanan İsveç güvenlik personeli (AFP)
Dün Ledingo bölgesinde ABD-Kuzey Kore görüşmelerinin gerçekleştiği binanın yakınlarında konuşlanan İsveç güvenlik personeli (AFP)

İsveç'teki görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasından bir gün sonra Kuzey Kore, "ABD’nin düşmanca olan politikasını terk etmediği sürece nükleer müzakereleri sürdürmekle ilgilenmeyeceğini" açıkladı. Kuzey Kore yönetimi Washington’ın “yılın sonuna kadar” harekete geçmesi gerektiğini vurguladı.
Kuzey Kore, ABD ile durdurulan nükleer müzakereler için "iki hafta içinde" alternatif planlar sunmasını da reddetti.
ABD Dışişleri Bakanlığı, İsveç'in Pyongyang ile iki hafta içinde daha fazla görüşme yapmak için geri dönme davetini kabul ettiğini açıkladı.
(Kuzey) Kore Merkez Haber Ajansı'nın (KCNA) haberine göre, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, “Washington’un Kuzey Kore'ye yönelik düşmanca politikasına geri dönülemez bir şekilde son vermek için pratik bir eylemde bulunmadığı sürece ülkesinin ABD ile müzakere etmek gibi bir arzusu olmadığını söylediği” aktarıldı.
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ile ABD Başkanı Donald Trump arasında Şubat ayında Hanoi'de yapılan zirvenin ardından aylarca süren sessizlik İsveç'te yapılan görüşmelerde son buldu. Ancak Kuzey Kore heyeti İsveç görüşmelerinden çekilerek, ABD tarafının "yeni ve yaratıcı" çözümler sunamaması yönündeki hayal kırıklığını dile getirdi. Diğer yandan Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Washington 'un başka bir toplantıyla ilgili açıklamalarının "temelsiz" olduğunu söyledi.
Sözcü, "ABD’nin Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti'ne yönelik saldırgan politikasına son vermek için somut bir adım atmadığı sürece, böyle mide bulandırıcı müzakereler yapmak gibi bir niyetimiz yok." dedi.
KCNA tarafından aktarılan haberde Bakanlık Sözcüsünün, "ABD-Kuzey Kore diyalogunun kaderi Washington'un elinde ve son tarih yılsonudur" dediği belirtildi.
İsveç görüşmelerinin Kuzey Kore Baş Müzakerecisi Kim Myong Gil, Amerikalıların her zamanki tutumlarına sadık kalarak "müzakere masasında hiçbir şey yapmadıklarını" belirtti. Bu sözler, ABD'nin Kuzey Kore ile İsveç'te görüşmeler yaptığını onaylamasından bir gün sonra geldi.
ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Morgan Ortagus, ülkesinin tüm meselelerde istişarelere devam etmek için İsveç tarafını "Stockholm'e geri dönmeye" davet etmeyi kabul ettiğini söyledi.
Yapılan açıklamada Ortigas, ülkesi için geçen yıl ABD başkanı ile Kuzey Kore lideri arasındaki Singapur zirvesinde sağlanan anlaşmaya ek olarak ilerleme sağlayacak olan "yeni girişimlerden" bahsetti.
Trump ve Kim, Haziran 2018'de Singapur'da yaptıkları zirvede "Kore Yarımadası'nın nükleer silahsızlandırılması" dair taslak bir anlaşmaya varmışlardı, ancak o tarihten bu yana gerçek bir ilerleme kaydedilemedi.
Çarşamba günü Kuzey Kore, Pyongyang-Washington diyalogunun başladığı 2018'den bu yana en kışkırtıcı olarak kabul edilen denizaltından fırlatılan balistik füzeyi test ederek savunma yeteneklerinin yeni bir döneme girdiğini duyurdu.
Daha sonra Trump, Kuzey Kore'nin daha önce yaptığı kısa menzilli füze denemelerinde bir sorun görmediğini belirterek, Kuzey Kore lideriyle arasındaki ilişkinin iyi olduğunu vurguladı.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları Kuzey Kore'nin balistik füze fırlatmasını yasaklıyor.
Diplomatlar, İngiltere, Fransa ve Almanya 'nın talebi üzerine Güvenlik Konseyi' nin en son füze testini görüşmek üzere önümüzdeki hafta başında kapalı bir toplantı yapacaklarını söyledi.
Ayrıca, Çin Haber Ajansı Salı günü, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in ülkesiyle Kuzey Kore arasındaki "kalıcı, sağlam ve istikrarlı" ilişkiyi, resmi iki ülkenin diplomatik ilişkilerin kurulmasının 70. yıldönümünü kutlamaları vesilesiyle selamladığını aktardı.
Kuzey Kore lideri ise Çin Devlet Başkanı'na gönderdiği mesajda, iki ülke arasındaki "beraberliğin ve dostluğun Sosyalizmin amacını tamamlama yolunda ebedi olacağını" vurguladığı belirtildi.
Kuzey Kore, 1949'da kurulmasından sonra Çin Halk Cumhuriyeti'ni tanıyan ilk ülkelerden biriydi.
Çin Cumhurbaşkanı, iki komşu Asya ülkesi arasındaki ilişkinin "bölgesel barışı ve istikrarı sağlamada önemli ve olumlu bir rolü" olduğunu söyledi. Şi ve Kim, Mart 2018’den bu yana beş kez buluştular.
Şi Cinping, 14 yıldır Kuzey Kore'yi ziyaret eden ilk Çin devlet başkanı oldu. Kim ise, iki ülkenin "Sosyalizmin hedeflerini her zaman savunacağını ve dünyada barış ve istikrarı koruyacağını" söyledi.



İran’da protesto dalgası yavaşladı: ABD 800 idamın askıya alındığını duyurdu

İran’da protesto dalgası yavaşladı: ABD 800 idamın askıya alındığını duyurdu
TT

İran’da protesto dalgası yavaşladı: ABD 800 idamın askıya alındığını duyurdu

İran’da protesto dalgası yavaşladı: ABD 800 idamın askıya alındığını duyurdu

İran’daki protestoların ivmesi bugün (perşembe) görece azaldı. Bir insan hakları örgütü, protestoların başlamasından bu yana en az 3 bin 428 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, dün İran’da “öldürmelerin durduğunu” ve idamların uygulanmasına yönelik bir plan bulunmadığını söylemesinin ardından, bugün de öldürmelerin tamamen sona ermesini umduğunu ifade etti.

Bu gelişmeler yaşanırken, İran Savunma Bakanı Aziz Nasirzade, “karışıklıkları planlayan ve uygulayanların izlendiklerini bilmeleri gerektiğini” söyledi. Açıklamalar, Tahran’ın protestolara İsrail ve ABD’nin destek verdiği yönündeki yaygın suçlamaları eşliğinde geldi.


Grönland tartışması büyüyor: Birleşik Krallık anlaşma için devreye girecek

Grönland'da 150 askeri personelin görev yaptığı Pituffik Uzay Üssü, ABD ordusunun en kuzeydeki askeri üssü konumunda (AFP)
Grönland'da 150 askeri personelin görev yaptığı Pituffik Uzay Üssü, ABD ordusunun en kuzeydeki askeri üssü konumunda (AFP)
TT

Grönland tartışması büyüyor: Birleşik Krallık anlaşma için devreye girecek

Grönland'da 150 askeri personelin görev yaptığı Pituffik Uzay Üssü, ABD ordusunun en kuzeydeki askeri üssü konumunda (AFP)
Grönland'da 150 askeri personelin görev yaptığı Pituffik Uzay Üssü, ABD ordusunun en kuzeydeki askeri üssü konumunda (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'a müdahale tehditleri devam ederken, Avrupa ülkeleri adaya askeri personel konuşlandırıyor. Birleşik Krallık'ın ise anlaşma için arabuluculuk yapmak istediği belirtiliyor.

Guardian'ın analizinde, Trump'ın uluslararası hukuku hiçe sayan tavrının "Avrupa'nın ABD'ye askeri güvenlik için bağımlılığını gözler önüne serdiği" belirtiliyor.

Amerikan özel harekatçılarının 3 Ocak'ta Venezuela'ya baskın düzenleyip ülkenin lideri Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i kaçırmasının Avrupa'da "sağır edici bir sessizlikle karşılandığına" da dikkat çekiliyor.

Analizde, Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer'ın Grönland meselesinde ABD'yle anlaşma yapmaya çalışacağı yazılıyor.

Eski Almanya Ekonomi ve İklimi Koruma Bakanı Habeck, Guardian'da pazartesi yayımlanan yazısında, Grönland'a Avrupa Birliği (AB) üyeliğine geri dönme teklifinde bulunulması gerektiğini belirtmişti. Ayrıca ABD'nin tehditlerinin savuşturulması için kapsamlı bir yatırım paketi sunulmasını istemişti.

Grönland, 1979'da Danimarka'dan özerkliğini kazansa da dışişleri, güvenlik ve mali konularda bu ülkeye bağlı. Ada ülkesi, balıkçılık haklarını geri kazanmak için AB'nin önceli olan Avrupa Ekonomik Topluluğu'ndan 1985'te ayrılmıştı.

Washington'ın işgal tehditleri sürerken Almanya, İsveç, Fransa ve Norveç ada ülkesine askeri personel gönderiyor.

Kanada ve Fransa, Grönland'ın başkenti Nuuk'ta konsolosluk açmayı da planlıyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Grönland'da halihazırda görev yapan askerlerin gelecek günlerde "hava, deniz ve kara yoluyla güçlendirileceğini" söyledi.

Almanya Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada da Berlin yönetiminin, Danimarka'nın daveti üzerine 15-17 Ocak'ta diğer Avrupa ülkeleriyle birlikte Grönland'da keşif çalışmalarına katılacağı belirtildi.

NATO ülkelerinin ittifaka üye diğer ülkelere eğitim, ortak tatbikat ve keşif çalışmaları için asker göndermesi olağandışı bir durum değil.

Ancak CNN'in analizinde, Avrupa ülkelerinin zamanlamasının "NATO'da benzeri görülmemiş bir gerginliğin yaşandığı dönemde bir dayanışma göstergesi olduğu" yazılıyor.

Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen ve Grönlandlı mevkidaşı Vivian Motzfeldt, dün Washington'da ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio'yla bir araya geldi.

Rasmussen, toplantının ardından yaptığı açıklamada "Hâlâ temel anlaşmazlıklarımız var ancak görüşmelere devam edeceğiz" dedi.

Danimarka Savunma Bakanı Troels Lund Poulsen de ABD'nin Grönland'a askeri müdahalede bulunmasını "hayal bile edemediğini" söyleyerek, bunu "varsayımsal bir durum olarak" gördüğünü belirtti.

Grönland ve Danimarka defalarca Trump'ın adayı alma söylemlerine karşı çıktı. Ancak ABD Başkanı, Çin ve Rusya'ya ait denizaltı ve diğer savaş gemilerinin Grönland çevresinde konuşlandığını belirterek adayı ABD toprağına katmanın "ulusal güvenlik meselesi olduğunu" iddia ediyor. 

Independent Türkçe, Guardian, CNN


GKRY’de Rus diplomatın ölümü ve kayıp oligark: Bağlantılı çıkarsa şaşırmam

Lefkoşa'daki Rus Büyükelçiliği, Aleksey Panov'un ölümünü doğrularken, olaya dair herhangi bir detay paylaşmadı (Cyprus.mid.ru)
Lefkoşa'daki Rus Büyükelçiliği, Aleksey Panov'un ölümünü doğrularken, olaya dair herhangi bir detay paylaşmadı (Cyprus.mid.ru)
TT

GKRY’de Rus diplomatın ölümü ve kayıp oligark: Bağlantılı çıkarsa şaşırmam

Lefkoşa'daki Rus Büyükelçiliği, Aleksey Panov'un ölümünü doğrularken, olaya dair herhangi bir detay paylaşmadı (Cyprus.mid.ru)
Lefkoşa'daki Rus Büyükelçiliği, Aleksey Panov'un ölümünü doğrularken, olaya dair herhangi bir detay paylaşmadı (Cyprus.mid.ru)

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Rus istihbaratı adına çalıştığı ve intihar ettiği öne sürülen diplomat Aleksey Panov'un ölümüyle ilgili inceleme başlattı.

GKRY Polisi Sözcüsü Viron Vironos, "otopsi sonuçlarına göre olayın intihar gibi göründüğünü" belirterek inceleme yürütüldüğünü söyledi.

Guardian'ın aktardığına göre Rus Büyükelçiliği, 41 yaşındaki diplomatın yazdığı iddia edilen intihar notunu GKRY yetkililerine teslim etmeye yanaşmadı. Ayrıca polisin olay yerine erişimi de engellendi.

Bunun yerine polisin Panov'un cesedini büyükelçiliğin avlusundan teslim aldığı aktarılıyor.

Büyükelçiliğin Facebook sayfasından 8 Ocak'ta yapılan paylaşımda, diplomatın yaşamını yitirdiği ve ailesine gerekli tüm desteğin sağlandığı ifade edilmişti. Ölüm nedenine dairse bir bilgi paylaşılmamıştı.

Rusya hakkında yazan Berlin'den bağımsız araştırmacı Dmitri Kmelnitski, büyükelçilik tarafından kimliği "AV Panov" olarak paylaşılan diplomatın, Rus Askeri İstihbarat Teşkilatı (GRU) üyesi olduğunu savunmuştu.

Haberde, bu iddianın GKRY içinde bilgi sahibi kişilerce doğrulandığı belirtiliyor.

Telegram'daki Echo kanalı üzerinden yaptığı açıklamada Kmelnitski, Panov'un büyükelçilikteki casusluk ekipmanının bakım ve denetiminden sorumlu olduğunu ileri sürmüştü.

Araştırmacı, olayda Panov'un kaçmak isteyebileceği ihtimalinin göz ardı edilemeyeceğini savunmuştu.

Birleşik Krallık'ın tanınmış tabloid gazetelerinden The Sun da Panov'un taraf değiştirerek kaçma hazırlığında olduğu gerekçesiyle elçilik binasında öldürülmüş olabileceğini öne sürmüştü.

Panov'un ölümünün, dünyanın en büyük potasyum üreticisi Uralkali şirketinin eski CEO'su Vladislav Baumgartner'ın kaybolduğunun bildirilmesinden bir gün sonra gerçekleşmesi de dikkat çekti.

56 yaşındaki oligarkın en son görüldüğü yer, Rus göçmenlerin tercih ettiği sahil kenti Limasol'dü.  

Zengin Ruslar için bir sığınak haline geldiğinden "Akdeniz'in Moskova'sı" diye de anılan GKRY'deki iki olayın birbiriyle bağlantılı olabileceği iddiaları da gündemde.

Polis sözcüsü Vironos, Baumgartner'ı arama çalışmalarının sürdüğünü belirtirken, iki olay arasında bağlantı olduğuna dair şimdiye dek bir delil bulunmadığını söylüyor.

Kimliğinin paylaşılmaması şartıyla konuşan Batılı bir diplomatsa "İki olayın birbiriyle bağlantılı çıkması beni şaşırtmaz" diyor.

Adının gizli tutulmasını isteyen bir Avrupa Birliği (AB) diplomatı da aynı görüşü paylaşıyor.

GKRY'nin bir zamanlar Rus yanlısı olarak tanınan eski dışişleri bakanı Nikos Hristodulidis'in yönetimi, diğer yandan yolsuzluk iddialarıyla mücadele ediyor.

9 Ocak'ta sızdırılan bir videoyla başlayan olayda GKRY lideri Hristodulidis'in, 2023'teki seçim kampanyası harcamalarına ilişkin 1 milyon euroluk sınırı aşmak için yasadışı yöntemlere başvurduğu iddia edilmişti.

İddiaların ardından Hristodulidis'in başdanışmanı Haralambos Haralambus istifa etmişti.

GKRY yönetimi, videodaki iddiaları yalanlarken servis edilen görüntülerden Rusya'yı sorumlu tutmuştu. Moskova'nın, Ukrayna savaşında Kiev ve Batılı yönetimleri desteklediği için GKRY'ye hibrit saldırı düzenlediği ileri sürülmüştü.

Independent Türkçe, Guardian, Cyprus Mail, The Sun