Trump’tan Suriye'den çekilme kararı sonrası Kürtleri rahatlatma hamlesi

(AFP)
(AFP)
TT

Trump’tan Suriye'den çekilme kararı sonrası Kürtleri rahatlatma hamlesi

(AFP)
(AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Tel Abyad ve Rasulayn’dan çekilen asker sayısının 50’yi geçmediğini vurgulayarak ABD’nin Suriye’den çekilme kararının sonuçlarını hafifletmeye çalışan bir görüntü verdi.
Trump, geçen aralık ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı benzer bir telefon görüşmesinden sonra geri çekilme kararı almıştı. Kararın ardından gelen yoğun eleştiriler, dönemin ABD Savunma Bakanı James Mattis ve ABD'nin DEAŞ’la Mücadele Koalisyonu Özel Temsilcisi Brett McGurk’un istifa etmelerine neden olmuştu. Şimdi ise Trump’ın hafta başında duyurduğu benzer karara, özellikle ABD Başkanı’na Cumhuriyetçi kanattan yakın isimlerinden verilen tepkiler kendisine kararından geri dönmesi yönündeki çağrılarla sürüyor.
ABD'nin eski DEAŞ’la Mücadele Koalisyonu Özel Temsilcisi McGurk, Twitter hesabından yaptığı açıklamada binlerce DEAŞ üyesi ve ailelerinin barındığı Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından yönetilen Suriye'nin kuzeyindeki bir mülteci kampına işaret ederek şunları söyledi:
“Savunma Bakanlığı Genel Müfettişi tarafından DEAŞ terör örgütünün çekirdeği olabileceği konusunda uyardığı 60 bin kişilik Hol Kampı’nı Türkiye’nin yönetme niyeti, isteği ve imkanı yok. Bunun aksine inanmak, ulusal güvenliğimizle dikkatsizce oynanan bir kumardır.”
ABD Kürtleri terk etmedi
Trump, ABD’nin Suriye'de Kürtleri terk etmediğini belirtirken Pentagon da Kürtleri terk etmeyeceklerini doğruladı. ABD Başkanı dün Twitter hesabından paylaştığı bir mesajda  ABD’nin Kürtleri desteklemeye kararlı olduğunun altını çizerken Cumhurbaşkanı Erdoğan’la 13 Kasım’da Washington'da görüşeceğini duyurdu.
ABD’nin Suriye’nin söz konusu bölgesinden sadece 50 askerini çektiğini belirten Trump, Washington’ın ‘büyük savaşçılar’ olarak nitelediği Kürtleri terk etmediğini vurguladı.
Türkiye'ye sınırları aşmama uyarısı
Türkiye'nin ABD'nin ticari bir ortağı ve NATO'nun önemli bir üyesi olduğunu söyleyen Trump, “Türkiye, gereksiz yere çıkacak bir çatışmanın ekonomisi ve çok kırılgan para birimi için yıkıcı etkileri olacağını biliyor” diyerek sınırların aşılmaması uyarısında bulundu.
Türkiye ile ABD arasındaki ticari iş birliğinin önemine dikkati çeken Trump açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Birçok insan Türkiye'nin ABD'nin büyük bir ticari ortağı olduğunu unutuyor. Aslında onlar F-35 savaş uçağımızın çelik iskeletini yapıyor.”
ABD Başkanı, ricası üzerine Türk yetkililerin daha uzun yıllar hapis yatması öngörülen papaz Brunson'ı sağlıklı bir şekilde geri gönderdiklerinin de altını çizdi.
Cumhuriyetçilerdan sert eleştiri
Diğer yandan Trump'ın kararı Washington'da, özellikle de üst düzey müttefiklerinin aralarında bulunduğu Cumhuriyetçilerin arasında sert eleştirilere neden oldu. Bununla birlikte karar, ABD’nin Suriye’de DEAŞ’a karşı mücadelesinde en etkili güç olarak dayandığı Kürtlerin liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) büyük bir darbe olarak görüldü.
Cumhuriyetçilerin Senato Çoğunluk Lideri Mitch McConnell, ABD birliklerinin Suriye'den hızla çekilmesinin sadece Rusya, İran ve Esed rejimine fayda sağlayacağını vurguladığı açıklamasında şunları söyledi:
“Bu durum DEAŞ ve diğer terör örgütlerinin yeniden örgütlenmeleri riskini artıracak. ABD Başkanı Trump'a DEAŞ ile mücadelenin devamlılığı ve NATO müttefikimiz Türkiye ile Suriye’de terörle mücadeledeki yerel ortaklarımız arasında çatışmayı önlemek için Amerikan liderliğini kullanmaya çağırıyorum.”
Temsilciler Meclisi Başkanı Demokrat Nancy Pelosi de benzer bir açıklamada bulunarak kararın bölgenin güvenlik ve istikrarına karşı ciddi bir tehdit oluşturduğunu, İran ve Rusya'ya tehlikeli bir mesaj gönderdiğini ve Washington’ın müttefiklerine ABD'nin artık güvenilir bir ortak olmadığını gösterdiğini söyledi.
Trump’a yakın isimlerden Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham da Twitter üzerinden verdiği bir dizi mesajda kararın ABD’nin müttefikleriyle olan ilişkilerine yönelik etkileri konusunda uyarıda bulundu. Askerleri geri çekme kararını şiddetle eleştirdi. Graham söz konusu mesajlarından birinde, metni ilk gördüğünde önce eski Başkan Barack Obama'nın ABD askerlerini Irak'tan çekme kararına dair bir açıklama okuduğunu düşündüğünü söyledi.
Graham sonraki Twitter mesajında şunları söyledi:
“DEAŞ’la mücadeleye kendini feda eden Amerikalılar ve müttefikleri için çok üzülüyorum. Çünkü bu karar, DEAŞ'ın yeniden ortaya çıkmasını destekliyor. Çok üzücü. Çok tehlikeli. Başkan Trump, radikal İslamcılarla savaşmaktan bıkmış olabilir. Ama onlar bizimle savaşmaktan bıkmıyor.”
Nikki Haley: Türkiye bizim dostumuz değil
ABD'nin eski BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley de kararı Twitter üzerinden eleştirenler arasındaydı:

“Eğer müttefiklerimizin arkamızı kollamalarını istiyorsak biz de onların arkasını kollamalıyız. Kürtler, Suriye'de DEAŞ’la olan başarılı mücadelemizde rol üstlendiler.  Onları ölüme terk etmek büyük bir hata. Türkiye bizim dostumuz değil.”
Cumhuriyetçi Senatör Ted Cruz da Twitter hesabından yaptığı benzer bir açıklamada şunları söyledi:
“Türkiye öldürürken hiçbir şey yapmadan oturursak sinir bozucu olur. Gelen haberler, Türkiye lideri Erdoğan'ın Başkan Trump'a bunu yapmak istediğini açıkça söylediğini gösteriyor.”
Florida Senatörü Marco Rubio da Twitter mesajında şu ifadeleri kullandı:
“Eğer ABD’nin Suriye’den çekilmesine dair haberler doğruysa, Trump yönetimi Suriye’nin çok ötesinde sonuçları olabilecek ciddi bir hata yapıyor demektir. Bu durum İran'ın mevcut yönetim altındaki vizyonunu doğrulayacak ve daha geniş, daha ciddi bir bölgesel savaşa yol açabilecek düşmanca saldırılar düzenlemeleri için onları cesaretlendirecektir.”
Eski Arkansas Valisi ve Trump’ın en büyük destekçilerinden olan Mike Huckabee, “ABD’nin Kürtleri terk etmesi büyük bir hatadır” dedi.
Aynı zamanda eski Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders’in babası da olan Huckabee açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Asla onlar için savaşmamızı istemediler. Sadece onlara kendilerini savunmaları için teçhizatlar verildi. Onlar samimi müttefiklerdi. Onları terk edemeyiz.”
Konuya dair bir diğer açıklama da Nebraska Senatörü Ben Sasse’den geldi:
“Trump'ın aldığı kararın kadınlar ve çocuklar da dahil olmak üzere bizimle savaşan müttefiklerimizin katledilmesine neden olabilir. Türkiye, masum Kürtleri öldürmeden önce NATO’nun bir üyesi olarak ayrıcalıklı konumunu dikkatle gözden geçirmeli. Amerikalılar, soykırım rejimlerinin ortağı değildir.”
Trump ve Erdoğan arasındaki görüşmenin ayrıntıları
İsminin açıklanmasını istemeyen ve basına telefon aracılığıyla demeç veren ABD yönetiminden bir yetkili, Trump ile Erdoğan arasındaki telefon görüşmesine ilişkin açıklamasında “Görüşme olumlu başladı fakat Washington ile Ankara arasındaki ilişkiyi olumsuz yönde etkileyerek beklenmedik bir şekilde sona erdi” dedi.
Telefon görüşmesinde Trump’ın Türk mevkidaşını Suriye’de sınırları aşan bir adım atması halinde ülkesinin ekonomisini yok etmekle tehdit ettiğini söyleyen yetkili, “Görüşme, ABD ve Türkiye’nin Suriye-Türkiye sınırındaki güvenli bölgeyi oluşturmak için çalıştıkları bir zamanda gerçekleşti” ifadelerini kullandı.
Güvenli Bölge mekanizmasının SDG, ABD ve Türkiye arasındaki bir uzlaşıya dayandığını ifade eden yetkili, “Mekanizmanın Türklerin ihtiyaçlarını karşıladığını düşünüyorduk” diye konuştu. Yetkili, Trump'ın telefonda ayrıca Türkiye'nin Rusya’dan aldığı S-400 füze savunma sistemi anlaşması ve Türkiye’nin F-35 savaş uçağı üretim programından çıkarılarak uçakların Ankara’ya tesliminin askıya alınmasının yanı sıra, iki ülke arasında 100 milyar dolarlık bir ticaret anlaşması yapılması ihtimaline de değindiğini kaydetti.
Bu konulara ilişkin olumlu bir görüşmenin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye’nin kuzeydoğusuna girme sorununu gündeme getirdiğini belirten yetkili şunları söyledi:
“Erdoğan, geliştirdiğimiz ve uyguladığımız güvenli bölge mekanizmasının ihtiyaç ve taleplerini karşılamadığını, detayları belirtilmeyen tek taraflı bir işlem yapmak istediğini fakat ABD’nin de desteğini beklediğini açıkça ifade etti.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump’tan hiç beklemediği bir karşılık aldığını söyleyen ABD’li yetkili açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Trump, ABD’nin bu tür bir operasyonu desteklemeyeceğini, bunun çok kötü bir fikir olduğunu söyleyerek operasyonun Türkiye ve bölge halkına DEAŞ’la mücadelede daha iyi bir güvenlik imkanı sağlayamayacağının altını çizdi.”
Trump’ın verdiği yanıtın Erdoğan’ı şaşırttığını çünkü destek konusunda onu ikna edebileceğini düşündüğünü söyleyen yetkili, ABD yönetiminin Türkiye’nin operasyonunu desteklemediğini göstermek için askerlerini Türkiye-Suriye sınırındaki konumlarından çektiğini belirtti. Yetkili, “Bu birliklerin sanki Türkleri Suriye'ye doğru hareket etmekten alıkoyuyor gibi orada kalmasını istemiyoruz” dedi.
ABD’nin Suriye'nin kuzeyindeki askeri varlığında bir değişiklik olmadığına dikkati çeken yetkili “Siyasi varlığımızın yanı sıra askeri varlığımızı da gözden geçiriyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın pazartesi günkü tutumu öncekinden daha katıydı” ifadelerini kullandı.
Yetkili ayrıca ABD yönetiminin gelecekte olabilecekler açısından durumu gözden geçirdiğini belirtti:
“Türklerin askeri bir operasyon için pratikte hazır olduklarına dair çeşitli göstergelere sahibiz. Ancak operasyonun ne zaman başlayacağını bilmiyoruz. Muhtemelen olmayacaktır. Ama yine de olma ihtimali yüksek gösteriliyor. Bununla birlikte operasyonun küçük çaplı mı yoksa büyük çaplı mı olacağını da bilemiyoruz.”
Güvenli Bölge mekanizması askıya alındı
ABD’nin artık uygulamaya devam etmenin bir anlamı kalmadığı ve Türklerle askeri teması sürdüreceği için Güvenli Bölge mekanizmasını askıya aldığını belirten yetkili, Washington’ın Türkiye için askeri etkileri ve olumsuz mesajları olabilecek bir adımla, Suriye’nin kuzeydoğusundaki hava sahasını Türkiye’ye kapattığını açıkladı.
Türkiye uçaklarını kullanamayacak
Şu anki durumu kontrol altında tuttuklarını ve yakın gelecekte bu durumu değiştirmeye niyetleri olmadığını söyleyen yetkili açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Personelimizi ve birliklerimizi korumak için mevcut durum üzerindeki kontrolümüzü koruma konusunda istekli ve enerjik olacağız. Bu adım, Türkiye için Suriye topraklarına yapılacak herhangi bir operasyonda savaş uçaklarını kullanamayacağı anlamına geliyor. Bu da Türkiye’nin sahadaki ilerlemesini engelleyecektir. Erdoğan, Suriye’nin kuzeydoğusuna yönelik askeri operasyonunu ne ABD’nin ne de uluslararası toplumun desteklemeyeceğini anlamalı. Bunun dışında ne yapacağımızı bilmiyoruz.”



Barak: ABD, Suriye’deki tüm taraflarla yakın temas hâlinde

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)
TT

Barak: ABD, Suriye’deki tüm taraflarla yakın temas hâlinde

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barak, cuma günü yaptığı açıklamada, Şam yönetimine bağlı güçler ile Kürtlerin öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında yaşanan son çatışmaların ardından, Washington’un ülkedeki tüm taraflarla yakın temasını sürdürdüğünü bildirdi.

Barak, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda, ABD’nin Suriye’de tansiyonu düşürmek, gerilimin tırmanmasını önlemek ve Suriye hükümeti ile SDG arasında yeniden müzakere sürecine dönülmesini sağlamak için 24 saat esasına göre çalıştığını ifade etti.

Kuzeydoğu Suriye’nin geniş kesimlerini kontrol eden SDG, 10 Mart’ta Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile bir anlaşma imzalamış ve buna göre sivil ve askerî tüm kurumlarını yıl sonuna kadar devlet kurumlarıyla birleştirmeyi kabul etmişti. Ancak tarafların, anlaşmanın uygulanması konusunda şu ana kadar kayda değer bir ilerleme sağlayamadığı belirtiliyor.


Tahran’a baskı büyüyor: ABD’den askeri takviye, BM’den idamları durdurun çağrısı

Tahran’a baskı büyüyor: ABD’den askeri takviye, BM’den idamları durdurun çağrısı
TT

Tahran’a baskı büyüyor: ABD’den askeri takviye, BM’den idamları durdurun çağrısı

Tahran’a baskı büyüyor: ABD’den askeri takviye, BM’den idamları durdurun çağrısı

Amerika Birleşik Devletleri, İran’a yönelik tehditlerin ardından Ortadoğu’daki askerî varlığını güçlendirdi. Şarku’l Avsat’ın ABD medyasından aktardığı haberlere göre, Güney Çin Denizi’nde bulunan USS Abraham Lincoln uçak gemisi ile ona eşlik eden çok sayıda savaş gemisi bölgeye doğru hareket ediyor.

Birleşmiş Milletler, İran’a protestolara katılanlara yönelik planlanan tüm idamları durdurma çağrısında bulunarak, protestolar sırasında yaşanan tüm ölümlerin bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulmasını istedi.

İsviçre, Bern’deki İran Büyükelçisi’ni Dışişleri’ne çağırarak, İran güvenlik güçlerinin uyguladığı şiddetten duyduğu derin endişeyi dile getirdi ve idam cezasına kesin olarak karşı olduğunu vurguladı.

Yeni Zelanda ise İran’ın başkenti Tahran’daki büyükelçiliğini geçici olarak kapattığını, konsolosluk faaliyetlerini Türkiye’nin başkenti Ankara’ya taşıdığını açıkladı.


Bir ABD yetkilisi İran'ı uyardı: Trump "eylem adamı"

Amerika Birleşik Devletleri'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün BM Genel Merkezi'nde İran'daki durumla ilgili düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP).
Amerika Birleşik Devletleri'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün BM Genel Merkezi'nde İran'daki durumla ilgili düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP).
TT

Bir ABD yetkilisi İran'ı uyardı: Trump "eylem adamı"

Amerika Birleşik Devletleri'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün BM Genel Merkezi'nde İran'daki durumla ilgili düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP).
Amerika Birleşik Devletleri'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün BM Genel Merkezi'nde İran'daki durumla ilgili düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP).

ABD'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün ABD'nin çağrısıyla düzenlenen BM Güvenlik Konseyi acil toplantısında, “İran halkı, İslam Cumhuriyeti'nin acımasız tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir şekilde özgürlüğünü talep ediyor” ifadelerini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre Waltz, ABD'nin mesajının açık olduğunu belirterek, “Başkan Donald J. Trump ve Amerika Birleşik Devletleri, İran'ın cesur halkının yanındadır” dedi.

Waltz sözlerine şöyle devam etti: “Başkan Trump, Birleşmiş Milletler'de gördüğümüz gibi bitmek bilmeyen görüşmeler yapan biri değil, eylem adamıdır. Katliamı durdurmak için tüm seçeneklerin masada olduğunu açıkça belirtti ve bunu İran rejiminin liderliğinden daha iyi bilen kimse yok.”

Waltz, protestoların “yabancı bir komplo” ve askeri harekatın öncüsü olduğu yönündeki İran'ın iddialarını reddederek, “Dünyadaki herkes, rejimin her zamankinden daha zayıf olduğunu ve bu yüzden İran halkının sokaklardaki gücünden dolayı bu yalanı yaydığını bilmeli” şeklinde konuştu.

Waltz, “Onlar korkuyorlar. Kendi halklarından korkuyorlar” ifadesini kullandı.