Hariri, yakıt satışını protesto kararı sonrasında akaryakıt krizine müdahalede bulundu

11 Ekim’de bir benzin istasyonu önünde yaşanan trafik (Ulusal Ajans)
11 Ekim’de bir benzin istasyonu önünde yaşanan trafik (Ulusal Ajans)
TT

Hariri, yakıt satışını protesto kararı sonrasında akaryakıt krizine müdahalede bulundu

11 Ekim’de bir benzin istasyonu önünde yaşanan trafik (Ulusal Ajans)
11 Ekim’de bir benzin istasyonu önünde yaşanan trafik (Ulusal Ajans)

Lübnan Başbakanı Saad Hariri, ülkesinde yaşanan akaryakıt krizine müdahale etti.
Hariri’nin bu müdahalesi, Akaryakıt İstasyonları Sahipleri Birliği’nin ‘yakıt satışının derhal zorunlu olarak durdurulması, Lübnan’daki tüm istasyon sahiplerinden istasyonlarını kapatmasının istenmesi ve akaryakıt sahiplerine, satış faturalarını Lübnan lirası üzerinden kesmeleri gerektiği hususunda resmi makamlar tarafından yazılı bir kararın alınması’ açıklaması sonrasında 11 Ekim’de geldi. Söz konusu açıklama, vatandaşların benzin istasyonlarına akın etmesine neden oldu.
Yakıt dağıtıcıları, geçtiğimiz haftadan bu yana yakıt ithalatçılarının, hükümetin yakıtları Lübnan lirasıyla fiyatlandırmasına rağmen dolarla satılan ürün bedelinin ödenmesini isteme kararını protesto amaçlı grev düzenleme uyarısında bulunuyor. Piyasadaki dövize ilişkin kriz yoğunlaştıkça ve kayıt dışı döviz kuru resmi orandan daha fazla yükseldikçe, piyasada mevcut dolar azalmaya, un, ilaç ve yakıt gibi temel ithalatçılarda krizden etkilenmeye başladı.
Lübnan Bankası da geçtiğimiz hafta yayınlanan genelgeye müdahale ederek, bankaların mal ithalatçıları için Lübnan lirası üzerinden bir kredi açmalarını ve Merkez Bankası’ndan resmi oranda dolar alışverişi yapmalarını istedi. Ama ithalatçılar, bu yükümlülüğü yerine getirmemekle suçlanıyor.
Fırın sahiplerinin 14 Ekim Pazartesi’den itibaren başlayacak ekmek krizine karşı uyarılarına paralel olarak, Akaryakıt İstasyonları Sahipleri Birliği de acil durum toplantısı düzenledi. Birlik yetkilisi Sami el-Berakes, devletin haftalık olarak Enerji ve Su Bakanlığı tarafından yayınlanan bir fiyat tablosuyla tüketiciye yönelik akaryakıt satış fiyatını belirlediğini söyledi. Berakes, istasyon sahiplerine benzin ve mazot için sabit bir komisyon belirlendiğini, istasyonların tüketicilere Lübnan lirası üzerinden yakıt satması gerektiğini ifade etti. Petrol ithalatı yapan firmaların Lübnan pazarlarından ticaret yaparak şirket ve istasyonlara ABD doları cinsinden yakıt satışına izin verildiğini söyleyen Sami el-Berakes, ayrıca Lübnan Merkez Bankası’nın belirlediği resmi fiyatlarla Lübnan bankalarında ABD doları satın almanın imkansız olduğunu ve bunun da istasyon sahiplerini bankalara yönelmek zorunda bıraktığını ve karaborsada döviz kurunun dolar başına bin 650 lirayı aştığını kaydetti. Aynı şekilde istasyon sahiplerinin, benzin için 2 bin liraya, mazot için bin 600 liraya katlanmak zorunda olduğu ve bu durumun da çoğu şirketi iflasa götürdüğü aktarıldı.
Berakes, sözlerinin devamında ise şu ifadeleri kullandı;
“Devlet memurları tarafından bize verilen çözüm vaatlerine güvenerek birkaç kez yakıt satışını zorunlu olarak durdurma kararını askıya aldık. Ancak bu sözlerin hiçbiri yerine getirilmedi ve durum aynı şekilde devam etti. İstasyon sahipleri, hala ABD doları elde etmek için kara borsaya yöneliyor. Yetkili makamlar tarafından henüz resmi bir karar alınmadı.”
Akaryakıt İstasyonları Sahipleri Birliği yetkilisi, “Tek bir talebimiz var; yakıtı Lübnan lirası cinsinden teslim etmek. Çünkü devlet, bizi bu para biriminde satış yapmaya zorluyor” dedi.
Lübnan’daki Akaryakıt İstasyonları Sahipleri Birliği’nin acil durum toplantısındaki kararlara binaen bir karar alındığını söyleyen Sami el-Berakes, yakıt satışının derhal zorunlu olarak durdurulması gerektiğini, akaryakıt sahiplerine, tüm komisyon ücretleri de dahil bir fiyat tablosuna göre satış faturalarını Lübnan lirası üzerinden kesmeleri gerektiği hususunda resmi makamlar tarafından yazılı bir kararın alınması gerektiğini belirtti.
Yetkili, ayrıca özgür bir ekonomik sisteme sahip bir ülkede olduklarını hatırlatarak, “Kimse bizi, isteğimiz dışında zarar yaşadığımız bir satışa zorlayamaz” dedi. Berakes, Lübnan anayasası uyarınca tüm vatandaşların çalışmayı durdurma, grev yapma ve protesto gösterisi düzenleme gibi meşru haklara sahip olduğuna dikkati çekti.

 


Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.