Arap Birliği, Suriye'nin kuzeyine yapılan Türk operasyonunu sonlandırma çağrısında bulundu

Arap dışişleri bakanları Kahire'deki acil durum toplantısında (AFP)
Arap dışişleri bakanları Kahire'deki acil durum toplantısında (AFP)
TT

Arap Birliği, Suriye'nin kuzeyine yapılan Türk operasyonunu sonlandırma çağrısında bulundu

Arap dışişleri bakanları Kahire'deki acil durum toplantısında (AFP)
Arap dışişleri bakanları Kahire'deki acil durum toplantısında (AFP)

Mısır’ın başkenti bugün, Arap Birliği'nin dönem başkanı Irak'ın Dışişleri Bakanı Ali el-Hakim ve birliğin Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt’ın katılımıyla önemli bir toplantı düzenleyerek, Suriye topraklarındaki Türk askeri operasyonu konusunu masaya yatırdı.
Genel Sekreteri Ahmet Ebu Gayt operasyon hakkında, “Bu, bir Arap devletinin topraklarına ve egemenliğine saldırmaktır” ifadesini kullandı.
Suudi Arabistan Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Adil el-Cubeyr, Türkiye’nin başlattığı harekâtın bölgenin güvenlik ve istikrarı üzerinde olumsuz etki yaratabileceğini belirterek, bu durumun Suriye halkının çektiği acı ve trajediyi derinleştireceğini ifade etti.
Cubeyr açıklamasında, Suudi Arabistan’ın Türkiye’nin Suriye’de başlattığı operasyonu kınadığını belirterek, ülkesinin Ankara’dan askeri operasyonun durdurulması gerektiği talebinde bulunduğunu dile getirdi. Suudi Bakan, uluslararası topluma çağrıda bulunarak Suriye’nin kuzeyine yönelik gerçekleştirilen harekâtın durdurulması gerektiğine dikkati çekti.
Ülkesinin Suriye’de siyasi çözüme bağlı olduğunu aktaran Cubeyr, tüm yabancı milislerin bölgeden ayrılması gerektiğini aktardı.
Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri toplantı sırasında yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Suriye’deki durumu kullanarak askeri harekâtı haklı çıkarmaya çalıştığını ifade ederek, Ankara’nın Suriye’de yaşananlardan sorumlu olduğunu vurguladı.
Irak Dışişleri Bakanı Muhammed Ali el-Hakim, operasyonu kınayarak, Suriye’yi yeniden birliğe dahil etme çağrısı yaptı.
Toplantıya Mısır, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn, Tunus, Lübnan Kuveyt, Ürdün ve Moritanya’nın dışişleri bakanları katılırken, Katar, Sudan ve Filistin daimi temsilci, Cezayir ise Dışişleri Genel Sekreteri tarafından temsil edildi.
Mısır Dışişleri Bakanı, Suriye Demokratik Meclisi’nden (SDM) bir heyetle bir araya geldiğini belirterek, ülkesinin Suriye’nin toprak birliği ve bütünlüğüne önem verdiğini ve Suriye halkının yanında olduğunu söyledi.
Mısır Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, SDM heyetinin Türkiye’nin Suriye’de operasyonu hakkındaki gelişmeler için Şukri’ye bilgi verdiğini ifade etti.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dış İlişkilerden Sorumlu Devlet Bakanı Enver Karkaş ise, Türk operasyonuna son verilmesi çağrısında bulunarak, Türkiye’nin Suriye’ye yönelik operasyonuna son vermesi gerektiğini söyledi.
Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen el-Safadi, ülkesinin Suriye'ye yönelik herhangi bir askeri harekatı, toprak bütünlüğüne zarar vermeyi ve güvenliğine yönelik "tehdidi" reddettiğini belirtti. Türkiye'nin Suriye krizinin çözümünün tek yolunun siyaset olduğunu bilmesi gerektiğini ifade eden Safadi, Suriye'nin kuzeyindeki Türk operasyonunun derhal durdurulmasını istedi.
Arap Birliği hakkında
Arap Birliği 22 Arap ülkesinin üye olduğu bir ittifak topluluğu olarak biliniyor.
Birlik Mısır, Irak, Ürdün, Lübnan, Suudi Arabistan ve Suriye tarafından 22 Mart 1945’te Mısır’ın başkenti Kahire’de kuruldu.
7 ülkenin kuruluşundan itibaren yer aldığı daha sonra katılımlarla sayının 22’ye yükseldiği toplulukta ana üyelerin yanı sıra daimi gözlemci ülkeler de yer alıyor.



Gruplar Gazze'yi yeni bir savaştan kurtarmak konusunda anlaştı

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında dün Filistinli bir çocuk (AFP)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında dün Filistinli bir çocuk (AFP)
TT

Gruplar Gazze'yi yeni bir savaştan kurtarmak konusunda anlaştı

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında dün Filistinli bir çocuk (AFP)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında dün Filistinli bir çocuk (AFP)

İsrail, 10 Ekim'de yürürlüğe giren Gazze Şeridi'ndeki ateşkeste ihlallerini artırırken, müzakere sürecine katılan ve halen katılmakta olan Hamas ve Filistinli grupların kaynakları, liderlerinin arabulucuların İsrail'i anlaşmanın şartlarına uymaya ve anlaşmayı uygulamaya zorlama konusunda yetersiz ve aciz olduğunu düşündüğünü söylüyor.

Arabulucular ve diğer taraflarla devam eden iletişimin birçok ayrıntısına ve perde arkasına aşina olan kaynaklar, Şarku'l Avsat'a, Filistinli grupların bu ihlaller konusunda sabırlarının tükenmekte olduğu konusunda hemfikir olduklarını, ancak aynı zamanda bu ihlallere askeri olarak yanıt verme kapasitelerinin olmadığını da kabul ettiklerini söyledi.

Kaynaklar, savaşa geri dönme ihtimalinin ortadan kaldırılması gerektiği konusunda görüş birliği olduğunu belirtiyor.


Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek için gösteri düzenledi

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
TT

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek için gösteri düzenledi

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)

İsrail ve Hamas arasında iki yıldan uzun süredir devam eden kanlı savaşın harap ettiği Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilere destek olmak için dün Paris'te binlerce kişi gösteri düzenledi.

Organizatörlerin yaklaşık 50 bin, Paris polisinin ise yaklaşık 8 bin 400 kişi olduğunu tahmin ettiği kalabalık, "Gazze, Gazze, Paris seninle" ve "Paris'ten Gazze'ye direniş!" gibi sloganlar atarak yürüdü. Filistin bayrakları ve "Filistin, sessiz kalmayacağız" ve "Soykırımı durdurun" yazılı pankartlar taşıdılar.

Yürüyüşe, başta Boyun Eğmeyen Fransa Partisi lideri Jean-Luc Mélenchon olmak üzere birçok sol görüşlü siyasi isim katıldı.

Fransa-Filistin Dayanışma Derneği Başkanı Anne Tuyon, ateşkesin 10 Ekim'de yürürlüğe girmesinden yedi hafta sonra AFP'ye yaptığı açıklamada, "Henüz hiçbir şeyin yolunda olmadığını unutmamalıyız" dedi. Dernek, gösteriye çağrıda bulunan 80 STK, siyasi parti ve sendikadan biri.

frgt
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)

"Ateşkes sadece bir sis perdesi... İsrail bunu her gün ihlal ediyor, Gazze'ye insani yardımların girmesini engellemeye devam ediyor ve Gazze'deki altyapıyı ve evleri yıkmaya devam ediyor. Kalıcı bir ateşkes ve soykırımın sona ermesini talep ediyoruz."

ABD'nin arabuluculuğunda varılan ateşkes anlaşmasının şartları uyarınca, İsrail ordusu Gazze Şeridi'nden "sarı hat"ın gerisine çekildi ve bu hat, İsrail'e bölgenin yüzde 50'sinden fazlasının kontrolünü hâlâ sağlıyor.

Ancak, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e saldırmasının ardından patlak veren savaşta ateşkes son derece kırılgan olmaya devam ediyor.

Anne Tuyon, "İsrail'in uluslararası hukuka uymasını sağlamanın tek yolu yaptırımlar uygulanmasıdır" diyerek, işgal altındaki Batı Şeria'da yerleşimci şiddetinin "eşi benzeri görülmemiş boyutlara" ulaştığı "yerleşim faaliyetlerindeki şaşırtıcı hızlanma"yı kınadı.

Tam adını vermek istemeyen 72 yaşındaki Saliha, Gazze'deki "soykırıma" karşı düzenlenen bir yürüyüşe katılmak için geldiğini söyledi.

"Tüm insanlık çaresizce izliyor. Bu tam bir dokunulmazlık," diyerek, "İnsanların bunu görüp de hiçbir şey yapamaması son derece şok edici. Yapabileceğimiz tek şey seferber olmak" ifadelerini kullandı.

İsminin açıklanmasını istemeyen 42 yaşındaki Bertrand ise perşembe günü işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Cenin'de İsrail polisi ve ordusunun ortak operasyonunda öldürülen iki adamın videolarının da kanıtladığı gibi, "katliam ve soykırımın devam ettiğini" söyledi. Birleşmiş Milletler, "bir başka yargısız infaz gibi görünen" olayın soruşturulması çağrısında bulundu.

Protestocular, ekonomik ve mali yaptırımların olmaması nedeniyle, "Sokaklarda ve seçilmiş yetkililer aracılığıyla baskı yapmaya devam etmeliyiz" diye düşünüyor.


İsrail'in saldırıları, Lübnan halkının günlük hayatını felç ediyor

Lübnanlı askerler, Hizbullah’ın askeri kanadının lideri Heysem et-Tabtabai suikastında hedef alınan güney banliyölerindeki binanın çevresine güvenlik kordonu oluşturdu (AP)
Lübnanlı askerler, Hizbullah’ın askeri kanadının lideri Heysem et-Tabtabai suikastında hedef alınan güney banliyölerindeki binanın çevresine güvenlik kordonu oluşturdu (AP)
TT

İsrail'in saldırıları, Lübnan halkının günlük hayatını felç ediyor

Lübnanlı askerler, Hizbullah’ın askeri kanadının lideri Heysem et-Tabtabai suikastında hedef alınan güney banliyölerindeki binanın çevresine güvenlik kordonu oluşturdu (AP)
Lübnanlı askerler, Hizbullah’ın askeri kanadının lideri Heysem et-Tabtabai suikastında hedef alınan güney banliyölerindeki binanın çevresine güvenlik kordonu oluşturdu (AP)

Lübnanlılar, hayatlarını kritik bir dönemeçte kısıtlayan bir belirsizlik dönemi yaşıyor. Genel ruh halleri iki tarihte birleşiyor. Bunlardan birincisi dün başlayan ve 2 Aralık 2025'te sona erecek olan Papa XIV. Leo'nun Beyrut ziyareti, ikincisi yıl sonuna kadar Hizbullah'ın silahlarını teslim etmesi sorununu çözmek için ABD tarafından verilen sürenin dolduğu son tarih.

Bu iki uç nokta arasında, bölgeler, mezhepler ve sınıflar arasında ortak bir endişe hali hakim. Bu durum, yurtdışında yaşayanlar ve yerel halkın ifadeleriyle de açıkça görülüyor. Artık siyasi takvimler, seyahatten işe ve kutlamalara, günlük planlara kadar kişisel kararların ritmini belirliyor.

Psikolog Dr. Davud Ferec, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, “Lübnan halkı, belirleyici anlar olarak gördükleri iki takvimle meşgulken şu anda savaş kaygısının doruk noktasını yaşıyor” diyerek durumu kendi yorumuyla açıklıyor.

Dr. Ferec, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Genel olarak, kararın halkın elinde olmadığı, halkın kararı etkileme gücünün olmadığı, halkı koruyacak önleyici planların olmadığı ve halkın güvenlik hissi verecek psikolojik alternatiflerin olmadığı kanısı var. Bu yüzden beklemek bir yaşam biçimi haline geliyor.”