​DEAŞ ailelerinden 785 kişi Ayn İsa Mülteci Kampı'ndan kaçtı iddiası

Türk ordusunun Suriye'nin kuzeyindeki Rasulayn kasabasındaki hedefleri vurması nedeniyle yükselen dumanlar (AFP)
Türk ordusunun Suriye'nin kuzeyindeki Rasulayn kasabasındaki hedefleri vurması nedeniyle yükselen dumanlar (AFP)
TT

​DEAŞ ailelerinden 785 kişi Ayn İsa Mülteci Kampı'ndan kaçtı iddiası

Türk ordusunun Suriye'nin kuzeyindeki Rasulayn kasabasındaki hedefleri vurması nedeniyle yükselen dumanlar (AFP)
Türk ordusunun Suriye'nin kuzeyindeki Rasulayn kasabasındaki hedefleri vurması nedeniyle yükselen dumanlar (AFP)

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) geçtiğimiz Çarşamba günü başlattığı askeri operasyon kapsamındaki bombardımanının ardından, Suriye’nin kuzeyinde DEAŞ unsurlarının ailesinden binlerce kişiyi barındıran Ayn İsa Mülteci Kampı'ndan 785 kişinin kaçtığını öne sürdü.
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ise kampı korumak için yeterli personelleri olmadığını bildirdi.
Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ve Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), kamp gardiyanlarının, yabancı DEAŞ unsurlarının aile üyeleri de dahil olmak üzere çoğu evlerini terk etmek zorunda kalan 13 bin kişiye ev sahipliği yapan kamptan çekildiğini açıkladı.
Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, bugün DEAŞ unsurlarının ailelerinde 785 kişinin Ayn İsa kampından kaçmayı başardığını belirterek, yakınlardaki bombardımanların ardından kamp muhafızlarına saldırdıklarını ve kaçmak için kapıları açtıklarını öne sürdü.
Yönetim, daha önce yaptığı açıklamada, Türkiye sınırına 30 kilometre uzaklıkta bulunan Ayn İsa köyündeki kampın yakınlarının hedef alındığını iddia etmişti.
AFP’ye konuşan kamp yetkilisi, söz konusu bombardımanın DEAŞ unsurlarının ailelerinin bulunduğu kampın yakınındaki uluslararası yolda gerçekleştiğini bildirdi.
Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, kendilerine bağlı İnsani İşler Ofisi’nin yetkilisi Abdulkadir Muhid’in açıklamasına Facebook sayfasında yer verdi.
Muhid, kampın şu an ‘korunmasız ve yönetimsiz’ olduğunu söyleyerek, Türk askerlerinin kampın yakınlarına yönelik bombardımanı sonucu DEAŞ ailelerinin ayaklanmasının ardından İç Güvenlik Güçleri’ne bağlı gardiyanların kamptan çekildiğini dile getirdi.
SOHR da, gardiyanların, SDG ile Suriye Milli Ordusu arasında devam eden çatışmalara katılmak üzere çekilmesinin ardından DEAŞ unsurlarının ailelerinin kamptan kaçtığını duyurdu.
Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, Türkiye’nin operasyonu nedeniyle dün Ayn İsa Mülteci Kampı için bir çözüm veya alternatif bir yer aradıklarını açıklamıştı.
Yönetim, geçtiğimiz Cuma günü de, Türkiye sınırına 12 kilometre uzaklıkta bulunan 7 bin kişilik bir başka kampı da aynı nedenlerle boşaltmıştı.
Diğer taraftan, SDG'nin Basın Sorumlusu Mervan Kamışlo, kendilerine bağlı güvenlik güçlerinin Ayn İsa Mülteci Kampı’nı korumak için yeterli personele sahip olmadığını belirtti.
Reuters’a konuşan Kamışlo, güvenlik güçlerinin ön cephelerde yeniden konuşlandırılmasıyla zaten zayıflamış olan kamp güvenliğinin, bombardımanlar nedeniyle kalan gardiyanların da kaçmasıyla ağır bir darbe aldığını söyledi.
Barış Pınarı Harekatı’nın geçtiğimiz Çarşamba günü başlamasıyla, TSK ve Suriye Milli Ordusu sınır bölgesinde YPG’ye karşı büyük bir saldırı başlattı. SDG’nin sınır alanındaki ilerlemelerini önlemeye çalışmasıyla çatışmalar şiddetlendi.
SDG tarafından kontrol edilen kuzeyde Ayn İsa ve Roj, kuzeydoğuda ise el-Hol isimli 3 kampta, DEAŞ unsurlarının 12 bin ailesi bulunuyor. Ancak büyük çoğunluğu el-Hol kampında tutuluyor.



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.