​Veliaht Prens Selman: Rusya'nın Yemen’in toprak bütünlüğünü desteklemedeki rolünü takdir ediyoruz

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Suudi Arabistan – Rusya Ekonomi Komitesi'nin toplantısında bir araya geldi. (EPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Suudi Arabistan – Rusya Ekonomi Komitesi'nin toplantısında bir araya geldi. (EPA)
TT

​Veliaht Prens Selman: Rusya'nın Yemen’in toprak bütünlüğünü desteklemedeki rolünü takdir ediyoruz

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Suudi Arabistan – Rusya Ekonomi Komitesi'nin toplantısında bir araya geldi. (EPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Suudi Arabistan – Rusya Ekonomi Komitesi'nin toplantısında bir araya geldi. (EPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Suudi Arabistan – Rusya Ekonomi Komitesi'nin ilk toplantısında yaptığı açıklamada ülkesinin Rusya ile olan iş birliğinin sürdürülmesi, iki ülke arasında stratejik ortaklığın kurulmasının önemi ve Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 adımları ile uyumlu bir çok yatırım projesi ve fırsatları ele almak gerektiğini vurguladı.
Yemen’in toprak bütünlüğünü ve siyasi çözüme olan ihtiyacı destekleyen Rusya’yı takdir eden Veliaht Prens, ülkesinin Rusya ile bütün ülkelerin Birleşmiş Milletler (BM) anlaşmasına uyulması gerektiğini konusunda hem fikir olduğuna dikkati çekti.
Veliaht Prens Selman ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin dün başkent Riyad’da gerçekleşen Suudi Arabistan- Rusya Ortak Komitesi toplantısına başkanlık ederken Putin toplantıya katılan Suudi Arabistanlı ve Rus şirketlerinin iki ülke arasındaki ekonomiye katkı sağlama konusuna önemli bir rol oynadıklarını söyledi. Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) ve Kamu Yatırım Fonu arasındaki  başarılı iş birliğine de değinen Putin, Veliaht Prens’in bu ortaklığın kurulmasındaki rolüne övgüde bulundu. Rus iş adamlarının Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 prohesinden yararlanmasını umduklarını söyledi.
Rusya Devlet Başkanı ile Suudi Arabistan Veliaht Prensi daha önce gerçekleştirdikleri resmi oturumda iki ülke ilişkilerinin gözden geçirilmesi, iş birliği alanları, enerji alanındaki iş birliği, altyapı yatırımları, pazarların dengelenmesinde ortaklık, tüketici ve üreticilerin çıkarları arasından denge sağlanması gibi konuları görüştü.
Toplantıda özellikle Suriye ve Yemen’de yaşanan durum ile radikalizm ve terörle mücadele gibi birçok önemli konu ve gelişme de ele alındı.
Suudi Arabistan- Rusya Ekonomi Komitesi’nin Suudi Başkanı Ulusal Muhafızlar Bakanı Abdullah bin Bender bin Abdulaziz yaptığı konuşmada gelecek için planlanan ve ortak projelerin hedeflerine ulaşması için çalışmalar yürüten komite için Suudi tarafının hazır olduğunu belirterek RDIF’ın Rusya dışında ilk kez Riyad’da şube açmasını da takdir etti.
Suudi Arabistan- Rusya Ekonomi Komitesi’nin Rus Başkanı olan  Rusya Doğrudan Yatırım Fonu CEO'su Kirill Dmitriev de iki ülke arasındaki iş birliğini geliştirmedeki isteği ele almak ve ekonomik ortaklığı geliştirmek için komite ile birlikte çalışacaklarını ifade etti.
Toplantıda Suudi Aramco CEO'su ve İcra Kurulu Başkanı Mühendis Amin Naser’in yanı sıra çok sayıda Rus ve Suudi Şirket başkanları da konuşma yaptı.
Şirket Başkanları konuşmalarında iki ülke arasındaki işbirliği alanlarına dikkat çekti.
Gözrüşmelerde ayrıca Suudi Arabistan- Rusya Ortak Komitesi toplantısının tutanağı da imzalandı.



Suudi Arabistan ilk hacı gruplarını ağırlamaya başladı

Suudi Pasaport Otoritesi, hacı adaylarının uluslararası limanlar üzerinden giriş işlemlerini kolaylaştırmak için tüm imkanlarını seferber etti (SPA)
Suudi Pasaport Otoritesi, hacı adaylarının uluslararası limanlar üzerinden giriş işlemlerini kolaylaştırmak için tüm imkanlarını seferber etti (SPA)
TT

Suudi Arabistan ilk hacı gruplarını ağırlamaya başladı

Suudi Pasaport Otoritesi, hacı adaylarının uluslararası limanlar üzerinden giriş işlemlerini kolaylaştırmak için tüm imkanlarını seferber etti (SPA)
Suudi Pasaport Otoritesi, hacı adaylarının uluslararası limanlar üzerinden giriş işlemlerini kolaylaştırmak için tüm imkanlarını seferber etti (SPA)

Suudi Arabistan, bu yılki Hac mevsimi için hazırlıklarını tamamladı. Dünyanın dört bir yanından gelecek hacı adayları, bugünden itibaren ülkeye girmeye başladı ve ibadetlerini kolaylıkla ve huzur içinde yerine getirebilmeleri için kapsamlı hizmetler sunulacak.

Suudi Arabistan Pasaport Genel Müdürlüğü dün yaptığı açıklamada, tüm uluslararası hava, kara ve deniz giriş noktalarının hacı adaylarını karşılamaya ve işlemlerinin sorunsuz bir şekilde yürütülmesini sağlamaya tamamen hazır olduğunu vurguladı.

Pasaport Genel Müdürlüğü, hacı adaylarının giriş işlemlerini kolaylaştırmak için mevcut tüm kaynakları kullanma konusundaki kararlılığını vurguladı. Bu, giriş noktalarındaki platformların en son modern teknolojiyle donatılmasını ve hacı adaylarının konuştuğu çeşitli dillerde yetkin personel tarafından yönetilmesini içeriyor.

Suudi Arabistan'a ilk Hac uçuşu bugün gerçekleşirken, ilgili makamlar, liderliğin, tüm kaynakları hacı adaylarına hizmet etmeye ve beklentilerini karşılayan güvenli ve rahat bir deneyim sağlamaya yönelik direktifleri doğrultusunda kapsamlı bir hizmet sistemi hazırladı.

Çeşitli tarafların yoğun hazırlıkları eşliğinde, hacıların geliş anından ayrılış anına kadar yolculuklarını kolaylaştırmak ve Suudi Arabistan'ın İki Kutsal Mescid'e ve Allah'ın misafirlerine hizmet etmedeki öncü konumunu güçlendirmek amacıyla, önümüzdeki günlerde Zilhicce ayının başlangıcına (18 Mayıs) kadar uçuş akışı devam edecektir.

Hac Bakanlığı, daha kolay ve güven verici bir manevi yolculuk için çeşitli platformlarında birçok dilde sunulan dijital bilgilendirme kılavuzlarındaki talimat ve yönergelerin takip edilmesini tavsiye etti.

Bakanlık, hacı adaylarını uçuş programlarına uymaya, hafif bagaj taşımaya, büyük miktarda para veya ilaçları gümrüğe beyan etmeye, seyahat belgelerini ve Hac vizelerini hazır bulundurmaya, gümrük düzenlemelerine uymaya ve yasak eşyaları taşımamaya çağırdı.

Ayrıca, hacı adaylarına gerektiğinde kullanmak üzere reçete ve tıbbi raporları yanlarında bulundurmalarını, hizmet sağlayıcılarıyla "Bagajsız Hac" girişimi hakkında bilgi edinmelerini ve "Nusuk" kartlarını almalarını tavsiye etti.

Hac Bakanlığı, uçakla seyahat eden yolcuları, varış noktaları Mekke ise uçağa binmeden önce ihramlarını giymeye ve mikattan geçerken yapılan anonsu dikkatle dinleyerek niyetlerini belirtmeye ve telbiyeye başlamaya çağırdı.

Bu yılki sezonda, Bakanlık, hacıların rahatlığını sağlamak ve manevi yolculuklarını kolaylaştırmak için teknolojik olanaklardan yararlanmak amacıyla sürdürdüğü çalışmaların devamı olarak "Nusuk" kartını kullanmaya devam etmektedir.

Yurt dışından gelenlere vize verildikten sonra hizmet sağlayıcı tarafından teslim edilen ve "Nusuk" ve "Tawakkalna" uygulamalarında dijital versiyonu da bulunan kart, hacı adaylarının çok çeşitli avantajlardan ve hizmetlerden yararlanmasını sağlar. 

"Çantasız Hac" hizmeti, hacı adaylarının bagajlarını ülkelerinden Mekke ve Medine'deki ikametgahlarına göndermelerine ve ibadetleri yerine getirdikten sonra tekrar ülkelerine geri göndermelerine olanak tanırken, daha kolay ve sorunsuz hareket etme, bagaj durumunu takip etme, güvenlik ve eşyalara özen gösterme gibi özellikleriyle öne çıkmaktadır.


Faysal bin Ferhan ve Rubio, Hürmüz Boğazı'nın açık kalmasının sürdürülebilirliğini görüştü

Marco Rubio ve Prens Faysal bin Ferhan (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Marco Rubio ve Prens Faysal bin Ferhan (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Faysal bin Ferhan ve Rubio, Hürmüz Boğazı'nın açık kalmasının sürdürülebilirliğini görüştü

Marco Rubio ve Prens Faysal bin Ferhan (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Marco Rubio ve Prens Faysal bin Ferhan (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Amerikalı mevkidaşı Marco Rubio ile bölgedeki son gelişmeleri, özellikle de Hürmüz Boğazı'nın açık kalmasının sağlanması ve Lübnan'daki ateşkesin pekiştirilmesi çabalarını görüştü.

Prens Faysal bin Ferhan ile Bakan Rubio arasında dün gerçekleşen telefon görüşmesinde, her iki taraf da bölge ülkeleri için güvenlik ve istikrarın sağlanmasında diyaloğun ve diplomatik çözümlerin önemini vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, dün Hürmüz Boğazı'nın ticari gemi trafiğine tamamen açıldığını duyurdu. Diğer yandan Lübnan'daki 10 günlük ateşkesin sürdüğü görülüyor.

Trump, sosyal medya paylaşımında, İran'ın ABD'nin yardımıyla boğazdaki tüm deniz mayınlarını temizlemek için çalıştığını belirtti.

Suudi Arabistan perşembe günü ABD Başkanı'nın Lübnan'da ateşkes ilan etmesini memnuniyetle karşıladı ve Lübnanlı mevkidaşı Joseph Avn, Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam ve Meclis Başkanı Nebih Berri'nin oynadığı önemli olumlu rolü takdirle karşıladı.

Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Suudi Arabistan'ın Lübnan'ın egemenliğini genişletme, silahları devlet kurumlarıyla sınırlama, attığı reform adımları ve Lübnan'ın kaynaklarını, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü koruma çabalarına verdiği destek yinelendi.


Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Antalya'da düzenlenen dörtlü bakanlar toplantısına katıldı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Antalya'da düzenlenen dörtlü bakanlar toplantısına katıldı
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Antalya'da düzenlenen dörtlü bakanlar toplantısına katıldı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Antalya'da düzenlenen dörtlü bakanlar toplantısına katıldı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, Mısır Dışişleri, Uluslararası İşbirliği ve Gurbetçiler Bakanı Dr. Bedr Abdulati ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın katılımıyla Antalya’da düzenlenen dörtlü bakanlar toplantısına katıldı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre toplantıda, bölgedeki son gelişmeler ele alındı ​​ve Pakistan'ın arabuluculuk çabalarına ve İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında kalıcı bir ateşkes sağlanması yönündeki girişimlerine destek verildi. Bu ateşkes, gerginliğin azaltılmasına, bölgenin ve dünyanın savaşın yol açabileceği ciddi güvenlik ve ekonomik sonuçlardan korunmasına katkıda bulunacaktır.