Lübnan'da çocuk işçi sorunu

Lübnan'da yaygın olarak görülen çocuk işçi sorunu son yıllarda Suriyelilerin yerinden edilmesiyle arttı. (Reuters)
Lübnan'da yaygın olarak görülen çocuk işçi sorunu son yıllarda Suriyelilerin yerinden edilmesiyle arttı. (Reuters)
TT

Lübnan'da çocuk işçi sorunu

Lübnan'da yaygın olarak görülen çocuk işçi sorunu son yıllarda Suriyelilerin yerinden edilmesiyle arttı. (Reuters)
Lübnan'da yaygın olarak görülen çocuk işçi sorunu son yıllarda Suriyelilerin yerinden edilmesiyle arttı. (Reuters)

Carine Eliane
Lübnan'da son zamanlarda, yollar ve tarım arazileri gibi alanlarda çalışan çocuk sayısında önemli ölçüde artış görülüyor. Çocukları tehdit eden bu ve benzeri durumlara müdahale edecek ve onları koruyacak resmi bir plan ise mevcut değil.
Çalışan çocuklar ve çalışan kadınlar meselesi alanında çalışmalar yürüten Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Birimi'nin başkanı olan sosyo-eğitim uzmanı Nuzha Şalita çocuk işçiler sorununun yaygın bir durum olduğunu, özellikle de son yıllarda Suriyelilerin yerinden edilmesiyle artış yaşandığını belirtti. Özellikle göç ettikleri için çalışan çocukların sayıları konusunda belirli bir istatistiğin bulunmadığını belirten Şalita açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Aslında Çalışma Bakanlığı’nın talebi üzerine Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun (UNICEF) da desteğiyle Araştırma ve Danışmanlık Merkezi tarafından sokaklardaki çocuk işçiler konusunda çalışma da dahil bu konuda birçok çalışma mevcut. Ancak sokaklardaki çocukların bölgeler arasında sürekli hareket halinde olmaları sayılarının belirlenmesini zorlaştırıyor. Yine de Lübnan’ın kıyı şeridini kapsayan bir çalışmada, bu bölgede tahmini olarak bin 500 çocuk işçinin olduğu belirlendi. Söz konusu verinin doğruluğunun onaylanması ise oldukça zor.”
Çoğu Suriye uyruklu
Şarku'l Avsat'ın Independent Arabia’dan çevirdiği habere göre Nuzha Şalita, bu alanda yapılan çalışmalarla ilgili şunları söyledi:
“Akkar ve Bekaa’da tarım sektöründe çalışan çocukları içeren bir çalışmada çoğu Suriyeli en az 5 bin çocuk işçinin olduğu görüldü. Cinsel saldırı, şiddet ve diğer ihlallere maruz kalma riskleri olan kız çocukları da mevcut. Çalışmaya göre sokaklarda çalışan çocuklar farklı yaşlarda.”
Şalita, Çalışma Bakanlığı’nın talebi üzerine ve ILO’nun desteğiyle Merkezi İstatistik Bürosu tarafından yürütülen Lübnan’daki çocuk işçiler hususundaki bir ankete dikkati çekerek, “Elektrik, mekanik ve tarım gibi farklı sektörlerde 34 bin Lübnanlı çocuğun çalıştığı belirtiliyor” dedi.
Çok plan var ama uygulanmaları imkansız
Çalışma Bakanlığı ve ilgili birçok kuruluşun çocuk işçilerle mücadeleye dair çeşitli girişimleri bulunuyor. Ancak Şalita, gerekli finansman yetersizliği nedeniyle söz konusu girişimlerin uygulanmasının sınırlı düzeyde kaldığını belirtiyor:
“Sokaklardaki çocuk işçiler sorunuyla mücadele etmek için bir birim kuruldu. Çok sayıda memur ve güvenlik gücüne sokaklardaki çocuklara nasıl davranılacağı konusunda eğitim verildi. Ne yazık ki fon yetersizliği nedeniyle çalışmalar durduruldu. Tüm fonlar, sivil toplum kuruluşlarına ve ilgili örgütlere tahsis edildi. Fonların nasıl harcanacağına dair bir takip faaliyeti bulunmuyor. Konuya ilişkin uzmanlığa ve bilgiye sahip olmadan propaganda kampanyaları ile ilgilenen dernekler de var.”
Çalışma Bakanlığı önderliğindeki çeşitli resmi idarelerden, bakanlıklardan, uluslararası kuruluşlardan ve derneklerden üyeleri olan Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Uluslararası Komitesi, 2016 yılına kadar en kötü durumdaki çocuk işçiliği faaliyetlerini yok etmek için ulusal bir eylem planı hazırladı. Ancak planın süresi 2020 yılına kadar uzatıldı.
Şalita’ya göre kısmen mütevazı bir fon ve kısıtlı imkanlar mevcut. Çalışma Bakanlığı ise 18 yaş altı gençlerin, kötü işlerde çalışmasını yasaklayan 8987 sayılı bir kararname hazırladı.
Amerikan Üniversitesi’nin çalışması
Beyrut Amerikan Üniversitesi tarafından yürütülen ve en kötü işlerin tanımlandığı bir çalışmada konuya dair şu ifadelere yer verildi:
“Bakanlığın çocuk işçiliği ile dernekler aracılığıyla ilgilenmesi nedeniyle, riskten kaçınmak amacıyla tarım alanında çocuk işçiliği için 8987 sayılı kararnamenin nasıl kullanılacağına dair bir rehber geliştirildi. Kararname, Bekaa bölgesinde kısmen genelleştirildi. Genel Müdürlük bu hususta önemli bir rol oynadı ve 16 yaş altındaki çocukların tarım alanında çalışmasını engelledi. Durum genelleştirildi. Gözetim ve kontrol için devriyeler gönderildi. Çocukları kötü çalışma şekillerinden korumak için çeşitli alanlarda merkezler kurduk. Bu merkezler, tahsis edilen fonlarda görünür biçimde bir israf nedeniyle kapatıldı. Çocuk işçiliğine karşı bir ulusal grup oluşturduk. Çocukları donatmaya ve onları faaliyetlere yönlendirmeye çalışıyoruz. Bu bağlamda SCREAM (Support Children through Education Art and Media) ile çok şey başardık. Ama kurumlara yardım etmek istediğimiz programlar olsa bile fon eksikliği, üstesinden gelinmesi zor olan büyük bir engel teşkil ediyor.”
Girişimler
Nuzha Şalita, Sosyal İşler Bakanlığı’na bağlı Kalkınma Hizmetleri Merkezleri’ni destekleme çağrısı yaptı. Şalita, söz konusu desteğin ulusal plan dahilinde, kapsamlı bir stratejiye yönelik farkındalığı artırmak için her türlü araca yatırım yapmanın yanı sıra ulusal planın da bir parçası olduğunu belirtti. Finansman eksikliğinin bu girişimlerin uygulamaya koyulmasını engellediğine dikkat çeken Şalita, “Çocuk işçiliğine karşı mücadelenin yalnızca Çalışma Bakanlığı’nın sorumluluğunda olmadığı, hedefe ulaşmak için birlikte çalışmayı gerektirdiği açıkça belirtilmelidir” dedi.
Şalita’ya göre bugün atılan temel adımlardan biri de Çalışma Bakanlığı’nın denetçilere yabancı işçilere yönelik baskınlar sırasında çocuk işçilerin varlığına ilişkin araştırma yapma talimatı vermesi oldu. Zira çocukların tehlikeli çalışmalar kapsamında riske atıldığı gözlemlendiğinde bu kuruluşlar derhal kapatılıyor.
Çok sayıda girişim ve planın ortaya koyulduğu, bakanlığın çok sayıda çaba sarf ettiği açıkça görülüyor. Ancak gerekli fonlar tahsis edilmediği sürece tüm çabalar sınırlı kalacak.
Çocuğun hayatına saldırı, tehlike ve sorumluluklar
Psikiyatrist Gisele Nader’e göre 18 yaşın altındaki çocukların uluslararası yasalar uyarınca çalışması yasak. Ancak çoğu ülkede bu yasalar ihlal ediliyor. Lübnan da bu ülkelerden biri. Nader açıklamasında şunları söyledi:
“Sokak çocukları ve belirli mesleklerde çalışan çocuklar arasında bir ayrım olması gerekiyor. Sokak çocuklarına yardım etmeye çalışan birçok dernek var ama zorluklarla karşı karşıyalar. Çünkü bu çocukların arkalarında paralarını teslim ettikleri, kendilerine koruma sağlayan mafyalar var”
Çocukların kâr yapmak amacıyla sömürüldüğünü söyleyen Nader açıklamasını şöyle sürdürüyor:
“Belirli mesleklerde ve farklı alanlarda çalışan çocuklar var. Maruz kaldıkları koşullar işin niteliğine göre değişiyor. Hiç şüphe yok ki 5 yaşında çalışan bir çocuk, 14 yaşındaki çocuğa göre daha fazla riskle karşı karşıya. Ancak koşullar hiçbir şekilde çocuklar için uygun değil. Zira psikolojik açıdan da zararlara maruz kalıyorlar. Bir gencin yaz aylarında birkaç saatliğine bir işte çalışması, büyümesinde ve gelişmesinde o gence katkıda bulunabilir ve bir mesleği öğrenmesine de yardımcı olabilir. Ama bu da çalışma koşullarının kendisi için uygun olmasına, risk taşımamasına ve ebeveynlerinin izin vermesine bağlıdır. Buradaki amaç da eğlence ve eğitimdir.”
Yorucu işler uygun değil
Gisele Nader, söz konusu işin faydalı ve zevkli olmasına gencin vaktinin çoğunu almaması, yorucu, küçük düşürücü ve fiziksel kapasitesini aşmaması gerektiğine de dikkat çekti. Fakat söz konusu küçük bir çocuk olduğunda riskin arttığını, çünkü işin onun çocukluğunu ve oyun sürelerini çalacağını belirten Nader konuya dair şu değerlendirmelerde bulundu:
“Çocuk henüz yeterli bilince sahip olmaması nedeniyle şiddete, psikolojik ve fiziksel baskıya maruz kalabilir. Bu durumda çalışırken yaşayacağı birçok saldırının yanı sıra güvensizlik, endişe, korku, stres ve depresyon hisleri yaşayabilir. Aynı şekilde henüz erken bir dönemden geçtiği için kötü alışkanlıklar da edinebilir. Çocukluğunda oyunlara, eğlenceye ve derslere katılması ve ailesi tarafından temel ihtiyaçlarının karşılanması gerekiyor.”



Gökbilimciler "ters yüz" gezegen sistemi karşısında şaşkına döndü

Güneş'ten daha soğuk ve daha az parlak olan LHS 1903'ün çevresindeki gezegenler, yıldızlarına çok daha yakın (Avrupa Uzay Ajansı)
Güneş'ten daha soğuk ve daha az parlak olan LHS 1903'ün çevresindeki gezegenler, yıldızlarına çok daha yakın (Avrupa Uzay Ajansı)
TT

Gökbilimciler "ters yüz" gezegen sistemi karşısında şaşkına döndü

Güneş'ten daha soğuk ve daha az parlak olan LHS 1903'ün çevresindeki gezegenler, yıldızlarına çok daha yakın (Avrupa Uzay Ajansı)
Güneş'ten daha soğuk ve daha az parlak olan LHS 1903'ün çevresindeki gezegenler, yıldızlarına çok daha yakın (Avrupa Uzay Ajansı)

Gökbilimciler, en dış çeperinde karasal gezegen bulunan gezegen sistemi karşısında şaşkına döndü. Gökcisminin alışılmadık bir süreç sonucu ortaya çıktığını düşünüyorlar.

Güneş Sistemi'nin iç kısmında karasal (Merkür-Mars), dış kısmındaysa gaz gezegenler (Jüpiter-Neptün) yer alıyor.

Bilim insanları bugüne kadar gözlemledikleri diğer gezegen sistemlerinde de bu sırayla karşılaştı.

Mevcut modellere göre Güneş'e yakın gezegenlerin karasal olmasının nedeni, radyasyonun gaz atmosferleri ortadan kaldırıp geriye yoğun, katı çekirdekler bırakması. Yıldızdan uzaktaki gaz devleriyse gazın birikebildiği ve gezegenlerin bu gazı tutabildiği daha soğuk bölgelerde oluşuyor.

Ancak bilim insanları Dünya'dan yaklaşık 117 ışık yılı uzaktaki kırmızı cüce bir yıldızın çevresinde bu örüntüye aykırı bir sistemle karşılaştı.

Araştırmacılar Avrupa Uzay Ajansı'nın ötegezegen uydusu CHEOPS'u kullanarak LHS 1903 adlı yıldıza en yakın gezegenin karasal ve sonraki ikisinin de gaz dünyası olduğunu tespit etti.

Ancak bu üçlüden sonra bir karasal gezegen daha vardı.

Bulguları hakemli dergi Science'ta yayımlanan çalışmanın başyazarı Dr. Thomas Wilson "Bu tuhaf düzensizlik, onu ters yüz edilmiş eşsiz sistem haline getiriyor" diyerek ekliyor: 

Karasal gezegenler genellikle ana yıldızlarından çok uzakta, gaz halindeki dünyaların ötesinde oluşmaz.

Bilim insanları gaz ve karasal gezegenlerin yer değiştirmesi veya dıştaki ilginç gezegenin zaman içinde gazını kaybetmesi ihtimallerinin muhtemel görünmediğini söylüyor.

Daha ziyade gezegenlerin farklı zamanlarda oluştuğuna dair kanıt bulduklarını ifade ediyorlar.

Bu nedenle yıldıza en yakın olandan başlayarak sırayla meydana gelen bu gezegenlerin bambaşka ortamlarda oluştuğu düşünülüyor. İlk üç gezegenin sistemdeki gazı kullanması nedeniyle sonuncu cisim bu halini almış gibi görünüyor. 

Warwick Üniversitesi'nden Dr. Wilson "Bu en dış gezegen oluştuğunda sistem, gezegen oluşumunda hayati önem taşıyan gazdan muhtemelen yoksun kalmıştı" diye açıklıyor:

Yine de burada, beklentilere meydan okuyan küçük, karasal bir dünya var. Gazdan yoksun bir ortamda oluşan bir gezegene dair ilk kanıtı bulduk gibi görünüyor.

Araştırmacılar bu cismin bir istisna mı, yoksa gezegen sistemleriyle ilgili yeni bir örüntünün ilk işareti mi olduğunu henüz bilmiyor. 

Bu 4. gezegen, yaşanabilirlik potansiyeli nedeniyle de ilgi çekiyor. Kütlesi Dünya'nınkinin 5,8 katı ve yaklaşık 60 derece sıcaklığa sahip.

Dr. Wilson "60 derece sıcaklık, Dünya'da kaydedilen en yüksek sıcaklık olan 57 dereceye çok yakın ve bu nedenle gezegenin yaşanabilir olması kesinlikle mümkün" ifadelerini kullanıyor:

James Webb Uzay Teleskobu'nun yapacağı gözlemler, gezegenin koşullarını ortaya çıkararak yaşama ne kadar elverişli olduğunu anlamamıza katkı sağlayabilir.

Independent Türkçe, Phys.org, Reuters, Science


Erkeklerin çoğunu cepheye gönderen Rus köyü: “Kahramanlık unvanı istiyoruz”

Ateşkes görüşmelerine rağmen Ukrayna'nın güneyindeki cephe hattında çatışmalar sürüyor (Reuters)
Ateşkes görüşmelerine rağmen Ukrayna'nın güneyindeki cephe hattında çatışmalar sürüyor (Reuters)
TT

Erkeklerin çoğunu cepheye gönderen Rus köyü: “Kahramanlık unvanı istiyoruz”

Ateşkes görüşmelerine rağmen Ukrayna'nın güneyindeki cephe hattında çatışmalar sürüyor (Reuters)
Ateşkes görüşmelerine rağmen Ukrayna'nın güneyindeki cephe hattında çatışmalar sürüyor (Reuters)

Rusya'nın, ABD'ye ait Alaska eyaleti yakınlarındaki Sedanka köyü, Moskova yönetiminden "askeri kahramanlık" unvanı bekliyor.

Rusya'nın Uzak Doğu'sundaki Kamçatka Yarımadası'nda yer alan Sedanka, Ukrayna savaşına katkıları nedeniyle Kremlin yönetiminden "Askeri Kahramanlık Köyü" unvanı almak istiyor.

Kamçatka Krayı Valisi Vladimir Solodov, geçen yaz köye düzenlediği ziyarette Sedanka'ya prestijli "Askeri Kahramanlık Köyü" unvanını vermeyi planladığını açıklamıştı.

Bu unvan, II. Dünya Savaşı'nda önemli muharebelere sahne olan Sovyet şehirlerine veriliyordu. Madalya, Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından iptal edilmişti ancak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 20 yıl önce unvanı yeniden devreye sokmuştu.  

Solodov, Ukrayna savaşında çok sayıda asker göndermesi nedeniyle Sedanka'nın bu onuru hak ettiğini söylemişti.

Ancak New York Times'ın aktardığına göre Kremlin, köye henüz bu unvanı vermedi. Unvan kapsamında geleceği söylenen asker ailelerine kapsamlı destek de sağlanmadı. Köy sakinlerine göre yalnızca bir defaya mahsus yakacak odun gönderildi.

Kamçatka Krayı'nda cepheye gönderilen askerlere 33 bin dolara yakın ödeme yapılıyor. Daha sonra ödemeler aylık 5 bin 200 dolar civarında devam ediyor.

Yaklaşık 250 kişinin yaşadığı köydeki 67 erkekten 39'u, 7 bin kilometre batıdaki Ukrayna cephesine gitti.

Rusya Kuzey Yerli Halkları Derneği Başkanı Svetlana Zaharova'ya göre bu erkeklerden 19'u ya hayatını kaybetti ya da kayıp ve öldüğü varsayılıyor.

Sedanka'daki evlerin çoğu Sovyet döneminden kalma. Haberde, evlerin büyük bölümünde su olmadığı, çatıların aktığı ve tıkalı kanalizasyon sistemi nedeniyle toprak yollarda pis su birikintileri oluştuğu yazılıyor. Köyün etrafında çöp yığınlarının biriktiği de ifade ediliyor.

Savaşta eşini kaybeden 34 yaşındaki Zaharova, cepheden dönen askerlerdeki değişimin dikkat çekici olduğunu söylüyor:

Tükenmiş halde dönüyorlar, hayatta olmaktan mutlu değiller. İçe kapalı, değişmiş oluyorlar.

Köy sakinlerinden 43 yaşındaki balıkçı Dmitri Tulik de gönüllü olarak savaşa katılmak istediğini ancak cepheden dönen kardeşinin kendisini bu karardan vazgeçirdiğini belirtiyor:

Hem fiziksel hem de psikolojik olarak kardeşimin yarısı cephede kaldı. Çok kötü yaralanmıştı.

Moskova yönetimi savaştaki kayıplara dair resmi açıklama yapmıyor. Ancak Washington merkezli düşünce kuruluşu Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin (CSIS) geçen ayki raporuna göre, Rusya'nın Şubat 2022'deki saldırısıyla başlayan savaşta yaklaşık 2 milyon kişi öldü, yaralandı ya da kayboldu. 

Çalışmada, Rusya'nın yaklaşık 1,2 milyon kayıp verdiği ifade edilmiş, Ukrayna içinse bu rakamın 600 bin civarında olduğu bildirilmişti. Rus ordusunda 275 bin ila 325 bin askerin hayatını kaybettiği, Ukrayna ordusundaysa 100 bin ila 140 bin askerin yaşamını yitirdiği aktarılmıştı.

Independent Türkçe, New York Times, Guardian


Toksik aşk hikayesi final yapıyor: Ani duyuru izleyicileri şoka soktu

Tell Me Lies, Lucy ve Stephen arasındaki çalkantılı ama sarhoş edici ilişkiyi 8 yıl boyunca izliyor (Hulu / Disney+)
Tell Me Lies, Lucy ve Stephen arasındaki çalkantılı ama sarhoş edici ilişkiyi 8 yıl boyunca izliyor (Hulu / Disney+)
TT

Toksik aşk hikayesi final yapıyor: Ani duyuru izleyicileri şoka soktu

Tell Me Lies, Lucy ve Stephen arasındaki çalkantılı ama sarhoş edici ilişkiyi 8 yıl boyunca izliyor (Hulu / Disney+)
Tell Me Lies, Lucy ve Stephen arasındaki çalkantılı ama sarhoş edici ilişkiyi 8 yıl boyunca izliyor (Hulu / Disney+)

Ekranın "en toksik" aşk hikayelerinden biri olarak anılan hikaye sona eriyor. 

Tell Me Lies, yaratıcısı ve dizi sorumlusu Meaghan Oppenheimer'ın dünkü açıklamasına göre üçüncü sezonla final yapıyor. Final bölümünün ABD'de bugün, Türkiye'de ise yarın izleyiciyle buluşması bekleniyor. Tell Me Lies, Türkiye'de Disney+ üzerinden izlenebiliyor.

"Bu en başından beri aklımızda olan final"

"Üç harika sezonun ardından bu geceki bölüm Tell Me Lies'ın finali olacak" diyerek söze başlayan Oppenheimer, Instagram üzerinden yaptığı paylaşımda şunları yazdı:

Bu, senaryo ekibimle en başından beri aklımızda olan finaldi ve bununla inanılmaz gurur duyuyoruz. Bu sezona gösterdiğiniz olağanüstü ilgi, hikayeyi organik biçimde sürdürmenin başka bir yolu olup olmadığını araştırmamıza ilham verdi ancak sonunda, anlatının doğal sonuna ulaştığını hissettik.

Oppenheimer açıklamasını şöyle sürdürdü:

Asıl hedefim her zaman dizinin kalitesini korumak ve size verebileceğim en iyi izleme deneyimini sunmaktı. Bu yüzden, böylesine mutlu bir deneyim olan bir şeye veda etmek buruk olsa da niyeti belli bir finalle tamamlanmış bir hikaye anlatabildiğimiz için çok minnettarım. Bu, çok az dizinin sahip olduğu bir ayrıcalık. Dizimizi sevdiğiniz için teşekkür ederiz. Yakında size yeni hikayeler getirmek için heyecanlıyız.

Carola Lovering'in aynı adlı 2018 tarihli romanından uyarlanan dizi, Eylül 2022'de başlamıştı. 

Tell Me Lies; iki üniversite öğrencisi arasındaki yıkıcı ilişkiyi ve "fazlasıyla çalkantılı" arkadaş grubunda yaşananları anlatıyor. 

Oyuncu kadrosunda Grace Van Patten, Jackson White, Catherine Missal, Spencer House, Sonia Mena ve Branden Cook gibi genç yıldızlar yer alıyor.

Dizi iki farklı zaman diliminde ilerliyor: Biri 2008-2010'da, üniversite dönemini mercek altına alıyor; diğeri ise 2015'te, üniversite sonrasına ve Bree'yle (Missal) Evan'ın (Cook) düğününe odaklanıyor.

Yeni aşk üçgeni büyük ilgi çekti

Üçüncü sezon ise Bree'yle Evan'ın en yakın arkadaşı Wrigley (House) arasında filizlenen yeni ilişkiyi de anlatıya ekliyor ve bu hikaye kısa sürede izleyicinin ilgisini çekti. Oppenheimer, yakın zamanda Variety'ye verdiği söyleşide bu ilişkiyi şöyle açıklamıştı:

Arkadaş gruplarında hep aynı ortamlarda olup hiç baş başa kalmayan insanlar vardır. Bir grupta bulunursunuz ve bir bakarsınız, 'Ben bu kişiyle hiç özel bir konuşma yapmamışım' dersiniz. Yani birbirlerinden haberdarlardır ama kişisel düzeyde birbirlerini tanımazlar. Üçüncü sezona gelindiğinde ise birçok açıdan hayatlarındaki en ağır travmalarla yüzleşmiş kişilere dönüşüyorlar. Dibe vurmuş insanların birbirlerine tutunup iyileşmesini, birbirlerinde beklenmedik bir güvenli alan bulmasını anlatan hikayeleri severim. Bu yüzden bana kendiliğinden gelişen bir hikaye gibi geldi.

Oppenheimer ayrıca, üçüncü sezon "final sezonu" diye pazarlanmamış olsa da bunun "yıllar önce hayal ettiği ve anlattığı final" olduğunu söyledi.

Hayranlar final duyurusuyla neye uğradığını şaşırdı

Son bölümün yayımlanmasına kısa süre önce duyurulan bu haber, dizinin uzun süredir hayranı olan izleyicileri ani karar karşısında şaşkına çevirdi.

Bir izleyici "Tell Me Lies'ın finaline hiç hazır değilim" diyerek ekledi: 

Herkes 'Kemerlerinizi bağlayın', 'Beklenmedik olaylara hazır olun', 'Daha da kötüleşecek! diyor... NASIL DAHA KÖTÜLEŞEBİLİR Kİ?

Başka bir hayran ise "Tüm bu karmaşa bir bölümde nasıl sonuçlandırılacak ki?" diye isyan etti.

Yapımcı kadrosunda American Horror Story yıldızı Emma Roberts'ın da yer aldığı dizide, yazar Lovering de "danışman yapımcı" olarak projede yer alıyor.

Independent Türkçe, Variety, Deadline, Geo.TV