Hizbullah'ın ABD yaptırımları karşısında elinde bulundurduğu kartlar

Hizbullah’ın bir sonraki aşama için önündeki seçeneklerinde biri sokağı harekete geçirmek (AFP)
Hizbullah’ın bir sonraki aşama için önündeki seçeneklerinde biri sokağı harekete geçirmek (AFP)
TT

Hizbullah'ın ABD yaptırımları karşısında elinde bulundurduğu kartlar

Hizbullah’ın bir sonraki aşama için önündeki seçeneklerinde biri sokağı harekete geçirmek (AFP)
Hizbullah’ın bir sonraki aşama için önündeki seçeneklerinde biri sokağı harekete geçirmek (AFP)

Deniz Rahmet Fahri
Her adımında izlediği gizlilik politikasına sadık kalan Hizbullah, son yayınladığı ve anlamı itibariyle tehlike içeren bir mesajında, Lübnan bankalarına yönelik protesto gösterileri düzenlenmesi tehdidinde bulundu.
Hizbullah, mesajı bir gazeteci yoluyla sızdırırken protestonun nedeni, Lübnan bankalarının, ABD tarafından Hizbullah’a yönelik uygulanan yaptırımlar konusunda ABD ile iş birliği yapmasını önlemek. Son olarak, Jammal Trust Bank kapatıldı. Washington bu bankada Hizbullah’a yakın iş adamlarının parasının bulunduğunu iddia ediyordu.
Hizbullah’ın açıkça ve doğrudan tehditlere başvurması, her ne kadar inkâr etse de ABD yaptırımlarından ciddi zarar gördüğünü ortaya koyuyor.
Hizbullah, ABD yaptırımlarına nasıl karşılık verilecek?
Hizbullah, Lübnan’ın yaşadığı ekonomik krizin, ülkeye yönelik açıkça ilan edilmeden uygulanan yaptırımlar olduğunu düşünüyor. Yaptırımların amacı ülkede yaşanan krizin Hizbullah’ın siyasetinden ve İran ile ilişkisinden kaynaklandığını ortaya koyarak halk nezdinde Hizbullah’a karşı bir öfke yaratmak. Buna karşılık Hizbullah, Lübnan’da sahip olduğu kartları kullanmak istiyor. Hizbullah, elinde bulundurduğu kartları kullanarak ABD’nin istikrara darbe vurduğunu söyleyebilir. Uluslararası toplum ve ABD, Lübnan’da istikrarın korunması için çaba harcıyor. Hizbullah, “Her ne kadar üzerimizde baskı hissedersek o kadar Lübnan’daki istikrarı, siyaseti ve ekonomiyi baskı altına alırız” diyerek, ABD’nin yaptırımlarına karşı koyma yolunu seçti.
Lübnan’da bankaların önünde oturma eylemi yapmak, Hizbullah’ın, Washington’un uygulamalarına karşı elinde bulundurduğu kozların başında geliyor.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia kaynaklı haberine göre Hizbullah, Lübnan bankalarında parası bulunan ve kendisine yakın olan kişilerin mevduatlarını çekip İran Saderat Bankası’na veya İran bankacılık sistemi içerisinde yer almayan (ABD yaptırımları gerekçesiyle) başka bir bankaya yatırmaya hazırlanıyor. Hizbullah’ın Lübnan bankalarından parayı çekip Karz-ı Hasen kuruluşuna yatırması veya ekonomik istikrarı sarsmak ve bankacılık sektörünü tehdit etmek amacıyla herhangi bir yere yatırmayıp “evde bırakması” da yaptırımlara karşı yapabileceği başka hamleler arasında yer alıyor. ABD’nin yaptırım kararından 48 saat önce, yaptırımlar kapsamında yer alan Jammal Trust Bank’tan büyük miktarda para çekildi. ABD’nin söz konusu bankaya yaptırım uygulayacağı haberinin kim tarafından Hizbullah’a sızdırıldığı konusunda birçok soru işareti var. Hizbullah, yaptırım haberini önceden alarak bankadaki paralarını kurtarmış oldu. Independent Arabia’dan Deniz Rahmet Fahri’nin haberine göre, Bankacılar Kurulu’nun, medyaya duyurmadan, içeriden verdiği talimat ile tüm bankalar, müşterilerine haftalık bin doların üzerinde para çekemeyeceklerini haber verdi.
ABD’nin baskı politikalarına benzer şekilde baskı politikalarıyla cevap veren Hizbullah, ABD’nin Lübnan-İsrail deniz sınırını belirleme çalışmalarını engelledi. Hizbullah bu yolla, İran’ın, ABD yaptırımları karşısında uyguladığı siyasetin aynısını uyguluyor.
Siyasette
İran, yaptırımların hafifletilmemesi halinde ABD ile nükleer anlaşma konusunda veya herhangi bir konuda masaya oturmayacağını söylüyor. Ayrıca İran’ın, ihtilaflı konuları kışkırtarak siyasi istikrarı sarsmak gibi bir seçeneği de var.
Öte yandan Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, Hristiyan müttefikleri Özgür Yurtsever Hareketi lideri Cibran Basil ve Marada Hareketi lideri Süleyman Franci’yi Cumhurbaşkanlığına çağırdı. Basil, Suriye’nin Arap Birliği’ne tekrar alınması fikrini gündeme getirdi. Bu öneri, Lübnan hükümetinin, Arap Birliği’nde görüş birliğine varılan noktalarda uyum gösterilmesi yönünde aldığı karara aykırı olarak geldi. Bu durum Lübnan içerisinde birçok eleştiriyi beraberinde getirdi. Basil, yerinden edilmiş kişilerin ülkelerine geri dönmesini sağlamak için Suriye'ye gitmeye hazır olduğunu söyledi. Nasrallah ve Franci görüşmesinden sonra yapılan açıklamada Suriye rejimi ile koordinasyonun önemine vurgu yapıldı. Bütün bu yaşananlar içeride siyasi atmosferi gerdi ve Hizbullah’ın, ABD’nin yaptırımlarına cevap olarak, Lübnan’daki siyasi istikrarı sarsma yönünde tehditte bulunmasına neden oldu.
Cibran Basil’in, Hizbullah lideri Hasan Nasrallah ile yedi saat süren toplantıdan sonra yaptığı “Mişel Avn’dan daha iyi bir Cumhurbaşkanı olabilir” açıklaması erken cumhurbaşkanlığı seçimine gidilebileceği ve Avn’ın ihtiyaç halinde değiştirilebileceği şeklinde yorumlandı. Erken cumhurbaşkanlığı seçimi, Lübnan’da bir erken seçime sıcak bakmayan ABD’ye karşı Hizbullah’ın elini güçlendiren kartlardan bir tanesi.



Mısır: İkinci aşamanın gerekliliklerinin tamamlanması, Gazze'nin erken toparlanması ve yeniden inşası için önemli bir adımdır

Filistinliler, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yiyecek almak için bekliyor (AP)
Filistinliler, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yiyecek almak için bekliyor (AP)
TT

Mısır: İkinci aşamanın gerekliliklerinin tamamlanması, Gazze'nin erken toparlanması ve yeniden inşası için önemli bir adımdır

Filistinliler, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yiyecek almak için bekliyor (AP)
Filistinliler, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yiyecek almak için bekliyor (AP)

Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın bugün yaptığı açıklamada, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati'nin, BM Ortadoğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Nikolay Mladenov ile telefon görüşmesi yaparak, ABD Başkanı Donald Trump'ın planının ikinci aşamasının gerekliliklerini ele aldığı ve Kahire'nin, Filistin Yönetimi'nin bölgedeki sorumluluklarını yerine getirmek üzere geri dönmesine hazırlık amacıyla, Gazze Ulusal Yönetim Komitesi'nin misyonuna tam destek verdiğini vurguladığı belirtildi.

Mısır bakanı, ikinci aşamanın gerekliliklerinin yerine getirilmesinin tamamlanmasının, Gazze Şeridi'nde erken toparlanma sürecinin ve yeniden yapılanma sürecinin başlatılması için kilit bir başlangıç ​​noktası olduğunu da ifade etti.

Açıklamaya göre iki taraf, Başkan Trump'ın barış planının ikinci aşamasının kalan gerekliliklerinin uygulanması ve atılacak sonraki adımlar konusunda görüştü. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu gereklilikler arasında uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması, Refah sınır kapısının her iki yönde de açılması ve İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesi yer alıyor. Bu adımlar, Gazze'de istikrarın pekiştirilmesine ve hayatın normale dönmesi için koşulların yaratılmasına katkıda bulunacaktır.


İlham Ahmed: Ateşkesin sağlanması, Suriye hükümetiyle yapılan anlaşmanın uygulanmasının temel taşıdır

Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke kenti yakınlarında iki Suriye askeri (EPA)
Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke kenti yakınlarında iki Suriye askeri (EPA)
TT

İlham Ahmed: Ateşkesin sağlanması, Suriye hükümetiyle yapılan anlaşmanın uygulanmasının temel taşıdır

Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke kenti yakınlarında iki Suriye askeri (EPA)
Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke kenti yakınlarında iki Suriye askeri (EPA)

Kürtlerin liderliğindeki Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi'nin dış ilişkiler sorumlusu İlham Ahmed, dün yaptığı açıklamada, ateşkesin sağlanması ve askeri operasyonların sona erdirilmesinin, 18 Ocak'ta Suriye hükümetiyle imzalanan anlaşmanın uygulanmasının temel taşları olduğunu söyledi.

İlham Ahmed X'te yaptığı bir paylaşımda, son günlerde bölgedeki birçok köy ve kasabadan kitlesel göç yaşandığını belirterek, "herkes güvenli bir dönüşü bekliyor" ifadelerini kullandı.

Ahmed şöyle devam etti: "Sivil yaşam ciddi şekilde zarar gördü ve eğitim beyaz bir kış boyunca durdu, ancak biz bu savaşı sona erdirmek için çalışmaya ve girişimlerde bulunmaya devam ediyoruz ve teşekkürü hak eden ulusal ve uluslararası çabalar var."

Suriye televizyonu dün, Savunma Bakanlığı'ndan yapılan bir açıklamaya atıfta bulunarak, Rakka vilayetindeki gerginliği azaltmayı ve kontrol noktalarını istikrara kavuşturmayı amaçlayan uluslararası destekli bir anlaşmaya varıldığını bildirdi.


Suriye Adalet Bakanlığı, Rakka'daki el-Aktan cezaevindeki tutukluların koşullarını incelemek üzere komiteler kurdu

Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka vilayetinde bulunan el-Aktan cezaevi civarındaki Suriye hükümet güçleri (Reuters)
Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka vilayetinde bulunan el-Aktan cezaevi civarındaki Suriye hükümet güçleri (Reuters)
TT

Suriye Adalet Bakanlığı, Rakka'daki el-Aktan cezaevindeki tutukluların koşullarını incelemek üzere komiteler kurdu

Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka vilayetinde bulunan el-Aktan cezaevi civarındaki Suriye hükümet güçleri (Reuters)
Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka vilayetinde bulunan el-Aktan cezaevi civarındaki Suriye hükümet güçleri (Reuters)

Suriye Adalet Bakanlığı dün, hükümetin Kürtlerin liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) yıllarca kontrol ettiği Rakka vilayetindeki el-Aktan cezaevini devralma sürecini tamamlamasının ardından, cezaevindeki tutukluların hukuki durumunu incelemek üzere adli komiteler kurulduğunu duyurdu.

Adalet Bakanlığı yaptığı açıklamada, şu anda "mahkumların güvenliğini ve emniyetini sağladığını, insani ve yasal haklarını garanti altına almak için gerekli tüm önlemleri aldığını... buna yiyecek, su ve ilaç temininin de dahil olduğunu" belirtti.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Cezaevi, 2014-2017 yılları arasında Irak ve Suriye'nin büyük bölümlerini ele geçiren aşırılıkçı gruba karşı ABD desteğiyle mücadele eden SDG tarafından yakalanan ve DEAŞ ile bağlantılı olan tutukluları barındırıyor.

Suriye yönetiminin tüm ülke üzerindeki kontrolünü genişletme çabaları kapsamında, hapishanenin çevresinde son günlerde Suriye hükümet güçleri ile SDG arasında çatışmalar yaşandı.

ABD ordusu, yaklaşık 7 bin DEAŞ’lı mahkumu Suriye hapishanelerinden Irak'a nakletmeye başladı.

Suriye hükümeti, geçen hafta SDG ile varılan anlaşma uyarınca, hapishaneler de dahil olmak üzere kuzeydoğudaki Rakka ve Deyrizor illerinin kontrolünü ele geçirdi.