Netanyahu'dan Gantz'a 'acil güvenlik hükümeti oluşturma' önerisi

Dün Ramallah’ın kuzeyinde bir yerleşim yeri kurulmasını protesto eden Filistinliler ile İsrail güvenlik güçleri arasında çıkan çatışma (AFP)
Dün Ramallah’ın kuzeyinde bir yerleşim yeri kurulmasını protesto eden Filistinliler ile İsrail güvenlik güçleri arasında çıkan çatışma (AFP)
TT

Netanyahu'dan Gantz'a 'acil güvenlik hükümeti oluşturma' önerisi

Dün Ramallah’ın kuzeyinde bir yerleşim yeri kurulmasını protesto eden Filistinliler ile İsrail güvenlik güçleri arasında çıkan çatışma (AFP)
Dün Ramallah’ın kuzeyinde bir yerleşim yeri kurulmasını protesto eden Filistinliler ile İsrail güvenlik güçleri arasında çıkan çatışma (AFP)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ile görüşme arifesinde, Mavi-Beyaz İttifakı’na “acil güvenlik hükümeti oluşturma” önerisinde bulundu.
Netanyahu müttefiki olduğu sağcı parti başkanları ile yaptığı görüşme sırasında, İsrail’in son derece hassas güvenlik sorunları ile karşı karşıya kaldığını belirterek, daha geniş bir işbirliğine ihtiyaç duyulduğunu söyledi. İsrail Başbakanı açıklamasında, bölgede yaşanan son gelişmelerden sonra İsrail’in güvenliğine ilişkin Mavi Beyaz İttifakı liderlerine görüşme önerisi sunduğunu belirtti.
Başbakan önceki akşam, Mavi Beyaz İttifakı liderleri ve İsrail Savunma Kuvvetleri 89. Komando Tugayı Komutanı Albay Avi Blut’un huzurunda, eski Genelkurmay Başkanı Gabi Ashkenazi ile bir araya geldiğini ve son güvenlik gelişmelerinin İsrail’e yansımaları hakkında görüştüğünü belirtti. İki gün önce Mavi-Beyaz İttifakı lideri Benny Gantz ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Aviv Kochavi arasında geçen görüşmeye atıfta bulunan yetkililer, Başbakan Netanyahu’nun Suriye’nin kuzeyinde yaşanan Türk harekâtının sonuçları ve İran ile olan çatışmaya yönelik güvenlik gelişmeleri hakkında bilgi aldığını belirtti.
Netanyahu’ya yakın kaynaklar, İran’ın Irak’tan Suriye’ye, Lübnan’dan Yemen’e kadar süren füze savaşı, Suriye’deki Türk operasyonu, ABD’nin birliklerini Suriye’den geri çekmesi gibi konular için güçlü bir İsrail stratejik eylem planı hazırlanması gerektiğini belirtiler. Bir kaynak açıklamasında, bu gelişmelere dikkat çeken İsrail güvenlik birimleri liderlerinin İsrail’de istikrarlı bir hükümetin yokluğundan mustarip olduğunu, gerekli karar ve eylemler için istikrarlı bir hükümete duydukları ihtiyacı vurguladıklarını söyledi.
İsrail Başbakanlık Ofisi’nden dün akşam yapılan açıklamada, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun Türkiye’den Tel Aviv’e gittiği duyuruldu. Pompeo’nun İsrail Başbakanı ile görüşmelerde bulunarak Suriye’nin kuzeyinde gerçekleştirilen Türk harekâtı ile ilgili son gelişmeler ve oluşan yeni durum karşısında İran’ın etkilerinin masaya yatırması planlanıyor.
Kaynaklar, İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin’in üç hafta içerisinde oluşturacağı yeni duruma göre, Netanyahu ve Gantz'ın birlik hükümetinin önümüzdeki günlerde şekilleneceğini aktardı. Netanyahu açıklamasında, bazı siyasi müttefiklerinin sevmedikleri Mavi-Beyaz İttifakı’ndan Yair Lapid ile bir arada olmayı kabul etmek zorunda kalacaklarını belirterek, Gantz ve Lapid’in yeni hükümete katılmasının bazı şartlardan vazgeçilmesi anlamına gelebileceğini ifade etti.
Başbakanlık dönüşümü şu şekilde olabilir. Netanyahu iki yıl Başbakanlık koltuğuna oturacak, ardından da iki yıl boyunca ülkenin Başbakanlık makamında iki yıl boyunca da Gantz bulunacak. Ancak Netanyahu’nun aleyhinde olan yolsuzluk davası ile ilgili karar verilirse Netanyahu Başbakan olarak kalabilir ancak tüm yürütme yetkilerini Gantz’a devretmesi gerekir.
Mavi Beyaz İttifakı, ayrıntılı bir hükümet çalışmasına karar vermeden önce Netanyahu ile görüşmeyi reddetmişti. Netanyahu, hükümet önerisini müttefiki olduğu parti başkanlarına anlatırken, çözüm ile ilgili ayrıntıları paylaştı.



Şera, Suriye'deki Rus güçlerinin geleceğini görüşmek üzere Putin ile bir araya geliyor

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kremlin'de Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera ile bir araya geldi. (Arşiv – Kremlin – DPA)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kremlin'de Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera ile bir araya geldi. (Arşiv – Kremlin – DPA)
TT

Şera, Suriye'deki Rus güçlerinin geleceğini görüşmek üzere Putin ile bir araya geliyor

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kremlin'de Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera ile bir araya geldi. (Arşiv – Kremlin – DPA)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kremlin'de Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera ile bir araya geldi. (Arşiv – Kremlin – DPA)

Kremlin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera’nın, bugün Moskova’da yapacakları görüşmede Suriye’deki Rus askeri varlığını ele alacaklarını açıkladı.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, iki liderin ayrıca, ekonomik iş birliği ile Ortadoğu’daki durumu da görüşeceğini söyledi.

Peskov, Reuters’ın Beşşar Esed’in geleceğine ilişkin sorusuna, “Bu konu hakkında yorum yapmayacağız” yanıtını verdi.

Kremlin, Putin’in Şera ile ekonomik iş birliği ve bölgesel gelişmeleri masaya yatıracağını bildirdi.

Rus basını dün, Kremlin kaynaklarına dayandırdığı haberlerde, Putin ile Şera’nın ‘ikili ilişkilerin farklı alanlardaki durumu ve geleceği ile Ortadoğu’daki gelişmeleri’ ele alacaklarını bildirmişti.

Geçtiğimiz ekim ayında gerçekleştirilen ilk görüşmede iki lider uzlaşıcı bir dil kullanmıştı. Söz konusu ziyaret, Şera’nın Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından göreve gelmesinden sonra Moskova’ya yaptığı ilk ziyaret olmuştu. Rusya, Esed yönetiminin en güçlü destekçileri arasında yer alıyordu.

Beşşar Esed, eşi Esma Esed ve kendisine yakın bazı yetkililerle birlikte, iktidarının 8 Aralık 2024’te sona ermesinin ardından Moskova’ya kaçmıştı. Şam’daki yeni yönetim, söz konusu isimlerin yargılanmak üzere iadesini talep ediyor.

Diğer yandan ABD Başkanı Donald Trump dün Şera’yı övdü. Trump, Şera ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından gazetecilere verdiği demeçte, “Kendisine büyük saygı duyuyorum… İşler çok iyi gidiyor” ifadelerini kullandı.

Esed’in devrilmesinin ardından Ortadoğu’daki nüfuzu zayıflayan Putin, bölgede Rus askeri varlığını korumayı hedefliyor. Moskova, yeni yönetim döneminde Tartus’taki deniz üssü ile Hmeymim’deki hava üssünün geleceğini güvence altına almaya çalışıyor. Bu iki üs, Rusya’nın eski Sovyet coğrafyası dışında sahip olduğu tek askeri tesis olma özelliğini taşıyor. Öte yandan Rusya, 2019’dan bu yana kuzeydoğu Suriye’de Kürt güçlerinin nüfuz alanlarında askeri üs olarak kullandığı Kamışlı Havalimanı’ndan askeri teçhizat ve birliklerini ise dün çekti.

Rusya, Esed’in en önemli müttefiklerinden biri olmuş ve 2015’te çatışmaların başlamasının ardından askeri müdahalede bulunmuştu. Bu müdahale, sahadaki dengelerin rejim güçleri lehine değişmesinde belirleyici rol oynadı. Ancak Esed’in devrilmesi, Rusya’nın bölgedeki etkisine ağır bir darbe niteliği taşıdı ve Ukrayna savaşı sürerken Moskova’nın askeri kapasitesinin sınırlarını da ortaya koydu.

Buna karşılık, Esed’in düşüşünü memnuniyetle karşılayan Washington, Şera ile ilişkilerini güçlendirdi. ABD, 2014’ten bu yana Suriye ve komşu Irak’ta aşırılık yanlısı gruplara karşı uluslararası bir koalisyona liderlik ediyor.

Öte yandan Fransa, Birleşik Krallık, Almanya ve ABD, dün yayımladıkları ortak bildiride, ateşkesin sağlanmasının ardından Suriye ordusu ile Kürt savaşçıları, binlerce militanı ve aile fertleri kuzeydoğu Suriye’deki cezaevleri ve kamplarda tutulan DEAŞ’ın güvenlik boşluğundan yararlanmasını önlemek amacıyla ‘her türlü güvenlik boşluğundan kaçınmaya’ çağırdı.


Trump’tan Tahran’a uyarı: Anlaşma olmazsa daha sert bir saldırı gündemde

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
TT

Trump’tan Tahran’a uyarı: Anlaşma olmazsa daha sert bir saldırı gündemde

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, bugün (Çarşamba) yaptığı açıklamada İran’a bir anlaşma yapma çağrısında bulunarak, uzlaşmaya varılmaması hâlinde bir sonraki saldırının “çok daha sert” olacağı uyarısında bulundu.

ABD Başkanı Trump, İran’a doğru ilerleyen büyük bir filonun tam teyakkuzda olduğunu belirterek, gerekmesi hâlinde kısa sürede sert bir operasyon gerçekleştirebileceği mesajını verdi.


Ukrayna'daki savaşta yaklaşık iki milyon Rus ve Ukraynalı asker hayatını kaybetti

Ukraynalı subaylar, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısı sırasında Zaporijya bölgesinde cephe hattındaki bir köyden vatandaşları tahliye ediyor. (Reuters)
Ukraynalı subaylar, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısı sırasında Zaporijya bölgesinde cephe hattındaki bir köyden vatandaşları tahliye ediyor. (Reuters)
TT

Ukrayna'daki savaşta yaklaşık iki milyon Rus ve Ukraynalı asker hayatını kaybetti

Ukraynalı subaylar, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısı sırasında Zaporijya bölgesinde cephe hattındaki bir köyden vatandaşları tahliye ediyor. (Reuters)
Ukraynalı subaylar, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısı sırasında Zaporijya bölgesinde cephe hattındaki bir köyden vatandaşları tahliye ediyor. (Reuters)

ABD merkezli bir araştırma kuruluşunun dün yayımladığı çalışmaya göre, Ukrayna’daki savaşta Rus ve Ukraynalı askerler arasında yaklaşık 2 milyon kişi hayatını kaybetti.

Washington merkezli Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS), “Rus ve Ukraynalıların toplam kaybı yaklaşık 1,8 milyon olarak tahmin ediliyor ve 2026 baharına kadar bu sayının 2 milyona ulaşabileceği öngörülüyor” dedi. CSIS’ın verilerine göre, Rusya’nın dört yıl önce Ukrayna’yı işgalinden bu yana toplam kayıp sayısı ölü ve kaybolanlar dahil 1 milyon 200 bin civarında.

CSIS, “Hiçbir büyük güç, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana bu kadar yüksek sayıda ölü ve yaralı vermedi” ifadesini kullanırken, Rus güçlerinin sahada ilerleyişinin belirgin şekilde yavaş olduğunu vurguladı.

Savaşın siviller üzerindeki etkisi de ağır oldu. Ukrayna, büyük kayıplar yaşadı; Şubat 2022 ile Aralık 2025 arasında 500 bin ile 600 bin arasında kişi hayatını kaybetti veya yaralandı.

Ukrayna'daki Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları İzleme Misyonu’nun Ocak 2026 başında yayımladığı rapora göre, 2025 yılı, Rus işgalinin başladığı 2022’den bu yana sivil kayıpların en yüksek seviyeye ulaştığı yıl oldu ve bu dönemde 2 bin 500’den fazla sivil yaşamını yitirdi.

BM verilerine göre, 24 Şubat 2022’den bu yana Ukraynalı siviller arasında yaklaşık 15 bin ölü ve 40 bin 600 yaralı kaydedildi.