Erdoğan: İran'dan gelen açıklamalar bende üzüntüye sebep oldu

Erdoğan: İran'dan gelen açıklamalar bende üzüntüye sebep oldu
TT

Erdoğan: İran'dan gelen açıklamalar bende üzüntüye sebep oldu

Erdoğan: İran'dan gelen açıklamalar bende üzüntüye sebep oldu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bu gece saat 22.00 itibariyle süre bitiyor. İlgili birimlerimiz süreci sahada takip ediyor. Amerika’nın ülkemize verdiği sözler tutulmazsa harekatımızı kaldığı yerden bu sefer çok daha büyük kararlılıkla devam ettireceğiz” dedi.
Soçi ziyareti öncesinde Ankara Esenboğa Havaalanı’nda kameraların karşısına geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyaretin ana gündemini Suriye’deki gelişmelerin oluşturduğunu söyledi.
“Sözler tutulmazsa harekatımızı kaldığı yerden devam ettireceğiz”
9 Ekim’den bu yana 775 teröristin etkisiz hale getirildiğini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “9 Ekim’de başlattığımız Barış Pınarı Harekatı ile Suriye sınırımız boyunca bir terör koridoruna izin vermeyeceğimizi çok açık ve net ortaya koymuş bulunuyoruz. Daha önce ifade ettiğimiz gibi harekatın iki temel hedefi bulunuyor. Bunlardan ilki 32 kilometre derinliğinde, 444 kilometre Irak sınırından Cerablus’a olan bu bölgede tamamıyla terör örgütlerinden temizlenmesidir. Şimdiye kadar 2 bin 200 kilometrekarelik alan teröristlerden arındırılmış, toplam 160 yerleşim biriminde kontrol sağlanmıştır. 9 Ekimden bu yana 775 terörist etkisiz hale getirilmiştir. 7 kahraman askerimiz, 79 Suriye Milli Ordusu mensubu kardeşimiz ve 20 sivil vatandaşımız terör örgütünün saldırısında şehit olmuştur” diye konuştu.
Amerika ile varılan mutabakata göre bölgeden tüm teröristlerin çıkartılması için bugün son gün olduğunu hatırlatan Erdoğan, “Bu gece saat 22.00 itibariyle süre bitiyor. İlgili birimlerimiz süreci sahada takip ediyor. Amerika’nın ülkemize verdiği sözler tutulmazsa harekatımızı kaldığı yerden bu sefer çok daha büyük kararlılıkla devam ettireceğiz. Harekatın ikinci hedefi ise 8 yıldır ülkemizde misafir ettiğimiz Suriyeli kardeşlerimizin kendi topraklarına gönüllü geri dönüşlerini sağlamaktır” şeklinde konuştu.
Barış Pınarı Harekatı ile güvenli hale getirilecek bölgeye 2 milyona yakın insanın gönüllülük esasına dayalı olarak yerleştirilebileceğini söyleyen Erdoğan, “Bütün bunlarla ilgili maliyetleri çıkarttık, projeleri yaptık. Harekatın bitmesini müteakip gerekli adımları atacağız. Vicdan ve vizyon sahibi tüm ülkelerin milyonlarca Suriyelinin vatan hasretini bitirecek bu projeye destek olmalarını bekliyoruz. Diğer türlü Türkiye 8 yıldır tek başına taşıdığı yükü daha fazla taşıyamaz. Komşuda yangın varken ‘dumanı bize gelmesin’ demek gerçekçi bir yaklaşım değildir” ifadelerini kullandı.
Suriye’nin içinden geçtiği kritik dönemde Rusya ile Türkiye arasında tesis edilen yakın işbirliğinin daha da artırılmasını arzu ettiklerini söyleyen Erdoğan, Türkiye, Rusya ve İran’ın Suriye’de sükûnetin tekrar sağlanması için yaptığı çalışmaları hatırlattı. Erdoğan, “Türkiye ve Rusya terörün her türlüsü ile mücadele noktasında hemfikirdir. Barış Pınarı Harekatı Türkiye'nin güvenliği yanında Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi bütünlüğünü de garanti altına alacaktır. Harekatla Suriye’nin kuzeyinde bir terör koridoru kurma planları boşa çıkartılmıştır. Suriye’nin geleceğinde PKK-YPG gibi terör örgütlerine yer yoktur, olmamalıdır. Rusya Federasyonu ile işbirliği içinde bölgemizi ayrılıkçı terör belasından kurtarmayı ümit ediyoruz. Sayın Putin ile başta Fırat’ın doğusu olmak üzere Suriye’nin kuzeyindeki güncel durumu istişare edeceğiz. Rejim unsurlarının bulunduğu alanlardaki PKK-YPG-PYD varlığının sonlandırılması için atılacak adımları da görüşme fırsatını bulacağız. Ayrıca Anayasa Komitesinin sağlıklı şekilde faaliyet göstermesi ve somut çalışmalar ortaya koyması için neler yapabileceğimizi de görüşeceğiz. Görüşmelerimizde İdlib Muhtırasına riayetin sağlanmasına ve İdlib’te sükûnetin sağlanmasına verdiğimiz önemi de gündeme getireceğim. Soçi’de gerçekleştireceğimiz temasların bizleri Suriye ihtilafının kalıcı bir çözümüne bir adım daha yaklaştıracağına inanıyorum” dedi.
“Macron zaten bu tür şeyleri daha çok teröristlerle görüşüyor”
Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un PKK-YPG’nin çekilme sürecinin daha da uzatılması yönündeki teklifinin sorulması üzerine Erdoğan, “Macron’dan şahsıma gelmiş böyle bir teklif yok. Macron zaten bu tür şeyleri daha çok teröristlerle görüşüyor. Herhalde teröristlerin ona yaptığı teklifi dolaylı yoldan bize aktarma yolunu seçmiştir. Bu süreçte bizim muhatabımız Fransa olmamıştır, biz görüşmelerimizi Amerika ile yürüttük. O da kendine göre bir şeyler çıkartmanın gayreti içinde” diye konuştu.
“Tamamı çıkacak, çıkmadan bu süreç bitmez”
Sahadaki son duruma ilişkin soruya cevap veren Erdoğan, “Samimiyetiniz varsa, dürüstseniz, yapacağınız bir şey var, biz 8 yıldır Suriye’den kaçmak zorunda kalan bu mültecileri ülkemizde ağırlıyoruz. 40 milyar doların üzerinde harcama yaptık. AB verdiği sözü tutmadı. 2015 ve şuana kadar verilen, o da bizim milli bütçemize değil, uluslararası STK’lar vasıtasıyla Kızılay’a, AFAD’a gelen rakam 3 milyar Euro gibi. Şimdi atılacak adımda biz bir plan proje çalışması yaptık. Eğer dürüstseniz, dünyanın hiçbir ülkesinde aynı anda 4 milyon mülteciyi koruyan başka bir ülke yok. Bunu sadece Türkiye yapıyor. Hani sizin insanlığınız? Bu iş lafla olmuyor. Eğer dürüstseniz, samimiyseniz buraya 30 bini aşkın tır ile araç gereç, silah getirdiniz. Biz bu silahların depolandığı yerleri de tespit ettik. Bu silahlar son görüşmeyi yaptığımız Amerika tarafından gönderildi. Daha kim bilir nerelerden neler çıkacak. Binlerce kargo uçağı ile silah mühimmat var. Daha şurada iki hafta önce 400 tır ile gönderilmiş silah, mühimmat var. Burada bir terör devleti kurulacak. Böyle bir terör devletinin kurulmasına biz müsaade mi edelim? Bu atılan adımların tamamı Suriye’nin bölünmesine yönelik, biz buna müsaade mi edelim? Biz Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunuyoruz ama diğerlerinin böyle bir durumu yok. Şu anda çekilme devam ediyor, az önce Savunma Bakanımdan aldığım son bilgilere göre, şuan itibariyle 700-800 kadar çekilme söz konusu. Kalan bin 200-bin 300 kadar olanı sür'atle çıkmaya devam ettiği, çıkacakları söyleniyor. Biz bunların izini sürüyoruz. Tamamı çıkacak, çıkmadan bu süreç bitmez” şeklinde konuştu.
“Biz Sayın Putin ile bunu ayrıca masaya yatıracağız”
Şuana kadar Rusya’nın, Amerika ile Türkiye arasında varılan mutabakata ilişkin yaptığı açıklamaların olumlu olduğunu belirten Erdoğan, “Biz Sayın Putin ile bunu ayrıca masaya yatıracağız. Bu süreçte en batıdan en doğuya doğru, Mümbiç, Ayn Al Arab, Kamışlı’ya kadar bu bölgede Rusya ve rejimin ortaklaşa attığı adımlar var. Bunları da masaya yatırarak çalışmaları sürdüreceğiz. Temennim odur ki, bu görüşmemizde İnşallah arzu ettiğimiz mutabakatı da sağlarız” ifadelerini kullandı.
“Bunları başta Sayın Ruhani olmak üzere susturmaları gerekirdi”
Güvenli bölge ile ilgili İran’dan gelen olumsuz açıklamaların hatırlatılması üzerine Erdoğan, “İran’dan gelen bazı açıklamalar gerçekten ben de ciddi manada üzüntüye sebep olmuştur. 15-20 yıl öncesine varıncaya kadar bir geçmişine varırsa, nükleer başlıklı silahlar konusunda Erdoğan’ın İran ile ilgili takındığı tavırları tüm dünya bilir. Biz bütün bu tavrı her şeye rağmen yaptık ama İran’dan maalesef bazı çatlak sesler çıkıyor. Sayın Ruhani’den değil, yanındaki mesai arkadaşlarından bazı çatlak sesler çıkıyor. Bunları başta Sayın Ruhani olmak üzere susturmaları gerekirdi. Başta şahsım olmak üzere tüm mesai arkadaşlarımı ciddi manada rahatsız etmektedir. Biz şuanda Soçi Mutabakatının üç taraf ülkesiyiz. Biz bu süreci o zaman nasıl yürüteceğiz? Buna ortaklık mı dersiniz, dayanışma mı dersiniz ne derseniz deyin, birbirine bu şekilde ihanet eder mi? Maalesef bu yapılanlar yanlıştır, bu süreçli ilgile olarak ben kendilerine ciddi manada kınıyorum” açıklamasında bulundu.
“Buraya getirmek kolay da buradan çıkartmak o kadar kolay değil”
Teröristlerin çekilme sürecinde silahları götürüp götürmediklerine ilişkin soruya cevap veren Erdoğan, “Nasıl götürsünler, taşıyabildiklerini taşıyorlar, taşıyamadıkları depolarda kalıyor. Bunlarla ilgili her türlü hazırlığımızı yaptık, yapıyoruz. Buraya getirmek kolay da buradan çıkartmak o kadar kolay değil. Silahlı Kuvvetlerimizin mensuplarıyla yapılan görüşmeler var, burada ağır silahlar var, hafifler var. Ankara’da yaptığımız görüşmelerde bütün bunlar görüşüldü. Kararlılığımız devam ediyor. Götürebildiklerini götürecekler o ayrı bir konu, kalanlarla da bizler bu yaptığımız taramada bunları toparlayacağız” dedi.
“Görüşme İstanbul’da olabilir veya Şanlıurfa veya Gaziantep’te olabilir dedim”
Macron, Merkel ve Johnson’un bir görüşme taleplerinin olup olmadığı sorusuna cevap veren Erdoğan, “Böyle bir planlama yok. Evvelsi gün Sayın Boris Johnson ile bir görüşmemiz oldu, bu teklifi bana iletti, ben de kendilerine böyle bir görüşme yapılabilir, bunun için benim bir şartım var, bu görüşme İstanbul’da olabilir veya Şanlıurfa veya Gaziantep’te olabilir dedim. ‘O zaman ben kendileri ile görüşeyim, sonra tekrar döneyim’ dedi. Alternatif bir şey istiyorsan 3-4 Aralık tarihlerinde Londra’da NATO liderler zirvesinde böyle bir toplantıyı yapabiliriz dedik. Bu şekilde virgülü koyduk” dedi.



Lavrov: Avrupa, Rusya ve ABD arasında anlaşmazlık yaratmaya çalışıyor

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (DPA)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (DPA)
TT

Lavrov: Avrupa, Rusya ve ABD arasında anlaşmazlık yaratmaya çalışıyor

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (DPA)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (DPA)

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Avrupa'yı Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri arasında anlaşmazlık çıkarmaya çalışmakla suçlayarak, Avrupalı ​​elitlerin Ukrayna rejimini Rusya'ya karşı savaş açmak için kullandığını belirtti.

RT televizyonunun haberine göre Lavrov, "Avrupa, (ABD Başkanı Donald) Trump'ın politikalarını Avrupa çıkarlarına zararlı gördüğü için Rusya ile Amerika Birleşik Devletleri arasında anlaşmazlık yaratmaya çalıştı ve hâlâ çalışıyor" ifadelerini kullandı.

Rusya Dışişleri Bakanı sözlerine şöyle devam etti: "Rusya ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki çıkar ayrışmasının sıcak bir çatışmaya dönüşmesine izin vermek suç olur."

Bu bağlamda, Rusya Devlet Başkanlığı sözcüsü Dmitry Peskov bugün yaptığı açıklamada, Polonya ve Baltık ülkelerinin, "Rusya'ya düşman olanlar" listesinde en üst sıralarda yer aldığını belirtti.

Şarku’l Avsat’ın Rus haber ajansı Sputnik'ten aktardığına göre Peskov, Rossiya 1 televizyon kanalından Pavel Zarubin'e, "Rus karşıtı saflarda Baltık ülkeleri ve Polonyalılar muhtemelen en ön sıralarda yer alıyor" dedi. Peskov ayrıca, "Rusya'ya ait her şeye duyulan nefret, Polonya liderliğinin tutumlarına da nüfuz etmiş durumda" ifadesini kullandı.

Peskov daha önce, Polonya ve Baltık yetkililerinin Rusya'ya karşı beslediği yoğun nefreti "ciddi bir hata" olarak nitelendirmiş ve Polonya ile Baltık devletlerinin, nedense Rusya'dan korktuğunu ve onu "şeytanlaştırdığını" belirtmişti. 

Peskov sözlerine şöyle sürdürdü: "Bu bir hata mı? Kesinlikle ciddi bir hata, çünkü bu ülkeler Rus kültüründen çok şey öğrenebilir ve Rusya ile etkileşim kurabilirlerdi."


İran’dan misilleme: Avrupa ordularını "terör örgütü" olarak tanımladı

İran Devrim Muhafızları askeri geçit töreninde, (AFP)
İran Devrim Muhafızları askeri geçit töreninde, (AFP)
TT

İran’dan misilleme: Avrupa ordularını "terör örgütü" olarak tanımladı

İran Devrim Muhafızları askeri geçit töreninde, (AFP)
İran Devrim Muhafızları askeri geçit töreninde, (AFP)

İran, Avrupa ordularını “terör örgütü” olarak sınıflandırdı. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, bugün yaptığı açıklamada, söz konusu kararın Avrupa Birliği’nin (AB) İran Devrim Muhafızları’nı terör örgütleri listesine alma kararına misilleme olarak alındığını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Kalibaf, diğer milletvekilleri gibi Devrim Muhafızları üniforması giyerek dayanışma mesajı verdiği meclis binasında yaptığı açıklamada, “İslami Devrim Muhafızları Ordusu’nun terör örgütü ilan edilmesine karşı alınacak tedbirler yasasının yedinci maddesi uyarınca, Avrupa ülkelerinin orduları terörist gruplar olarak kabul edilmektedir” dedi.

Avrupa Birliği dışişleri bakanları, Devrim Muhafızları’nı bütünüyle terör örgütleri listesine dahil etmişti. Bu adımı, İran’daki üst düzey yetkililer sert tepkilerle karşıladı.

İran düzenli ordusu tarafından yayımlanan resmi bildiride, “Avrupa bugün bölünmüşlük ve felç hali içindedir ve uluslararası sistemde etkili bir rol oynamamaktadır” ifadelerine yer verildi. Bildiride, Avrupa’nın bu kararının “ABD Başkanını memnun etmeye yönelik bir girişim” olduğu savunularak, Ukrayna savaşı, Grönland ve NATO krizi gibi dosyalarda Washington’un desteğini kazanma çabasına işaret edildi.

Açıklamada, Avrupa’nın aldığı karar, “Avrupa sömürgeciliğinin kara sayfalarına eklenen yeni bir utanç lekesi” olarak nitelendirildi. Kararın İran halkının direncini zayıflatmayacağı belirtilirken, silahlı kuvvetlerin “Batı destekli terörizme karşı durmayı sürdüreceği” ifade edildi.

İran ordusu, yayımladığı bildiride Devrim Muhafızları ile aynı safta kalma taahhüdünü vurguladı.

Devrim Muhafızları, İran’da düzenli orduya paralel bir yapı olarak faaliyet gösteriyor ve iki kurum Silahlı Kuvvetler Genelkurmayı tarafından koordine ediliyor. Doğrudan İran Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı olan dini lider Ali Hamaney’e bağlı olan yapı, ekonomi ve medya alanlarında da geniş bir etkiye sahip. 1979 İslam Devrimi’nin ardından, dönemin lideri Ayetullah Humeyni’nin talimatıyla, devrimi korumak ve olası darbe girişimlerini önlemek amacıyla kurulan Devrim Muhafızları, İran-Irak Savaşı’nda faaliyet alanını genişletti.

Devrim Muhafızları’na bağlı Besic gücü, özellikle protesto dönemlerinde polis teşkilatına paralel bir görev yapıyor. Yapı ayrıca, kendi istihbarat ağına da sahip bulunuyor. Kudüs Gücü, sınır ötesi istihbarat ve askeri operasyonlar yürüten dış koldur. Kriz zamanlarında, Devrim Muhafızları'nın özel bir birimi başkent Tahran'ı korumakla görevlidir.


Hamaney, Amerika'nın İran'a saldırması halinde "bölgesel çatışma" çıkacağı konusunda uyardı

İran Yüksek Lideri Ali Hamaney (Reuters)
İran Yüksek Lideri Ali Hamaney (Reuters)
TT

Hamaney, Amerika'nın İran'a saldırması halinde "bölgesel çatışma" çıkacağı konusunda uyardı

İran Yüksek Lideri Ali Hamaney (Reuters)
İran Yüksek Lideri Ali Hamaney (Reuters)

İran'ın dini lideri Ali Hamaney, bugün yaptığı açıklamada, ABD'nin ülkesine saldırması durumunda bunun bölgesel bir çatışmaya dönüşeceğini söyledi.

İslam Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı Tesnim haber ajansına göre Hamaney sözlerine şöyle devam etti: "Biz hiçbir savaşın başlatıcısı değiliz, hiçbir ülkeye saldırmak da istemiyoruz, ancak İran halkı kendilerine saldıran herkese güçlü bir darbe indirecektir."

“Amerikalılar, savaş da dahil olmak üzere tüm seçeneklerin masada olduğunu iddia ediyorlar,” diye vurgulayan Hameney, “Bize karşı savaş ve askeri seferberlik söylemleri yeni bir şey değil ve İran tarihsel olarak bu tür olaylarla karşı karşıya kaldı” ifadelerini kullandı.

Son haftalarda İran'da yaşanan protestolara da değinen Hameney, “Son ayaklanma askeri darbeye benziyordu, ancak kesinlikle bastırıldı” dedi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan dün yaptığı açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in "düşmanlığı ve gerilimi artırma ve savaş dayatma yolunda ilerlemeye devam ettiğini" iddia etti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah es-Sisi ile yaptığı telefon görüşmesinde, İran'ın savaştan ziyade diplomatik çözümlere öncelik verdiğini belirterek, ülkesinin savaş istemediğini ve istemeyeceğini, çünkü bunun "İran'ın, Amerika'nın veya bölgenin çıkarına olmadığını" vurguladı.

Ancak İran Cumhurbaşkanı, Tahran'ın önceliğinin "sorunları diplomasi yoluyla çözmek" olduğunu göz önünde bulundurarak, Amerika Birleşik Devletleri ile görüşmelerin sakin bir ortamda yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Pezeşkiyan, “Umarız karşı taraf, Tahran'ın tehdit ve güç yoluyla müzakereye zorlanamayacağını ve İran topraklarına yönelik herhangi bir saldırı veya girişimin kararlı ve güçlü bir şekilde karşılanacağını anlar” ifadesini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD Başkanı Donald Trump ise dün, Tahran'ı askeri bir saldırıyla tehdit ettikten ve bölgedeki güçlerini takviye ettikten sonra, iki taraf arasında çeşitli ülkeler tarafından yürütülen yoğun diplomatik çabalar arasında İran'ın ABD ile “görüşmelerde” bulunduğunu söyledi.

 ABD Başkanı Fox News'e verdiği demeçte, Tahran'ın "bizimle görüşüyor, bir şeyler yapabilir miyiz bakacağız, aksi takdirde ne olacağını göreceğiz" diyerek, "oraya doğru giden büyük bir filomuz var" ifadesini yineledi.