ABD Savunma Bakanı Esper: NATO müttefikimiz Türkiye ile savaşacak değiliz

ABD Savunma Bakanı Esper: NATO müttefikimiz Türkiye ile savaşacak değiliz
TT

ABD Savunma Bakanı Esper: NATO müttefikimiz Türkiye ile savaşacak değiliz

ABD Savunma Bakanı Esper: NATO müttefikimiz Türkiye ile savaşacak değiliz

ABD Savunma Bakanı Mark Esper, Başkan Donald Trump’ın Suriye’nin kuzeyinden çekilme kararına yönelik eleştirilere cevap vererek, “Kürtleri savunmak için, uzun süredir NATO’da bizimle müttefik olan Türkiye’ye karşı savaşmak niyetinde değiliz” dedi.
ABD merkezli bir haber kanalına verdiği özel röportaj için, Arabistan'ın başkenti Riyad'ın doğusundaki çöl bölgesinde bulunan Prens Sultan Hava Üssü'nde konuşan ABD Savunma Bakanı Mark Esper, ABD'nin kuzey Suriye'den çekilme kararına yönelik eleştirilere cevap verdi. Esper, "Kürtleri savunmak için, uzun süredir NATO'da bizimle müttefik olan Türkiye'ye karşı savaşmak niyetinde değiliz. Hele ki savunma konusunda birinci dereceden zorunluluğumuz olmayan bir sınır konusunda” ifadelerini kullandı.
İddia edildiğinin aksine Barış Pınarı Harekatı'nın yapıldığı bölgede bulunan cezaevlerinden sadece 100 civarında DAEŞ'lı, teröristin kaçtığını söyleyen Esper, herhangi büyük bir cezaevinin yıkıldığı ve teröristlerin kaçtığı bilgisini almadıklarını doğruladı. Suriye'nin kuzeyinden ayrılan Amerikan birliklerinin ülkeye dönmeden önce geçici olarak Irak'a gitmelerini emrettiğini söyleyen Esper, ancak Başkan Donald Trump'ın, petrol sahalarını korumak için Suriye'de bazı birlikleri tutma planını henüz onaylamadığını kaydetti. Esper, “Aşamalı bir çekilme gerçekleştiriyoruz. Bilerek ve isteyerek kuzeydoğu Suriye'den çekildik. Birliklerimizi eve getirmek için Irak'ta geçici olarak yeniden konumlandıracağız. Bu devam eden bir sürecin sadece bir kısmı, ama sonunda bu birlikler eve dönecek” dedi.
Petrol sahalarını korumak ve DAEŞ'le mücadeleye devam etmek için Suriye'nin doğusunda birkaç yüz asker kalabileceğini belirten Esper, “Amacım seçeneklerimizi açık tutmak. Başkanın seçeneklerini açık tutmak istiyorum. Böylece durum değişkenlik gösterirse, Suriye'nin kuzeydoğusunda mı, yoksa diğer bölgelerde mi kalacağımız konusunda Başkan'a esnekliğe sahip olduğumuzu göstermek istiyorum” dedi.
Esper, "SDG'nin zamanında bölgeden çekilmesi için iyi niyetle çaba gösteriyoruz. Biraz daha fazla zamana ihtiyaçları varsa, verilmelidir” ifadelerini kullandı.

 


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.