Sudan Ordusu'nda revizyon

Sudan Ordusu'nda revizyon
TT

Sudan Ordusu'nda revizyon

Sudan Ordusu'nda revizyon

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan, Silahlı Kuvvetler Komutanı sıfatıyla ordu komutanlığında birtakım yeni düzenleme talimatı verdi.
General Burhan’ın aldığı kararlar uyarınca Orgeneral Muhammed Osman el-Hüseyin Genelkurmay Başkanı olarak atanırken, bir dizi subay general rütbesine terfi etti. Bazı subaylar ise emekliliğe ayrıldı. Sudan Silahlı Kuvvetleri Komutanı’nın bu kararları, geçiş dönemine ilişkin anayasal belgenin hükümlerine paralel bir şekilde geldi. Nitekim belgede, askeriyeye, Sudan ordusunu ve diğer güvenlik güçlerini yeniden yapılandırma yetkisi verilmişti.
Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan’ın verdiği kararlar doğrultusunda, General Mecdi İbrahim, Genelkurmay Başkan Yardımcısı, Orgeneral Osman Hüseyin, Genelkurmay Başkanı, General Abdulah el-Beşir, Eğitim Komutanı Yardımcısı, General Halid Şami, Operasyon Komutanı Yardımcısı ve General Cemal Abulmucid ise İstihbarat Genel Başkanı olarak atandı.
Silahlı Kuvvetler Sözcüsü General Amer Muhammed el-Hasan tarafından yapılan basın açıklamasına göre el-Burhan’ın aldığı kararlar kapsamında bir dizi subay general rütbesine terfi etti. Essas Kerrar, Kara Kuvvetleri Komutanlığına getirilirken, Essam Koko ise Hava Kuvvetleri Komutanı olarak atandı. Bunun yanı sıra Koramiral Mahcup Beşri Ahmed, Deniz Kuvvetleri Komutanı, General Abdullah el-Matari ise Genel Müfettiş olarak atandı.
Ayrıca alınan kararlar doğrultusunda, General Teyar Muhammed Ali, General Abdurrahman Yusuf Ali el-Fekki ve Koramiral Mecdi Ömer Seyyid Merzuk emekliliğe ayrıldı.
Öte yandan ‘Anayasa Bildirgesi’ndeki hükümler doğrultusunda, bu ay içerisinde, Başkan Abdulfettah el-Burhan’ın başkanlığında bir Güvenlik ve Savunma Konseyi kuruldu. Ülkede güvenlik politikalarının geliştirilmesiyle ilgili kurulan konseyin üyeleri arasında, Egemenlik Konseyi’nden siviller ve askerler, başbakan, ordu komutanı, Savunma, İçişleri, Dışişleri, Adalet ve Maliye Bakanları bulunuyor.
Bununla birlikte Adalet Bakanlığı, bazı üst düzey hukuk danışmanlarını yeni görevlere getirdi. Adalet Bakanı Nasreddin Abdulbari tarafından alınan kararlar doğrultusunda, Genel Danışman Muhammed Osman, Mevzuat Daire Başkanı, Genel Danışman Cemaleddin Muhammed et-Tayyib, Mali İşler Genel Danışmanı, Genel Danışman İman Muhammed Beşir, Başkanlık Sarayı Hukuk Departmanı Başkanı, Genel Danışman Suad el-Emin Muhammed, Bakanlar Kurulu Hukuk Dairesi Başkanı, Genel Danışman Hamid Ahmed Mahmud, Hartum Hukuk Departmanı Başkanı, Genel Danışman Halid İbrahim Yasin ise İcra Dairesi Başkanı olarak atandı.
Bu karalar, eski rejimin sembol isimlerinin tasfiyesini öngören ‘Anayasa Bildirgesi’ndeki hükümlerin uygulanması doğrultusunda geldi.



Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
TT

Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)

Lübnan bakanlık kaynakları Şarku’l Avsat'a, Hizbullah'a Mısır, Katar ve Türkiye'den "son şans tavsiyesi" niteliğinde mesajlar gönderildiğini, bunun amacının Lübnan'ı İsrail saldırısından kurtarmak ve böylece Lübnan halkının ezici çoğunluğu ile uluslararası toplum arasındaki uçurumu daha da derinleştirmemek olduğunu açıkladı.

Kaynaklara göre, bu mesajlar bölgesel ve uluslararası baskının artması ve partinin devlet çerçevesi dışında silah bulundurmaya devam etmesinin Lübnan'ı siyasi ve ekonomik izolasyona, ayrıca askeri çatışma olasılığına maruz bırakabileceği uyarılarının ardından geldi.


Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
TT

Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda

Suriye İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, DEAŞ bağlantılı olduğundan şüphelenilen bir intihar bombacısının yılbaşı gecesi kuzeydeki Halep kentinde bir kiliseyi hedef aldıktan sonra güvenlik devriyesinin yakınında patlayıcı kemerini infilak ettirdiğini, bir polis memurunun öldüğünü ve iki memurun yaralandığını bildirdi.

Bakanlık sözcüsü Nureddin el-Baba, saldırganın kimliğini belirlemek için soruşturmaların devam ettiğini söyledi. Devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, "Halep'te devriyenin yakınında patlayıcı kemeriyle kendini havaya uçuran kişinin DEAŞ ile ideolojik veya örgütsel bir bağlantısı olması muhtemeldir" dedi.

Bu saldırı, Suriye yetkililerinin DEAŞ ile mücadelede ABD güçleriyle iş birliğini güçlendirdiği bir dönemde gerçekleşti. Saldırının sorumluluğunu henüz hiçbir grup üstlenmedi.

Aralık ayının başlarında, Suriye'de ABD-Suriye ortak askeri konvoyunu hedef alan ve DEAŞ'lı olduğundan şüphelenilen bir saldırgan tarafından iki ABD askeri ve bir sivil tercüman öldürülmüştü. ABD ordusu, ülkedeki onlarca DEAŞ hedefine yönelik geniş çaplı bir saldırıyla karşılık vermişti.

İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, saldırının Halep'in Bab el-Ferec mahallesinde gerçekleştiğini belirtti. Resmi Suriye haber ajansı SANA tarafından yayınlanan görüntülerde, intihar bombacısının saldırısı sonucu tahrip olmuş bir taş sokak ve sokak boyunca dağılmış enkaz ve bükülmüş metal parçaları görülüyordu.

Suriye, kasım ayında Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın Beyaz Saray'ı ziyaret etmesiyle varılan anlaşma doğrultusunda, DEAŞ'a karşı ABD liderliğindeki koalisyonla iş birliği yapıyor.

Öte yandan, Suriye Enerji Bakanlığı, güney bölgesinde yüksek gerilim hatlarını hedef alan bir saldırı olduğunu ve Şam ile kırsal kesimine elektrik sağlayan şebekenin etkilendiğini bildirdi.


Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
TT

Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)

Avrupa Komisyonu Eşitlik, Hazırlık ve Kriz Yönetimi Komiseri Hadja Lahbib bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’nde uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planlarının, hayat kurtaran yardımların bölgeye ulaşmasını engelleyeceğini belirtti.

Lahbib, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Avrupa Birliği’nin (AB) tutumunun net olduğunu vurgulayarak, “Sivil toplum kuruluşlarının mevcut haliyle kayıt altına alınması yasasının uygulanması mümkün değil” dedi.

Lahbib, insani yardımların önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı ve “Uluslararası insancıl hukuk, herhangi bir belirsizliğe yer bırakmıyor; yardımlar ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmalı” ifadesini kullandı.

İsrail medyası, hükümetin dün yaptığı açıklamaya dayanarak, Sınır Tanımayan Doktorlar, ActionAid ve Oxfam gibi onlarca insani yardım örgütünün lisanslarının iptal edileceğini ve bunların ‘terörle bağlantılı’ olduğu gerekçesiyle kapatılabileceğini duyurmuştu.

Bazı uluslararası yardım kuruluşları, kayıtlarının iptal edilmesi riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Eğer 31 Aralık’a kadar İsrail makamlarının belirlediği yeni kriterlere uyum sağlamazlarsa, 60 gün içinde faaliyetlerini durdurmak veya Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki çalışmalarına kısıtlama getirmek zorunda kalabilirler.