İtalya, sosyal medya hesabı açabilmek için kimlik gerektiren yeni yasayı tartışıyor

Teklifi eleştirenler IP adresini takip ederek kullanıcıların kimliklerini belirlemenin şu anda da çoğunlukla mümkün olduğuna işaret etti (AFP)
Teklifi eleştirenler IP adresini takip ederek kullanıcıların kimliklerini belirlemenin şu anda da çoğunlukla mümkün olduğuna işaret etti (AFP)
TT

İtalya, sosyal medya hesabı açabilmek için kimlik gerektiren yeni yasayı tartışıyor

Teklifi eleştirenler IP adresini takip ederek kullanıcıların kimliklerini belirlemenin şu anda da çoğunlukla mümkün olduğuna işaret etti (AFP)
Teklifi eleştirenler IP adresini takip ederek kullanıcıların kimliklerini belirlemenin şu anda da çoğunlukla mümkün olduğuna işaret etti (AFP)

İtalya sosyal medyada hesap açmadan önce yurttaşları kimlik kartı göstermeye zorlamanın esasları üzerine tartışıyor. Hamleyi savunanlar bunun nefret söylemlerine ve yalan haberlere karşı mücadelede yardımcı olacağını iddia etti.
Merkez siyasette yer alan parlamenterin teklif ettiği yeni yasa, paylaşımları takip ederek detayları dosyalarda tutulacak bireylere ulaşmayı kolaylaştıracak. Bununla birlikte kullanıcılar takma ad kullanmaya devam edebilecek.
İtalya eski başbakanı Matteo Renzi’nin partisi İtalia Viva’dan parlamento üyesi Luigi Marattin siyasi tartışmanın internette “manipüle edildiğini ve saptırıldığını” söyledi. Marattin teklifin “internetin bir lağım haline gelmesini engelleyeceğini” öne sürdü ve “harekete geçme zamanı” olduğunu dile getirdi.
La Repubblica gazetesinde yayımlanan savunmasında Marattin, “Anonim kalma hakkı garanti altına alınmalı ancak kamu yararını koruma adına bir başka etmenle de uzlaştırılmalı: kamusal alanı herkesin yazdıklarından sorumlu olacağı bir yer olarak korumak” ifadelerini kullandı.
Parlamento üyesinin tasarısına karşı İtalyan sosyal medya kullanıcıları Marattin’in Twitter’daki geçmiş paylaşımlarını taradı ve muhalif siyasetçileri “sefil s** kafalılar” diye tanımladığı gönderilerin ve benzeri yakışıksız paylaşımların görüntülerini paylaştı.
Teklifi eleştirenlerse IP adresini takip ederek kullanıcıların kimliklerini belirlemenin şu anda da çoğunlukla mümkün olduğunu ifade etti ve yurttaşların anonimlik hakkı olduğunu savundu.
Birleşik Krallık'ın (BK) aksine çoğu Avrupa Birliği ülkesinde zaten ulusal kimlik kartı sistemi ve kartları mevcut. İtalya’da kimlik kartı taşımak özellikle mecburi değil ancak polis tarafından durdurulan bir kişi kimliğini kanıtlayabilmek zorunda.
BK’da da anonim hesapları yasaklamak için benzeri çağrılar yapıldı. Bağımsız parlamenter Ian Austin bu ay hükümete “Twitter’da anonim profiller oluşturmaya karşı yasa teklifi planlayıp planlamadıklarını” sormuştu.
Kültür Bakanı Matt Warman da şöyle cevap vermişti:
Şirketler, anonim kullanıcıların hizmetlerini kullanmasını kısıtlamaya yönelik adımlar da dahil olmak üzere hizmetlerinin istismar edilmesine karşı mücadelede sorumluluk almalı. Bununla birlikte anonimlik, özgür ve açık internet için önemli bir ilke ve bir kişinin internette kendisini tanıtmak istememesinin birçok meşru nedeni var. İfşacıları korumak ve modern köleliğin, ev içi şiddetin ve cinsel istismarın kurbanlarını güçlendirmek bunlardan bazıları. Küresel olarak anonimlik, özellikle de otoriter rejimlerdeki insan hakları savunucularının ve gazetecilerin usulsüz misilleme ve gözaltına alınma korkusu olmadan çalışmalarını sağlamak için hayli önemli olabilir.
Teklifler Avrupa Komisyonu’nun Twitter ve Facebook gibi sosyal medya ağlarının bilgi kirliliğiyle mücadele etmesi veya düzenlemeyle karşılaşması gerektiği konusunda uyarmasının ardından geldi. Komisyon bu hafta yapılan açıklamada BK genel seçimleri öncesi internette “büyük ölçekli otomatik propagandanın ve bilgi kirliliğinin sürdüğünü” söyledi.

 


Kaynaklar: Netanyahu ile Rubio, ABD’nin İran’a müdahale ihtimalini görüştü

Tahran’da hükümet karşıtı protestolardan bir kare (Reuters)
Tahran’da hükümet karşıtı protestolardan bir kare (Reuters)
TT

Kaynaklar: Netanyahu ile Rubio, ABD’nin İran’a müdahale ihtimalini görüştü

Tahran’da hükümet karşıtı protestolardan bir kare (Reuters)
Tahran’da hükümet karşıtı protestolardan bir kare (Reuters)

İsrailli kaynaklar, Reuters’a yaptıkları açıklamada, İran’da son yılların en büyük hükümet karşıtı protestolarının yaşandığı bir dönemde, ABD’nin olası bir müdahalesine karşı İsrail’in en üst düzey alarma geçtiğini söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump, son günlerde defalarca müdahale tehdidinde bulunmuş, İran yönetimini göstericilere karşı güç kullanmaması konusunda uyarmıştı. Trump, dün (Cumartesi) yaptığı açıklamada, ABD’nin “yardım etmeye hazır olduğunu” ifade etti.

Hafta sonu güvenlik istişarelerine katılan kaynaklar, İsrail’in alarm seviyesini en üst düzeye çıkarmasının pratikte ne anlama geldiğine dair sorulara cevap vermedi.

İsrail ile İran, Haziran ayında 12 gün süren bir savaşa girmişti.

İsminin açıklanmasını istemeyen İsrailli bir kaynak dün (Cumartesi) yapılan bir telefon görüşmesinde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun, ABD’nin İran’a müdahale ihtimalini ele aldığının belirtti. Bir ABD’li yetkili, Rubio ile Netanyahu’nun görüştüğünü doğruladı; ancak görüşmenin içeriğine ilişkin bilgi paylaşmadı.

İsrail’den, protestoların ülkeyi sardığı bir dönemde İran’a müdahale etme niyetine işaret eden bir açıklama gelmedi. Buna karşın, İran’ın nükleer ve füze programlarına yönelik endişeler nedeniyle iki ülke arasındaki gerilim devam ediyor. Cuma günü yayımlanan The Economist dergisine verdiği röportajda Netanyahu, İran’ın İsrail’e saldırması halinde ağır sonuçlarla karşılaşacağını söyledi. Protestolara atıfla ise, “Diğer tüm konularda, İran’ın içindeki gelişmelerin nasıl seyredeceğini görmemiz gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.


ABD'nin Mississippi eyaletinde altı kişi silahla vurularak öldürüldü; yetkililer şüpheliyi gözaltına aldı

ABD polisi (Arşiv- Reuters)
ABD polisi (Arşiv- Reuters)
TT

ABD'nin Mississippi eyaletinde altı kişi silahla vurularak öldürüldü; yetkililer şüpheliyi gözaltına aldı

ABD polisi (Arşiv- Reuters)
ABD polisi (Arşiv- Reuters)

Yerel medya ve ABD kolluk kuvvetleri, Mississippi'nin Clay County ilçesinde en az altı kişinin vurularak öldürüldüğünü ve olayın şüphelisinin gözaltına alındığını, daha fazla ayrıntı vermeden bildirdi.

NBC News'in bağlı kuruluşu WTVA, ölümlerin üç farklı yerde meydana geldiğini bildirdi.

Clay County Şerifi Eddie Scott, sosyal medyada yaptığı paylaşımda, şüphelinin gözaltına alındığını ve “artık toplumumuz için bir tehdit oluşturmadığını” yazdı.

Scott gönderisinde Cuma günü gerçekleşen olaydaki ölü sayısından bahsetmedi, ancak YTVA altı kişinin öldüğünü doğruladı.

Ne Scott ne de polis departmanı Reuters'ın yorum talebine henüz yanıt vermedi.


Bir protestocu, Londra'daki büyükelçilik binasında İran bayrağını "devrim öncesi" bir bayrakla değiştirdi

İran'daki protestoları destekleyen göstericiler, Londra'daki İran büyükelçiliği önünde Şah döneminden kalma İran bayrağını dalgalandırdı (AFP)
İran'daki protestoları destekleyen göstericiler, Londra'daki İran büyükelçiliği önünde Şah döneminden kalma İran bayrağını dalgalandırdı (AFP)
TT

Bir protestocu, Londra'daki büyükelçilik binasında İran bayrağını "devrim öncesi" bir bayrakla değiştirdi

İran'daki protestoları destekleyen göstericiler, Londra'daki İran büyükelçiliği önünde Şah döneminden kalma İran bayrağını dalgalandırdı (AFP)
İran'daki protestoları destekleyen göstericiler, Londra'daki İran büyükelçiliği önünde Şah döneminden kalma İran bayrağını dalgalandırdı (AFP)

Görgü tanıkları AFP'e, yüzlerce kişinin katıldığı ve ülkede devam eden protestolara destek veren gösteride, bir protestocunun Londra'daki İran büyükelçiliğinin cephesinde bulunan İran bayrağını devrim öncesi İran bayrağıyla değiştirdiğini söyledi.

Sosyal medyada yayınlanan video görüntülerinde, Londra'nın merkezindeki Hyde Park yakınlarındaki binanın balkonunda bir kişinin protestocuların tezahüratları eşliğinde İran bayrağını indirip, aslan ve güneşle sembolize edilen Şah döneminin bayrağıyla değiştirdiği görülüyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre olay yerinde konuşan birkaç tanığı, bayrağın birkaç dakika yerinde kaldıktan sonra kaldırıldığını belirtti.

Başlangıçta yüksek enflasyon oranlarının tetiklediği protestolar, hızla rejimin sona ermesini isteyen siyasi taleplere evrilerek son iki hafta içinde İran'ın büyük bir kısmına yayıldı.

Buna karşılık İranlı yetkililer, ABD ve İsrail'in “ayaklanma” olarak nitelendirdikleri olayların arkasında olduğu suçlamasında bulunurken, insan hakları grupları onlarca protestocunun ölümünü belgeledi.