Mısır'ın petrol ve gaz sektöründeki büyüme hızını artırıyor

Süveyş Körfezi’ndeki “Ras Abu Rudeis” bölgesinde yeni bir petrol kuyusu keşfedildi (Reuters)
Süveyş Körfezi’ndeki “Ras Abu Rudeis” bölgesinde yeni bir petrol kuyusu keşfedildi (Reuters)
TT

Mısır'ın petrol ve gaz sektöründeki büyüme hızını artırıyor

Süveyş Körfezi’ndeki “Ras Abu Rudeis” bölgesinde yeni bir petrol kuyusu keşfedildi (Reuters)
Süveyş Körfezi’ndeki “Ras Abu Rudeis” bölgesinde yeni bir petrol kuyusu keşfedildi (Reuters)

*Mahmud Abduh
Mısır petrol ve gaz sektörü, şu anda en iyi dönemini yaşıyor. Dört yıl önce Akdeniz’deki dev Zohr gaz alanında keşif çalışmaları başladı. Kızıldeniz’de, Akdeniz’de, Süveyş Körfezi’nde ve Sina Yarımadası’nda ise keşif faaliyetleri devam ediyor.
Mısır Petrol Bakanlığına bağlı Petrol Genel İdaresi Yürütme Başkanı Usame Abid, geçen mali yılda petrol ve doğalgaz alanlarında yeni 60 keşif yapıldığını belirtti.
Abid, geçen pazartesi günü Mısır Temsilciler Meclisi’nin plan ve bütçe komitesi toplantısı sırasında, yakında ayrıntıları açıklanacak olan iki yeni keşif yapıldığını açıkladı. Keşiflerden biri, İtalyan enerji şirketi ENI tarafından açıklanacağını ve diğer keşfin de devlete ait Petrogas şirketine ait olduğunu söyleyen Usame Abid, Sina Yarımadası’nda da yeni bir keşfin gerçekleştiğine dikkati çekti.
İtalyan ENI şirketi, Mısır Petrol Genel İdaresi’na bağlı Balaeim Petroleum şirketiyle işbirliği dahilinde, Süveyş Körfezi’ndeki “Ras Abu Rudeis” bölgesinde yeni bir petrol kuyusunun keşfedildiği duyurdu. Günlük 5 bin varil petrol üretimi yapılacağını söyleyen İtalyan şirket, yeni keşfin bölgenin güneyindeki çalışmalarda gerçekleştiğini belirtti. Reuters’ın aktardığına göre ENI şirketi, üretimin birkaç gün içerisinde başlayacağını söylerken, tahmini toplam rezervin de yaklaşık 200 milyon varil petrol olduğunu vurguladı.
Şirket, Balaeim Petroleum’un yeni keşifler ve kuyunun yakınlarındaki mevcut alt yapıdan faydalanma imkanı için hızlı ve gelişmiş projeler sağladığını söyleyerek, “Bu strateji, aynı zamanda keşfi hızlandırmak ve üretim hattı boyunca kuyu açmak için Ras Abu Rudeis bölgesindeki gelecek faaliyetlerde uygulanacaktır” dedi.
Öte yandan ENI şirketi, Zohr gaz alanındaki üretimin 2020 başlarında günlük 3,2 milyar metreküp seviyesine ulaşmasının beklendiğini açıkladı. Şirketin Genel Müdürü Alessandro Politi, İtalyan haber ajansı AKI’ye yaptığı açıklamada, sahadaki mevcut üretim oranının 2,7 milyar fit küpe ulaştığını ve 2019 sonuna kadar da 3 milyar fit küpe ulaşmasının beklendiğini ifade etti.
Mısır Petrol Bakanlığı sözcüsü Hamdi Abdulaziz ise yeni keşiflerin veya henüz keşfedilmemiş olanların, bu sektörde meydana gelen gelişmeleri ve değişiklikleri takip ederek Mısır petrol ve gaz sektörüne yeni yatırımlar çekmek için bir plana ihtiyaç duyduğunu vurguladı.
Abdulaziz, Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada, Petrol Bakanlığı’nın şu anda devlete ait 7 rafinerinin geliştirilmesi ve iyileştirilmesi için çabaladığını belirtti.
Hamdi Abdulaziz, 4,4 milyar dolar maliyetle Kahire petrol rafine şirketi de dahil olmak üzere yeni petrol şirketler kurmayı ve yılda 4,2 milyon ton üretim sağlamayı planladıklarını açıkladı. Asyut şirketinin de şu anda kurulma aşamasında olduğuna dikkati çeken Abdulaziz, 2020 yılının ilk çeyreğinde benzin üretimine ve Kızıldeniz Şirketi’nin inşasına başlanacağını söyledi.
Devlete ait şirketlerden olan EGAS doğalgaz şirketinin verilerine göre 1966 yılından 2019 yılına kadar geçen 63 sene içerisinde doğalgaz aramak için 387’si Nil Deltası’ndaki imtiyaz bölgesinde, 302’si ise Akdeniz bölgesinde olmak üzere 689 kuyu açıldı.
Şirket, yayınladığı bir bildiride, 1966 yılından bu yana yapılan toplam keşiflerin 173’ü Nil Deltası’nda ve 210’u Akdeniz’de olmak üzere 382’i keşif gerçekleştirildiğini belirtti. Keşiflerdeki başarı oranının tamamen ve kısmen olmak üzere yüzde 55’e ulaştığı, bunların yüzde 45’inin Nil Deltası’nda yüzde 69'unun ise Akdeniz’de sağlandığı ve toplam üretilen gazın 2,51 trilyon metreküp olduğu ifade edildi.
EGAS doğalgaz şirketi, Temmuz 2018’den 2019 yılında kadar 8 kuyu açıldığını, Akdeniz’de ve Nil Deltası’nda yüzde 100 başarıya ulaşıldığını açıkladı.
En önemli keşiflerini Nil Deltası’nda İbn-i Yunus ve Akdeniz’de ise Nur ve Savan olduğunu söyleyen şirket, Akdeniz, Nil Deltası ve Kuzey Sina’da birkaç havza alanı bulunduğunu belirterek keşiflerin henüz yeteri düzeyde tamamlanmadığını ve araştırmaların hala sürdüğünü ifade etti.
Öte yandan Shell Genel Başkan Yardımcısı Gerald Schotman, şirketin Mısır hükümetine borçlu olmadığını ve 2020 yılının ikinci yarısında ülkede son zamanlarda sağlanan imtiyazlı alanlarda faaliyete geçmek istediklerini belirtti.
Schotman, Reuters’a yaptığı açıklamada, şirketin geçen Mart ayında Mısır tarafından ilan edilen Kızıldeniz’deki petrol ve doğalgaz arama ihalesine başvuruda bulunduklarını, ilerleyen dönemde ilan edilecek benzer bir Akdeniz ihalesine de katılmak istediklerini ifade etti.
Shell’in Mısır’daki faaliyetlerini artırdığını ve özellikle denizcilik alanında hızını artırdığını söyleyen Gerald Schotman, Mısır’ın oldukça önemli bir pazar olduğunu, bölgede bir enerji merkezi olma beklentilerine değer verdiklerini söyleyerek, bu durumların da Mısır’a yatırım yapmak için harika bir fırsat oluşturduğunu vurguladı.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre Schotman, “Faaliyetlerimiz arttırmak, Mısır’daki yatırımlarımızı genişletmek ve Kızıldeniz’e yönelik teklifimizi güçlendirmekle ilgileniyoruz” dedi.
Şirketin, hala hazırlık aşamasında olduğunu, Mısır Genel Petrol Şirketi ve EGAS ihalelerinde elde ettiği alanlarla ilgili sismik bir inceleme yaptığını belirterek, 2020 yılının ikinci yarısında imtiyazlı alanlarda faaliyete başlamak için sabırsızlandıklarını vurguladı.
 



Iraklı gruplar Maliki'yi “yeniden” başbakanlık yarışına soktu

Bağdat'ın göbeğinde grubun bayrağını taşıyan Hizbullah Tugayları üyeleri (AFP)
Bağdat'ın göbeğinde grubun bayrağını taşıyan Hizbullah Tugayları üyeleri (AFP)
TT

Iraklı gruplar Maliki'yi “yeniden” başbakanlık yarışına soktu

Bağdat'ın göbeğinde grubun bayrağını taşıyan Hizbullah Tugayları üyeleri (AFP)
Bağdat'ın göbeğinde grubun bayrağını taşıyan Hizbullah Tugayları üyeleri (AFP)

İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) yurtdışı kolu Kudüs Tugayı’nın komutanı İsmail Kaani'nin Bağdat'a bir ziyarette bulunduğunun açıklanmasının ardından, (Şii) Koordinasyon Çerçevesi güçlerinin Irak hükümetini kurmak üzere adayını belirleme girişimleri yeniden başladığı yere döndü. Öte yandan ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın bugün Bağdat'ı ziyaret etmesi bekleniyor.

Kaani'nin Bağdat'tan ayrılmasının ve Hesap Verebilirlik ve Adalet Komisyonu Başkanı Basim el-Bedri'nin hükümeti kurma şansının azalmasının ardından, Hizbullah Tugayları bir bildiri yayınlayarak Koordinasyon Çerçevesi’ni ‘üzerinde mutabık kalınan adaydan’ vazgeçip eski Başbakan Nuri el-Maliki ya da mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani'yi seçmeye çağırdı.

Bildiri, Maliki'ye hükümet kurma umudunu geri verdi. Çünkü bildiride Maliki’nin ABD'nin ‘vetosuna’ rağmen Iraklı gruplar (ve dolayısıyla Tahran) tarafından desteklendiği belirtildi. Öte yandan Bağdat'taki gözlemciler, Washington'ın Başbakan Sudani’ye yönelik ‘eleştirilere’ rağmen onu destekleyeceğini tahmin ediyor.

Birçok siyasi gözlemcinin görüşüne göre sona eren İran ziyareti ve beklenen ABD ziyareti, Irak'ta önümüzdeki dönemin çizgilerini belirlemede belirleyici olacak.


Lübnan, ateşkesin uzatılması için Washington'un müdahalesini istedi

Lübnan'ın güneyindeki Tayr False köyünde yerinden edilmiş insanlar, dün evlerine dönerken yıkılmış bir köprüden geçiyorlar (AP)
Lübnan'ın güneyindeki Tayr False köyünde yerinden edilmiş insanlar, dün evlerine dönerken yıkılmış bir köprüden geçiyorlar (AP)
TT

Lübnan, ateşkesin uzatılması için Washington'un müdahalesini istedi

Lübnan'ın güneyindeki Tayr False köyünde yerinden edilmiş insanlar, dün evlerine dönerken yıkılmış bir köprüden geçiyorlar (AP)
Lübnan'ın güneyindeki Tayr False köyünde yerinden edilmiş insanlar, dün evlerine dönerken yıkılmış bir köprüden geçiyorlar (AP)

Şarku’l Avsat’a konuşan bir bakanlık kaynağı, Lübnan’ın, İsrail ile «Hizbullah» arasında doğrudan müzakerelerin “çatışma altında” yürütülmemesi için ateşkesin uzatılması amacıyla Washington’dan müdahale etmesini istediğini açıkladı.

Kaynağa göre, ABD’nin Lübnan Büyükelçisi Michel Issa’nın cumartesi gecesi Beyrut’a dönmesi, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ın ateşkesin uzatılması yönündeki talebine ABD yönetiminin ne ölçüde yanıt vereceğinin test edilmesine imkân sağlıyor. Ateşkesin, Donald Trump tarafından sağlandığı ve güçlendirilip kalıcı hâle getirilmesine fırsat tanımak amacıyla uzatılmasının istendiği belirtiliyor. Aksi takdirde, İsrail ile Hizbullah arasında karşılıklı tehditlerin sürmesi nedeniyle ateşkesin kırılgan olmaya devam edecek.

Kaynak ayrıca, İsrail ile Hizbullah arasındaki karşılıklı tehditlerin hem güney Lübnan’daki halkı hem de Cumhurbaşkanı Avn’ı endişelendirdiğini belirtti. Güneyin yeni bir çatışmaya girmesinin, müzakerelerin sakin bir ortamda başlatılabilmesi için hazırlanmakta olan Lübnan belgesine yönelik çalışmalara zarar vereceğini vurguladı.


İsrail ordusu: Ateşkes öncesinde Bint Cubeyl’e düzenlenen hava saldırısında bir Hizbullah komutanı öldürüldü

Güney Lübnan’a yönelik İsrail saldırılarında ağır hasar gören bölgenin genel görünümü (DPA)
Güney Lübnan’a yönelik İsrail saldırılarında ağır hasar gören bölgenin genel görünümü (DPA)
TT

İsrail ordusu: Ateşkes öncesinde Bint Cubeyl’e düzenlenen hava saldırısında bir Hizbullah komutanı öldürüldü

Güney Lübnan’a yönelik İsrail saldırılarında ağır hasar gören bölgenin genel görünümü (DPA)
Güney Lübnan’a yönelik İsrail saldırılarında ağır hasar gören bölgenin genel görünümü (DPA)

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee bugün yaptığı açıklamada, ateşkesin yürürlüğe girmesinden önceki 24 saat içinde yoğun hava saldırıları düzenlendiğini duyurdu. Açıklamada, Hizbullah’a ait yüzlerce unsur ve altyapının hedef alındığı belirtildi.

Adraee X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, saldırılarda 150’den fazla örgüt mensubunun öldürüldüğünü ve operasyonun başlangıcından bu yana ölen Hizbullah mensubu sayısının bin 800’ü aştığını ifade etti.

Açıklamada ayrıca, Lübnan’ın farklı bölgelerinde füze rampaları, komuta merkezleri ve silah depoları dahil olmak üzere yaklaşık 300 askeri altyapı unsurunun hedef alındığı kaydedildi.

Açıklamaya göre, öldürülenler arasında Hizbullah’ın Bint Cubeyl bölgesi komutanı Ali Rıza Abbas ile örgütte görev yapan diğer bazı komutanlar da yer aldı.

Adraee, Bint Cubeyl bölgesinin Hizbullah için en önemli cephe hatlarından biri olduğunu belirterek, Abbas’ın İsrail ordusuna karşı yürütülen çatışmalarda bu bölgeyi yönettiğini ve yıllar boyunca İsrail ile İsrail ordusuna yönelik çeşitli planların hazırlanması ve uygulanmasında rol aldığını ifade etti.

Açıklamada ayrıca Abbas’ın, operasyonların başlangıcından bu yana aynı bölgede öldürülen dördüncü komutan olduğu kaydedildi.

Güneyde bir yol ve köprü yeniden trafiğe açıldı

Lübnan ordusu bugün yaptığı açıklamada, İsrail saldırıları nedeniyle güneyde kapatılan bir yol ve köprünün yeniden açıldığını duyurdu. Açıklama, Hizbullah ile İsrail arasında devam eden 10 günlük ateşkes sürecinde geldi.

Açıklamada, el-Hardali-Nebatiye yolunun tamamen, Burc Rahhal-Sur Köprüsü’nün ise kısmen yeniden ulaşıma açıldığı bildirildi. Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre hasarın İsrail saldırılarından kaynaklandığı ifade edildi.

Lübnan ordusu, ateşkesin yürürlüğe girmesinden saatler önce yaptığı açıklamada, İsrail’in Litani Nehri üzerindeki köprülere düzenlediği saldırıların, İsrail’in yaklaşık 30 kilometre kuzeyinde yer alan nehrin güneyindeki bölgeleri ülkenin geri kalanından izole ettiğini bildirmişti. Açıklamada, daha önce de bazı köprülerin yıkıldığı hatırlatıldı.

Lübnan ordusu ve yerel yetkililerin, ateşkesin ilk saatlerinden itibaren İsrail saldırıları nedeniyle kapanan yolların yeniden açılması için çalışmalarını sürdürdüğü kaydedildi.

El-Kasımiyye Köprüsü’nün cuma sabahı yeniden açılması, güneydeki yerleşimlerine dönerek evlerini kontrol etmek isteyen bazı yerinden edilmiş kişilere imkân sağladı. Ancak ateşkese duyulan güvensizlik nedeniyle çok sayıda kişinin geri dönüş konusunda tereddüt yaşadığı belirtildi.

AFP muhabiri dün Sayda’da Beyrut yönüne doğru yoğun trafik gözlemledi. Kısa süreliğine güney bölgelerine giden yerinden edilmiş kişilerin, başkentte kaldıkları barınak ve konutlara geri döndüğü aktarıldı.

frb
Ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girdiği ilk gün, Sayda şehrinden geçerek Güney Lübnan’a doğru ilerleyen araçlar (AFP)

Hizbullah yetkililerinden Mahmud Kamati dün yaptığı açıklamada, İsrail’in ‘her an ihanet edebileceğini’ ve mevcut durumun yalnızca geçici bir ateşkes olduğunu söyledi.

Kamati, yerinden edilmiş kişilere seslenerek, “Tam güvenlik sağlanana kadar sığındığınız yerleri terk etmeyin” çağrısında bulundu.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), İsrail ordusunun aynı gün Bint Cubeyl kentinde yeniden yıkım operasyonları gerçekleştirdiğini bildirdi.

İsrail ordusu ise daha önce yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’ndeki sınıra benzer şekilde Lübnan’ın güneyinde ‘sarı hat’ adı verilen bir ayrım çizgisi oluşturduğunu duyurdu. Açıklamada, bu hattın yakınında Hizbullah mensuplarının öldürüldüğü ifade edildi.

dvfvf
Yerlerinden edilmiş kişilerin evlerine dönmesi nedeniyle Sayda’da yaşanan trafik sıkışıklığı (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ateşkesin ilan edilmesinin hemen ardından yaptığı açıklamada, İsrail’in Güney Lübnan topraklarında 10 kilometre derinliğinde bir bölgede askeri varlığını sürdüreceğini belirtti.

Yetkililerin verilerine göre, altı haftayı aşan çatışmalar sonucunda yaklaşık 2 bin 300 kişi hayatını kaybetti, bir milyondan fazla kişi ise yerinden edildi. Özellikle Beyrut banliyöleri ve Lübnan’ın güney bölgeleri, Hizbullah’ın güçlü olduğu alanlar arasında yer alması nedeniyle en çok etkilenen yerler oldu.