Tunus: Yeni hükümet istişareleri başladı

Tunus: Yeni hükümet istişareleri başladı
TT

Tunus: Yeni hükümet istişareleri başladı

Tunus: Yeni hükümet istişareleri başladı

Başbakan Yusuf Şahid liderliğindeki Yaşasın Tunus Partisi’nin, Tunus hükümetine katılımı hakkındaki nihai kararı bekleniyor.
Nahda Hareketi Lideri Raşid Gannuşi’nin siyasi Danışmanı Cemal el-Avi, Nahda’nın başta ‘Yaşasın Tunus’ ve ‘Tunus’un Kalbi’ olmak üzere siyasi partilere yönelik istişarelerinin değiştiğini vurguladı.
Nahda hareketi, yeni bir siyasi yönelimle Muhammed Abu liderliğindeki Demokratik Akım Partisi şartlarından kaçınmak istiyor. Muhammed Abu liderliğindeki Demokratik Akım Partisi; İçişleri, Adalet ve İdari Reform Bakanlığı'nın da hükümeti koalisyonuna katılmasını, Halk Hareketiyle müzakere etmekten kaçınmayı ve Nahda Hareketi’nden bir kimsenin başbakanın olmamasını şart koşuyor.                                                                       
Yaklaşık üç hafta önce hükümet istişareleri başlatıldığında Nahda Haraketi’nden yapılan açıklamada, lideri Nebil Karvi hakkındaki yolsuzluk şüpheleri nedeniyle Tunus’un Kalbi partisiyle ittifak yapılmayacağı belirtilmişti. Ancak gözlemcilere göre, bugünün şartları değişti, çünkü Nahda’nın kendi liderliğinde bir hükümet kuramaması ihtimali de var. Bu nedenle hareketin diğer partilerle müzakere stratejilerinde değişiklikler olabiliyor.
Bu açıdan bakıldığında liderler, Nebil Karvi partisiyle koalisyon kurmak partinin gerçekçi şartlar sunması ya da sol akımlarda olduğu gibi ideolojik sorunlarının olmaması gibi bahanelere başvuruyor. Bununla beraber, Nebil Karvi dâhil bazı liderler daha önce Nida Partisi'ne katılmıştı. Gözlemcilere göre, eski Tunus Cumhurbaşkanı Baci Kaid es-Sibsi'nin kurduğu Nida Tunus Partisi ile Nahda arasındaki ittifakın canlanması olasılığı da var.
Nahda Hareketi, Şura Konseyi’ne bildirmeden önce bu hafta koalisyon hükümetiyle ilgili kesin bir karar alacak. Nahda, bu yeni siyasi ittifakı onaylanırsa, kuracağı hükümet güven testini geçip Tunus parlamentosundaki toplam 217 sandalyeden 109'unun mutlak çoğunluğunu almış olacak. Böylece Demokratik Akım ve Halk Hareketi ile ittifak kurmaktan ve bu partilerin küçük düşürücü şartlarından kaçınmış olacak.
Nahda hareketi liderleri, Pazartesi günü Yusuf Şahid liderliğindeki Yaşasın Tunus partisinin temsilcileriyle bir araya geldi. Nahda liderlerinden Nureddin el-Bahiri, Şahid partisinin bir sonraki hükümete katılmayı kabul ettiği doğruladı. Hareket, geçen yıl Nida ve Tunus Genel İşçi Sendikası, ulusal koalisyon hükümetini devirmeye çalıştığında Yusuf Şahid’e destek çıkmış ve böylece iki taraf arasındaki ilişkiler kuvvetlenmişti.
Tunus Yüksek Seçim Komisyonu, yasama seçimlerinin kesin sonuçlarını Perşembe günü açıklayacağını bildirdi. Yeni meclisin ilk oturumuna birkaç gün içinde karar verilmesi bekleniyor. Şimdiye kadar partilerin sundukları itirazların komisyon tarafından açıklanan sonuçlar üzerinde bir etkisi olmadı. Yarın açıklanan kesin sonuçlarla birlikte, yeni bir hükümet kurulmasına yönelik resmi geri sayım başlayacak.



Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.


Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
TT

Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, "gerçek bir entegrasyonu sağlamak ve mevcut ateşkesi korumak için tüm mevcut araçlarla ve ciddiyetle çalışacağını" söyledi.

Abdi, X platformunda yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'dan bir telefon aldığını ve Macron'un "bizim ve Suriye'de ateşkesin sağlanması ile diyalog ve müzakerelere geri dönülmesi için çalışan tarafların çabalarına destek verdiğini, bunun amacının tüm bölgenin çıkarlarına hizmet eden kalıcı bir çözüm bulmak olduğunu" ifade ettiğini belirtti.

Abdi, "X" platformundaki bir başka paylaşımında, Irak Kürdistan'ında ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper ile görüştüğünü ifade etti.

“ABD’nin ve Başkan Trump’ın ateşkes sürecine yönelik politikasının yanı sıra Büyükelçi Barrack’ın Suriye hükümeti ile aramızdaki diyaloğu ve müzakereleri yeniden başlatma çabaları da ciddi, önemli ve memnuniyet vericidir” ifadelerini kullandı.

Suriye Savunma Bakanlığı salı günü, devlet tarafından açıklanan mutabakatlar doğrultusunda ve “yapılan ulusal çabaların başarısına duyulan endişe nedeniyle” SDG ile dört günlük bir ateşkes ilan etti.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara, pazar günü SDG ile ateşkesi ve hükümet ile SDG arasında tam entegrasyonu öngören yeni bir anlaşma imzaladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre anlaşma, "gerekli güvenlik incelemelerinin ardından, SDG'nin tüm askeri ve güvenlik unsurlarının Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısına bireysel olarak entegre edilmesini, askeri rütbelerin verilmesini, mali hakların ve gerektiği gibi lojistik desteğin sağlanmasını ve Kürt bölgelerinin özerkliğinin korunmasını" öngörüyor.