Fransız oyuncu Haenel 12 yaşındayken tacize uğradığını iddia etti

Fransız oyuncu Adèle Haenel (AFP)
Fransız oyuncu Adèle Haenel (AFP)
TT

Fransız oyuncu Haenel 12 yaşındayken tacize uğradığını iddia etti

Fransız oyuncu Adèle Haenel (AFP)
Fransız oyuncu Adèle Haenel (AFP)

Fransız oyuncu Adèle Haenel, 12 yaşındayken oynadığı ilk filminin yönetmeni Christophe Ruggia tarafından 3 yıl boyunca cinsel tacize maruz kaldığını açıkladı.
CNN International'ın haberine göre Haenel, ünlü pop yıldızı Michael Jackson’ın çocuklukları taciz ettiği iddialarını işleyen 'Leaving Neverland' belgeselini izledikten sonra sessizliğini bozmaya karar verdi.
30 yaşındaki Haenel, Mediapart sitesiyle yaptığı röportajda, "Belgesel, bir şeylere karşı bakış açımı değiştirdi. İlk filmimin yönetmeni Christophe Ruggia tarafından sevgili olduğumuza dair telkinleriye kandırıldığımı görmemi sağladı. Ayrıca film, çocukları istismar eden kişilerin amaçlarına ulaşmak için kullandıkları yöntem ve mekanizmaları da gösteriyor” ifadelerini kullandı.
Haenel, yönetmenliğini Ruggia'nın yaptığı ‘Les Diables’ adlı ilk filminde otistik bir yetimi canlandırdığında daha henüz 12 yaşındaydı.
Özellikle Portrait of a Lady on Fire’daki performansıyla adından övgüyle söz ettiren Haenel, geçtiğimiz günlerde daha önce birlikte çalıştığı bir yönetmenle ile ilgili çarpıcı bir açıklamada bulundu. Fransız gazetesi Mediapart, Haenel'in açıklamaları üzerine aralarında oyuncular ve çalışanlarında olduğu yaklaşık 30 tanıkla yapılan görüşmeleri içeren bir basın soruşturması yaptı. Oyuncular ve çalışanlar, Ruggia’nın Haenel'e karşı davranış tarzının şüphe uyandırdığını ve filmin reklamını yapmak için birlikte seyahat ettiklerinde Haenel’i evine davet etmeye başladığını fark ettiklerini ifade ettiler.
Haenel’in suçlamalarını yayınlamadan önce yaklaşık altı ay boyunca oyuncunun bu iddialarını soruşturan Mediapart, Haenel ve Ruggia’yı yakından tanıyan otuza yakın kişiyle görüştü. Bu soruşturma sonucunda Haenel’in açıklamaların gerçeği yansıttığına ikna olan Mediapart, Ruggia’nın genç oyuncuyu taciz ettiğini kanıtlayan belgelere ulaştıklarını açıkladı. Bu belgelerin başında ise o dönemde otuzlu yaşlarında olan Ruggia’nın henüz çocuk yaştaki Haenel’e gönderdiği aşk mektupları geliyor.
Haenel ise Ruggia'nın kendisini eve götürdüğü zaman onu sevdiğini söylediğini ve kendisine cinsel tacizde bulunduğunu açıkladı. 15 yaşındayken onunla ilişkisini koparmaya çalıştığını belirterek, Ruggia'ya yakın olan kişilerden onu kendisinden uzak tutmaları için yardım istediğini ancak kendisine kimsenin cevap vermediğini söyledi.
Öte yandan, Ruggia'nın eş başkanlığını yaptığı Fransız Film Yönetmenleri Derneği (SRF) Ruggia'nın işine son verildiğini ve kararın yönetmene yönelik yaptıurımların ilk adımı olduğunu açıkladı.
Şarku'l Avsat'ın haberine göre Haenel, Fransız yargı sistemine güvenmediğini söyleyerek Ruggia'ya dava açmayı reddetti. Ancak savcılık, yayınlanan ifadesine dayanarak olayla ilgili soruşturma başlattı.
Ruggia, Haenel'e karşı cinsel tacizde bulunduğunu yalanladı ancak oyuncuya karşı davranışlarında 'hatalar' yaptığını itiraf etti.
Ruggia açıklamasında şu sözlere yer verdi: “Yaşının küçüklüğüne bakarak ona verdiğim kıymetin ve ona umut vermemim kendisini kızdırıp rahatsız edeceğini bilmiyordum. Eğer olan buysa beni affetmesini istiyorum.”
Haenel, 25'ten fazla filmde rol aldı ve iki kez Fransa'nın Oscar'ı olarak bilinen Cesar Sinema Ödülünü kazandı.



Barak: ABD, Suriye’deki tüm taraflarla yakın temas hâlinde

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)
TT

Barak: ABD, Suriye’deki tüm taraflarla yakın temas hâlinde

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barak, 22 Temmuz’da Beyrut’ta Reuters’a verdiği röportajdan bir kare (Reuters)

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barak, cuma günü yaptığı açıklamada, Şam yönetimine bağlı güçler ile Kürtlerin öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında yaşanan son çatışmaların ardından, Washington’un ülkedeki tüm taraflarla yakın temasını sürdürdüğünü bildirdi.

Barak, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda, ABD’nin Suriye’de tansiyonu düşürmek, gerilimin tırmanmasını önlemek ve Suriye hükümeti ile SDG arasında yeniden müzakere sürecine dönülmesini sağlamak için 24 saat esasına göre çalıştığını ifade etti.

Kuzeydoğu Suriye’nin geniş kesimlerini kontrol eden SDG, 10 Mart’ta Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile bir anlaşma imzalamış ve buna göre sivil ve askerî tüm kurumlarını yıl sonuna kadar devlet kurumlarıyla birleştirmeyi kabul etmişti. Ancak tarafların, anlaşmanın uygulanması konusunda şu ana kadar kayda değer bir ilerleme sağlayamadığı belirtiliyor.


Tahran’a baskı büyüyor: ABD’den askeri takviye, BM’den idamları durdurun çağrısı

Tahran’a baskı büyüyor: ABD’den askeri takviye, BM’den idamları durdurun çağrısı
TT

Tahran’a baskı büyüyor: ABD’den askeri takviye, BM’den idamları durdurun çağrısı

Tahran’a baskı büyüyor: ABD’den askeri takviye, BM’den idamları durdurun çağrısı

Amerika Birleşik Devletleri, İran’a yönelik tehditlerin ardından Ortadoğu’daki askerî varlığını güçlendirdi. Şarku’l Avsat’ın ABD medyasından aktardığı haberlere göre, Güney Çin Denizi’nde bulunan USS Abraham Lincoln uçak gemisi ile ona eşlik eden çok sayıda savaş gemisi bölgeye doğru hareket ediyor.

Birleşmiş Milletler, İran’a protestolara katılanlara yönelik planlanan tüm idamları durdurma çağrısında bulunarak, protestolar sırasında yaşanan tüm ölümlerin bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulmasını istedi.

İsviçre, Bern’deki İran Büyükelçisi’ni Dışişleri’ne çağırarak, İran güvenlik güçlerinin uyguladığı şiddetten duyduğu derin endişeyi dile getirdi ve idam cezasına kesin olarak karşı olduğunu vurguladı.

Yeni Zelanda ise İran’ın başkenti Tahran’daki büyükelçiliğini geçici olarak kapattığını, konsolosluk faaliyetlerini Türkiye’nin başkenti Ankara’ya taşıdığını açıkladı.


Bir ABD yetkilisi İran'ı uyardı: Trump "eylem adamı"

Amerika Birleşik Devletleri'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün BM Genel Merkezi'nde İran'daki durumla ilgili düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP).
Amerika Birleşik Devletleri'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün BM Genel Merkezi'nde İran'daki durumla ilgili düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP).
TT

Bir ABD yetkilisi İran'ı uyardı: Trump "eylem adamı"

Amerika Birleşik Devletleri'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün BM Genel Merkezi'nde İran'daki durumla ilgili düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP).
Amerika Birleşik Devletleri'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün BM Genel Merkezi'nde İran'daki durumla ilgili düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP).

ABD'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün ABD'nin çağrısıyla düzenlenen BM Güvenlik Konseyi acil toplantısında, “İran halkı, İslam Cumhuriyeti'nin acımasız tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir şekilde özgürlüğünü talep ediyor” ifadelerini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre Waltz, ABD'nin mesajının açık olduğunu belirterek, “Başkan Donald J. Trump ve Amerika Birleşik Devletleri, İran'ın cesur halkının yanındadır” dedi.

Waltz sözlerine şöyle devam etti: “Başkan Trump, Birleşmiş Milletler'de gördüğümüz gibi bitmek bilmeyen görüşmeler yapan biri değil, eylem adamıdır. Katliamı durdurmak için tüm seçeneklerin masada olduğunu açıkça belirtti ve bunu İran rejiminin liderliğinden daha iyi bilen kimse yok.”

Waltz, protestoların “yabancı bir komplo” ve askeri harekatın öncüsü olduğu yönündeki İran'ın iddialarını reddederek, “Dünyadaki herkes, rejimin her zamankinden daha zayıf olduğunu ve bu yüzden İran halkının sokaklardaki gücünden dolayı bu yalanı yaydığını bilmeli” şeklinde konuştu.

Waltz, “Onlar korkuyorlar. Kendi halklarından korkuyorlar” ifadesini kullandı.