Kuveyt'te 'Kimliksizler Baharı'

Kuveyt’te 6 Kasım’da patlak veren yolsuzluk karşıtı protesto gösterinden bir görüntü (AFP)
Kuveyt’te 6 Kasım’da patlak veren yolsuzluk karşıtı protesto gösterinden bir görüntü (AFP)
TT

Kuveyt'te 'Kimliksizler Baharı'

Kuveyt’te 6 Kasım’da patlak veren yolsuzluk karşıtı protesto gösterinden bir görüntü (AFP)
Kuveyt’te 6 Kasım’da patlak veren yolsuzluk karşıtı protesto gösterinden bir görüntü (AFP)

Ahmed Bumeri
Vatansız/Kimliksiz (Haymatlos) statüsündeki bir gencin kötü yaşam koşulları sebebiyle intihar etmesi üzerine eylemciler, sokaklara döküldü. Kuveyt’te tahmini olarak yaklaşık 100 bin kimliksiz haymatlos birey yaşıyor.
Halk protestolarıyla eş zamanlı olarak eski Milletvekili Salih Molla, bazı politikacılara ve sivil toplum kuruluşlarına (STK) protesto gösterisi düzenleme çağrısında bulundu. Kuveyt’teki eylemciler, Irak ve Lübnan da dahil olmak üzere komşu ülkelerde yaşananlar gibi yolsuzluk ve kötü hizmete karşı mücadeleye odaklandı.
Kuveyt’te ekonomik kriz
Şarku'l Avsat'ın Independent Arabia'dan aktardığı habere göre Kuveyt, petrol fiyatlarındaki düşüş ve azalmaya başlayan gelirler karşısında yüksek harcamalar dolayısıyla en az 5 yıldır bütçe açığından mustarip. Muhalefet ise hükümeti, devlet kaynakları yönetiminde beceriksizlik ve devlet dairelerinde yolsuzlukla suçlarken, bu faaliyetlerin ciddi derecede harcama israfına yol açtığını savunuyor. Aynı şekilde üretim değeri 40 milyar dinar veya yaklaşık 120 milyar dolar olarak tahmin edilen petrol zengini bir ülkede, binlerce işsiz bulunuyor. Ülkede zenginler ve düşük gelirliler arasında bir uçurum mevcut. Devlet gelirleri azaldıkça, yolsuzluk devam ettikçe ve kamu parası tüketildikçe bu uçurum daha da büyüyor.
Krizin kimliksizler üzerindeki etkisi
Son yıllarda bu durum, ülkede kimliksiz şekilde yaşayan grup üzerine de olumsuz yansıdı. Bu kesim, ülkede Kuveyt vatandaşlığına da diğer ülkelerin vatandaşlığına da sahip değil. Ancak Kuveyt’in 1961 yılındaki bağımsızlığından bu yana ülkede mevcutlar. Hükümet, çoğu Suudi Arabistan ve Irak’a uzanan kabilelere mensup olan bu kesime, kökenleri hususundaki anlaşmazlıklar dolayısıyla vatandaşlık vermeyi kabul etmiyor. Yönetim, kimliksizlerin büyük kısmının, Kuveytli olduklarını kanıtlayacak herhangi bir delile sahip olmadıklarını belirtiyor. Kimliksiz kesim ise kökenleri hususunda şüphe bulunduğunu ve uyruklarına ilişkin endişe yaşandığını kabul ederken, medeniler tarafından kontrol edilen toplumsal yapının değiştirebilir olduğunu savunuyor. Medeniler, devletin kuruluşundan bu yana kıyı kesimlerde yaşayan zengin bir sosyal sınıfı temsil ediyor. Bu kesim, hala ülkenin ekonomik, politik ve toplumsal organlarının kontrolünü elinde bulunduruyor.
Meydanlar, bu yıl ikinci defa yaşam koşulları sebebiyle kimliksizler tarafından düzenlenen protesto gösterilerine tanık oluyor. Bu çerçevede geçen ay bir genç, maruz kaldığı trajik koşullar nedeniyle intihar etti.
Yaşamsal tehditler
STK’lar, insan hakları örgütleri ve Birleşmiş Milletler (BM), Kuveyt’e bu kesimin koşullarını iyileştirme çağrısında bulundu. Kimliksizler, protesto gösteri sırasında karşılaştıkları en büyük tehlikenin devlet güvenlik hizmetlerinin “güvenlik kısıtlamaları” dolayısıyla seyahat etmelerini yasaklaması olduğunu belirtirken, “kendilerini tanımayan bir ülkede büyük bir hapishanede yaşadıklarını” vurguluyor.
Temel haklarından mahrumiyet
Kimliksizlerin Kuveyt vatandaşlığından ve kimliğinden mahrum kalmaları, (ücretsiz eğitim, adil sağlık hizmetleri, devlet sektöründe istihdam, mülkiyet, evlilik ve boşanma belgesi ve seyahat gibi) Kuveyt vatandaşlarının sahip olduğu temel yaşamsal gereksinimlere ulaşmalarını da imkansız kılıyor. Bu durum nedeniyle özel sektörlerdeki tüccarlar tarafından sömürülüyorlar, düşük maaşlarla hakları istismar ediliyor, bazen herhangi bir maaş alamıyorlar ve yargıda da haklarını talep etmekte zorluk yaşıyorlar.
Yeni yasa
Kuveyt Meclis Başkanı Merzuk el-Ganim, geçen salı günü maruz kaldıkları dikenli durumların parlamento tarafından gözden geçirilmesi amacıyla kimliksizler hususunda bir yasa önerisinde bulundu. Ancak birçok kimliksize ikamet izni verilmesini öneren yasa üzerinde henüz bir fikir birliği sağlanmadı. Kimliksizler, geçici çözümler ortaya koyan Kuveyt yasalarındaki birçok değişiklik hususunda endişe duyuyor. Ülkede ayrıca (Merzuk’un reddedilen yasası hashtagi ile bir kampanya başlatıldı.
Ayaklanma
Kuveyt’teki eski milletvekillerini içeren siyasi bir grup, yolsuzlukla mücadele, kredilerin düşürülmesi, yasama ve yürütme organlarının hesap vermesi taleplerini desteklemek için kimliksizler tarafından başlatılan ayaklanmaya dahil oldu. Kredi ve faizlerin 11 kat artması sonrasında kredilerin düşürülmesi talebiyle birkaç yıl önce de protesto gösterileri patlak vermişti. Daha sonra ise hükümet, bankacılık sisteminin ve Merkez Bankası’nın hatalarını itiraf ederek faizleri düşürmüş ve yeni kredi takvimini açıklamıştı. 
Parlamenterler sokakta
Kuveyt basınına göre eski Milletvekili Salih Molla, kredilerin düşürülmesi ve kimliksizlerle ilgili bazı sorulara yanıt olarak, “Ülkenin birçok sorunu var. Ancak yolsuzluk çevresinde bunları onarmamız mümkün değil” dedi.
Öte yandan Ulusal Meclis’in eski başkanı Ahmed es-Sadun, “Vatandaşların meydanlara inmesi, halkın Ulusal Meclis ve hükümete olan öfkesini yansıtıyor” ifadelerini kullandı. Sadun, Kuveyt’te önde gelen muhalifler arasında yer alıyor. Sadun, kamu maliyesini savunmak, iktidarı eleştirmek ve yönetimi yolsuzlukla suçlamak dolayısıyla cezaevinde bulunan Kuveytli muhalif Muslim el-Barak ile Halk Blok’un liderliğini yürütüyor.
Aynı şekilde eski Milletvekili Hasan Cevher de “Kuveyt’te yaygın olan yolsuzluğun hiçbir şeklini kabul etmeyeceğiz” dedi. Kuveyt parlamentosuna karşı halkın iradesinin önemli olduğunu söyleyen Cevher, yaşananların hükümetin ve meclisin faaliyetlerinin doğal bir sonucu olduğunu vurguladı.
Kuveyt’te ‘Kimliksizler’ olarak tanımlanan sivillerin sayısı tam olarak saptanamıyor ancak 2 Ağustos 1990 tarihinde Irak’ın Kuveyt’i işgal etmesinden önce sayılarının 300 binden fazla olduğu biliniyor. Bu sayının ise, ‘Kimliksizler meselesinin’ çözümüne yönelik bir dizi politikanın yürütülmesi ve bazı ‘Kimliksizler’in başka ülkelere göç etmesiyle azaldığı gözlemleniyor.
‘Kimliksizler’i 1959-17 rakamlı yabancılar yasasını ihlal ettikleri gerekçesiyle ‘kaçak’ olarak tanımlayan Kuveyt hükümeti, anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle bu kişilerin Kuveyt vatandaşlığı almalarına da izin vermiyor. Ayrıca hükümet ‘Kimliksizler’in ezici çoğunluğunun, özellikle de 1965 yılındaki nüfus sayımında kayıt altına alınanların Kuveyt vatandaşlığı almayı hak etmediğini savunuyor. Yönetim, 1965 dönemi 'Kimliksizler'inin, Kuveyt vatandaşlarının sahip olduğu ayrıcalıklara ulaşabilmek için o dönemde gerçek kimliklerini saklayarak ülkeye giriş yaptıklarını ileri sürüyor.
Kuveyt, 2010 yılında ‘Kimliksizler’in mevcut durumlarını iyileştirme sorumluluğunu üstlenen ve bu konuda meclise yasa tasarısı sunan Kaçakların Durumunu İyileştirme Merkezi kurmuştu. Merkez, ‘Kimliksizler’e geçici kimlik kartı çıkartmıştı.
2 milyon 700 bin nüfuslu Kuveyt'te Bağımsız Kuveyt İnsan Hakları Derneği'ne göre 120 binden fazla ‘Kimliksiz’, vatandaşlık hakkından yoksun bir şekilde ayrımcı uygulamalar ve zor şartlar altında yaşıyor.



Suudi Arabistan Veliaht Prensi: Ülkeyi savunma çabaları, bölgedeki krizde kendini gösterdi

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, dün Mina Sarayı’nda Kurban Bayramı tebriklerini kabul etti. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, dün Mina Sarayı’nda Kurban Bayramı tebriklerini kabul etti. (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi: Ülkeyi savunma çabaları, bölgedeki krizde kendini gösterdi

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, dün Mina Sarayı’nda Kurban Bayramı tebriklerini kabul etti. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, dün Mina Sarayı’nda Kurban Bayramı tebriklerini kabul etti. (SPA)

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün yaptığı açıklamada, ülkenin güvenliğini koruma ve ulusal kazanımları muhafaza etmeye yönelik çabaların gurur ve takdiri hak ettiğini belirterek, bunun devletin evlatlarının benimsediği köklü bir yaklaşım olduğunu söyledi.

Veliaht Prens’in açıklamaları, İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz adına Mina Sarayı’nda Kurban Bayramı tebriklerini kabul ettiği sırada geldi. Kabul törenine prensler, ülkenin baş müftüsü, din âlimleri ve şeyhler, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinden üst düzey davetliler, bakanlar ve askeri birlik komutanları katıldı.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman törende yaptığı konuşmada, “Sizi, vatandaşlarımızı, ülkede yaşayanları ve Beytullah’ın hacılarını mübarek Kurban Bayramı dolayısıyla tebrik etmekten memnuniyet duyuyoruz. Yüce Allah’tan bu bayramı ülkemize ve dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlara hayırla yeniden nasip etmesini diliyoruz” ifadelerini kullandı. Ülkesinin sahip olduğu ayrıcalıklara da değinen Veliaht Prens, “Allah’a hamdolsun ki ülkemize, Haremeyn-i Şerifeyn’e ve kutsal mekânlara hizmet etme, ayrıca onları ziyaret edenlere bakım ve hizmet sunma şerefini bahşetti” dedi.

vfevf
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Kurban Bayramı tebriklerini kabul ettiği törende bir konuşma yaptı. (SPA)

Veliaht Prens, hacılara hizmet amacıyla görev yapan askeri ve güvenlik birimleri personeli ile devletin farklı kurumlarında çalışan görevlilere ve gönüllülere teşekkür ederek, hacıların güvenliği ve emniyeti için yürütülen çalışmaların büyük önem taşıdığını ifade etti. Bu çabaların, Suudi Arabistan’ın güvenliğini savunma ve egemenliğini koruma yönünde daha önce ortaya konulan çalışmaların devamı niteliğinde olduğunu vurgulayan Veliaht Prens, bunun bölgenin içinden geçtiği kriz sürecine yönelik yaklaşımda da açık şekilde görüldüğünü belirtti. Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Allah’tan ülkeyi korumasını ve güvenlik ile istikrarın devamını sağlamasını diledi.

Öte yandan, hac görevine katılan askeri birimler adına konuşan Suudi Arabistan Kamu Güvenliği Müdürü Korgeneral Muhammed el-Bassami, Suudi Arabistan’ın kuruluşundan bu yana Haremeyn-i Şerifeyn’e hizmeti, temel misyonu, kimliğinin ana unsuru ve gurur kaynağı hâline getirdiğini söyledi. El-Bassami, ülkesinin bu doğrultuda kararlı bir irade ve yenilenen bir vizyonla ilerlediğini belirterek, Suudi Arabistan’ın bu büyük emanete daima sahip çıkmayı ve bu onurlu görevi sürdürmeyi hedeflediğini ifade etti.

dcfd  fc
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, hacılara hizmet etme çalışmalarından dolayı ordu ve güvenlik güçleri mensuplarına, devlet çalışanlarına ve gönüllülere teşekkür etti. (SPA)

El-Bassami, Hac güvenliği planlarında şu ana kadar elde edilen başarıların, Kral Selman bin Abdulaziz’in talimatları ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın sınırsız desteği sayesinde gerçekleştiğini belirtti. El-Bassami, bunun hac sezonuna yönelik güvenlik ve hizmet planlarının kalite göstergelerini yükselttiğini, ayrıca hac organizasyonunu düzenleyen talimatlara uyum seviyesinde belirgin bir iyileşme sağladığını ifade etti. Bunun, kuralların kararlılıkla uygulanmasının yanı sıra Rahman’ın misafirlerinin güvenliği ve emniyetini korumaya yönelik önleyici ve proaktif tedbirlerin etkinliğini ortaya koyduğunu söyledi.

Diğer yandan, Albay Dr. Meşal el-Harisi, bu vesileyle bir şiir okudu. Program, davetlilerin Veliaht Prens ile selamlaşmasının ve kabul töreninin sonunda birlikte akşam yemeği yenilmesinin ardından sona erdi.

dv f
Mina Sarayı’nda Kurban Bayramı tebriklerini iletmek üzere gelen misafirlerin ağırlandığı törenden, 27 Mayıs 2026 (SPA)

Kabul törenine, İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Özel Danışmanı Prens Sultan bin Selman bin Abdulaziz, İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Danışmanı Prens Mişal bin Macid bin Abdulaziz, İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Danışmanı Prens Dr. Abdulaziz bin Sattam bin Abdulaziz, Kraliyet Divanı Danışmanı Prens Bender bin Halid bin Faysal bin Abdulaziz, Dışişleri Bakanlığı Danışmanı Prens Halid bin Bender bin Sultan bin Abdulaziz, Mekke Bölgesi Emir Yardımcısı ve Daimi Hac ve Umre Komitesi Başkan Yardımcısı Prens Suud bin Mişal bin Abdulaziz, Kraliyet Divanı Danışmanı Prens Bender bin Mukrin bin Abdulaziz, Devlet Bakanı ve Bakanlar Kurulu Üyesi Prens Turki bin Muhammed bin Fahd bin Abdulaziz, Cidde Valisi Prens Suud bin Abdullah bin Mansur bin Calavi, Spor Bakanı Prens Abdulaziz bin Turki el-Faysal, İçişleri Bakanı ve Yüksek Hac Komitesi Başkanı Prens Abdulaziz bin Suud bin Nayef, Genel İstihbarat Başkan Yardımcısı Prens Bender bin Faysal bin Bender bin Abdulaziz, Ulusal Muhafız Bakanı Prens Abdullah bin Bender Al Suud, Taif Valisi Prens Favvaz bin Sultan bin Abdulaziz, İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Özel Danışmanı Prens Dr. Abdulaziz bin Muhammed bin Ayyaf ile Savunma Bakan Yardımcısı Prens Abdurrahman bin Muhammed bin Ayyaf katıldı.


Mina'daki Ramazan Bayramı'nın özellikleri... Tamamlanmanın sevinci, Ramazan Bayramı ruhuyla tek bir yerde buluşuyor

Hacılar Mina'da ibadetlerini tamamlarken Kurban Bayramına kavuştu (Fotoğraf: Beşir Salih)
Hacılar Mina'da ibadetlerini tamamlarken Kurban Bayramına kavuştu (Fotoğraf: Beşir Salih)
TT

Mina'daki Ramazan Bayramı'nın özellikleri... Tamamlanmanın sevinci, Ramazan Bayramı ruhuyla tek bir yerde buluşuyor

Hacılar Mina'da ibadetlerini tamamlarken Kurban Bayramına kavuştu (Fotoğraf: Beşir Salih)
Hacılar Mina'da ibadetlerini tamamlarken Kurban Bayramına kavuştu (Fotoğraf: Beşir Salih)

Daha Zilhicce ayının onuncu gününün güneşi doğar doğmaz, milyonlarca hacının tekbir ve dualarla doldurduğu kutsal atmosfer bambaşka bir görünüme bürünüyor. Hacılar, küçük tahallülün (Kurban Bayramı'nın birinci günü tıraş olup ihramdan çıkılması ile gerçekleşir) ardından beyaz ihramlarını çıkararak yerlerine sevinç ve şükran dolu kıyafetler giyiyor; hem hac ibadetlerinin büyük bölümünü tamamlamanın huzurunu hem de Kurban Bayramı’nın gelişini kutluyor.

Sabahın ilk saatlerinden itibaren Mina’daki çadır yolları adeta bayram meydanlarına dönüştü. Hac organizasyonları, hacıları bayram tebriği sözleriyle karşılarken, şekerlemeler dağıtıldı ve misafirperverliğin simgesi olarak sıcak Suudi kahvesi ikram edildi.

Hacılar, ibadetlerinin çoğunu tamamlamalarını kutladılar (Fotoğraf: Beşir Salih)Hacılar, ibadetlerini tamamlamalarını kutladılar (Fotoğraf: Beşir Salih)

Hacılar, ibadetlerinin büyük kısmını tamamlamanın sevincini yaşarken, birçok organizasyon farklı kültürlerden yemeklerin sunulduğu bayram sofraları kurdu. Tekbir ve tehlillerin yankılandığı ortam, son günlerin yorgunluğunu hafifleten manevi ve neşeli bir atmosfer oluşturdu.

Bayram sabahında Mina çadırları rengârenk bir mozaik görünümüne büründü. Hacılar birbirlerini ziyaret ederek bayramlaştı, hayatlarının en özel anlarından birini ölümsüzleştirmek için hatıra fotoğrafları çektirdi.

 Hacılar, ibadetlerini tamamlamanı ve mübarek Kurban Bayramı'na ulaşmanın tadını çıkarmanın sevincini ve şükranını yansıtan kıyafetler giymişlerdi (Fotoğraf: Beşir Salih)Hacılar, ibadetlerini tamamlamanı ve mübarek Kurban Bayramı'na ulaşmanın tadını çıkarmanın sevincini ve şükranını yansıtan kıyafetler giymişlerdi (Fotoğraf: Beşir Salih)

 Hacılar, küçük tahallülün ardından beyaz ihram kıyafetlerini çıkarıyor. (Fotoğraf: Beşir Salih)Hacılar, küçük tahallülün ardından beyaz ihram kıyafetlerini çıkarıyor. (Fotoğraf: Beşir Salih)

Kültürlerin buluştuğu eşsiz manzara

Dünyanın başka hiçbir yerinde benzeri görülmeyen bir manzarada, Mina’nın yolları ve hacı çadırları açık hava kültür festivaline dönüştü. İhramdan çıkan hacılar, geleneksel kıyafetleriyle kendi kültürel kimliklerini ve milli geleneklerini yansıttı.

Parlak renkleri ve ince işlemeleriyle Mağrip kaftanları ve celabiyeleri; Sudan ve Pakistan’a özgü beyaz sarıklar ve uzun kıyafetler; neşe ve coşkuyu yansıtan Asya sarileri ve geleneksel kıyafetler aynı ortamda buluşarak zengin ve renkli bir tablo oluşturdu.

Geleneksel beyaz Mısır celabiyesi ve sarığıyla dikkat çeken Mısırlı hacı Mustafa Ahmed, Mina’da ilk kez bayram sabahını milyonlarca Müslümanla birlikte yaşadığını söyledi. Ahmed, geleneksel kıyafetinin birçok hacının ilgisini çektiğini ve kıyafeti hakkında sorular sorduklarını belirtti.

Endonezyalı hacı Susilo ise renkli desenleriyle ünlü “batik” gömleği ve geleneksel siyah “peci” başlığıyla kültürünü yansıttı.

Endonezyalı hacı, “Bugün Mina adeta dünya barışı için kurulmuş bir kültür fuarı gibi görünüyor. Afrika, Güney Asya, Arap, Türk ve Endonezya kıyafetlerini bir arada görüyoruz. Herkes birbiriyle konuşuyor, kaynaşıyor. Bu kutsal mekânda kültürlerimizi yaşatmak, çeşitliliğimizin İslam ümmetinin gücü ve güzelliği olduğunu hissettiriyor” ifadelerini kullandı.


Kral Selman: İki Kutsal Caminin hizmetini ve Kabe’ye gelen hacıları ağırlama şerefini bize bahşettiği için Allah’a şükrediyoruz

(foto altı) İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz (Şarku’l Avsat)
(foto altı) İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz (Şarku’l Avsat)
TT

Kral Selman: İki Kutsal Caminin hizmetini ve Kabe’ye gelen hacıları ağırlama şerefini bize bahşettiği için Allah’a şükrediyoruz

(foto altı) İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz (Şarku’l Avsat)
(foto altı) İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz (Şarku’l Avsat)

İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz bugün yaptığı açıklamada, “Allah’a hamdolsun ki bize İki Kutsal Cami’ye (Haremeyn-i Şerifeyn) hizmet etme ve Beytullah’ın hacılarına ev sahipliği yapma şerefini nasip etti” ifadesini kullandı.

Kral Selman, Allah’tan hacıların hac ibadetlerini, kurbanlarını ve diğer ibadetlerini kabul etmesini diledi.

Kral Selman açıklamasının devamında, “Mübarek Kurban Bayramı’nın gelişi vesilesiyle, bu kutlu vatandaki halkımızın ve tüm İslam ümmetinin bayramını tebrik ediyoruz. Yüce Allah’tan bu bayramı ümmetimiz ve tüm dünya için hayır, barış ve istikrar vesilesi kılmasını niyaz ediyoruz. Bayramınız mübarek olsun” dedi.

Öte yandan hacı adayları, Kurban Bayramı’nın ilk günü olan bugün sabahın erken saatlerinden itibaren Mina’da şeytan taşlama ibadetine başladı. Hacılar, önceden hazırlanan sevk planı kapsamında yoğunluk yaşanmadan Akabe cemresine yedi taş attı.

Hacılar, Kurban Bayramı’nın ilk gününde Akabe cemresine taş atıyor. (Reuters)Hacılar, Kurban Bayramı’nın ilk gününde Akabe cemresine taş atıyor. (Reuters)

Yaklaşık 1,7 milyon hacı, dün güneşin batmasının ardından Hac ibadetinin en önemli rüknü olan Arafat Vakfesi’ni tamamlayarak Müzdelife’ye geçti. Beyaz ihramları içindeki hacıların intikali güvenli şekilde gerçekleştirildi.

Hacıların Arafat’tan Müzdelife’ye geçiş sürecinde güvenlik ve hizmet ekipleri kutsal bölgelerin tamamında yoğun şekilde görev yaptı. Hacılar, Kurban Bayramı sabahına kadar Müzdelife’de konakladıktan sonra bugün Mina’ya hareket ederek Akabe cemresine taşlama, ziyaret tavafı, kurban kesimi ile tıraş olma adımlarını yerine getirecek.

Suudi Arabistan İçişleri Bakanı Prens Abdulaziz bin Suud bin Nayif, Hac organizasyonunda güvenlik, koordinasyon ve hizmet alanlarında sağlanan entegrasyonun, ayrıca kullanılan ileri düzey teknik altyapının hacılara gösterilen ilginin somut göstergesi olduğunu ifade etti. Bakan, söz konusu hazırlıkların güvenlik ve organizasyon planlarının etkin biçimde uygulanmasını güçlendirdiğini, bunun da hacıların güvenliğini sağlayarak ibadetlerini huzur ve kolaylık içinde yerine getirmelerine katkı sunduğunu söyledi.

İçişleri Bakanı dün Devlet Güvenlik Başkanlığı’na bağlı özel güvenlik güçlerini denetledi. Bakan, Hac güvenlik güçleri bünyesinde görev yapan özel birliklerin yürüttüğü çalışmaları takdir ettiğini belirtti.