Mısır, insan hakları siciline yönelik eleştirileri gidermek için çalışmalar yürütüyor

Mısır, insan hakları siciline yönelik eleştirileri gidermek için çalışmalar yürütüyor
TT

Mısır, insan hakları siciline yönelik eleştirileri gidermek için çalışmalar yürütüyor

Mısır, insan hakları siciline yönelik eleştirileri gidermek için çalışmalar yürütüyor

İnsan hakları ihlalleriyle ilgili olarak uluslararası kurum ve kuruluşlardan yoğun eleştiriler alan Mısır, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'nde Evrensel Periyodik İnceleme Mekanizması (EPİM) oturumu öncesinde ülkedeki insan haklarıyla ilgili durumu iyileştirmeye yönelik çabalarını artırdı.
Söz konusu oturuma katılan Mısır heyetinde Mısır Parlamento İşleri Bakanı Ömer Mervan ve İnsan Hakları Ulusal Konseyi Başkanı Muhammed Faik bulunuyor. Konuyla ilgili açıklama yapan Mervan, hükümetin oturuma hazırlık aşamasında Mısır'ın insan hakları çabalarını sergilemek için bazı bakanlıklar ve sivil toplum örgütü ile toplantılar düzenlediğini belirti. Mervan aynı zamanda ülkesinin 2014 yılındaki önceki oturumda verdiği uluslararası taahhütleri yerine getirdiğini ve verilen tavsiyelerin çoğunu uyguladığını vurguladı.
4-15 Kasım tarihleri arasında yapılması planlanan oturumda EPİM kapsamında BM üyelerinin kayıtları tartışılacak. Mısır dosyası da bu bağlamda incelenecek. Böylece Mısır’ın 2008’den bu yana yürürlükte olan EPİM kapsamındaki dosyası üçüncü kez incelenmiş olacak. Önceki incelemeler 2010 ve 2014 yıllarında yapılmıştı.
BM’ye üye devletlerdeki insan hakları durumunun periyodik olarak incelendiği süreçte şu belgeler ele alınıyor:
- İncelenmekte olan ülkenin sunduğu bilgileri içeren ulusal bir rapor
- Özel prosedürler çerçevesinde bağımsız insan hakları uzmanları, grupları, insan haklarıyla ilgili sözleşme denetleme organları ve diğer BM kurumları tarafından hazırlanan raporlarda yer alan bilgiler
- Ulusal insan hakları kuruluşları ve sivil toplum kuruluşları gibi diğer paydaşlardan elde edilen bilgiler
Mısır Cumhurbaşkanlığı’na bağlı Devlet Bilgi Servisi (SIS) dün mahkumlara iyi muamele yapıldığını vurgulamak için güney Kahire’deki Tora Hapishanesi’ne bir heyet tarafından yapılan ziyaretin görüntülerini yayınladı. Söz konusu görüntülerde mahkumların da ifadelerine başvurularak sağlık, beslenme ve psikolojik koşullarının iyi olduğuna işaret edildi. Hapishanenin Mısır’daki diğer hapishanelerin bir modeli olma özelliğini taşıdığı da belirtildi. Kayıtlarda bazı mahkumların su kesintileri, mahkumların bir odada yığılması ve zeminde uyumaları gibi bir dizi olumsuzluklardan bahsettiği görüldü.
İçişleri Bakanlığı dün ‘Hz. Peygamber’in mevlidi’ kutlamaları münasebetiyle tüm mahkumlara bugün ve yarın için ziyaret izni verdi.
Yapılan değerlendirmeler vatandaşların tüm sosyal, sağlık, eğitim ve yaşam haklarını kapsayan ‘evrensel insan hakları’ kavramının benimsenmesi konusunda ısrarlı çalışmalar yürüten Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi’nin durumu sadece siyasete indirgemekten kaçındığı yönünde.



Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.


Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
TT

Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, "gerçek bir entegrasyonu sağlamak ve mevcut ateşkesi korumak için tüm mevcut araçlarla ve ciddiyetle çalışacağını" söyledi.

Abdi, X platformunda yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'dan bir telefon aldığını ve Macron'un "bizim ve Suriye'de ateşkesin sağlanması ile diyalog ve müzakerelere geri dönülmesi için çalışan tarafların çabalarına destek verdiğini, bunun amacının tüm bölgenin çıkarlarına hizmet eden kalıcı bir çözüm bulmak olduğunu" ifade ettiğini belirtti.

Abdi, "X" platformundaki bir başka paylaşımında, Irak Kürdistan'ında ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper ile görüştüğünü ifade etti.

“ABD’nin ve Başkan Trump’ın ateşkes sürecine yönelik politikasının yanı sıra Büyükelçi Barrack’ın Suriye hükümeti ile aramızdaki diyaloğu ve müzakereleri yeniden başlatma çabaları da ciddi, önemli ve memnuniyet vericidir” ifadelerini kullandı.

Suriye Savunma Bakanlığı salı günü, devlet tarafından açıklanan mutabakatlar doğrultusunda ve “yapılan ulusal çabaların başarısına duyulan endişe nedeniyle” SDG ile dört günlük bir ateşkes ilan etti.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara, pazar günü SDG ile ateşkesi ve hükümet ile SDG arasında tam entegrasyonu öngören yeni bir anlaşma imzaladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre anlaşma, "gerekli güvenlik incelemelerinin ardından, SDG'nin tüm askeri ve güvenlik unsurlarının Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısına bireysel olarak entegre edilmesini, askeri rütbelerin verilmesini, mali hakların ve gerektiği gibi lojistik desteğin sağlanmasını ve Kürt bölgelerinin özerkliğinin korunmasını" öngörüyor.