Lübnan genel greve giderken Meclis toplanamadı

11 Kasım’da Merkez Bankası önündeki gösterilerden bir görüntü (Reuters)
11 Kasım’da Merkez Bankası önündeki gösterilerden bir görüntü (Reuters)
TT

Lübnan genel greve giderken Meclis toplanamadı

11 Kasım’da Merkez Bankası önündeki gösterilerden bir görüntü (Reuters)
11 Kasım’da Merkez Bankası önündeki gösterilerden bir görüntü (Reuters)

Lübnan’daki eylemciler, Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri’nin yöneteceği yasama oturumlarını protesto etme çağrısında bulunurken Meclis, güvenlik nedeniyle oturumları ertelenmek zorunda kaldı.
Başta Elektrik Şirketi ve Lübnan Merkez Bankası olmak üzere ülkedeki resmi kuruluşlara karşı protesto gösterileri ise hala devam ediyor. Eylemciler, taleplerinin karşılanması için gösterilerini arttırmaya başladı.
Toplantının iptal edilmesine rağmen aktivistler, grevlerini devam ettireceklerini ilan etti. Toplantıdan geri adım atılması ise halk hareketi açısından bir kazanım olarak değerlendirildi.
Lihaggi Derneği, yayınladığı bir bildiride “Otorite, insanların baskısı ve ısrarları karşısında geri adım atıyor. Toplantıyı ve çalışma gündemini erteleyerek, manevralara devam ediyor. Biz vatandaşlar olarak, Meclis oturumunun düzenlenmesini engellemek için yeniden teyakkuzda olacağız” ifadelerine yer verdi.
Dernek, tırmanışın devam ettiğini belirtirken, tüm sektörlere de bugün “yönetimin manevralarını protesto etmek amacıyla” grev yapmaya çağırdı. Dernek ayrıca, ilk olarak sistemin dışında mini bir teknokratlar hükümeti kurulması olmak üzere devrimin hedeflerini gerçekleştirinceye kadar gösterilerinin süreceğine vurgu yaptı.
Dernekte aktivist olan Ethem el-Husniye, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Topluluklar, hareketlerini tırmandırmaya ve taleplerini gerçekleştirmeye çalışıyor. Farklı bölgelerdeki topluluklarla aralarında sürekli bir koordinasyon mevcut. Ama başlarında bir liderlik veya koordinatörlük heyeti bulunmuyor” şeklinde konuştu.
Aktivistler, parlamento yolunun kapatılması için çağrı yaparken, geçen pazar akşamı itibariyle grev düzenlenmesi çağrıları da devam ediyor. Eylemciler, geceyi Beyrut’taki Lübnan Elektrik Şirketi’nin önünde, bir elektrik planının bulunmuyor olmasını protesto etmek üzere kurdukları çadırlarda geçirdi.
Eğitim Bakanı Ekrem Şuayb, “Genel grev çağrısı yapan halk ayaklanmasının, öğrencilerin güvenliğinin korunması, demokratik ifade özgürlüğü haklarına saygı duyulması amacıyla devam ediyor olması, salı günü (bugün) tüm okullarda, enstitülerde ve üniversitelerde derslerin iptal edilmesine neden oldu” dedi.
11 Kasım’da öğleden sonra eylemciler, başkanı Riyad Selame tarafından düzenlenecek olan basın toplantısı sırasında Merkez Bankası binası önünde protesto gösterileri düzenledi. Eylemciler, binanın avlusuna girmeye çalışırken, Selame’nin istifa etmesi çağrısı yaptı.
Lübnan’daki Ulusal Sendikalar Konfederasyonu, 11 Kasım’da yayınladığı bir bildiride, Temsilciler Meclisi önünde genel grev ve gösteri düzenlendiğine dikkati çekerken, tüm meydanlar ve farklı bölgelerdeki tüm ayaklanmalara katılım çağrısında bulundu. Bildiride, “Halk ayaklanmasından 25 gün sonra erteleme ve paylaşım politikasını reddediyoruz. Hükümete bir Başbakan atanamaması ve Temsilciler Meclisi’nin genel af yasasını onaylamaya çalışması dolayısıyla şaşkınız. Kamu fonlarını yağmalayanları, bozguncuları, sosyal güvenlik fonlarını yağmalayanları affetmeyi hedefleyen bu yasa, daha da kötüsü Siyonist düşmana hizmet eden ajanları affetmeyi onaylayacak” ifadelerine yer verildi.
Öte yandan Devrim Koordinasyon Kurulu, bugün (12 Kasım) genel grev ilan ederken, yaptığı yazılı açıklamada “Yönetim, vatanı ve vatandaşı tehdit eden finansal, ekonomik ve toplumsal kriz ortasında meydanlardaki vatandaşların seslerine kulak tıkamaya devam ediyor. Devrim Koordinasyon Kurulu, bu krizin nedenlerini doğrudan ele almayan yasaları yürürlüğe geçirmek üzere herhangi bir gerekçe görmüyor. Bugün, halkın tek talebi ilk olarak ekonomik ve finansal çöküşü durdurmak için parlamentoda gerekli istişareleri başlatmak, devrimle uyumlu bir hükümet kurmak ve devrimin hedeflerini sağlamaktır” dedi.
Kurul, yönetimin, bozguncuların hesap vermesi talebini engellemek için son anda yasa yürürlüğe koymaya çalıştığını da vurguladı.
Tüm topluluklara ve aktivistlere, bugün Temsilciler Meclisi toplantısını protesto etmek için bir araya gelip genel grev düzenleme çağrısı yapan Kurul, bildiride “Genel bir af, tanık olduğumuz finansal çöküşün benzeri şekilde, hukuk sisteminin de çöküşüne yol açabilir. Biz bunun karşısındayız ve bazı gruplarla ilgili olduğu için değil, genel şekilde bunu bir tehlike olarak görüyoruz. Af yasası, güvenlik boyutları hususunda şeffaf değildir. Cezaevinden tahliye edilecek kişileri takip edecek bir mekanizma da bulunmuyor. Bu yasanın, komitelerde bir kez daha incelenmesi gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu. 



İsrail, Gazze’deki “El-Kassam” Tugayının bir komutanını suikastla öldürdü

Filistinliler, dün Gazze Şehri’nde aracını hedef alan İsrail hava saldırısında hayatını kaybeden “El-Kassam” Tugayları lideri Ahmed El-Batş’ın cenazesini uğurladı (AFP)
Filistinliler, dün Gazze Şehri’nde aracını hedef alan İsrail hava saldırısında hayatını kaybeden “El-Kassam” Tugayları lideri Ahmed El-Batş’ın cenazesini uğurladı (AFP)
TT

İsrail, Gazze’deki “El-Kassam” Tugayının bir komutanını suikastla öldürdü

Filistinliler, dün Gazze Şehri’nde aracını hedef alan İsrail hava saldırısında hayatını kaybeden “El-Kassam” Tugayları lideri Ahmed El-Batş’ın cenazesini uğurladı (AFP)
Filistinliler, dün Gazze Şehri’nde aracını hedef alan İsrail hava saldırısında hayatını kaybeden “El-Kassam” Tugayları lideri Ahmed El-Batş’ın cenazesini uğurladı (AFP)

İsrail, Gazze Şeridi'nde Filistinli grupların, özellikle de Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları'nın önde gelen mensuplarını hedef alan suikast operasyonlarını sürdürüyor.

Dün öğle saatlerinde Gazze kentinin güneybatısındaki Sanayi Kavşağı yakınlarında yürüyen iki Hamas mensubu hedef alındı. İHA'dan ateşlenen tek bir füzeyle düzenlenen saldırıda yaralanan iki kişi, hedef alındıkları bölgeden uzaklaşmayı başardı. Saldırıda ayrıca çevreden geçen 7 kişi çeşitli şekillerde yaralandı ve tedavi için kentteki hastanelere kaldırıldı.

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus Tugayı Komutanı Muhammed el-Yazuri'nin öldürülmesinden günler sonra, İsrail'e ait bir İHA, pazartesiyi salıya bağlayan gece yarısından hemen önce Kassam Tugayları'na bağlı Kuzey Tugayı bünyesindeki Cibaliye el-Beled Taburu Komutanı Ahmed el-Batş'ı öldürdü. Batş'ın kullandığı araç, Gazze'nin kuzeyindeki Safatavi Mahallesi'nde hedef alındı.

Hamas'tan bir saha kaynağı, “Suikasta uğrayan askeri liderlerin yerine geçebilecek alternatif isimler mevcut. Tarihi liderlere yönelik suikastların ardından olduğu gibi, esnek bir mekanizma uygulanıyor” dedi.

Batş'a yönelik suikastla eş zamanlı olarak İsrail, Gazze kentinin güneybatısındaki Tel el-Heva Mahallesi'nde bir grup genci de hava saldırısıyla hedef aldı. Saldırıda bazı gençler yaralanırken, dün sabah Kassam Tugayları mensubu Yusuf ez-Za'im'in öldürüldüğü açıklandı.

İsrail'e ait bir İHA ayrıca Gazze kentindeki Şifa Tıp Kompleksi'nin yanındaki bir binanın çatısını ve bir konutu hedef aldı. Saldırıda Kassam Tugayları'nın “Askeri Üretim Birimi”nde bölük komutanı olan Muhammed Acur hayatını kaybetti.

İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada, Acur'un askeri üretim biriminde görev yaptığı vurgulanırken, son dönemde “İsrail güçlerini hedef almaya yönelik planların hayata geçirilmesi ve Hamas'ın kapasitesinin yeniden inşa edilmesi için çalıştığı” ileri sürüldü.

Bundan önce ise Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'un Mevasi bölgesinde bir çadırın İsrail İHA'sı tarafından bombalanması sonucu Raif Ebu ez-Zemr öldürülmüştü.

“Şarku'l Avsat”ın bir saha kaynağından edindiği bilgilere göre Ebu ez-Zemr, Kassam Tugayları'nın askeri eğitim biriminde bölük komutanıydı. Refah Tugayı'nın önde gelen saha mensuplarından biri olan Ebu ez-Zemr, perşembeyi cumaya bağlayan gece Hamad kentinde aracının bombalanması sonucu öldürülen Mü'min Ebu Lebde ile doğrudan bağlantılıydı.

İsrail ordusu yaptığı açıklamada, “Ebu ez-Zemr, operasyon biriminde bölük komutanıydı. 7 Ekim 2023 saldırısından önce Hamas mensuplarına eğitim verdi; son dönemde de başka mensupların eğitimini sürdürerek, hareketin savaş yeteneklerini geliştirmiştir” ifadelerini kullandı.

Ayrıca pazartesi öğlen saatlerinde, Gazze şehir merkezinde bir mülteci kampındaki çadırda kendisine yönelik düzenlenen hava saldırısı sonucu bir “El-Kassam” militanı ve bazı vatandaşlar yaralandı.


Süveyda'da avukat ve ailesinin öldürülmesi: Cinayetin faili ve nedeni belirsizliğini koruyor

 Avukat Zahir Mahmud Sabit, annesi ve kız kardeşiyle birlikte Süveyda'daki evinde öldürülmüş halde bulundu (Arşiv)
Avukat Zahir Mahmud Sabit, annesi ve kız kardeşiyle birlikte Süveyda'daki evinde öldürülmüş halde bulundu (Arşiv)
TT

Süveyda'da avukat ve ailesinin öldürülmesi: Cinayetin faili ve nedeni belirsizliğini koruyor

 Avukat Zahir Mahmud Sabit, annesi ve kız kardeşiyle birlikte Süveyda'daki evinde öldürülmüş halde bulundu (Arşiv)
Avukat Zahir Mahmud Sabit, annesi ve kız kardeşiyle birlikte Süveyda'daki evinde öldürülmüş halde bulundu (Arşiv)

Suriye'nin güneyindeki Süveyda kentinde bir avukat ile annesi ve kız kardeşinin evlerinde öldürülmesiyle sonuçlanan cinayetin nedeni ve failleri üzerindeki belirsizlik sürüyor. Cinayet, Dürzi toplumunun önde gelen isimlerinden Şeyh Akıl Hikmet el-Hicri'nin ve kendisine bağlı olduğu belirtilen "Ulusal Muhafızlar"ın kontrolündeki bölgelerden birinde meydana geldi.

Vilayetteki resmi kaynaklar, cinayetin daha önce "terörist Raci Fahlut çetesi" olarak bilinen yapı içerisinde yer alan bazı kişiler ve gruplarla bağlantılı olabileceği yönünde şüpheler bulunduğunu bildirdi. Kentteki yerel kaynaklar ise avukatın "maddi durumu iyi olan, ancak siyasi faaliyet yürütmeyen" biri olduğunu belirtti. Bazı kaynaklar da avukatın "Hicri ile aynı çizgide olmadığını" ifade etti.

Süveyda'daki Dürzi nüfusun yoğunlukta olduğu kente ilişkin haber yapan yerel haber platformları, pazartesi günü Avukat Zahir Mahmud Sabit, kız kardeşi Lina Mahmud Sabit ve anneleri Rıza Ebu Şibli'nin cesetlerinin Süveyda kentinde İtfaiye Mahallesi'ndeki evlerinde bulunduğunu bildirdi.

Yerel kaynaklara dayandırılan haberlerde, "cesetlerin daire içerisinde bulunduğu ve kesici aletlerle öldürüldüklerine dair izler taşıdığı" belirtildi. Bazı anlatımlarda ise kurbanların işkence gördüğüne ve boğazlarının kesildiğine ilişkin izlerden söz edildi. Cinayetin nedeni ve faillerinin ise henüz belirlenemediği kaydedildi.

Süveyda Ulusal Hastanesi (Arşiv)
Süveyda Ulusal Hastanesi (Arşiv)

"Raci Fahlut çetesi" şüphesi

Cinayet, Hicri ve "Ulusal Muhafızlar"ın nüfuzundaki bölgelerde hüküm süren güvenlik sorunları ve kaos ortamında işlendi. Söz konusu yapıların, Temmuz 2025'te Dürziler ile bölgede yaşayan aşiretler arasında çıkan ve hükümet güçlerinin de müdahil olduğu çatışmaların ardından bölgedeki kontrolü ele aldığı belirtiliyor. Çatışmalar geniş çaplı şiddet olaylarına yol açmıştı.

Süveyda Valiliğine bağlı "Süveyda Medya Müdürlüğü" de yaptığı açıklamada, avukat, annesi ve kız kardeşinin hayatını kaybettiği "vahşi cinayeti" ve ardından sivillere yönelik gerçekleştirilen başka bir öldürme olayını en sert ifadelerle kınadı.

Müdürlük, ilk bulgulara göre kurbanların cesetlerinde işkence ve kesici aletlerle kötü muamele izleri bulunduğunu belirterek, olayın insani ve hukuki değerlere yönelik açık bir ihlal teşkil ettiğini ve olaya karışan herkesin hesap vermesi gerektiğini bildirdi.

Açıklamada, "Raci Fahlut'un çetesi olarak bilinen yapı içerisinde daha önce yer alan bazı kişiler ve gruplara ilişkin şüpheler bulunduğu" ifade edildi.

Ayrıca öldürülen avukatın 2021 yılında Süveyda'daki çeteler tarafından kaçırıldığı ve serbest bırakılması için fidye ödendiği ifade edildi. Açıklamada, avukatın yakın çevresinden çok sayıda kişinin tanıklığına göre iyi bir itibara sahip olduğu ve başkalarına yardım ettiği belirtildi.

Raci Fahlut kimdi?

Raci Fahlut, Suriye savaşı yıllarında "Fecr Güçleri Hareketi" olarak bilinen yapıyı kurmuştu. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu yapı, önceki rejim döneminde Süveyda ve güney Suriye'de Askeri İstihbarat teşkilatına bağlı en önemli gruplardan biri olarak biliniyordu.

Süveyda halkı, grubu Beşşar Esed rejimi ve İran destekli milisler adına cinayet, kaçırma ve uyuşturucu ticareti yapmakla suçluyordu. "Onur Adamları Hareketi" ile diğer bazı yerel gruplar, 2022 yılının ortalarında grubun merkezlerini ele geçirerek çok sayıda silahlı unsurunu etkisiz hale getirmişti. Fahlut'un akıbeti ise bilinmiyor.

Süveyda'da güvenlik tartışması

"Süveyda Medya Müdürlüğü" açıklamasında, vilayette suç, ihlal ve şiddet olaylarının artmasına da dikkat çekildi.

İyad Sabir Mukalled, pazartesi günü Süveyda kentindeki evinin önünde silahla vurularak öldürüldü (Süveyda 24).
İyad Sabir Mukalled, pazartesi günü Süveyda kentindeki evinin önünde silahla vurularak öldürüldü (Süveyda 24).

Açıklamada, özellikle "hukuk dışı grupların" kontrolündeki bölgelerde yaşanan güvenlik boşluğunun sivillere yönelik baskıyı artırdığı, silah tehdidi altında ifade, düşünce, çalışma v e seyahat özgürlüklerinin kısıtlandığı belirtildi.

Müdürlük, bu durumun yalnızca adli vakalar ve güvenlik tehditleriyle sınırlı kalmadığını, vatandaşların temel hak ve özgürlüklerinin de zayıflatılmasına yol açtığını ifade etti.

Açıklamada ayrıca sivillerin korunması ve insan onurunun güvence altına alınması için toplumsal ve hukuki çabaların birleştirilmesi, hukukun uygulanmasının yeniden tesis edilmesi ve vatandaşlarının haklarını güvence altına alan devlet kurumlarının yeniden devreye girmesi çağrısı yapıldı.


Mazlum Abdi, cumhurbaşkanlığı danışmanı olarak görevine Kobani'deki temaslarla başladı

Mazlum Abdi, cumhurbaşkanlığı danışmanı olarak görevine Kobani'deki temaslarla başladı
TT

Mazlum Abdi, cumhurbaşkanlığı danışmanı olarak görevine Kobani'deki temaslarla başladı

Mazlum Abdi, cumhurbaşkanlığı danışmanı olarak görevine Kobani'deki temaslarla başladı

Mustafa Halil Abdi (Mazlum Abdi), yıllarca komutanlığını yaptığı Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) lağvedilmesinin ardından Suriye Cumhurbaşkanlığı Danışmanı olarak görevine, Halep vilayetine bağlı Ayn el-Arab'da (Kobani) gerçekleştirdiği saha ziyaretleriyle başladı. Abdi, bugün (Salı) kentteki doktorlar ve sağlık sektörü yetkilileriyle bir araya gelerek sağlık sektörünün durumunu ve karşı karşıya bulunduğu sorunları ele aldı.

Görüşmede kentteki hastanelerin karşı karşıya olduğu sorunlar ve eksiklikler ele alınırken özellikle tıbbi cihaz, ekipman ve uzman sağlık personelindeki ciddi eksiklik üzerinde duruldu. Ayrıca doktorların ve Rojava Üniversitesi mezunlarının statülerinin düzenlenmesi, diplomalarının denkliklerinin sağlanması ve devam eden entegrasyon süreci kapsamında sağlık kurumlarına dahil edilmeleri görüşüldü.

İnsani nitelikteki bekleyen dosyaların çözümüne yönelik çalışmalar kapsamında Abdi, salı günü hükümetin cezaevlerinde bulunan tutukluların aileleri ile kayıp ve mağdur yakınlarıyla da bir araya geldi. Abdi, yakınlarının durumları hakkında bilgi alırken dosyalarla ilgili son gelişmeleri görüştü. Cumhurbaşkanlığı Danışmanı, “Esirler ve kayıplar dosyası, Cumhurbaşkanlığı tarafından doğrudan takip ediliyor ve bu konuya özel önem veriliyor” dedi.

Bu ziyaret, SDG ve Kuzeydoğu Suriye Özerk Yönetimi'nin 25 Ağustos 2026'da resmen lağvedildiğinin açıklanmasından ve Abdi'nin aynı ayın 27'sinde Cumhurbaşkanlığı Danışmanı olarak atanmasından bu yana Mazlum Abdi'nin gerçekleştirdiği ilk resmi faaliyet oldu.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, daha önce lağvedilen SDG'nin eski komutanı Mazlum Abdi'yi Cumhurbaşkanlığı Danışmanı olarak atayan bir kararname yayımlamıştı. Şara tarafından imzalanan kararnamede “Mustafa Halil Abdi (Mazlum Abdi), Cumhurbaşkanlığı nezdinde danışman olarak atanmıştır” ifadesi yer almıştı.

Kobani'deki cezaevi yangını

Abdi'nin pazartesi günü başlayan (Kobani ziyaretinin, kentte iki gün önce yaşanan olayların ve bir cezaevinde çıkan yangının ardından gerçekleşmesi dikkat çekti. Yangında 9 tutuklu hayatını kaybetmiş, 17 kişi yaralanmıştı.

Abdi, Kobani Bölge Müdürü İbrahim Müslim ile bir araya gelerek olayın ayrıntıları hakkında bilgi aldı. Kentin güvenliği ve istikrarının korunması, idari ve yargı kurumlarının etkinleştirilmesi ve güvenlik, yargı ve idari birimlerin entegrasyon sürecinin hızlandırılması gerektiğini vurguladı.

Abdi ayrıca “siviller ve tutuklulara yönelik ihlallerin sorumlularının hesap vermesini sağlamak için olayla ilgili şeffaf ve bağımsız bir soruşturma açılması” çağrısında bulundu.

sxdfg
Ayn el-Arab (Kobani) Cezaevi yangınında hayatını kaybedenlerviçin cenaze töreni düzenlendi

Ayn el-Arab Bölge Müdürü İbrahim Müslim de bölgedeki halkın korunması, güvenlik ve istikrarın sağlanması için yargı ve güvenlik kurumlarının etkinleştirilmesi ve aralarındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Kobani Cezaevi'nde, bazı tutukluların Halep'e nakledileceğine ilişkin haberlerin ardından yangın çıktı. Şarku’l Avsat’ın yerel medyada yer alan haberlerden derlediğibilgilere göre tutuklular, nakil kararını protesto etmek amacıyla yangın çıkardı. Güvenlik kaynaklarından biri, olayın cuma günü kentte yaşanan protestoların ardından bazı tutukluların çıkardığı kargaşa sırasında meydana geldiğini belirtti.

Aynı kaynak, cezaevinin halen eski yönetim yapısına bağlı Kürt Özerk Yönetimi'nin Asayiş güçleri tarafından yönetildiğini ve iç güvenlik güçlerinin cezaevinin yönetimini henüz devralmadığını söyledi.

İlham Ahmed'den siyasi mücadele çağrısı

Öte yandan eski Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed, pazartesi günü cezaevi yangınında hayatını kaybedenlerin cenaze törenine katıldı. Ahmed, olayla ilgili kapsamlı bir soruşturma yürütülmesi amacıyla çok sayıda toplantı gerçekleştirildiğini söyledi.

Ahmed, Kürtleri siyasi, hukuki ve örgütsel mücadele düzeyini yükseltmeye ve örgütlenmeyi güçlendirmeye çağırdı. “Kürtlerin hakları anayasal güvence altına alınmalıdır” diyen Ahmed, Kürtlerin haklarını savunmayı sürdüreceğini ve “mücadele yöntemlerini mevcut aşamaya uygun şekilde değiştireceğini” ifade etti.

Ahmed, Ayn el-Arab'da yaşanan protestoların hükümete, “iradelerinin kolayca kırılmasının veya varlıklarının kolayca ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığı” mesajını verdiğini söyledi.

Kürtler ile Araplar arasında fitne çıkarılmasına yönelik girişimlere karşı da uyarıda bulunan Ahmed, bu tür planlara karşı dikkatli olunması çağrısı yaptı.

Ayn el-Arab'da cuma ve cumartesi günleri düzenlenen protestolar şiddet olaylarına sahne oldu.. İç Güvenlik Müdürlüğü'nün açıklamasına göre bazı göstericiler güvenlik güçlerine taş attı, ardından kentte bazı güvenlik merkezlerine ateş açıldı ve binalar ateşe verildi.

Müdürlük, olaylara müdahale eden iç güvenlik güçleri arasında yaralananlar olduğunu, güvenlik güçlerinin durumu kontrol altına almak için müdahalede bulunduğunu ve saldırılara karıştığı belirlenen bazı kişilerin gözaltına alındığını bildirdi. Açıklamada, diğer şüphelilerin yakalanması için arama çalışmalarının sürdüğü belirtildi.