Lübnan genel greve giderken Meclis toplanamadı

11 Kasım’da Merkez Bankası önündeki gösterilerden bir görüntü (Reuters)
11 Kasım’da Merkez Bankası önündeki gösterilerden bir görüntü (Reuters)
TT

Lübnan genel greve giderken Meclis toplanamadı

11 Kasım’da Merkez Bankası önündeki gösterilerden bir görüntü (Reuters)
11 Kasım’da Merkez Bankası önündeki gösterilerden bir görüntü (Reuters)

Lübnan’daki eylemciler, Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri’nin yöneteceği yasama oturumlarını protesto etme çağrısında bulunurken Meclis, güvenlik nedeniyle oturumları ertelenmek zorunda kaldı.
Başta Elektrik Şirketi ve Lübnan Merkez Bankası olmak üzere ülkedeki resmi kuruluşlara karşı protesto gösterileri ise hala devam ediyor. Eylemciler, taleplerinin karşılanması için gösterilerini arttırmaya başladı.
Toplantının iptal edilmesine rağmen aktivistler, grevlerini devam ettireceklerini ilan etti. Toplantıdan geri adım atılması ise halk hareketi açısından bir kazanım olarak değerlendirildi.
Lihaggi Derneği, yayınladığı bir bildiride “Otorite, insanların baskısı ve ısrarları karşısında geri adım atıyor. Toplantıyı ve çalışma gündemini erteleyerek, manevralara devam ediyor. Biz vatandaşlar olarak, Meclis oturumunun düzenlenmesini engellemek için yeniden teyakkuzda olacağız” ifadelerine yer verdi.
Dernek, tırmanışın devam ettiğini belirtirken, tüm sektörlere de bugün “yönetimin manevralarını protesto etmek amacıyla” grev yapmaya çağırdı. Dernek ayrıca, ilk olarak sistemin dışında mini bir teknokratlar hükümeti kurulması olmak üzere devrimin hedeflerini gerçekleştirinceye kadar gösterilerinin süreceğine vurgu yaptı.
Dernekte aktivist olan Ethem el-Husniye, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Topluluklar, hareketlerini tırmandırmaya ve taleplerini gerçekleştirmeye çalışıyor. Farklı bölgelerdeki topluluklarla aralarında sürekli bir koordinasyon mevcut. Ama başlarında bir liderlik veya koordinatörlük heyeti bulunmuyor” şeklinde konuştu.
Aktivistler, parlamento yolunun kapatılması için çağrı yaparken, geçen pazar akşamı itibariyle grev düzenlenmesi çağrıları da devam ediyor. Eylemciler, geceyi Beyrut’taki Lübnan Elektrik Şirketi’nin önünde, bir elektrik planının bulunmuyor olmasını protesto etmek üzere kurdukları çadırlarda geçirdi.
Eğitim Bakanı Ekrem Şuayb, “Genel grev çağrısı yapan halk ayaklanmasının, öğrencilerin güvenliğinin korunması, demokratik ifade özgürlüğü haklarına saygı duyulması amacıyla devam ediyor olması, salı günü (bugün) tüm okullarda, enstitülerde ve üniversitelerde derslerin iptal edilmesine neden oldu” dedi.
11 Kasım’da öğleden sonra eylemciler, başkanı Riyad Selame tarafından düzenlenecek olan basın toplantısı sırasında Merkez Bankası binası önünde protesto gösterileri düzenledi. Eylemciler, binanın avlusuna girmeye çalışırken, Selame’nin istifa etmesi çağrısı yaptı.
Lübnan’daki Ulusal Sendikalar Konfederasyonu, 11 Kasım’da yayınladığı bir bildiride, Temsilciler Meclisi önünde genel grev ve gösteri düzenlendiğine dikkati çekerken, tüm meydanlar ve farklı bölgelerdeki tüm ayaklanmalara katılım çağrısında bulundu. Bildiride, “Halk ayaklanmasından 25 gün sonra erteleme ve paylaşım politikasını reddediyoruz. Hükümete bir Başbakan atanamaması ve Temsilciler Meclisi’nin genel af yasasını onaylamaya çalışması dolayısıyla şaşkınız. Kamu fonlarını yağmalayanları, bozguncuları, sosyal güvenlik fonlarını yağmalayanları affetmeyi hedefleyen bu yasa, daha da kötüsü Siyonist düşmana hizmet eden ajanları affetmeyi onaylayacak” ifadelerine yer verildi.
Öte yandan Devrim Koordinasyon Kurulu, bugün (12 Kasım) genel grev ilan ederken, yaptığı yazılı açıklamada “Yönetim, vatanı ve vatandaşı tehdit eden finansal, ekonomik ve toplumsal kriz ortasında meydanlardaki vatandaşların seslerine kulak tıkamaya devam ediyor. Devrim Koordinasyon Kurulu, bu krizin nedenlerini doğrudan ele almayan yasaları yürürlüğe geçirmek üzere herhangi bir gerekçe görmüyor. Bugün, halkın tek talebi ilk olarak ekonomik ve finansal çöküşü durdurmak için parlamentoda gerekli istişareleri başlatmak, devrimle uyumlu bir hükümet kurmak ve devrimin hedeflerini sağlamaktır” dedi.
Kurul, yönetimin, bozguncuların hesap vermesi talebini engellemek için son anda yasa yürürlüğe koymaya çalıştığını da vurguladı.
Tüm topluluklara ve aktivistlere, bugün Temsilciler Meclisi toplantısını protesto etmek için bir araya gelip genel grev düzenleme çağrısı yapan Kurul, bildiride “Genel bir af, tanık olduğumuz finansal çöküşün benzeri şekilde, hukuk sisteminin de çöküşüne yol açabilir. Biz bunun karşısındayız ve bazı gruplarla ilgili olduğu için değil, genel şekilde bunu bir tehlike olarak görüyoruz. Af yasası, güvenlik boyutları hususunda şeffaf değildir. Cezaevinden tahliye edilecek kişileri takip edecek bir mekanizma da bulunmuyor. Bu yasanın, komitelerde bir kez daha incelenmesi gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu. 



İsrail ordusu, Sinvar'ın korumasının öldürüldüğünü açıkladı

İsrail ordusunun Gazze’de öldürdüğünü açıkladığı Filistinli Rızk Ebu Şahme’yi (solda) gösteren fotoğraf. Ordu, Ebu Şahme’nin hayatını kaybeden Hamas lideri Yahya Sinvar’ın (sağda) yakın korumalığını yaptığını belirtti.
İsrail ordusunun Gazze’de öldürdüğünü açıkladığı Filistinli Rızk Ebu Şahme’yi (solda) gösteren fotoğraf. Ordu, Ebu Şahme’nin hayatını kaybeden Hamas lideri Yahya Sinvar’ın (sağda) yakın korumalığını yaptığını belirtti.
TT

İsrail ordusu, Sinvar'ın korumasının öldürüldüğünü açıkladı

İsrail ordusunun Gazze’de öldürdüğünü açıkladığı Filistinli Rızk Ebu Şahme’yi (solda) gösteren fotoğraf. Ordu, Ebu Şahme’nin hayatını kaybeden Hamas lideri Yahya Sinvar’ın (sağda) yakın korumalığını yaptığını belirtti.
İsrail ordusunun Gazze’de öldürdüğünü açıkladığı Filistinli Rızk Ebu Şahme’yi (solda) gösteren fotoğraf. Ordu, Ebu Şahme’nin hayatını kaybeden Hamas lideri Yahya Sinvar’ın (sağda) yakın korumalığını yaptığını belirtti.

İsrail ordusu, yaptığı açıklamada, hayatını kaybeden Hamas Siyasi Büro eski Başkanı Yahya Sinvar’ın korumalarından birini, pazartesi günü Han Yunus’ta düzenlenen operasyonla öldürdüğünü açıkladı.

İsrail ordusunun açıklamasına göre hedef alınan kişi, Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları bünyesindeki “Nuhbe” (özel kuvvetler) biriminin mensubu Rızk Süheyl Ebu Şahme’ydi. Ordu, Ebu Şahme’nin 7 Ekim 2023 saldırısı sırasında Re’im askeri üssüne düzenlenen baskına katıldığını öne sürdü.

İsrail ordusunun bir başka “Nuhbe” mensubunun öldürüldüğünü de duyurduğu açıklamada, Ebu Şahme’nin İsrail güçlerine yönelik saldırı planları yürüttüğü ve ateşkesin sistematik biçimde ihlal edilmesi kapsamında Hamas’ın askeri kapasitesini yeniden oluşturmaya çalıştığı iddia edildi. Açıklamada, hava saldırısının “tehdidi ortadan kaldırmak” amacıyla düzenlendiği savunuldu.

Hamas’tan saha kaynakları ise Ebu Şahme’nin Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’un El-Mehaskar bölgesinde yaşadığını ve Sinvar’ın güvenliğinden sorumlu “Nuhbe” birliğinde bölük komutanı olduğunu belirtti.

Kaynakların Şarku’l Avsat’a verdiği bilgiye göre Ebu Şahme, 7 Ekim saldırısına katıldı ve bazı İsraillilerin kaçırılarak kısa süreliğine alıkonulmasında rol aldı. Kaynaklar, Sinvar’ın korumalığını dönüşümlü olarak yapan çok sayıda kişinin İsrail operasyonlarında öldürüldüğünü, bunların bazılarının doğrudan hedef alınırken bazılarının kamuya açık alanlarda veya Kassam Tugayları mensubu diğer savaşçılarla birlikte gerçekleştirdikleri saldırılar sırasında öldürüldüğünü ifade etti.

Kaynaklar ayrıca Sinvar’ın yaşadığı Han Yunus dışında, Refah gibi farklı bölgelerden kişilerin de koruma ekibinde bulunduğunu belirtti.

Kaynaklardan biri,“Sinvar, diğer liderlerin güvenliğinden Hamas’ın genel güvenlik teşkilatına bağlı güvenlik ve koruma birimlerinin sorumlu olmasının aksine, kendisine eşlik etmesi için sürekli olarak Nuhbe biriminden iyi eğitimli unsurları tercih ediyordu” dedi.

Sinvar’ın yakın çevresi

Hamas’tan diğer kaynaklar ise Sinvar’ın temel korumalarının, kendisine sürekli eşlik eden ve değiştirmediği yakın aile çevresinden kişiler olduğunu belirtti. Bunlar arasında, savaş sırasında amcası Yahya’ya eşlik ettiği dönemde öldürülen yeğeni İbrahim Muhammed Sinvar’ın da bulunduğu kaydedildi.

Sinvar, Gazze'de bir halk etkinliğinde, 2021 (AP)
Sinvar, Gazze'de bir halk etkinliğinde, 2021 (AP)

Yahya Sinvar, Ekim 2024’te Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah kentinin Tel es-Sultan Mahallesi’nde İsrail askerleriyle yaşanan çatışmalar sırasında öldürülmüştü.

Gazze’de suikastların yoğunlaşacağı endişesi

Bu arada Gazze Şeridi’ndeki Filistinli gruplar, İsrail’in önümüzdeki dönemde askeri kanatların önde gelen liderleri ve saha faaliyetlerinde bulunan önemli isimlere yönelik suikast operasyonlarını yoğunlaştırmasından endişe ediyor.

İsrail, perşembe akşamı Hamas mensubu İzzam el-Abadile’yi Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta bir çadırı hedef alan hava saldırısında öldürdü. Gazze kentindeki Şati Mülteci Kampı’na düzenlenen başka bir saldırıda ise bir kişi ağır yaralandı.

Aralarında Hamas’ın silahlı kanadı Kassam Tugayları ile İslami Cihad’ın silahlı kanadı Kudüs Tugayları’nın da bulunduğu askeri kanatlar, liderleri ve saha mensuplarına yönelik uyarılar yayımladı. Bu uyarılarda İsrail’in önümüzdeki dönemde suikast operasyonlarını artırma niyetinde olduğu, özellikle de ekim ayında yapılması planlanan Knesset seçimlerinin yaklaşmasıyla birlikte bu riskin arttığı belirtildi.

Bu uyarılardan önce İsrail’in Kanal 13 televizyonu, Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in ordudan Gazze Şeridi’ndeki suikast operasyonlarını yoğunlaştırmasını istediğini bildirmişti. Güvenlik kaynakları ise seçimler nedeniyle ordunun şu aşamada gereksiz çatışmalara sürüklenmemesi konusunda uyarıda bulunmuştu.

Zamir, Gazze Şeridi’ndeki İsrail birliklerini ziyaret ederek ordunun Gazze’nin tamamen silahsızlandırılmasına kadar operasyonlarını sürdüreceğini ve 7 Ekim 2023 saldırısına katılan herkesin öldürülmesini hedeflediğini söyledi.

Filistinli gruplardan iki saha kaynağı Şarku’l Avsat’a, yayımlanan talimatlarda lider ve saha mensuplarının bulundukları yerleri değiştirmeleri, güvenli bölgelere geçmeleri, herhangi bir iletişim aracı kullanmamaları ve güvenli biçimde hareket edip gizlenmelerini sağlayacak önlemler almaları gerektiğinin vurgulandığını belirtti.

Filistinliler, Gazze Şeridi’ndeki Şeyh Rıdvan Mahallesi’ne düzenlenen İsrail saldırısının ardından çıkan yangını söndürmeye çalışıyor (EPA)
Filistinliler, Gazze Şeridi’ndeki Şeyh Rıdvan Mahallesi’ne düzenlenen İsrail saldırısının ardından çıkan yangını söndürmeye çalışıyor (EPA)

Kaynaklara göre mensuplara, İsrail istihbaratı tarafından izleniyor olabilecek yakın çevreleriyle dahi iletişim kurmamaları talimatı verildi.

Talimatlarda ayrıca her türlü hareketliliğin durdurulması ve güvenli olduğu düşünülen iletişim araçları da dahil olmak üzere hiçbir iletişim yönteminin kullanılmaması istendi.

Kaynaklar, talimatlarda Binyamin Netanyahu hükümetinin kapsamlı bir ateşkes anlaşmasını kabul etmek istemediğinin açıkça belirtildiğini ve bu nedenle seçimler öncesinde suikast operasyonlarını artırabileceği değerlendirmesinin yapıldığını belirtti.

Buna göre İsrail’in birkaç gün boyunca büyük çaplı operasyonlar düzenleyerek aynı gün içinde bir dizi suikast gerçekleştirebileceği veya geçmişte birçok kez yaptığı gibi farklı hedeflere eş zamanlı sürpriz saldırılar düzenleyebileceği öne sürüldü. Kaynaklar, İsrail’in savaş sırasında ateşkesi defalarca ihlal ettiğini hatırlattı.

Hamas’tan Gazze Şeridi’ndeki siyasi bir kaynak dün yaptığı açıklamada, Gazze ve Batı Şeria’daki “Filistin kanının”, İsrail hükümetlerinin iktidarda kalmak için kullandığı bir yakıt işlevi gördüğünü savundu. Kaynak, Netanyahu’nun bu politikayı en fazla savunan İsrailli siyasetçilerden biri olduğunu söyledi.

Kaynak, Knesset seçimlerinin ardından da mevcut koşulların değişeceği ve İsrail’in ateşkes ihlallerinin sona ereceği konusunda güveninin olmadığını belirtti. Bunun Netanyahu’nun veya başka bir siyasetçinin seçimi kazanması durumunda da değişmeyeceği değerlendirmesinde bulundu.


İsrail'in gerilimi artırması Lübnan'daki durumu karmaşıklaştırıyor

Arap Salim'e yapılan baskının etkileri, (dolaşımda)
Arap Salim'e yapılan baskının etkileri, (dolaşımda)
TT

İsrail'in gerilimi artırması Lübnan'daki durumu karmaşıklaştırıyor

Arap Salim'e yapılan baskının etkileri, (dolaşımda)
Arap Salim'e yapılan baskının etkileri, (dolaşımda)

İsrail ordusu dün Güney Lübnan’daki askeri operasyonlarının kapsamını genişletti. Hava saldırıları, topçu bombardımanı, kara birliklerinin ilerleyişi, patlatma ve arama-tarama faaliyetlerini içeren tırmanış, Lübnan’daki durumu daha da karmaşık hale getirirken, müzakerelerin seyri ve ateşkesin kalıcı hale getirilmesine yönelik çabalara ilişkin endişeleri artırdı.

Gerilimin artışı, İsrail ordusunun Hizbullah’ın Ali et-Tahir tepelerindeki İsrail güçlerine doğru iki bombalı insansız hava aracı (İHA) gönderdiğini açıklamasının ardından yaşandı. İsrail ordusu daha sonra buna karşılık olarak Güney Lübnan’a hava saldırıları düzenlediğini duyurdu. Arap Salim’e düzenlenen saldırılardan birinde bir kadın hayatını kaybetti.

Bu gelişmelerin yanı sıra ABD’nin Beyrut Büyükelçisi Michel İsa, çözümlerin önündeki engelden Hizbullah’ı sorumlu tuttu. İsa, “Tüm Lübnanlılar tek bir konuda hemfikir: Hizbullah’ın silahlarını teslim etmesi” dedi.

Hizbullah’ın “silahlarını teslim etmesi ve yetkinin yalnızca devlette olması gerektiğini” vurgulayan İsa, “Eğer Hizbullah bizimle konuşmaya karar verirse, bizim görüştüğümüz Lübnan devletiyle konuşmalı” ifadelerini kullandı. İsa ayrıca Hizbullah’ın “yalnızca İran’dan talimat aldığını” öne sürdü.

İsa, müzakerelerin seyrini Washington ile Tahran arasındaki gelişmelere bağlarken, “Görüşmeler Lübnan devleti ile İsrail arasında yürütülüyor” ifadelerini kullandı.


Eski rejimin muhbirine idam cezası… Moskova: Esed’i insani nedenlerle kabul ettik

Şam’daki 4. Ağır Ceza Mahkemesi, muhbir Abdünnasır el-Buraki hakkında idam kararı verdi (SANA)
Şam’daki 4. Ağır Ceza Mahkemesi, muhbir Abdünnasır el-Buraki hakkında idam kararı verdi (SANA)
TT

Eski rejimin muhbirine idam cezası… Moskova: Esed’i insani nedenlerle kabul ettik

Şam’daki 4. Ağır Ceza Mahkemesi, muhbir Abdünnasır el-Buraki hakkında idam kararı verdi (SANA)
Şam’daki 4. Ağır Ceza Mahkemesi, muhbir Abdünnasır el-Buraki hakkında idam kararı verdi (SANA)

Şam’da geçiş dönemi adaleti konusunda uzmanlaşmış 4. Ağır Ceza Mahkemesi, dün eski rejim döneminde ağır suçlardan sorumlu olduğu tespit edilen güvenlik muhbiri sanık Abdünnasır el-Buraki hakkında idam cezası kararı verdi. Buraki; zorla kaybetme, özgürlükten yoksun bırakma, kasten öldürmeye iştirak, ölümle sonuçlanan işkence, zor kullanarak yağma ve cezai iftira gibi suçlardan sorumlu tutuldu.

Şarku’l Avsat’ın SANA’dan aktardığına göre Ulusal Geçiş Dönemi Adaleti Kurumu Hesap Verebilirlik ve Sorumluluk Dairesi Direktörü Avukat Radif Mustafa ajansa yaptığı açıklamada, mahkemenin suçların niteliğini belirlerken uluslararası hukuka dayandığını söyledi. Mustafa, söz konusu eylemlerin savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar kapsamında değerlendirildiğini, bunun anayasal bildirinin hükümleriyle uyumlu olduğunu belirtti. Cezanın belirlenmesinde ise Suriye ulusal hukukunun esas alındığını kaydetti.

Mustafa, mahkemenin cezaların birleştirilmesine ve en ağır cezanın, yani idamın uygulanmasına karar verdiğini belirtti. Ayrıca hükümlünün mal varlığı üzerindeki ihtiyati tedbirin sürdürülerek icrai hacze dönüştürülmesine ve işlenen suçların sayısı ve ağırlığı nedeniyle takdiri hafifletici nedenlerden yararlanmasının engellenmesine hükmedildiğini ifade etti.

Mustafa, kararın ardından Facebook hesabından yaptığı değerlendirmede, “Bu, Suriye tarihinde ilk emsal niteliğindeki yargı kararıdır. Eski rejim döneminde muhbirler korunuyordu; şimdi ise adalet önündeler. İnsanlara en fazla zarar veren kesim bunlardı” ifadelerini kullandı.

 Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zakharova (TASS)
 Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zakharova (TASS)

Moskova: Esed’in kabul edilmesi siyasi değil, insani bir karardı

Öte yandan Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, Suriye’nin eski Cumhurbaşkanı Beşşar Esed’in Rusya’ya kabul edilmesinin arkasında herhangi bir siyasi saik bulunmadığını, kararın insani gerekçelerle alındığını söyledi.

Zaharova, düzenlediği basın toplantısında, Esed hakkında gıyaben idam kararı verilmesinin ardından Moskova’nın eski Suriye yönetimi liderini yeni Suriye makamlarına “teslim edip edemeyeceğine” ilişkin bir soruya yanıt verdi.

Eski Cumhurbaşkanı Beşşar Esed, "insani nedenlerle" kardeşi Mahir ile birlikte Moskova'ya sığındı.
Eski Cumhurbaşkanı Beşşar Esed, "insani nedenlerle" kardeşi Mahir ile birlikte Moskova'ya sığındı.

Rus diplomat, “Onun ülkemize kabul edilmesinin arkasında herhangi bir siyasi saik yoktu. Karar, tamamen insani değerlendirmeler ve Suriye’de rejim değişikliğinin yol açtığı trajik koşullar temelinde alındı. Kendisi ve ailesinin bazı üyeleri ölüm tehditleriyle karşı karşıyaydı” ifadelerini kullandı.

Lazkiye’de eski rejim subaylarına operasyon

Bu sırada Lazkiye İç Güvenlik Komutanlığı, eski rejim subayları, Tümgeneral Heysem Barakat ve Tümgeneral Mervan Barakat’ın Kardaha kentinde düzenlenen bir operasyonla yakalandığını açıkladı.

Geçiş dönemi adaleti, 19 Ağustos'ta Şam'da mağdurların ulusal sicilinin oluşturulmasına yönelik mekanizmaları görüşmek üzere bir diyalog oturumu düzenledi (SANA).
Geçiş dönemi adaleti, 19 Ağustos'ta Şam'da mağdurların ulusal sicilinin oluşturulmasına yönelik mekanizmaları görüşmek üzere bir diyalog oturumu düzenledi (SANA).

Operasyon, ülkenin farklı illerinde gerçekleştirilen benzer operasyonların ardından geldi. Dera İç Güvenlik Güçleri de 15 Ağustos’ta, eski rejim döneminde Rakka’daki Siyasi Güvenlik Şubesi’nde görev yapan eski Yarbay Musab Ebu Rikbe’nin yakalandığını duyurmuştu.

İç Güvenlik Güçleri, operasyonun terörle mücadele, güvenliğin ve istikrarın güçlendirilmesi kapsamında gerçekleştirildiğini belirterek, terör suçlarına karışan kişilerin yakalanmasına yönelik operasyonların sürdüğünü ve haklarında gerekli yasal işlemlerin başlatıldığını bildirdi.

Şam'daki Dördüncü Ceza Mahkemesi, muhbir Abdunnasır al-Buraki'yi ölüm cezasına çarptırdı (SANA)
Şam'daki Dördüncü Ceza Mahkemesi, muhbir Abdunnasır al-Buraki'yi ölüm cezasına çarptırdı (SANA)

14 Ağustos’ta ise İç Güvenlik Güçleri, Deyrizor’daki Terörle Mücadele Şubesi ile iş birliği içinde, eski rejimin kalıntılarından ve barışçıl gösterilerin bastırılmasında rol alan Halid Halef el-Ali’yi yakalamıştı.

İçişleri Bakanlığına göre el-Ali, Deyrizor Devlet Güvenliği Şubesi’nde başçavuş rütbesiyle görev yapmış, istihbarat faaliyetlerinde bulunmuştu. Bunlar arasında şube başkanının ofisini yönetmek ve camiler ile vaizleri denetlemekten, haklarında güvenlik raporları hazırlamaktan sorumlu Dinler Bölümü’nü yönetmek de bulunuyordu.