AFAD uyarıyor: Deprem için önlemlerinizi alın

AFAD uyarıyor: Deprem için önlemlerinizi alın
TT

AFAD uyarıyor: Deprem için önlemlerinizi alın

AFAD uyarıyor: Deprem için önlemlerinizi alın

İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, vatandaşların depremlerden korunması için alması gereken tedbirleri paylaştı.
İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, oluşabilecek depremlerden korunmak için vatandaşların alması gerek önlemleri içeren bir yazılı açıklama yayımladı. Söz konusu açıklamada, “12 Kasım 1999'da Düzce ve çevresinde ciddi yıkıma neden olan deprem üzerinden 20 yıl geçti. Kayıpların bir daha yaşanmamasında, kamu kurumlarının aldığı önlemlerin yanı sıra vatandaşların alacağı tedbirler büyük önem taşıyor. Öncelikle kendilerini ve ailelerini korumak isteyen vatandaşların, deprem öncesinde alabileceği basit ancak hayati önlemler bulunuyor” ifadeleri kullanıldı.
Vatandaşların deprem için alması gereken önlemlere değinen açıklamada, alınacak yaşamsal önlemlerin başında, vatandaşların oturduğu evin depreme dirençli olması gerektiği belirtildi. Vatandaşların oturacakları evi kiralama veya satın alma durumunda evin büyüklüğü, manzarası veya konumu dışında yapı güvenliği açısından da araştırılması gerektiği bildirilen açıklamada, “Evin yer aldığı binanın yapı ruhsatının ve Yapı Kullanma İzin Belgesinin bulunduğunu teyit etmelisiniz. Ayrıca, sonradan binaya etki edebilecek bir değişiklik yapılıp yapılmadığını soruşturmalı, mümkünse binanın çevresinde kaçak yapılar bulunup bulunmadığını sözlü olarak öğrenmelisiniz. Çünkü, bu durumların hepsi evinizin, depreme dayanıklı olmasına etki edebilecektir” ifadeleri aktarıldı.
Evinizin sağlamlığından emin değilseniz test yaptırın
AFAD yetkilileri, vatandaşların evlerinin bulunduğu binanın depreme dirençli olup olmadığından emin olamamaları halinde yetkin ve yetkili kuruluşlara ölçüm ve test yaptırmaları gerektiğini bildirerek, “Testler sonucunda, binanızın depreme dayanıksız olduğu anlaşılırsa bir an önce binanızı depreme karşı güçlendirmeli ya da kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında yenileme yoluna gitmelisiniz” dedi.
"Eviniz ve geçim kaynağınız için afet sigortası yaptırın"
Yapılan açıklamada, binaların depreme dirençli olmasının hem can hem mal emniyeti sağladığı aktarılan açıklamada, “Yine de canların zarar görmediği depremlerde binalar hasar görebiliyor. Canlarla birlikte malların da sağ olması için afete karşı sigorta yaptırmalısınız. 'Afet Sigortası', afetlere hazırlık kültürünün yerleşmesi için AFAD'ın başlattığı ve beşinci ayına giren Afetlere Hazırlık Yılı projesinde de Kasım ayı teması olarak belirlendi. Bu ayki tema ile halk arasında ‘canın yongası' olarak tanımlanan maddi varlıklara gelebilecek zararın, afet sigortası ile karşılanması, bu sayede afet etkilerinin azaltılması amaçlanıyor. AFAD, Kasım ayı süresince siz vatandaşlara DASK, TARSİM ve özel sigortalar ile evlerini, araçlarını, iş yerlerini, tarım arazilerini, büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarını afetlere karşı sigortalatma çağrısı yapıyor. Afetlere Hazırlık Yılı'ndaki aylık temaları, ‘hazirol.gov.tr'den takip edebilirsiniz” denildi.
AFAD tarafından yapılan açıklamada, deprem öncesinde evde alınacak basit önlemler ise şu şekilde belirtildi:
“Depremden önce; binanızın bulunduğu bölgenin deprem tehlikesini ‘tdth.afad.gov.tr' üzerinden hızla öğrenin. Afet ve acil durum çantanızı hazırlayın. Evinizde tehlike avı yapın. Dolap, soba (ısıtıcı), çekmece gibi büyük ev eşyalarınızın yanı sıra sarsıntıda hareket edebilecek eşyaları, mandal, sağlam yapıştırıcı ve tutucu malzemelerle sabitleyin. Böcek spreyi gibi yanıcı/parlayıcı malzemeleri kilitli dolaplarda ve alt raflarda muhafaza edin. Aile afet ve acil durum planınızı yapın, güncelleyin ve tatbik edin. Tüm aile, Çök-Kapan-Tutun hareketini öğrenin ve uygulayın. Deprem sonrası buluşma yerinizi belirleyin.
Size en yakın acil toplanma alanlarının yerini internetten kolayca öğrenin. Hasarlı elektrik kablolarının ve gaz sızıntısı oluşturabilecek tesisat bağlantılarının onarımını yaptırın. Su ve gaz kaçaklarını önlemek için tamirat ve yenilemelerde esnek tesisat malzemeleri kullandırın. Su ısıtıcınızı (kombi/termosifon/şofben), buzdolabınızı, fırın ve gaz tertibatını uygun malzemelerle duvara ve/veya yere sabitleyin. Deprem öncesi, olası can ve mal kayıplarını önlemek için binanızın yapısında değişiklik yapmayın, yaptırmayın. Binanızın yük taşıyan kolon ve duvarlarına müdahale edilmesine izin vermeyin.”



Rapor: Buckingham Sarayı, vergi mükelleflerinin eski Prens Andrew’in savunma masraflarını üstlenmesini engelliyor

 İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
TT

Rapor: Buckingham Sarayı, vergi mükelleflerinin eski Prens Andrew’in savunma masraflarını üstlenmesini engelliyor

 İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)

The Telegraph gazetesinin haberine göre Buckingham Sarayı, eski İngiliz prensi Andrew -kamuoyunda kullanılan adıyla Andrew Mountbatten-Windsor- için doğabilecek hukuki masrafların vergi mükelleflerine yüklenmemesini güvence altına alacak.

Konuya yakın bir kaynak, eski prensin avukatlık ücretlerini karşılayamaması halinde mali yükün ‘kamu hazinesine yansıtılmayacağını’ belirtti. Ancak sarayın söz konusu giderleri hangi kaynaktan karşılayabileceği henüz netlik kazanmadı. Kaynaklar, Kral Charles’ın kardeşinin faturalarını kişisel olarak ödemeyeceğini ifade etti.

Mountbatten-Windsor dün Sandringham House’taki evinde, kamu görevine ilişkin usulsüzlük şüphesiyle gözaltına alındı. Polis, ticari temsilci olarak görev yaptığı dönemde hassas bilgileri Jeffrey Epstein ile paylaştığı iddialarını soruşturuyor.

dfvgthy6yjy6
Andrew Mountbatten-Windsor, kamu görevinde suistimal şüphesiyle gözaltına alındığı gün polis karakolundan ayrılırken (Reuters)

Olası hukuki savunma sürecinde ise Andrew’in yakın çevresinde kalmayı sürdüren tek isim olarak ceza avukatı Gary Bloxsome öne çıkıyor. Bir kaynak dün, “Hâlâ yanında olan tek kişi o” ifadesini kullandı.

The Telegraph’ın haberine göre, Andrew’in gözaltına alınmasının ardından Bloxsome’un hizmetlerine duyulan ihtiyaç daha da artacak. Eski York Dükü, 2020 yılında ABD Federal Soruşturma Bürosu’nun (FBI), çocuklara yönelik cinsel istismar suçlamalarıyla anılan finansör Jeffrey Epstein ile ilişkisine dair yürüttüğü soruşturma sırasında da aynı avukatla çalışmıştı.

Sonrasında Bloxsome’un görevlendirilmesinin isabetli bir karar olduğu değerlendirildi. Prensi çevreleyen utanç verici kriz sürecinde dost ve tanıdıkların zamanla uzaklaştığı belirtilirken, avukatın Andrew’in yanında kalmayı sürdürdüğü aktarıldı. Zaman içinde en yakın isimlerinden biri haline gelen Bloxsome, ‘her an ulaşılabilen avukatı’ olarak tanımlandı; hukuk dosyalarını değerlendirdiği kadar golf sahasında da müvekkiliyle vakit geçirdiği ifade edildi.

Bloxsome’un, yakın zamana kadar Andrew’in Windsor’daki Royal Lodge adlı konutuna giderek yüksek profilli müvekkiliyle çay içmeyi sürdürdüğü kaydedildi.

dvfgthy
Kraliçe II. Elizabeth, 2013 yılında Buckingham Sarayı’nın balkonundan, oğulları Prens Charles (solda) ve Prens Andrew ile birlikte el sallıyor. (AFP)

Ceza avukatı Gary Bloxsome’un, Andrew Mountbatten-Windsor’ı kamu görevinde suistimal suçlamalarına karşı temsil etmesi en güçlü ihtimal olarak görülüyor. Konuya yakın bir kaynak, “Başka kime başvurabilir? O bir ceza avukatı ve bu Gary’nin uzmanlık alanı. Bu görev için ondan daha iyisi yok” dedi. Aynı kaynak, Mountbatten-Windsor’ın başka bir hukukçuya yönelmesinin mantıklı olmayacağını, zira Bloxsome’un geçmiş sürece hâkim olduğunu ve aralarında güçlü bir ilişki bulunduğunu belirtti.

Polisin, prensin Sandringham Kraliyet Arazisi’ndeki geçici konutu Wood Farm’a baskın düzenlediği sırada, Bloxsome The Telegraph gazetesine yaptığı açıklamada gelişmelerden ‘hiçbir şekilde haberdar olmadığını’ söyledi. Avukatın, Andrew’in sorgulandığı polis merkezine gidip gitmediği ise henüz bilinmiyor.

Gözaltı işlemi, Andrew’in Windsor’daki Royal Lodge’dan ayrılarak Norfolk’ta yeni bir hayata başlamasından yalnızca iki hafta sonra gerçekleşti. Bloxsome dışında yakın çevresinin giderek daralması, prensin ruh sağlığına ilişkin endişeleri artırdı.

Taşınmadan önce her gün ata bindiği belirtilen Andrew’in, Windsor’daki geniş konutunda neredeyse tamamen izole bir yaşam sürdüğü ifade edildi. Haberlerde, birkaç ay önce haber takibini bıraktığı öne sürülürken, baskıların artmasıyla birlikte ağır bir depresyon sürecine girdiği de kaynaklar tarafından dile getirildi.

vfgthy
Andrew Mountbatten-Windsor, Royal Lodge yakınlarında ata binerken (Reuters)

Aralık ayında, Londra Metropolitan Polisi’nin ziyareti sonrasında Andrew silah ruhsatlarını ve av tüfeği sertifikalarını teslim etmek zorunda kaldı. Bu adımla ilgili resmi bir gerekçe açıklanmadı. Ancak kaynaklar, kişisel güvenliğinin aile için öncelik olmaya devam ettiğini belirterek, tüm aile üyelerinin emniyetini sağlamak amacıyla ‘özen yükümlülüğünün sürdüğünü’ vurguladı.


Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.