​Trump sağlık kontrolünün ardından ‘her şey çok iyi’ tweeti attı

ABD Başkanı Donald Trump (Arşiv - AP)
ABD Başkanı Donald Trump (Arşiv - AP)
TT

​Trump sağlık kontrolünün ardından ‘her şey çok iyi’ tweeti attı

ABD Başkanı Donald Trump (Arşiv - AP)
ABD Başkanı Donald Trump (Arşiv - AP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün sağlık kontrolünün ilk aşamasının başarıyla tamamlandığını belirten mesajının ardından bugün de sağlık durumunun ‘çok iyi’ olduğuna dair bir tweet paylaştı.
Başkan Trump Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Walter Reed Ulusal Askeri Tıp Merkezi’ndeki muayenenin ilk aşamasının tamamlandığını belirterek, “Fiziksel muayenem başladı. Her şey çok iyi. Gelecek yıl tamamlanacak” ifadelerini kullandı.

Bloomberg’in haberine göre Beyaz Saray Sözcüsü Stephanie Grisham bu sabah erken saatlerde yaptığı açıklamada, “Başkan’ın 2020 yılı programı çok yoğun olacağından her yıl Walter Reed Ulusal Askeri Tıp Merkezi’nde yapılan rutin fiziksel muayenenin bir kısmı bu hafta sonu yapıldı. Başkan hafta sonunu burada, başkent Washington’da herhangi bir sorumluluk almadan geçirdi” şeklinde konuştu.
Trump'ın başkanlığı sırasında geçen yıl yapılan sağlık kontrolleri oldukça düzenli bir program izlemişti. Başkan’ın 2018’deki sağlık kontrolleri Ocak ve Şubat aylarında yapılmıştı.
Başkan Trump’ın herhangi bir sağlık sorunu olmadığını belirten Beyaz Saray Sözcüsü Grisham, Trump’ın hafta boyunca düzenlenen mitinglerle binlerce Amerikalının karşısına çıktığı üzere hiçbir şikayetinin olmadığını vurguladı.
Başkan’ın doktoru Sean Conley geçtiğimiz yılki son testlerin ardından Trump’ın sağlık durumunun ‘çok iyi’ olduğunu açıklamıştı.
Doktorunun açıklamalarına göre Trump’ın geçen yılki sağlık kontrollerinin ardından yüksek kolesterol tedavisi için kullandığı Rosuvastatin adlı ilacın dozu arttırıldı.
Kontrollerinin ardından kilo vermesi için tıp merkezine gitmesinin tavsiye edilmesine rağmen Trump, Beyaz Saray sözcüsü Hogan Gidley’in Şubat 2018’de itiraf ettiği üzere bu konuda ‘ciddi ve düzenli’ herhangi bir adım atmadı.
Alman Haber Ajansı’nın (DPA) haberine göre Trump, Florida'daki Mar-a-Lago tesisinde büyük boy kızarmış tavuk ve çikolatalı pasta yediği fotoğrafların Twitter’da yayınlanmasının ardından hiçbir zaman sağlıksız yiyeceklere olan tutkusunu gizlemeye çalışmadı.
Trump'ın önceki sağlık kontrollerine ilişkin raporlar da tartışmalara neden olmuştu. 2015 yılında başkanlık yarışı sırasında Trump’ın eski kişisel doktoru Harold Bornstein, yaptığı açıklamada onun ‘şimdiye kadar seçilen en sağlıklı başkan’ olacağını söylemiş ve laboratuar sonuçlarının ‘şaşırtıcı derecede mükemmel’ olduğunu vurgulamıştı. Daha sonra ise Bornstein CNN’e verdiği röportajda açıklamalarını Trump’ın isteğiyle yaptığını itiraf etmişti.
Başkan Trump’ın 2018’deki sağlık kontrollerini gerçekleştiren Amiral Ronny Jackson, bazı milletvekillerinin Trump’ın başkanlık makamına zihinsel olarak uygun olup olmadığını sorgulamalarının üzerine Trump'ın ‘mükemmel sağlığa’ ve ‘güçlü genlere’ sahip olduğunu söylemişti.
Beyaz Saray, Başkan Trump’ın sağlık durumuyla ilgili 2018 yılında ayrıntılı bir rapor yayınladı. Rapora göre Başkan, Rosuvastatin’in yanı sıra günlük olarak aspirin ve vitaminler alıyor. Bununla birlikte saç dökülmesine karşı Finasterid adlı ilacı kullandığı belirtilen Trump, ayrıca yüzde kızarıklığa neden olan bir cilt hastalığına karşı tedavi amaçlı İvermektin adlı krem kullanıyor.
Trump, sağlık kontrollerinden aylar sonra Amiral Ronny Jackson’ı Muharipler Bakanlığına aday göstermek istedi. Ancak Jackson’ın uygunsuz davranışlarda bulunduğu iddiaları nedeniyle bundan vazgeçti. Jackson, şubat ayında Başkan’ın tıbbi danışmanı olarak atandı.



Trump, Lincoln uçak gemisini harekete geçirdi... ve Tahran'a baskı uyguluyor

İranlı bir kadın, Tahran'da son dönemdeki hükümet karşıtı protestolar sırasında çıkan yangında hasar gören bir banka binasının önünden geçiyor (EPA)
İranlı bir kadın, Tahran'da son dönemdeki hükümet karşıtı protestolar sırasında çıkan yangında hasar gören bir banka binasının önünden geçiyor (EPA)
TT

Trump, Lincoln uçak gemisini harekete geçirdi... ve Tahran'a baskı uyguluyor

İranlı bir kadın, Tahran'da son dönemdeki hükümet karşıtı protestolar sırasında çıkan yangında hasar gören bir banka binasının önünden geçiyor (EPA)
İranlı bir kadın, Tahran'da son dönemdeki hükümet karşıtı protestolar sırasında çıkan yangında hasar gören bir banka binasının önünden geçiyor (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump, dün "Abraham Lincoln" uçak gemisi ve diğer savaş gemilerini içeren bir deniz kuvvetinin Ortadoğu'ya konuşlandırılacağını açıklamasının ardından, İran'a karşı "azami baskı" kampanyasına yeniden başladı.

Trump, güç kullanımına başvurmayı tercih etmediğini vurguladı, ancak Tahran'ın "doğrudan tehdit" olarak değerlendirdiği adımlar atması durumunda askeri seçeneği masada tuttu; bunun şartı ise Tahran'ın askeri eşiğe yaklaşan herhangi bir nükleer yola yeniden başlamaması ve protestocuları da kapsayan infazlara devam etmemesiydi.

Devrim Muhafızları deniz kuvvetleri komutan yardımcısı ise dün yaptığı açıklamada, İran'a yönelik herhangi bir saldırının söz konusu bile olmadığını söyledi. "Düşman ülkeye saldırmaya cesaret edemez" ifadesini kullandı.

İran Başsavcısı ise Trump'ın protestolarla bağlantılı olarak yüzlerce tutuklunun idamını engelleyen Amerikan müdahalesinden bahsettiği açıklamalarını yalanlayarak, İranlı yetkililerin "yurtdışından emir almadığını" vurguladı.

Protestolarla ilgili olarak, İnsan Hakları Yüksek Komiseri, İranlı yetkililere ülkedeki protesto hareketine yönelik "acımasız baskıyı durdurmaları" çağrısında bulundu; özellikle de "hızlı yargılamalar, usulsüz işlemler ve orantısız cezalar"dan vazgeçmelerini istedi.


ABD ordusu, Pasifik Okyanusu'nda bir teknenin hedef alındığını ve iki kişinin öldüğünü duyurdu

Pasifik Okyanusu'nda bir tekneyi hedef alan ABD güçlerini gösteren bir videodan (Arşiv- Reuters)
Pasifik Okyanusu'nda bir tekneyi hedef alan ABD güçlerini gösteren bir videodan (Arşiv- Reuters)
TT

ABD ordusu, Pasifik Okyanusu'nda bir teknenin hedef alındığını ve iki kişinin öldüğünü duyurdu

Pasifik Okyanusu'nda bir tekneyi hedef alan ABD güçlerini gösteren bir videodan (Arşiv- Reuters)
Pasifik Okyanusu'nda bir tekneyi hedef alan ABD güçlerini gösteren bir videodan (Arşiv- Reuters)

ABD ordusu, dün Doğu Pasifik'te bir tekneye düzenlenen saldırıda iki uyuşturucu kaçakçısı şüphelisinin öldürüldüğünü ve Sahil Güvenlik'in saldırıdan sağ kurtulan üçüncü bir kişiyi aradığını açıkladı.

ABD Güney Komutanlığı'ndan "X" platformunda konuyla ilgili yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: "İstihbarat, teknenin Doğu Pasifik'te bilinen bir uyuşturucu kaçakçılığı rotasını izlediğini ve uyuşturucu kaçakçılığı operasyonlarına karıştığını doğruladı."


Avrupa’dan Grönland tepkisi: Transatlantik ittifakı geri dönülmez şekilde değişti

Grönlandlılar, başkent Nuuk'ta salı günü düzenlenen eylemde Trump'ın ilhak tehditlerine karşı protesto gösterisi yapmıştı (Reuters)
Grönlandlılar, başkent Nuuk'ta salı günü düzenlenen eylemde Trump'ın ilhak tehditlerine karşı protesto gösterisi yapmıştı (Reuters)
TT

Avrupa’dan Grönland tepkisi: Transatlantik ittifakı geri dönülmez şekilde değişti

Grönlandlılar, başkent Nuuk'ta salı günü düzenlenen eylemde Trump'ın ilhak tehditlerine karşı protesto gösterisi yapmıştı (Reuters)
Grönlandlılar, başkent Nuuk'ta salı günü düzenlenen eylemde Trump'ın ilhak tehditlerine karşı protesto gösterisi yapmıştı (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump'ın defalarca askeri müdahale tehdidinde bulunduğu Grönland'la ilgili tavrı, transatlantik ittifakını geri dönülmez şekilde değiştirdi.

Trump, İsviçre'nin Davos kentindeki Dünya Ekonomik Forumu'nda (WEF) 21 Ocak'ta yaptığı açıklamada, Grönland konusunda "gelecekte yapılacak bir anlaşmanın çerçevesinin" oluşturulduğunu duyurmuştu.

ABD Başkanı, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'yle görüşerek belirledikleri çerçevenin detaylarını paylaşmamıştı.

Cumhuriyetçi lider, Grönland'la ilgili tutumuna karşı çıkan 8 Avrupa ülkesine uygulamayı planladığı gümrük tarifelerini askıya aldığını da açıklamıştı.

CNN'in analizinde, Trump'ın Grönland'a yönelik tehditleriyle ABD'nin Avrupa ve NATO'yla ilişkilerini "diplomatik kaosa" sürüklediği belirtiliyor.

İsveç Başbakan Yardımcısı Ebba Busch, "Son birkaç haftada yaşananlar Avrupa Birliği (AB), Avrupa ve ABD arasındaki ilişkilere çok zarar verdi" diyor.

Eski Litvanya Savunma Bakanı Dovile Sakaliene de ABD-Avrupa ilişkilerinin tamamen kopması ihtimaline dair "Bu, siyam ikizlerinin ayrılması gibi olur. Her ikisi için de kesin ölümle sonuçlanır" ifadelerini kullanıyor.

Ayrıca Avrupa'nın ABD ordusunun seviyesine ulaşıp kendi kendine yetebilecek silahlı güçlere sahip olması için 5 ila 10 yıla ihtiyacı olduğunu vurguluyor.

Wall Street Journal'ın (WSJ) analizindeyse Grönland meselesinin "transatlantik diplomasisi için stres testine dönüştüğü" yazılıyor.

Telegraph, adayla ilgili Birleşik Krallık'ın (BK) Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'yle (GKRY) yaptığı anlaşmaya benzer bir mutabakata varıldığını iddia etmişti. Bu kapsamda ABD ordusunun adada askeri eğitim ve istihbarat faaliyeti yürütmesine müsaade edileceği, askeri üs bölgelerinin ABD toprağı sayılacağı savunulmuştu.

BK'nin GKRY'de işlettiği askeri üsler de kendi toprağı olarak sayılıyor. Grönland'ın kuzeyindeki Pituffik Uzay Üssü, ABD'nin adadaki tek aktif üssü.

WSJ'nin 21 Ocak'taki haberindeyse Grönland'ın maden kaynaklarına yabancı ülkeler tarafından yapılacak yatırımlarda öncelikli veto hakkının ABD'ye sunulabileceği ileri sürülmüştü. Bunun gerçekleşmesi halinde ABD, Çin ve Rusya'nın adaya yatırımlarının önünü kesebilir.

New York Times'ın dün yayımladığı analizde de benzer iddialar paylaşılıyor. Adlarının açıklanmamasını isteyen kaynaklar, ortada yazılı bir anlaşmanın olmadığını söylüyor.

Kopenhag yönetiminin ABD'yle herhangi bir anlaşmayı onaylayıp onaylamadığı belli değil.

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, siyaset, yatırım, güvenlik ve ekonomi gibi birçok alanda ABD'yle müzakere yürütülebileceğini ancak egemenlik konusunda bunun asla olmayacağını belirtmişti.

Diğer yandan Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen, sürecin dışında bırakıldıklarını WSJ'ye açıklayarak, "Katılmadığım bazı görüşmeler sonucunda, ülkemle ilgili anlaşma yapılıp yapılmadığını veya anlaşmada neler olduğunu bilmiyorum" diyor.

Independent Türkçe, New York Times, Wall Street Journal, CNN