​Irak’ta grev çağrıları karşılık buldu: Devlet daireleri kepenk indirdi

Bağdat’taki Hıllani Meydanı’nda güvenlik güçleri ile göstericiler arasında çıkan çatışma sırasında bir binadan duman yükseliyor (EPA)
Bağdat’taki Hıllani Meydanı’nda güvenlik güçleri ile göstericiler arasında çıkan çatışma sırasında bir binadan duman yükseliyor (EPA)
TT

​Irak’ta grev çağrıları karşılık buldu: Devlet daireleri kepenk indirdi

Bağdat’taki Hıllani Meydanı’nda güvenlik güçleri ile göstericiler arasında çıkan çatışma sırasında bir binadan duman yükseliyor (EPA)
Bağdat’taki Hıllani Meydanı’nda güvenlik güçleri ile göstericiler arasında çıkan çatışma sırasında bir binadan duman yükseliyor (EPA)

Iraklı göstericilerin sosyal medya üzerinden yaptığı genel grev çağrıları ülkenin güney ve orta kesimlerinde yer alan kentlerde yoğun bir şekilde karşılık buldu.
Irak’ın başkenti Bağdat’ın yanı sıra Basra, Meysan, Kerbela, Necef, Zikar, Kadisiye ve Babil’de başta üniversiteler olmak üzere çoğu devlet dairesinde tatil ilan edildi. Söz konusu kentlerde mesai saatlerinin başlamasıyla birlikte, greve destek veren gruplar birçok devlet dairesini kapatarak, binaların üstüne ‘halkın emriyle kapalıdır’ yazılı pankartlar astı. Aynı şekilde Basra ve Zikar’da hükümet dairelerine giden yollar gösterici grupları tarafından kapatılırken, Basra ve Meysan’daki bazı petrol tesislerinde greve gidildi.
Irak’ın güney ve orta kentlerinin aksine Bağdat’ta büyük çaplı grev eylemleri gözlemlenmese de, Tahrir Meydanı’na binlerce gösterici akın etti. Gösterilerde gençlerin yoğunluğu ise dikkati çekti.
Irak’ın güney ve orta kesimlerinde sağanak yağışa rağmen göstericiler meydanlardaydı. Güneydeki Zikar kentinde sağanak yağış altında çekilen bir videoda konuşan bir grup gencin, havaların soğumasına rağmen eylemlere devam etme sözü verdiği görülüyor.
Reuters’ın aktardığına göre, göstericiler önceki gün Bağdat’taki bir köprüye yerleşti. Haberde, Bağdat şehir merkezinde bulunan ve bakanlık ile büyükelçilik binalarının bulunduğu Yeşil Bölge’ye giden Ahrar Köprüsü’nde göstericiler ile güvenlik güçleri arasında çatışma yaşandığı aktarıldı. Polisin göz yaşartıcı gaz bombasıyla müdahale ettiği göstericiler köprüye yerleşmeyi başardı. Habere göre, halihazırda güvenlik güçleri köprünün Yeşil Bölge’ye giden tarafını kontrol altında tutarken, göstericiler köprünün diğer bölümüne konuşlandı. 
Öte yandan Irak basınında önceki gün, 3 avukatın kimliği belirsiz kişilerce kaçırıldığı yönünde haberler çıktı. Güvenlik kaynaklarına dayandırılan haberde, silahlı bir grubun Bağdat ve Meysan’da gösterilere destek veren 3 avukatı kaçırdığı belirtildi. Kaynağın aktardığına göre, Bağdat’ın doğusundaki Belediyat bölgesinde Abdulkerim el-Amiri ve Hamis el-Madi isimli avukatlar kaçırıldı. Kaynak, geçtiğimiz hafta da Ali es-Saidi isimli avukatın Bağdat’taki Sealibe bölgesindeki evinden kimliği belirsiz kişilerce kaçırıldığını belirtti.
Kaynak ayrıca, Meysan’ın kent merkezi Amara’da Ali Casıb Hattab isimli bir avukatın kaçırıldığını aktardı. Şarku’l Avsat, söz konusu kaçırma olayını bağımsız bir kaynaktan henüz teyit edebilmiş değil.



Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.


Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
TT

Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, "gerçek bir entegrasyonu sağlamak ve mevcut ateşkesi korumak için tüm mevcut araçlarla ve ciddiyetle çalışacağını" söyledi.

Abdi, X platformunda yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'dan bir telefon aldığını ve Macron'un "bizim ve Suriye'de ateşkesin sağlanması ile diyalog ve müzakerelere geri dönülmesi için çalışan tarafların çabalarına destek verdiğini, bunun amacının tüm bölgenin çıkarlarına hizmet eden kalıcı bir çözüm bulmak olduğunu" ifade ettiğini belirtti.

Abdi, "X" platformundaki bir başka paylaşımında, Irak Kürdistan'ında ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper ile görüştüğünü ifade etti.

“ABD’nin ve Başkan Trump’ın ateşkes sürecine yönelik politikasının yanı sıra Büyükelçi Barrack’ın Suriye hükümeti ile aramızdaki diyaloğu ve müzakereleri yeniden başlatma çabaları da ciddi, önemli ve memnuniyet vericidir” ifadelerini kullandı.

Suriye Savunma Bakanlığı salı günü, devlet tarafından açıklanan mutabakatlar doğrultusunda ve “yapılan ulusal çabaların başarısına duyulan endişe nedeniyle” SDG ile dört günlük bir ateşkes ilan etti.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara, pazar günü SDG ile ateşkesi ve hükümet ile SDG arasında tam entegrasyonu öngören yeni bir anlaşma imzaladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre anlaşma, "gerekli güvenlik incelemelerinin ardından, SDG'nin tüm askeri ve güvenlik unsurlarının Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısına bireysel olarak entegre edilmesini, askeri rütbelerin verilmesini, mali hakların ve gerektiği gibi lojistik desteğin sağlanmasını ve Kürt bölgelerinin özerkliğinin korunmasını" öngörüyor.