ABD’den, İran’daki hükümet karşıtı protestolara açık destek

ABD’den, İran’daki hükümet karşıtı protestolara açık destek
TT

ABD’den, İran’daki hükümet karşıtı protestolara açık destek

ABD’den, İran’daki hükümet karşıtı protestolara açık destek

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, "ABD, kendilerine liderlik etmesi gereken rejime karşı barışçıl protestolar düzenleyen İran halkını destekliyor” ifadeleri yer aldı.
ABD, İran’da benzin zammına karşı başlayan hükümet karşı protestolara destek verdiğini açıkladı. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, "ABD, kendilerine liderlik etmesi gereken rejime karşı barışçıl protestolar düzenleyen İran halkını destekliyor. Göstericilere yönelik ölümcül şiddeti ve ağır iletişim kısıtlamalarını kınıyoruz” ifadeleri yer aldı.
İran ise ABD’nin açıklamalarına yanıt verdi. İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Abbas Musevi, ABD’nin İran’daki protesto gösterileriyle ilgili açıklamalarının İran’ın içişlerine müdahale olduğu söyledi. Musevi, “İran halkı, bu tür ifadelerin ne kadar ikiyüzlü ve yanıltıcı olduğunu, samimi bir endişe ile hiçbir ilgisi olmadığını biliyor” dedi.
Musevi açıklamasının devamında, “ABD’nin yürüttüğü ekonomik terörizmin baskısı altında olan halkla dayanışma içinde olduğunu öne sürmek ilginçtir. Bu şahıs daha önce İran halkının teslim olması için aç bırakılması gerektiğini açık bir dille ifade etmişti.” ifadesini kullandı.
Ruhani’den kaçak benzin açıklaması
İran Cumhurbaşkanı Hassan Ruhani ise benzin zammına ilişkin yaptığı açıklamada benzinin yasa dışı olarak yurt dışına satıldığını söyledi. Ruhani, "Benzinin ucuz olmasından asıl kazançlı çıkanlar kaçakçılar. Benzinin gerçek fiyatı 6 bin tümen (3 TL). Biz ise bin 500 tümene (75 kuruş) satıyoruz" dedi.
İran Ulusal Petrol Şirketi tarafından yapılan açıklamada, aylık 60 litreye kadar bin tümen (50 kuruş) olan benzin fiyatının bin 500 tümene (75 kuruş) yükseltildiği, araç başına bir ay içinde 60 litreden fazla benzin alınması durumunda litre fiyatının 3 bin tümen (1.5 TL) olacağı belirtilmişti. İran'ın birçok kentinde benzin zammına karşı başlayan gösterilerde protestocular kamu binalarını ateşe vermiş, göstericilerle güvenlik güçleri arasında arbede yaşanmıştı.
İran'da cuma günü başlayan protesto gösterilerinde yerel kaynaklara göre, yaklaşık bin kişi gözaltına alındı. Kirman eyaletine bağlı Sircan şehrinde 1 kişinin hayatını kaybettiği ifade edildi. Hükümetin internet erişimini engellediği İran’da göstericiler İsfahan kentinde 15 akaryakıt istasyonunu basıp ateşe verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan İran’ı uyarmıştı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 10 gün önce yaptığı açıklamada, Irak’taki hükümet karşıtı gösterilerin İran’a sıçrayabileceği konusunda uyarıda bulunmuştu. Erdoğan, "Irak’taki bu ayaklanmaların arkasında kimler yatıyor? Biz kimler tarafından yapılabileceği veya yapıldığına yönelik tahminde bulunuyoruz. Tabii bunun İran’a sirayet etme noktasındaki durumlarını da tahmin ediyoruz. Çünkü dert İslam dünyasını bölmek, parçalamak ve birbirine düşürmek” dedi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Seyid Abbas Musevi de Erdoğan’ın açıklamalarını desteklemişti. Musevi, "Sayın Erdoğan’ın Irak’taki olayların İran içlerine taşınmak istendiği yönündeki açıklamaları doğru ve yerinde. Bazı gizli eller Irak’ta yaşananları İran içlerine taşımak istiyor. Bölge ülkelerinin bu konuda hassas ve bilinçli olmaları iyi bir şey” şeklinde konuştu.



Almanya, Z kuşağını askere almakta zorlanıyor

Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
TT

Almanya, Z kuşağını askere almakta zorlanıyor

Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)

Rusya'nın Şubat 2022'de başlattığı Ukrayna istilasının ardından ordusunu güçlendirmeye çalışan Avrupa ülkelerinden biri de Almanya oldu. 

2008 doğumlu 700 bin gence bu ay anket gönderildi. Kadın ve erkeklerin sağlık durumlarına ve askerlik yapıp yapmak istemediklerine dair bilgi vermeleri isteniyor. 

Yalnızca erkeklerin formu doldurması ve sağlık taramasından geçmesi zorunlu tutuldu. 

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius ülkesinin milletvekillerine gönderdiği mektupta bu yıl 20 bin kişiyi silah altına almayı planladıklarını, diğer hizmetler için de 13 bin 500 kişinin daha orduya katılmasını öngördüklerini açıkladı. 

2035'e kadar muvazzaf asker sayısını 184 binden 260 bine, ihtiyat kuvvetleriniyse üç katına çıkararak 200 bine yükseltmeyi hedefleyen Almanya'nın bu rakamlara ulaşmasıysa zor görülüyor. 

Uzmanlar, yılda 60-70 bin kişinin askere alınması gerektiğini söylüyor. 

Berlin yönetimi maaşlarda artışa gitti, ayda 2750 euroya kadar para kazanmak mümkün. 4500 euroya yaklaşan sürücü ehliyeti ücretini karşılamak gibi teşvikler de veriliyor. 

Zorunlu askerliğin 2011'de askıya alındığı Almanya'da bu uygulamanın dönebileceği konuşuluyor.

Diğer yandan evrensel sağlık hizmeti, neredeyse ücretsiz üniversite eğitimi ve işsizlik maaşının verildiği Avrupa ülkesindeki on binlerce genç, sokaklara dökülerek askere gitmek istemediklerini vurguluyor. 

Ülke bütçesinin önemli kısmı yaşlılara ödenen emekli maaşlarına harcanırken hayat pahalılığı ve işsizlikle boğuşan gençler, bu fedakarlık karşılığında ne kazanacaklarını sorguluyor. 

2020'den beri anketler yapan Almanya ordusu, yeniden silahlanma politikalarının tüm yaş gruplarından geniş destek gördüğünü belirtiyor. 

Ancak askeri kariyer yapmayı düşünenlerin oranı son ankette en düşük düzeye geriledi. 

Diğer yandan bazı uzmanlar da gönüllülüğe dayalı bir askerlik sisteminin Alman ordusuna aradığı gücü veremeyeceğini savunuyor. 

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Reuters


Netanyahu, Trump'ın "Barış Konseyi"ni oluşturma biçimine itiraz ediyor

Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)
TT

Netanyahu, Trump'ın "Barış Konseyi"ni oluşturma biçimine itiraz ediyor

Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın girişimiyle Gazze'de bir barış konseyi kurulması, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun tepkisini çekti; Netanyahu bunu İsrail politikasına aykırı buluyor.

Netanyahu'nun ofisi dün yaptığı açıklamada, Trump'ın Gazze'yi yönetmek üzere bir konsey kurulmasına ilişkin açıklamasının "İsrail ile koordineli olmadığını ve İsrail politikasına aykırı olduğunu" belirtti.

ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre kurucu yürütme kurulu, "Barış Konseyi" vizyonunu hayata geçirmek amacıyla diplomasi, kalkınma, altyapı ve ekonomik strateji konularında uzman liderlerden oluşturuldu.

Konseyde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner yer alıyor. Konseyin icra kurulunda ise Kushner ve Witkoff’un yanı sıra Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır İstihbarat Başkanı Tümgeneral Hasan Reşad, BAE Devlet Bakanı Rîm el-Haşimi, Katar Başbakanı’nın Stratejik İşler Danışmanı Ali ez-Zevadi, Kıbrıs vatandaşı İsrailli emlak iş insanı Yakir Gabay ve Gazze için “yüksek temsilci” rolüyle Nikolay Mladenov bulunuyor. Mladenov’un, Barış Konseyi ile “Gazze’yi Yönetme Ulusal Komitesi” arasında saha bağlantısını yürüteceği belirtildi.

Bu arada İsrail, Hamas'a silahsızlanması için iki aylık bir süre tanıdı ve bunu uygulamak için yeniden savaş tehdidinde bulundu.


Netanyahu'nun ofisi: ABD'nin Gazze yönetim konseyiyle ilgili açıklaması İsrail politikasıyla çelişiyor

Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü
Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü
TT

Netanyahu'nun ofisi: ABD'nin Gazze yönetim konseyiyle ilgili açıklaması İsrail politikasıyla çelişiyor

Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü
Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisi dün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin birkaç gün önce Gazze'yi yönetmek üzere bir konsey kurulması yönündeki duyurusunun İsrail ile koordineli olmadığını ve İsrail politikasıyla çeliştiğini belirtti.

Ofis, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın bu konuyu Amerikalı mevkidaşı Marco Rubio ile görüşeceğini belirtti.

ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre kurucu yürütme kurulu, "Barış Konseyi" vizyonunu ilerletmek amacıyla diplomasi, kalkınma, altyapı ve ekonomik strateji konularında uzman liderlerden oluşturuldu.

Konseyde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner yer alıyor. Konseyin icra kurulunda ise Kushner ve Witkoff’un yanı sıra Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır İstihbarat Başkanı Tümgeneral Hasan Reşad, BAE Devlet Bakanı Rîm el-Haşimi, Katar Başbakanı’nın Stratejik İşler Danışmanı Ali ez-Zevadi, Kıbrıs vatandaşı İsrailli emlak iş insanı Yakir Gabay ve Gazze için “yüksek temsilci” rolüyle Nikolay Mladenov bulunuyor. Mladenov’un, Barış Konseyi ile “Gazze’yi Yönetme Ulusal Komitesi” arasında saha bağlantısını yürüteceği belirtildi.

dcf
ABD Başkanı Donald Trump, 29 Aralık 2025'te Florida'daki Mar-a-Lago'da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile düzenlediği basın toplantısında konuşuyor (AP)

Açıklamada, Trump'ın konseyin başkanlığını bizzat üstleneceği ve diğer üyelerin önümüzdeki haftalarda açıklanacağı belirtildi.

Konsey başkanı, bu operasyonel modeli desteklemek üzere Aryeh Lightstone ve Josh Grunbaum'u Barış Konseyi'ne kıdemli danışman olarak atadı. Onlara, konseyin stratejisini ve günlük operasyonlarını yönetmek, yetkisini ve diplomatik önceliklerini disiplinli bir uygulama mekanizmasına dönüştürmek görevi verildi.