Irak'ta Um Kasr Limanı'nın girişi yeniden kapatıldı

Bağdat’ta kapatılan bir bankanın önünde duran işçiler (Reuters)
Bağdat’ta kapatılan bir bankanın önünde duran işçiler (Reuters)
TT

Irak'ta Um Kasr Limanı'nın girişi yeniden kapatıldı

Bağdat’ta kapatılan bir bankanın önünde duran işçiler (Reuters)
Bağdat’ta kapatılan bir bankanın önünde duran işçiler (Reuters)

Irak’ın Basra kentinde bulunan Um Kasr Limanı girişi, dün, göstericiler tarafından yeniden kapatıldı. Ülkenin güney kentlerinde grev çağrılarına yanıt olarak birçok okul ve hükümet dairesi kapılarını kapattı.
Irak’ın başkenti Bağdat’ın yanı sıra orta ve güney kesimlerde bulunan kentlerde 1 Ekim’den bu yana süren gösterilerde en az 315 kişi hayatını kaybetti. Gözlemciler, bu gösterileri, 2003’ten beri ülkedeki en büyük çaplı gösteri hareketi olarak niteliyor.
Iraklı göstericiler, yolsuzluk ve dış güçlerin çıkarları adına çalışmakla suçladığı siyasi tabakanın tamamen değişmesini talep ediyor. Hükümetin reform vaatlerine inanmayan çoğu gösterici sivil itaatsizliğe başvurdu.
Reuters’ın Basra’daki Um Kasr Limanı’ndaki iki kaynaktan aktardığı bilgilere göre yüzlerce gösterici limanın girişini kapatarak, çalışanların ve yük boşaltmaya gelen kamyonların girişini engelledi. Bu durumun limandaki çalışmaların yüzde 50’isinin aksamasına neden olduğu belirtildi. Kaynaklar, kuşatmanın devam etmesi halinde limandaki çalışmaların tamamen duracağını aktardı. Um Kasr Limanı daha önce 29 Ekim’den 9 Kasım’a kadar kapalı kalmıştı. 7-9 Kasım tarihinde ise kısa bir süreliğine açılmıştı.
Kerim Cevad isimli bir gösterici, “Um Kasr Limanı’ndaki gösterilerimiz, Bağdat’taki Tahrir Limanı’nda ve diğer kentlerde gösterilere katılan kardeşlerimize yönelik bir dayanışmanın ifadesidir” dedi.
Irak hükümetinden üst düzey bir yetkili, daha önce yaptığı açıklamada, Limanı’n bir hafta kapalı kalmasının ülke ekonomisine 6 milyar doların üzerinde maliyetinin olduğunu ifade etmişti.
Irak’ın güneyindeki Hille, Divaniye ve Kerbela’da Öğretmenler Sendikası’nın grev kararı sonrası tüm okullar kapatıldı, öğretmenleri izleyen diğer memurların da greve gitmesi üzerine devlet dairelerinin kapıları da kapatıldı. Necef’te bazı kurumlar yarı zamanlı kapalı kalırken, Bağdat’ta da bazı okullar kapatıldı.
Kerbela Ticaret Odası’nın çağrısı üzerine kentteki işletmelerin büyük bir kısmı kepenk indirdi. İşçi Sendikası üyeleri de Bağdat’taki Tahrir Meydanı’nda 24 Ekim’den bu yana gösteri düzenleyen binlerce eylemcinin arasına katıldı.
Reuters’ın aktardığı habere göre göstericiler, önceki gün Bağdat’taki bir köprüye yerleşti. Haberde, Bağdat şehir merkezinde bulunan ve bakanlık ile büyükelçilik binalarının bulunduğu Yeşil Bölge’ye giden Ahrar Köprüsü’nde göstericiler ile güvenlik güçleri arasında çatışma yaşandığı aktarıldı. Polisin göz yaşartıcı gaz bombasıyla müdahale ettiği göstericiler köprüye yerleşmeyi başardı. Habere göre halihazırda güvenlik güçleri köprünün Yeşil Bölge’ye giden tarafını kontrol altında tutarken, göstericiler köprünün diğer bölümüne konuşlandı.
DPA’nın görgü tanıklarından aktardığı haberinde, göstericiler, Kerbela’da yapım aşamasındaki ham petrol rafinerisine giden anayolları kapattığı belirtildi. Habere göre birkaç yıldır yapımı devam eden rafineriye giden anayollar yaklaşık 400 gösterici tarafından kapatıldı. Rafineriye inşaat malzemesi taşıyan kamyonların yük boşaltamadan geri döndükleri aktarıldı.
Öte yandan Mesud Barzani’nin liderliğindeki Kürdistan Demokrat Partisi (KDP), Peşmerge güçlerinin göstericileri bastırma operasyonlarında yer aldığı iddiasını yalanladı. KDP’den yapılan açıklamada, barışçıl halk gösterilerinin anayasada tanınmış bir hak olduğu belirtilerek, Peşmerge’nin gösterilerde yaşanan olaylarda sorumluluğu olmadığı ifade edildi.



Irak, İsrail'in çıkarlarına saldırmakla suçlanan suç şebekesini çökertti

Irak güvenlik güçleri mensupları (AFP - Arşiv)
Irak güvenlik güçleri mensupları (AFP - Arşiv)
TT

Irak, İsrail'in çıkarlarına saldırmakla suçlanan suç şebekesini çökertti

Irak güvenlik güçleri mensupları (AFP - Arşiv)
Irak güvenlik güçleri mensupları (AFP - Arşiv)

Fransız Haber Ajansı AFP salı akşamı Iraklı yetkililerin, İran'ın emriyle Avrupa’da İsrail'in çıkarlarına yönelik saldırılar da dahil olmak üzere çeşitli suç eylemlerinde bulunmakla suçlanan İsveç merkezli Foxrot Ağı’nın ‘liderlerinin’ tutuklandığını duyurduğunu aktardı.

Irak Ulusal İstihbarat Servisi (INIS) tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“INIS, doğru istihbarat ve iç ve dış takip operasyonlarına dayanarak, Ulusal Uluslararası Adli İşbirliği Merkezi ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) Süleymaniye kentinde güvenlik yetkilileriyle koordineli olarak, yerel ve uluslararası tutuklama emirleri bulunan ve Foxrot Ağı’nın suç liderlerini tutuklamayı başardı.”

INIS, “Foxrot Ağı, Irak topraklarını suç faaliyetleri için üs olarak kullanmaya çalıştığından, tutuklamalar birçok ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirildi” diye ekledi.

Öte yandan Avrupa Polis Teşkilatı (Europol) pazartesi günü yaptığı açıklamada ‘ana şüphelilerden biri Irak'ta tutuklandı. İsveç polisi ile Irak kolluk kuvvetleri arasında uzun süreli iş birliği sonucunda’ tutuklandığını duyurdu.

Europol, tutuklanan kişinin ‘Avrupa Birliği'nin (AB) arananlar listesinde yer alan ve yurt dışından İsveç'i hedef alan ciddi şiddet eylemlerinin başlıca organizatörlerinden biri olduğundan şüphelenilen 21 yaşındaki bir İsveç vatandaşı’ olduğunu açıkladı.

Açıklamada, Foxrot Ağı ile bağlantılı olduğu ve küçüklerin örgüte katılmasının sağlanması ve kullanılması da dahil olmak üzere, hizmet olarak şiddet eylemlerinin koordinasyonunda merkezi bir rol oynadığına inanıldığı belirtildi.

Bu operasyon sırasında, aynı ağla bağlantılı ve İsveç adli makamları tarafından çeşitli ağır suçlardan aranan başka bir kişinin de tutuklandığını ekledi.

Washington, geçtiğimiz mart ayında İran rejiminin bu ağı kullanarak 2024 yılının ocak ayında Stockholm'deki İsrail büyükelçiliği de dahil olmak üzere Avrupa'daki İsrail ve Yahudi hedeflerine saldırılar düzenlediğini belirterek Foxrot Ağı’na yaptırımlar uyguladı. Ağın lideri Rawa Majid'e de yaptırımlar uygulandı.

Majid'in ‘özellikle İran İstihbarat ve Ulusal Güvenlik Bakanlığı ile iş birliği yaptığı’ belirtildi. Ertesi ay, İngiltere de Foxrot Ağı ve liderlerine yaptırım uyguladı.

Foxrot Ağı, silah ve uyuşturucu kaçakçılığına karışmakla ve özellikle silahlı saldırılar düzenleyerek ve para karşılığı cinayetler işleyerek Kuzey Avrupa'da şiddetin tırmanmasına neden olmakla suçlanıyor.


Hizbullah'ın mali krizi derinleşti ve destekçilerine savaş tazminatı ödemeleri durdu

Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
TT

Hizbullah'ın mali krizi derinleşti ve destekçilerine savaş tazminatı ödemeleri durdu

Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)

Hizbullah'ın mali krizi daha da kötüleşti ve bu durum, İsrail'in Lübnan'a yönelik son savaşında evlerini kaybeden destekçilerini etkiledi.

Beyrut'un güney banliyölerinde yaşayanlara, "tazminat ödemelerinin ne zaman yapılacağına dair henüz kesin bir tarih belirlenmediği" ve "ödeme hazır olduğunda telefonla bilgilendirilecekleri" ifade edildi.

Hizbullah, evlerini kaybeden 51 bin aileye konaklama yardımı ödemek zorundadır.  Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu yardımın yıllık tutarı güney ve Bekaa Vadisi'ndeki evler için 3 bin 600 dolar, banliyölerdeki evler için ise 4 bin 800 dolar arasında değişmektedir.

Sakinler, partinin geçen yılki ev onarım ödemelerini bozan “kaos” ve ‘kayırmacılık’ konusunda iç soruşturma yürüttüğünü bildirirken, Hizbullah'a karşı olan kaynaklar, bu yıl tazminat ödemelerinin gecikmesini “partinin karşı karşıya olduğu mali krize” bağladı.


Suriye, Halep'in doğusundan Fırat Nehri'ne kadar olan bölgeyi "askeri bölge" ilan etti

Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.
Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.
TT

Suriye, Halep'in doğusundan Fırat Nehri'ne kadar olan bölgeyi "askeri bölge" ilan etti

Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.
Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.

Suriye ordusu dün, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile yüzleşmek amacıyla Halep şehrinin doğusundan Fırat Nehri'ne kadar olan bölgeyi “kapalı askeri bölge” ilan etti (SDG) ve bölgedeki tüm silahlı grupların Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesini talep etti. Kürt liderler, yetkilileri bölgelerine saldırı hazırlığı yapmakla suçladı.

“Operasyon Otoritesi”, SDG ve eski rejimin kalıntılarının seferberliğine yanıt olarak Deyr Hafir ve Meskene kasabalarının kapatıldığını bildirdi ve sivillere, Halep şehrini bombalayan İran intihar drone'larının fırlatma noktası oldukları için bu kasabaları tahliye etmeleri çağrısında bulundu.

Yetkili makam, Deyr Hafir civarındaki SDG mevzilerini topçu ateşiyle hedef aldığını duyurdu. Resmi kanal, askeri bir kaynağın, topçu saldırısının SDG'nin Hamima köyü civarını insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef almasına yanıt olarak gerçekleştirildiğini söylediğini aktarırken, ordu ise bir sivilin Deyr Hafir'den motosikletiyle ayrılmaya çalışırken SDG keskin nişancısının ateşi sonucu öldürüldüğünü bildirdi.

Bu arada Suriye Enerji Bakanlığı, SDG'nin Deyr Hafir'in doğusundaki Amtina Köprüsü'nü bombalamasını kınadı. Bu köprü, bölgeyi birbirine bağlayan ve hizmet veren son köprüydü ve bombalama sonucu bölgeye erişim tamamen kesildi. Bakanlık, SDG'yi ana su kanalını tehlikeye atmaktan ve özellikle Deyr Hafir bölgesi ve çevresinde su akış hızının önemli ölçüde artması sonucu yaklaşık 8 bin hektarlık tarım arazisinin su basması tehdidiyle karşı karşıya kalmasından tamamen sorumlu tuttu.