Uluslararası yatırım pozisyonu verileri açıklandı

Uluslararası yatırım pozisyonu verileri açıklandı
TT

Uluslararası yatırım pozisyonu verileri açıklandı

Uluslararası yatırım pozisyonu verileri açıklandı

Merkez Bankası verilerine göre; Türkiye’nin yurtdışı varlıkları ile yurtdışına olan yükümlülüklerinin farkı olarak tanımlanan net UYP, 2018 yıl sonunda-371,0 milyar dolar iken 2019 Eylül sonunda-351,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2019 Eylül dönemi uluslararası yatırım pozisyonu gelişmelerini açıkladı. Buna göre; 2019 Eylül sonu itibarıyla, uluslararası yatırım pozisyonu (UYP) verilerine göre, Türkiye’nin yurtdışı varlıkları, 2018 yıl sonuna göre yüzde 8,0 oranında artışla 247,5 milyar dolar, yükümlülükleri ise yüzde 0,2 oranında azalışla 599,2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Türkiye’nin yurtdışı varlıkları ile yurtdışına olan yükümlülüklerinin farkı olarak tanımlanan net UYP, 2018 yıl sonunda -371,0 milyar dolar iken 2019 Eylül sonunda -351,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.
Varlıklar alt kalemleri incelendiğinde, rezerv varlıklar kalemi 2018 yıl sonuna göre yüzde 8,7 oranında artışla 101,1 milyar dolar, diğer yatırımlar kalemi yüzde 8,8 oranında artışla 96,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Diğer yatırımlar alt kalemlerinden bankaların yabancı para ve Türk lirası cinsinden efektif ve mevduatları yüzde 14,3 oranında artışla 51,1 milyar dolar oldu. Yükümlülükler alt kalemleri incelendiğinde, doğrudan yatırımlar (sermaye ve diğer sermaye) piyasa değeri ile döviz kurlarındaki değişimlerin de etkisiyle 2018 yıl sonuna göre yüzde 5,9 oranında artışla 157,4 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.
Portföy yatırımları 2018 yıl sonuna göre yüzde 1,4 oranında azalışla 138,0 milyar dolar oldu. Yurtdışı yerleşiklerin hisse senedi stoku 2018 yıl sonuna göre yüzde 8,1 oranında artışla 31,9 milyar dolar olurken, yurtdışı yerleşiklerin mülkiyetindeki DİBS stoku yüzde 12,0 oranında azalışla 16,3 milyar dolar, Hazine’nin tahvil stoku (yurtiçi yerleşiklerce alınan tahvil stoku düşüldükten sonra) ise yüzde 3,3 artışla 49,8 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.
Aynı dönemde, diğer yatırımlar 2018 yıl sonuna göre yüzde 2,5 oranında azalarak 303,8 milyar dolar oldu. Yurtdışı yerleşiklerin yurtiçi yerleşik bankalardaki yabancı para mevduatı, 2018 yılsonuna göre yüzde 5,7 oranında artarak 33,8 milyar dolar olurken, TL mevduatı yüzde 3,6 oranında azalarak 13,5 milyar dolar oldu. Bankaların toplam kredi stoku yüzde 13,0 oranında azalarak 71,0 milyar dolar olurken, diğer sektörlerin toplam kredi stoku yüzde 5,0 oranında azalarak 101,3 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

 


Ferrari ve BMW’nin alüminyum atılımı ne gösteriyor?

Ferrari Luce, markanın geleneksel çizgisinden uzaklaşıldığı gerekçesiyle tepki çekmişti (Reuters)
Ferrari Luce, markanın geleneksel çizgisinden uzaklaşıldığı gerekçesiyle tepki çekmişti (Reuters)
TT

Ferrari ve BMW’nin alüminyum atılımı ne gösteriyor?

Ferrari Luce, markanın geleneksel çizgisinden uzaklaşıldığı gerekçesiyle tepki çekmişti (Reuters)
Ferrari Luce, markanın geleneksel çizgisinden uzaklaşıldığı gerekçesiyle tepki çekmişti (Reuters)

Ferrari ve BMW, Tesla ve Çinli elektrikli otomobil üreticilerinin peşinden giderek bakır yerine ucuz alüminyuma geçiyor.

Otomotiv sektöründe yaklaşık 200 yıldır elektrik kablolamasında baskın malzeme olan bakırın yerini alüminyum almaya başlıyor.

Reuters'ın analizine göre Ferrari ve BMW'nin de yeni modellerinde alüminyum kablolamaya geçmesi, Tesla ve Çinli elektrikli araç üreticilerinin ardından sektördeki dönüşümün hızlandığını gösteriyor.

Ferrari, geçen ay tarihindeki ilk tam elektrikli otomobili olan Luce'yi tanıtmıştı. Ancak markanın bu yenilikçi hamlesi büyük eleştiri toplamış, şirketin pazarlama müdürü Enrico Galliera bu ay istifa edeceğini duyurmuştu. 0-100 km/s hıza sadece 2,5 saniyede ulaşabilen Luce'de güç kablolarının tasarımında alüminyum kullanılmıştı.

İlk alüminyum iletkenleri 2011’de 1 Serisi'nde kullanmaya başlayan BMW ise geçen yıl tanıttığı eDrive teknolojili elektrikli araçlarında bu malzemeye daha fazla yer veriyor.

JPMorgan, bu yıl küresel bakır talebinin yaklaşık yüzde 2'sinin alüminyumla ikame edileceğini, bakır fiyatlarındaki yükselişin sürmesi halinde bu oranın 2030'a kadar yüzde 6'ya çıkabileceğini öngörüyor.

Bakır fiyatları şu anda ton başına yaklaşık 15 bin dolarla rekor seviyelere yaklaşırken, alüminyumun fiyatı yaklaşık 3 bin 100 dolar.

Dönüşüm yalnızca otomotiv sektörüyle sınırlı değil. Klima, kablo ve enerji ekipmanı üreticileri de düşük maliyet nedeniyle alüminyuma yöneliyor. Çinli parça üreticisi JONVER, alüminyum kablo ürünlerinin satış payının 2023'te yüzde 20 iken, bu yıl yüzde 30'a yükseldiğini açıkladı.

Bununla birlikte uzmanlar, daha hafif ve ucuz olmasına rağmen alüminyumdan bakır kadar verim alınamayacağını belirtiyor. Alüminyum sözkonusu olduğunda aynı miktarda elektriğin iletilmesi için daha fazla malzeme gerekeceğine işaret ediliyor.  

Çinli elektrikli otomobil devleri bu sektörde alüminyuma yönelen ilk firmalar arasında. Reuters'ın ulaştığı Mart 2025 tarihli bir Çin hükümeti politika belgesine göre Pekin yönetimi, şirketleri alüminyum kullanımını artırmaya teşvik ediyor.

Independent Türkçe, Reuters, BBC


Bitcoin'in değeri 8 ayda yarıya düştü: Kripto paraları ne bekliyor?

29 Haziran'da Bitcoin, 2026'da ilk kez 60 bin doların altına düştü (AFP)
29 Haziran'da Bitcoin, 2026'da ilk kez 60 bin doların altına düştü (AFP)
TT

Bitcoin'in değeri 8 ayda yarıya düştü: Kripto paraları ne bekliyor?

29 Haziran'da Bitcoin, 2026'da ilk kez 60 bin doların altına düştü (AFP)
29 Haziran'da Bitcoin, 2026'da ilk kez 60 bin doların altına düştü (AFP)

Kripto para piyasası çökerken Bitcoin'in fiyatı, zirveyi görmesinden bu yana yüzde 50'den fazla düştü.

Pazartesi günü dünyanın önde gelen kripto para birimi, 126 bin dolarla zirve yapmasından 8 ay sonra 59 bin doların altına düştü.

Diğer büyük kripto paralar da 2026'da önemli kayıplar yaşadı. Ethereum (ETH), Ripple (XRP) ve Dogecoin (DOGE) yılın başından bu yana yarıdan fazla değer kaybetti.

Kripto para piyasasının toplam değeri, ekimdeki 4,28 trilyon dolardan haziran sonunda 2 trilyon doların biraz üzerine geriledi.

Bu kayıplar, 2024 ve 2025'te piyasanın rekor kıran büyümesinin ardından geldi. Bu büyüme, Bitcoin'e dayalı ilk borsa yatırım fonlarının (ETF) onaylanmasının ardından piyasaya giren büyük miktardaki kurumsal sermayeyle desteklenmişti.

fdbfrtb

“Yarılanma” adı verilen olay da madencilik yoluyla yaratılan yeni Bitcoin miktarını azaltarak arzı düşürmüştü. Donald Trump'ın Beyaz Saray'a gelişi ise ilk "kripto başkanı" olacağına dair verdiği sözle iyimserlik yaratmıştı.

Piyasa şimdi de soğuyan yatırımcı iştahından etkilendi ve haziranda ETF çıkışları 4 milyar doları aştı.

Jeopolitik olayların yol açtığı daha geniş piyasa çalkantısı da fiyat düşüşlerine katkıda bulundu.

Birleşik Krallık merkezli yatırım hizmeti Wealth Club'ın baş yatırım stratejisti Susannah Streeter, The Independent'a, "Bir kripto kışı başladı ve Bitcoin bu hafta donmuş arazide tekrar inişe geçti" dedi.

Başlangıçta piyasayı büyük oranda hızlandıran 'Trump etkisi' tamamen çöktükten sonra Bitcoin de zarar gördü. Amerika'yı dünyanın kripto başkenti yapmaya dair büyük vaatler, birçok yatırımcının beklediği piyasa ivmesini hâlâ yaratamadı. Bunun yerine Ortadoğu’daki çatışmanın körüklediği enflasyon endişeleri, faizlerin yüksek kalmasına zemin hazırlıyor ve spekülatif sermayeyi piyasadan uzaklaştırıyor

Streeter ayrıca, yapay zeka hisseleri gibi diğer yüksek riskli varlıklara ilgisinin büyük ölçüde artmasının, sermayeyi kripto paralardan uzaklaştırdığını da belirtti.

Independent Türkçe


Suudi Arabistan'a ilk çeyrekte 7 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırım girişi oldu

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'ın genel görünümü (AFP)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'ın genel görünümü (AFP)
TT

Suudi Arabistan'a ilk çeyrekte 7 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırım girişi oldu

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'ın genel görünümü (AFP)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'ın genel görünümü (AFP)

Suudi Arabistan Genel İstatistik Kurumu'nun yayımladığı son verilere göre ülkede 2026 yılının ilk çeyreğinde net doğrudan yabancı yatırım (DYY) girişleri yıllık bazda yüzde 2,4 gerileyerek yaklaşık 23,1 milyar riyale (6,16 milyar dolar) düştü. Bu rakam, 2025'in aynı döneminde kaydedilen 23,7 milyar riyal (6,32 milyar dolar) seviyesinin altında kaldı.

İstatistik raporuna göre net DYY girişleri 2025'in dördüncü çeyreğine kıyasla ise yüzde 51,9 azaldı. Daha önce güncellenen verilere göre söz konusu dönemde net yatırım girişleri 48 milyar riyal (12,8 milyar dolar) ile zirveye ulaşmıştı.

Yatırım girişlerinde artış

Net yatırım girişlerindeki gerilemeye rağmen, veriler Suudi ekonomisine yönelik brüt doğrudan yabancı yatırım girişlerinin 2026'nın ilk çeyreğinde olumlu bir performans sergilediğini ortaya koydu.

Buna göre, ilk çeyrekte ülkeye giren toplam doğrudan yabancı yatırım 26,6 milyar riyale (7,09 milyar dolar) ulaştı. Bu rakam, 2025'in aynı dönemindeki 26 milyar riyale (6,93 milyar dolar) kıyasla yıllık bazda yüzde 2,4 artış anlamına geliyor.

Bununla birlikte, brüt yatırım girişleri bir önceki çeyreğe göre yüzde 49,9 geriledi. 2025'in son çeyreğinde toplam yatırım girişleri 53,1 milyar riyal (14,16 milyar dolar) olarak kaydedilmişti.

Yurt dışına çıkan yatırımlarda yükseliş

Öte yandan, doğrudan yabancı yatırımlara ilişkin yurt dışına çıkan sermaye akımları (ödenen temettüler, kredi ve alacak geri ödemeleri ile yabancı ortakların yatırımlarını sonlandırmaları dahil) 2026'nın ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 50,6 artarak 3,5 milyar riyale (933,3 milyon dolar) yükseldi.

Bu kalem, 2025'in ilk çeyreğinde 2,3 milyar riyal (613,3 milyon dolar) düzeyindeydi.

Çeyreklik bazda ise yurt dışına çıkan yatırım akımları, 2025'in son çeyreğinde kaydedilen 5,2 milyar riyale (1,38 milyar dolar) kıyasla yüzde 31,8 azaldı.

Doğrudan yabancı yatırım, yurt dışında yerleşik ekonomik aktörlerin Suudi Arabistan'da uzun vadeli yatırım ilişkisi kurmasını ve işletme üzerinde kalıcı bir etkiye sahip olmasını ifade ediyor. Bu kapsamda yabancı yatırımcının şirketin oy haklarının en az yüzde 10'una sahip olması gerekiyor.

Net doğrudan yabancı yatırım akışı ise belirli bir dönemde ülkeye giren toplam yatırım ile ülkeden çıkan yatırım arasındaki farkı ifade ediyor.