​İngiltere DEAŞ’lıların çocuklarını Suriye’den geri getiriyor

İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab (AFP)
İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab (AFP)
TT

​İngiltere DEAŞ’lıların çocuklarını Suriye’den geri getiriyor

İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab (AFP)
İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab (AFP)

İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab, yaptığı açıklamada yapılması gereken en doğru şeyin DEAŞ mensuplarının çocuklarını koruma altına almak olduğuna işaret ederek İngiltere’nin, ebeveynleri Suriye’de ölen yetim çocukların ülkeye geri dönmeleri konusunda yardım ettiğini belirtti.Raab, yaptığı açıklamada bu çocukların dönen ilk çocuklar olduğunu vurgulayarak “Bu masum ve yetim çocuklar hiçbir zaman savaşın korkunçluğuna maruz kalmamalıydı.” ifadelerini kullandı.
Raab sözlerine şöyle devam etti: "Eve dönüşlerine olanak sağladık, çünkü yapılacak en doğru şey buydu. Şimdi yapmamız gereken şey ise onlara mahremiyet hakkı tanımak ve normal yaşamlarına dönebilmeleri için destek vermek.”
İngiltere, en az 60 İngiliz uyruklu çocuğun kuzeydoğu Suriye’de sıkışıp kaldığını söyleyen ‘Save the Children’ adlı yardım kuruluşunun geçen ay yayınladığı rapordan sonra harekete geçmesi gerektiği konusunda kamuoyu baskısına maruz kaldı.
‘Save the Children’ adlı sivil toplum kuruluşu, çocukların daha önceki sayılarından iki kat daha fazla olduğunu ve 5 yaşından küçük olduklarını söyledi. Ayrıca söz konusu çocukların ebeveynlerinin, DEAŞ terör örgütüne katıldıktan sonra çatışmalarda, bombardımanlarda  ölen ya da savaştan çocuklarını yanına almadan kaçan İngiliz uyruklu kişiler olduğunu belirtti.
Suriye'deki gözaltı kamplarında Birleşik Krallık vatandaşı 25 kadın ve çoğu 5 yaşından küçük 60'tan fazla çocuk bulunduğu belirtiliyor.
Londra yönetimi, önceleri güvenlik kaygılarını gerekçe göstererek çocuklar dahil kendi vatandaşlarını geri almada isteksiz davransa da Raab, geçen ay, yetim ve yanında yetişkin olmayan çocukları getirmeyi değerlendirdiklerini duyurmuştu.
Almanya, Fransa, Danimarka ve Norveç az sayıdaki çocuğu geri almıştı.



Kremlin: İran'a yapılacak herhangi bir saldırı Ortadoğu'da "ciddi" istikrarsızlığa yol açacaktır

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)
Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)
TT

Kremlin: İran'a yapılacak herhangi bir saldırı Ortadoğu'da "ciddi" istikrarsızlığa yol açacaktır

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)
Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov (Reuters)

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov bugün yaptığı açıklamada, İran'a yönelik herhangi bir olası saldırının Ortadoğu'da “ciddi” istikrarsızlığa yol açacağı uyarısında bulundu.

RT televizyonunda yayınlanan açıklamaya göre Peskov, Moskova'nın “tüm tarafların itidalini korumalarını ve barışçıl bir çözüme odaklanmalarını beklediğini” söyledi.

Ukrayna ile savaşla ilgili olarak Peskov, Başkan Vladimir Putin'in gündeminde Amerikalı mevkidaşı Donald Trump ile herhangi bir görüşme bulunmadığını, ancak böyle bir görüşmenin “çok hızlı” olarak gerçekleşebileceğini ifade etti.

Trump geçen perşembe günü, “büyük bir güç”ün şu anda İran'a doğru ilerlediğini ve ABD'nin oradaki durumu yakından izlediğini söyledi.


Amerika: İçinde 8 kişi bulunan özel uçak düştü ve alev aldı

Olayla ilgili videodan (ABD medyası)
Olayla ilgili videodan (ABD medyası)
TT

Amerika: İçinde 8 kişi bulunan özel uçak düştü ve alev aldı

Olayla ilgili videodan (ABD medyası)
Olayla ilgili videodan (ABD medyası)

ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA), Maine'deki bir havalimanından kalkan ve içinde sekiz kişi bulunan özel bir uçağın düştüğünü ve alev aldığını, ancak yolcuların durumlarının ve kimliklerinin henüz bilinmediğini açıkladı.

FAA, yaptığı açıklamada, çift motorlu Bombardier Challenger 600 uçak kazasının dün saat 19:45 civarında Bangor Uluslararası Havaalanında meydana geldiğini belirtti.

Ayrıntılar resmi olarak açıklanmadı, ancak konuyla ilgili bir hükümet yetkilisi Reuters'e, kazadan sonra büyük bir yangın çıktığını söyledi. Hükümet yetkilisi, uçağın Teksas'tan Maine'e uçtuğunu belirtti.

Federal Havacılık İdaresi kayıtlarına göre, uçak Nisan 2020'de hizmete girmişti.

FAA, Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu ile iş birliği içinde kazayı soruşturacağını duyurdu.


Minneapolis'teki olay, yeni bir hükümet kapanması olasılığını artırıyor

New York'taki Central Park dün karla kaplandı (Reuters)
New York'taki Central Park dün karla kaplandı (Reuters)
TT

Minneapolis'teki olay, yeni bir hükümet kapanması olasılığını artırıyor

New York'taki Central Park dün karla kaplandı (Reuters)
New York'taki Central Park dün karla kaplandı (Reuters)

Minneapolis sokaklarında ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) görevlileri tarafından ikinci bir Amerikan vatandaşının öldürülmesi, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki siyasi ve sosyal gerilimleri daha da artırdı.

Senato Çoğunluk Lideri Chuck Schumer önderliğindeki Demokrat milletvekilleri, İç Güvenlik Bakanlığı ve ICE (Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza) teşkilatının sistematik suistimallerini gerekçe göstererek, 2026 bütçe tasarısında bu kurumlara ayrılan fonları kesme tehdidinde bulundular. Milletvekilleri ayrıca, yargı denetimini güçlendirmek ve ICE'nin yetkilerini kısıtlamak da dahil olmak üzere önemli reformlar yaparak, 1,2 trilyon dolarlık hükümet fonlama tasarısının oylanması ve kısmi hükümet kapanmasının önlenmesi için ön koşullar oluşturdular.

Bu arada, ABD Başkanı Donald Trump, şiddetli bir kış fırtınasının ülkeyi yoğun kar yağışıyla felç etme tehdidi oluşturmasından saatler önce, birçok eyalette olağanüstü hal ilan etti.