​ LUO, İtalya’ya ait bir İHA’nın Libya topraklarında düşürüldüğünü duyurdu

 Hafter kuvvetlerinin başlattığı son hava saldırısı sonrasında Trablus’un merkezinde yanan bir polis aracı (AFP)
Hafter kuvvetlerinin başlattığı son hava saldırısı sonrasında Trablus’un merkezinde yanan bir polis aracı (AFP)
TT

​ LUO, İtalya’ya ait bir İHA’nın Libya topraklarında düşürüldüğünü duyurdu

 Hafter kuvvetlerinin başlattığı son hava saldırısı sonrasında Trablus’un merkezinde yanan bir polis aracı (AFP)
Hafter kuvvetlerinin başlattığı son hava saldırısı sonrasında Trablus’un merkezinde yanan bir polis aracı (AFP)

İtalya’ya ait insansız hava aracının (İHA) Libya topraklarında düşürüldüğünü açıklayan Mareşal Halife Hafter önderliğindeki Libya Ulusal Ordusu (LUO), Almanya’nın “terörle mücadele ve ülkedeki silahlı milisleri ortadan kaldırma” sloganıyla gelecek ay düzenlemeyi planladığı uluslararası konferansın önemini  küçümsedi.
21 Kasım’da LUO ve Fayiz es-Serrac başkanlığındaki Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne (UMH) bağlı milisler arasındaki Trablus savaş hız kazanırken savaşın el-Tavişa eksenine doğru ilerlediği, orduya mensup bir grup askerin esir alındığı ve çok sayıda askeri mekanizmanın ele geçirildiği belirtildi. Aynı şekilde UMH güçleri tarafından yürütülen Burkan el-Gadab Operasyonu (Öfke Volkanı) Odası tarafından yayınlanan bildiride UMH güçlerinin ve er-Ramle eksenindeki mevziilerinin güçlendirildiği, bir zırhlı aracın imha edildiği ve ordunun ağır kayıplar verdiği ifade edildi.
Serrac hükümetine yakın medya organlarının saha komutanlarından aktardığına göre LUO’nun Trablus’un güneyindeki er-Ramle ekseninde ilerleme girişimlerine yanıt olarak Yermuk, er-Ramle ve havaalanı yolunda ulusal ordunun mevziilerine yönelik bir hava saldırısı düzenlendi.
Üst düzey bir LUO yetkilisi Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, ordu kuvvetlerinin başta güney banliyöleri olmak üzere Trablus savaşında birçok başarı elde ettiğini belirtti. Orduya bağlı 73. Piyade Tugayı da yaptığı yazılı açıklamada başkent Trablus’taki kuvvetlerine takviyelerin yapıldığını ifade ederken “Birliklerin yeni mevziileri mükemmel. Düşman, tek bir noktaya dahi sızamaz” dedi.
LUO Sözcüsü Tuğgeneral Ahmed el-Mismari yayınladığı bir bildiride geçen çarşamba günü ülkenin batısındaki Tarhuna vilayetinin kuzeyinde, ordu kontrolündeki bir bölgede bir İHA’nın düşürüldüğünü duyurdu. Uçakta İtalya Savunma Bakanlığı’nın logosunun bulunduğu belirtildi.
Mismari, “Trablus’un güneydoğusundaki Tarhuna’nın kuzeyinde bir uçaksavar ile bir İtalyan İHA’sı düşürdük. Bu İHA’nın Libya topraklarının üzerinde uçuş sebebine dair İtalya makamlarından açıklama bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Libya Temsilciler Meclisi, 21 Kasım’da yaptığı açıklamayla İtalya makamlarına “tüm normlara, sözleşmelere ve uluslararası yasalara aykırı olarak Libya’nın egemenliğini ihlal eden” bu olay hakkında resmi bir açıklama yapma çağrısında bulundu. Libya hava sahasının egemenliğinin ihlal edilmesini kınayan Temsilciler Meclisi bu tür eylemlerin Libya halkının çıkarlarına hizmet etmediğini ve Libya’nın iç işlerine müdahale olarak görüldüğünü vurguladı.
İtalya Savunma Bakanlığı, Libya’daki petrol platformlarının ve balıkçıların güvenliğini sağlamayı amaçlayan Güvenli Deniz Operasyonu’na destek görevi yürüten bir uçağın Libya topraklarında düştüğünü duyurdu. Roma yönetimi yaptığı yazılı açıklamada olayın nedenlerini belirlemek üzere bir soruşturma yürütüldüğünü belirterek “Uçuş planı daha önce Libya yetkililerine bildirilmişti” dedi.
Sosyal medya organlarında payaşılan enkaz görüntülerinde uçağın bir kanadında İtalya Hava Kuvvetleri’nin ambleminin yer aldığı görüldü. Serrac hükümeti haberler hakkında yorum yapmaktan kaçınarak sessizliğini korudu. İtalya’nın Trablus Büyükelçiliği de olay hakkında kısa bir açıklama yapmakla yetinerek gerekli incelemelerin başlatıldığını aktardı.
İtalyan haber ajansı Nova’nın aktardığına göre Tarhuna’daki LUO Komutanı Muhammed el-Kani de açıklamasında “Uçak, takip operasyonu yürütüyor ve sınırlı bir askeri alanda ordu mevziilerini gözetliyordu. Suk el-Ehad (Pazar Çarşısı) bölgesinde Tarhuna şehrinin sınırları yakınlarında alçalırken ordu savunması tarafından vuruldu” ifadelerini kullandı. Kani ayrıca uçağın askeri operasyon alanına gittiğini ifade etti.
Söz konusu İHA, yaklaşık 8 ay önce başkent Trablus’u kurtarma operasyonunun başlamasından bu yana Libya’da düşürüldüğü ilan edilen Batı'ya ait ilk İHA oldu. İtalya, uluslararası açıdan tanınmış Serrac hükümetine destek veren Türkiye’den sonra Libya’da insansız hava aracını kaybeden ikinci ülke oldu.
LUO, Libya krizine çözüm meselesini ele almak üzere gelecek ay Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenmesi planlanan uluslararası konferansa ise küçümseyerek yaklaştı. LUO, Libya’daki herhangi bir siyasi sürecin, terörizm yok edilmedikçe başarıya ulaşma şansının olmadığını belirttği bildirisinde ordu komutanlığının uluslararası çabalara yönelik tavrını çoktan belirlediğine dikkat çekti. Bildirinin devamında şu ifadelere yer verildi:
“Siyasi bir çözüme engel teşkil eden terör gruplar yok edilmedikçe ve milisler silahsızlandırılmadıkça hiçbir siyasi süreç başarılı olamaz. Bu durum, son televizyon açıklamalarında milislerin mafyaya dönüştüğünü ve devletin kurulmasını engellediklerini belirten UMH Dışişleri Bakanlığı tarafından da onaylandı. Ordu kuvvetleri de bu sebeple Trablus’a yöneldi.”
Devletin yeniden yapılanmasını sağlayan temel kurallar ve egemenlik kararlarına göre güvenlik ve askeri rotada çözüm sağlanmadığı sürece herhangi bir siyasi ve ekonomik rotanın da başarılı olamayacağı belirtilen bildiride “Libya halkı, terörizmin genişlemesinin ve finanse edilmesinin, milislerin güçlendirilmesinin ve ülkeyi yönetme yeteneklerinin arkasındaki güç merkezlerinin geri dönmesine daha fazla tahammül edemez” denildi.



İran polisi, "aldatılan" kişilere teslim olmaları için üç gün süre verdi

İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde, 8 Ocak Perşembe günü, çevik kuvvet polisi protestocuları dağıttı (Telegram)
İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde, 8 Ocak Perşembe günü, çevik kuvvet polisi protestocuları dağıttı (Telegram)
TT

İran polisi, "aldatılan" kişilere teslim olmaları için üç gün süre verdi

İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde, 8 Ocak Perşembe günü, çevik kuvvet polisi protestocuları dağıttı (Telegram)
İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde, 8 Ocak Perşembe günü, çevik kuvvet polisi protestocuları dağıttı (Telegram)

İran Emniyet Genel Müdürü Ahmed Rıza Radan, isyanlara katılmaya "aldatılan" kişilerin üç gün içinde teslim olmaları halinde, "cezalarında önemli ölçüde hafifletme" sağlanacağını söyledi.

Radan, devlet televizyonuna yaptığı açıklamalarda, "İsyanlara istemeden karışan gençlerin düşman askeri değil, yanlış yola sapmış kişiler olarak değerlendirildiğini" belirterek, "Onlara İslam Cumhuriyeti rejimine yakışır bir merhametle davranılacaktır" dedi.

Teslim olma için verilen sürenin "en fazla üç gün" olduğunu belirten yetkili, "bu süre içinde teslim olma girişiminde bulunan herkesin, cezası belirlenirken bu durum dikkate alınacaktır" diyerek, "liderler, kışkırtıcılar ve isyancılar" olarak nitelendirdiği kişilere karşı "kanunun kararlı bir şekilde uygulanacağını" vurguladı.

 İran'ın Meşhed kentinde hükümet karşıtı protestolar, 10 Ocak (Reuters)İran'ın Meşhed kentinde hükümet karşıtı protestolar, 10 Ocak (Reuters)

Bu bağlamda, İran'ın ikinci büyük şehri Meşhed'deki olaylarla ilgili yeni bir açıklamada, İstihbarat Bakanlığı, güvenlik güçlerinin son birkaç gündür eyalette yaşanan "terörist" olayların "kilit unsurları" olarak nitelendirdiği 192 kişiyi gözaltına aldığını bildirdi.

Bakanlık, bu gözaltına alınanları altı güvenlik görevlisi ve vatandaşın öldürülmesi, camilerin, kamu ve hizmet tesislerinin ve otobüslerin yakılması, ayrıca askeri ve güvenlik merkezlerine yapılan saldırılardan sorumlu tuttu.

Açıklamada, göz altıların son birkaç gündür toplanan "belgeler ve deliller" sonucunda gerçekleştiği, soruşturmaların gözaltına alınanlardan bazılarının düşmanca hareketler, terör örgütleri ve yabancı bağlantıları olan "sapkın gruplar" ile bağlantılı olduğunu ortaya koyduğu belirtildi.

Resmi açıklamada, gözaltına alınanlar arasında, ortaklarıyla birlikte isyanlara katılan kötü şöhretli şiddet çetelerinin liderlerinin de bulunduğu ifade edildi.

Bakanlık, gözaltına alınanlardan tabancalar, Kalaşnikov tüfekler, av tüfekleri ve Winchester marka isyancı silahlarının yanı sıra hançerler, kılıçlar, boks eldivenleri, kasap bıçakları, yaylı oklar ve zincirler de dahil olmak üzere ateşli silahlar ve kesici aletler ele geçirildiğini bildirdi ve soruşturmaların devam ettiğini vurguladı.

Hükümet karşıtı son protesto dalgası, kötüleşen ekonomik kriz ve yaşam koşullarının etkisiyle 28 Aralık'ta patlak verdi. Bu gösteriler, 2022 yılının sonlarında Mahsa Amini'nin başörtüsü takma kuralını ihlal ettiği gerekçesiyle ahlak polisi gözetimindeyken ölmesinin ardından aylarca süren protestolardan bu yana İran liderliğine yönelik en büyük meydan okumayı temsil ediyor.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre son günlerde protestoların ivmesi azaldı ve hükümet yetkilileri, geniş çaplı bir güvenlik operasyonunun ardından ülkede sükunetin sağlandığını iddia etti. İnsan hakları örgütleri ise bu operasyonun binlerce kişinin ölümüne yol açtığını ve 8 Ocak'tan bu yana yaygın internet kesintileriyle birlikte gerçekleştiğini söylüyor.

İranlı yetkililer, ABD ve İsrail'i protestoları kışkırtmakla suçlayarak, "ayaklanma" olarak nitelendirdikleri olayların kendilerini temel ekonomik şikayetlerinden uzaklaştırdığını iddia etti. Yetkililer daha önce protestocuların ekonomik taleplerini anladıklarını belirtmiş, ancak "ayaklanmacılara" ve "sabotajcılara" müsamaha göstermeyeceklerini vurgulamıştı.

İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed'de cuma günü düzenlenen protesto yürüyüşlerinden (Telegram)İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed'de cuma günü düzenlenen protesto yürüyüşlerinden (Telegram)

Geçtiğimiz hafta, Devrim Muhafızlarına yakın en önde gelen medya kuruluşlarından biri olan Tesnim Haber Ajansı, güvenlik yetkililerinin protestolarda yaklaşık 3 bin kişinin gözaltına alındığını doğruladığını aktardı; insan hakları örgütleri ise gözaltı sayısının bundan daha yüksek olduğunu ve yaklaşık 20 bine ulaşabileceğini tahmin ediyor.

Bu bağlamda, İran Yüksek Lideri Ali Hamaney cumartesi günü İslam Cumhuriyeti'nin "isyancıların belini kırması" gerektiğini söyledi ve Trump'ı protestoculara verdiği destek nedeniyle İran'a verdiği kayıplardan dolayı "suçlu" olarak nitelendirdi. Protestolar sırasında "birkaç bin kişinin öldürüldüğünü" belirten Hamaney, ABD ve İsrail ile bağlantılı "teröristleri ve isyancıları" suçladı.

Tahran, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın protestocuları idam etmesi halinde "çok sert önlemler" alacağına dair defalarca verdiği sözlerin ardından, Trump'ı müdahale tehditlerini gerçekleştirmekten caydırmaya çalışıyor. Trump, cumartesi günü Politico'ya verdiği röportajda, "İran'da yeni bir liderlik aramanın zamanı geldi" demişti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan pazar günü yaptığı açıklamada, ABD'nin herhangi bir saldırısının Tahran'dan "sert bir karşılık" doğuracağı uyarısında bulunarak, Yüksek Lider Ali Hamaney'i hedef almanın "ülkeye karşı topyekün bir savaşa eşdeğer" olacağını ifade etti.


Trump: Danimarka Grönland'ı koruyamaz

 ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)
TT

Trump: Danimarka Grönland'ı koruyamaz

 ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, Danimarka'nın adayı koruyamayacağını belirterek, ABD'nin bu hafta Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda Grönland'ın ilhakı konusunu görüşeceğini söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığı habere göre Trump, dün akşamı Florida'da gazetecilere şunları söyledi: "Bunu başarmalıyız. Yapılması gerekiyor. Danimarka bunu koruyamaz. Onlar harika insanlar... Liderlerini tanıyorum, çok iyi insanlar ama oraya gitmiyorlar."

Trump, Avrupa liderlerinin Grönland'ı satın alma girişimine "şiddetli bir şekilde karşı çıkmayacaklarına" inandığını ifade etti. Bir muhabirin, planlarına karşı çıkan Avrupa liderlerine ne söylemeyi düşündüğü sorusuna cevaben, "Çok karşı çıkacaklarını sanmıyorum. Bunu elde etmeliyiz. Bunun gerçekleşmesi gerekiyor." İfadelerini kullandı.

ABD Başkanı ayrıca, küresel çatışmaları çözmeyi amaçlayan "Barış Konseyi" girişimine Rus mevkidaşı Vladimir Putin'i davet ettiğini belirtti. Trump, gazetecilere "O [Putin] daveti aldı." diye doğruladı.


ABD savaş uçakları, Danimarka ile koordineli olarak Grönland'a gönderiliyor

Danimarkalı askerler Grönland'daki Nuuk Havaalanına geldi (AFP)
Danimarkalı askerler Grönland'daki Nuuk Havaalanına geldi (AFP)
TT

ABD savaş uçakları, Danimarka ile koordineli olarak Grönland'a gönderiliyor

Danimarkalı askerler Grönland'daki Nuuk Havaalanına geldi (AFP)
Danimarkalı askerler Grönland'daki Nuuk Havaalanına geldi (AFP)

Kuzey Amerika Hava Savunma Komutanlığı (NORAD) dün yaptığı açıklamada, ABD-Kanada ortak komutanlığına ait uçakların yakında Grönland'daki Petovik Hava Üssü'ne varacağını belirtti.

Yapılan açıklamada, bu uçakların, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada'daki üslerden faaliyet gösteren uçaklarla birlikte, Amerika, Kanada ve Danimarka arasındaki savunma iş birliği çerçevesinde uzun zamandır planlanan çeşitli faaliyetleri destekleyeceğini ifade edildi.

Açıklamada ayrıca şu ifadeler yer aldı: “Bu faaliyet Danimarka ile koordine edilmiş olup, tüm destekleyici kuvvetler gerekli diplomatik yetkilendirme ile faaliyet göstermektedir. Grönland Hükümeti de planlanan faaliyetlerden haberdar edilmiştir.”

Kuzey Amerika Hava Savunma Komutanlığı'nın (NORAD), Alaska, Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere üç bölgesinden biri veya tamamı aracılığıyla Kuzey Amerika'da düzenli olarak kalıcı savunma operasyonları yürüttüğü belirtildi.

Bu açıklama, ABD Başkanı Donald Trump'ın Kuzey Kutbu'ndaki Danimarka toprağı Grönland'ı ilhak etme arzusunu dile getirmesinin ardından ABD ile Avrupa güçleri arasında artan gerilimlerin ortasında geldi.

Avrupa Konseyi Başkanı dün, ABD'nin Grönland'ı satın almasına izin verilene kadar NATO üyesi ülkelere gümrük vergisi uygulama tehdidinde bulunan Trump'la görüşmek üzere perşembe günü AB liderlerinin acil bir toplantı yapması çağrısında bulundu.