Yahudi yerleşimciler Harem-i İbrahim Camii'ne baskın düzenledi

Filistinli bir kadın Harem-i İbrahim Camii’ne baskın düzenleyen bir grup Yahudi yerleşimcinin önünden geçiyor (AFP)
Filistinli bir kadın Harem-i İbrahim Camii’ne baskın düzenleyen bir grup Yahudi yerleşimcinin önünden geçiyor (AFP)
TT

Yahudi yerleşimciler Harem-i İbrahim Camii'ne baskın düzenledi

Filistinli bir kadın Harem-i İbrahim Camii’ne baskın düzenleyen bir grup Yahudi yerleşimcinin önünden geçiyor (AFP)
Filistinli bir kadın Harem-i İbrahim Camii’ne baskın düzenleyen bir grup Yahudi yerleşimcinin önünden geçiyor (AFP)

Yüzlerce Yahudi yerleşimci, Yahudilerin kutladığı ‘Sare Bayramı’ sebebiyle işgal altındaki Batı Şeria'nın El-Halil kentindeki Harem-i İbrahim Camisi'ne baskın yaptı.
İsrail makamları, Yahudi inancında, Hazreti İbrahim'in eşi Hazreti Sare'nin defnedildiği mağarayı satın almasının yıl dönümü kabul edilen ‘Sare Bayramı’ sebebiyle Harem-i İbrahim Camisi'ni Müslümanların girişine kapattı.
Harem-i İbrahim Camii İmamı ve Cami Hizmetleri Müdürü Şeyh Hıfzı Ebu Suneyne, İsrail işgal yönetiminin Harem-i İbrahim Camisi'ni Cuma saat 16.00’dan Cumartesi akşamı 21.00’a kadar Müslümanların girişine kapattığını söyledi. Suneyne, Yahudi yerleşimcilerin İbrahimiye Okulu'nun bahçesine ve Harem’in avlusuna çadır kurduklarını aktardı.
İsrail yönetiminin uyguladığı keyfi uygulamaların uluslararası yasalarca koruma altına alınan kutsal mekânlara kadar uzandığını söyleyen Suneyne, Harem-i İbrahim’in bütünüyle bir İslam mescidi olduğunu, Yahudilikle bir ilgisinin bulunmadığını ve burada yapılan eylemlerin geçerliliğinin olmadığını vurguladı.
Yahudi yerleşimcilerin, Harem’e açılan Şuheda Caddesi ile Tel Rumeyd mahallesinde vatandaşların evlerine saldırması sonucu 5 Filistinli yaralandı. Filistin Kızılay’ının açıklamasına göre baskın sırasında başına darbe alan bir çocuk hastaneye kaldırıldı.
Halil kentinde bulunan Tel Rumeyd, Beyt Rumanu, Beyt Heddasa ve Beyt İbrahim isimli yerleşimlerde yaklaşık 500 Yahudi yerleşimci yaşıyor. Buradaki Yahudi yerleşimciler yaklaşık bin askerin yer aldığı Gafati Tugayı tarafından himaye ediliyor. 40 bin kişinin göç ettiği bölgede İsrail güçleri Filistinlilerin kaçması adına baskılarını sürdürüyor.
Merkez binası işgal altındaki B'Tselem’da bulunan İnsan Hakları için Bilgi Merkezi, dün paylaştığı bir videoda, El-Halil kentine bağlı Cebel Calis Mahallesi’nde İsrail işgal güçlerinin 13 yaşındaki Abdurrezzak İdris isimli bir çocuğa fiziksel ve psikolojik işkence uyguladığı görülüyor.
Merkez, söz konusu videoyu, “Çocuğun maruz kaldığı durum istisnai değil ve El-Halil sakinleri rutin olarak bu uygulamalara maruz kalıyor” notuyla paylaştı.
Merkez ayrıca ‘rutin uygulamanın’ ise güvenlik gerekçesiyle yapıldığını savundu.



Trump, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ne yapacağı ilk yatırım paketini açıkladı

Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
TT

Trump, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ne yapacağı ilk yatırım paketini açıkladı

Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Japonya'nın enerji ve temel madenler projelerine yaptığı ilk yatırımları duyurdu. Bu açıklama, Başbakan Sanae Takaichi'nin ABD ziyaretinden önce iki ülke arasında ticaret anlaşmasının ilerletilmesi kapsamında yapıldı.

Trump, Truth Social platformundaki paylaşımında, "Japonya, Amerika Birleşik Devletleri'ne yatırım yapma taahhüdü olan 550 milyar dolarlık yatırımların ilk aşamasına resmi ve mali olarak adım atıyor" dedi. Bu yatırımların üç projeyi kapsadığını açıkladı: biri Teksas'ta petrol ve doğalgaz, diğeri Ohio'da elektrik üretimi ve üçüncüsü Georgia'da nadir toprak mineralleriyle ilgili.

12 Şubat'ta Japon basını, toplamda yaklaşık 40 milyar dolarlık bir yatırım için üç proje hakkında ileri düzeyde görüşmeler yapıldığını bildirmişti.

Trump, projelerin gümrük vergileri olmadan hayata geçmeyeceğini savundu. "Bu, Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya için çok heyecan verici ve tarihi bir dönem" ifadesini kullandı.

İki ülke, temmuz ayı sonunda, ABD'nin ithal Japon mallarına %15 gümrük vergisi uygulayacağı ve karşılığında Japon şirketlerinin toplam 550 milyar dolarlık yatırım yapacağı bir ticaret anlaşması imzaladıklarını duyurmuştu.

Protokol, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ndeki yatırımlarının nereye yönlendirileceğine ilişkin kararın Washington'a ait olduğunu öngörüyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ortak bir Japon-Amerikan komitesi önerilen projeleri inceleyecek, ancak nihai karar Trump'a ait olacak.

Projeler seçildikten sonra, Tokyo'dan 45 gün içinde gerekli fonu sağlaması istenecek. Protokole göre, Japonya yatırımının değerini geri kazanana kadar, Japonlar ve Amerikalılar her projenin karını eşit olarak paylaşacaklar.


Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
TT

Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)

Ukrayna barış görüşmeleri dün Cenevre'de başladı ve gözlemciler bu görüşmelerin, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan ve son dönemde üzerinde değişiklikler yapılan plana dayalı siyasi çözüm için temel bir çerçeve oluşturulması açısından çok önemli olacağını öngörüyor.

Bu, Rusya, Ukrayna ve Amerika Birleşik Devletleri'ni bir araya getiren üçüncü doğrudan müzakere turu. Daha önce Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de düzenlenen iki tur müzakere, çözümsüz kalan konularda görüşleri uzlaştırmada başarısız olmuştu.

Kremlin, erken tahminlerden kaçınılması gerektiğini belirterek, "Taraflar çarşamba günü (bugün) çalışmalarına devam edecekler" dedi.

Başkan Trump ise Kiev'i müzakereye ve "hızlı bir şekilde" anlaşmaya varmaya çağırdı.


85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
TT

85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)

Birleşmiş Milletler'de 85 ülke, işgal altındaki Batı Şeria'da "yasadışı varlığını genişletmeyi" amaçlayan yeni önlemler aldığı gerekçesiyle dün İsrail'i ortak bir bildiriyle kınadı ve Filistin topraklarının ilhakının "demografik değişikliklere" yol açabileceği endişesini dile getirdi.

İsrail'in yerleşimcilerin arazi satın almasını kolaylaştıran önlemleri onaylamasından bir hafta sonra, İsrail hükümeti pazar günü, 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria'da arazi kayıt sürecini hızlandırmaya karar verdi.

Fransa, Çin, Suudi Arabistan ve Rusya da dahil olmak üzere Birleşmiş Milletler'in 85 üye ülkesi ve Avrupa Birliği ve Arap Birliği gibi çok sayıda kuruluş, "İsrail'in Batı Şeria'daki yasadışı varlığını genişletmeyi amaçlayan tek taraflı karar ve eylemlerini" kınadı.

New York'ta yayınlanan açıklamada ülkeler, "bu kararların İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülükleriyle bağdaşmadığını ve derhal geri alınması gerektiğini" belirterek, her türlü ilhak biçimine kesin olarak karşı olduklarını ifade ettiler.

 Ayrıca, "her türlü ilhak biçimine şiddetle karşı olduklarını" yinelediler.

Açıklama şöyle devam etti: “1967’den beri işgal altında olan Filistin topraklarının, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere, demografik yapısını, karakterini ve yasal statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm önlemleri reddettiğimizi yineliyoruz.”

“Bu politikalar uluslararası hukukun ihlalini teşkil etmekte, bölgede barış ve istikrarı sağlamaya yönelik devam eden çabaları baltalamakta ve çatışmayı sona erdirecek bir barış anlaşmasına ulaşma olasılığını tehdit etmektedir” uyarısında bulundu.

BM Genel Sekreteri António Guterres pazartesi günü İsrail'i "sadece istikrarsızlaştırıcı olmakla kalmayıp, Uluslararası Adalet Divanı'nın da teyit ettiği gibi yasadışı olan yeni önlemlerini derhal geri çekmeye" çağırdı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre yerleşim faaliyetleri 1967'den bu yana tüm İsrail hükümetleri altında devam etti, ancak özellikle 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşından bu yana, İsrail tarihinin en sağcı hükümetlerinden biri olan Binyamin Netanyahu'nun mevcut hükümeti altında hızı önemli ölçüde arttı.

İsrail'in işgal edip ilhak ettiği Doğu Kudüs dışında, Batı Şeria'da yaklaşık üç milyon Filistinlinin arasında 500 binden fazla İsrailli yaşıyor ve bu yerleşim yerleri Birleşmiş Milletler tarafından uluslararası hukuka göre yasadışı kabul ediliyor.