Irak'ta seçim yasa tasarısı kime hizmet eder?

Irak bayrağı taşıyan vatandaşlar (AP)
Irak bayrağı taşıyan vatandaşlar (AP)
TT

Irak'ta seçim yasa tasarısı kime hizmet eder?

Irak bayrağı taşıyan vatandaşlar (AP)
Irak bayrağı taşıyan vatandaşlar (AP)

Gufran Yunus
Irak’ta yasama ve yürütme otoriteleri, seçim yasasıyla ilgili birtakım düzenlemeleri kabul etme yoluna giderek, göstericilerin sınırı olmayan talepleri karşısında hükümeti hayata döndürmeye çalışıyor. Hükümet artık zor ve çok yönlü yürüyor çünkü geleceği görmesine rağmen buna uygun çözümler üretmiyor. Hükümet son olarak da gerçek reform talebinde bulunan göstericileri ikna etmeyen birtakım reform girişimlerinde bulundu.
Irak’ta protestoların şiddetlenmesiyle birlikte seçim yasasıyla ilgili iki tasarı gündeme geldi. Birinci tasarı Cumhurbaşkanı Berhem Salih tarafından sunuldu. Fakat bu tasarı meclise gelemedi ve Cumhurbaşkanlığı raflarında kaldı. Seçimlere ilişkin düzenlemeleri içeren ikinci tasarı ise Başbakanlık tarafından gündeme getirildi.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre, tasarı, milletvekili sayısının 329'dan 251'e, seçilme yaşının da 30'dan 25'e düşürülmesini öngörüyor. Kadın kotasının yüzde 25’te kalması ise dikkati çekti. Mevcut yasadan farklı olarak, ‘çoklu seçim bölgesi sistemi’ benimsenen tasarıda, artık sadece illerde değil her ilçede bir seçim merkezinin kurulması öneriliyor.
Sainte-Lague sistemi yeni bir ara yüzle sunuluyor
Hukuk Uzmanı Ali et-Temimi, Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada, “Halihazırda sunulan tasarı, nispi temsil seçim sistemi ile Tek dereceli seçim (Doğrudan oy ilkesi) sisteminin uzlaştırılmasıdır. Buna göre, milletvekillerinin yüzde 50’si doğrudan oy ilkesi sistemine göre, diğer yüzde 50’si de nispi temsil seçim sistemine göre seçilmesi öngörülüyor” diye konuştu.
Tasarının Sainte-Lague sisteminin başka bir ara yüzle sunulması anlamına geldiğini söyleyen Temimi’ye göre, nispi temsil seçim sisteminin kapalı listeye dayandığını ve bu durumda yine milletvekillerinin yüzde 50’sinin halk eliyle değil, siyasetçilerin iradesine göre belirleneceğine dikkat çekti.
Temimi, ülkede kota sistemi ve hizipçilik esasına dayanan seçim sisteminin ortadan kaldırılması adına en uygun seçeneğin doğrudan oy ilkesi sisteminin olduğunu belirtti.
Mevcut yasa bazı siyasi güçlerin çıkarlarını gözetiyor
Sairun Koalisyonu Milletvekili Riyad el-Mesudi, parti olarak doğrudan oy ilkesi sisteminin uygulanmasını desteklediklerini belirterek, bunun dışındaki bir yolun kendilerini kota ve hizipçilik esasına dayanan sisteme götüreceğini söyledi.
Mesudi, Sairun’un mevcut seçim yasasının bazı siyasi güçlerin çıkarlarını gözettiği görüşünde olduğunu ve halkın taleplerini karşılamayan hiçbir düzenlemeye onay vermeyeceklerini belirtti.
Fetih Koalisyonu Milletvekili Hüseyin Said Arab ise seçim yasasının mevcut şekliyle sokağın talebini ve dini mercinin reform çağrılarını karşıladığını ifade etti. Arab, Fetih’in çoğunluğun yanında yer alacağını sözlerine ekledi.
Tasarının başarılı olması halka bağlı
Nasr Koalisyonu Milletvekili Reşid Adi el-Azzavi, tasarının başarılı veya başarısız olmasının anayasa metinlerine değil, seçmene yani halka bağlı olduğunu kaydetti.
Iraklı seçmenin büyük bir kısmının oy vermek için kullandığı seçim kartını güncellemediğini, böylece kaybolan oyların eski yüzlerin yerinde kalmasına imkan tanıdığını belirten Azzavi, “Seçimlere katılım oranının yüksek olması halinde hangi yasa olursa olsun başarılı olduğunu kanıtlamıştır. Bu da seçimlere hile karıştırılmasının önüne geçer” dedi.
Azzavi ayrıca yeni tasarıda milletvekili sayısının düşürülmesini öngören maddeye karşı olduklarını ve tasarının onayından önce bunun düzeltilmesi gerektiğini belirtti.
Azzavi, yeni tasarıda cumhurbaşkanı ve yardımcısı ile başbakan ve yardımcısının Temsilciler Meclisi seçimlerinde aday olmasını engellemesini öngören 9’uncu maddenin anayasanın 20’nci maddesine aykırı olduğunu söyledi. Zira Irak Anayasası’nın 20'nci maddesi, tüm vatandaşlara seçme ve seçilme hakkı tanıyor.
Tasarıya göre, ordu ve güvenlik güçleri mensuplarının aday olabilmesi için adaylık başvurusundan 6 ay öncesinden istifa etmesi gerekiyor. Irak Yüksek Seçim Komiserliği üyelerinin adaylık başvurusundan 1 yıl öncesinden, genel müdürlerin ise 2 yıl öncesinden görevini bırakmış olması gerekiyor.



Libya: Silahlı bir grubun kapattığı petrol boru hattı yeniden açıldı

Şerara petrol sahası (Libya Haber Ajansı)
Şerara petrol sahası (Libya Haber Ajansı)
TT

Libya: Silahlı bir grubun kapattığı petrol boru hattı yeniden açıldı

Şerara petrol sahası (Libya Haber Ajansı)
Şerara petrol sahası (Libya Haber Ajansı)

Libya Ulusal Petrol Kurumu, yaptığı açıklamada, silahlı bir grubun birkaç gün önce kapattığı petrol boru hattının yeniden açıldığını duyurdu. Kurum, kapatma nedeniyle 95 milyon dolar tutarında kayıp yaşandığını belirtti.

Boru hattı, Libya’nın güneybatısındaki Şerara petrol sahasını Akdeniz kıyısında bulunan Zaviye ihracat terminaline bağlıyor.

Ulusal Petrol Kurumu dün yaptığı açıklamada, Şerara-Zaviye boru hattındaki 7 numaralı vananın yeniden açıldığını ve petrol pompalama işlemlerine tekrar başlandığını bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı nilgiye göre boru hattının işletilmesini, Libya Ulusal Petrol Kurumu ile İspanyol Repsol, Fransız TotalEnergies, Avusturyalı OMV ve Norveçli Equinor şirketlerinin ortak girişimi olan Akakus Petrol Operasyonları Şirketi yürütüyor.

Kurumun açıklamasına göre silahlı bir grup pazartesi günü vanayı kapatmış ve bu durum üretim oranlarında sert düşüşe yol açmıştı. Kurum, vanayı kapatan tarafın kimliği veya talepleri hakkında ayrıntı vermedi.

Libya’da petrol ve doğal gaz tesislerinin kapatılması, son yıllarda sosyal talepler, güvenlik tehditleri veya siyasi anlaşmazlıklar nedeniyle sıkça yaşanan bir durum haline geldi.


Sudri, Kuzey Kurdufan’daki çatışmaların seyrini değiştirdi

Sudan ordusuna bağlı askerler, 17 Ağustos’ta Gedaref kentinde düzenlenen askerî geçit törenine katılıyor (AFP)
Sudan ordusuna bağlı askerler, 17 Ağustos’ta Gedaref kentinde düzenlenen askerî geçit törenine katılıyor (AFP)
TT

Sudri, Kuzey Kurdufan’daki çatışmaların seyrini değiştirdi

Sudan ordusuna bağlı askerler, 17 Ağustos’ta Gedaref kentinde düzenlenen askerî geçit törenine katılıyor (AFP)
Sudan ordusuna bağlı askerler, 17 Ağustos’ta Gedaref kentinde düzenlenen askerî geçit törenine katılıyor (AFP)

Kuzey Kurdufan cephelerinde dikkat çekici bir saha değişimi yaşandı. Sudan ordusu, Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ile yaşanan çatışmaların ardından Kuzey Kurdufan eyaletindeki stratejik Sudri kentinin kontrolünü yeniden ele geçirdiğini açıkladı. Bu gelişme, ordunun eyaletteki varlığını ve kontrolünü güçlendirirken HDK’nın yayılım alanını daralttı ve böylece eyaletteki çatışma haritası ordunun lehine değişti.

Kara birliklerinin ilerleyişi, insansız hava araçlarıyla (İHA) yürütülen saldırıların yoğunlaşmasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Eyalet makamları, HDK’yı Beyaz Nil’in başkenti El-Ubeyyid’e yönelik saldırılar düzenlemekle suçladı; saldırılarda 2 kişinin öldüğü, yaklaşık 20 kişinin yaralandığı bildirildi. Buna karşılık Kurucu ittifakı, orduyu Mezrub’a düzenlenen ve 9 kişinin ölümüne, 24 kişinin yaralanmasına yol açan bir saldırıyla suçladı. Ancak iki tarafın anlatımı da bağımsız olarak doğrulanmadı.

Şarku’l Avsat’ın Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nden (BMMYK) aktardığına göre çatışmaların artmasıyla her gün 400’den fazla Sudanlı Doğu Çad’a geçmeye başladı. Bu sayının, son aylarda kaydedilen günlük ortalamalardan yaklaşık 20 kat fazla olduğu belirtilirken, Sudanlıların çatışma, bombardıman ve İHA saldırılarından kaçarak bölgeyi terk ettiği ifade edildi.


Erbil, Uluslararası Koalisyon tarafından durdurulan yardımların yerine geçecek alternatifler arıyor

Peşmerge güçlerinin geçit töreni (Kürt medyası)
Peşmerge güçlerinin geçit töreni (Kürt medyası)
TT

Erbil, Uluslararası Koalisyon tarafından durdurulan yardımların yerine geçecek alternatifler arıyor

Peşmerge güçlerinin geçit töreni (Kürt medyası)
Peşmerge güçlerinin geçit töreni (Kürt medyası)

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ndeki (IKBY) Peşmerge Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, Uluslararası Koalisyon’un daha önce bölge muhafız güçlerine tahsis ettiği mali yardımları durdurduğunu duyurdu.

Açıklama, IKBY’nin, daha önce iki ana parti olan Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ile Kürdistan Yurtseverler Birliği’ne (KYB) bağlı iki ayrı güç şeklinde örgütlenen Peşmerge güçlerini tek çatı altında birleştirmeyi başarmasından bir haftadan kısa süre sonra geldi. Karar ayrıca, ABD güçlerinin ay sonunda Irak’tan çekilmesinin arifesinde alındı.

Yardımlar sona erdi

Peşmerge Bakanlığı Genel Sekreteri Korgeneral Bahtiyar Muhammed Sıddık yaptığı açıklamada, “Uluslararası Koalisyon tarafından Peşmerge güçlerine sağlanan mali yardımların süresi, iki taraf arasında daha önce imzalanan anlaşma uyarınca sona erdi. Ağustos ve Eylül 2026 aylarına ilişkin mali yardımlar, anlaşma kapsamında yapılan son ödeme oldu” dedi.

Sıddık, “Mutabakat zaptı 21 Eylül 2022 ile 21 Eylül 2026 tarihleri arasında yürürlükteydi. Süresinin dolmasıyla birlikte Koalisyon tarafından sağlanan mali ödemeler de durduruldu” ifadelerini kullandı.

Sıddık ayrıca bakanlığın, Koalisyon tarafından Ağustos ve Eylül 2026 ayları için sağlanan yardımların, anlaşma kapsamında son ödeme olarak geçen perşembe günü dağıtıldığını daha önce açıkladığını belirtti.

dfgthy
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani, Peşmerge güçlerini tek çatı altında birleştirme töreninde yaptığı konuşma sırasında (IKBY Başkanlığı)

Kürt yetkili, Erbil yönetiminin Bağdat’taki Irak hükümetinden, Peşmerge mensuplarının maaşlarının Irak güçlerinin maaşlarıyla eşitlenmesi yoluyla söz konusu yardımların telafi edilmesini talep ettiğini söyledi.

Mali yardımların yanı sıra Washington, geçen yıl Irak hükümetinin onayıyla Peşmerge güçlerine 105 milimetre çapında 24 adet M119 tipi hafif ve orta sınıf obüs teslim etmişti. Söz konusu teslimat, Uluslararası Koalisyon’un, DEAŞ’a karşı mücadelede Kürt ortak güçlerinin savunma kapasitesini güçlendirme planları kapsamında gerçekleştirilmişti. Bu adım, Bağdat’taki bazı siyasi gruplar ve siyasetçilerin tepkisini çekmişti.

Yardımların uzatılması

Kürt yetkililer, Uluslararası Koalisyon güçlerinin Irak’tan çekilmesi konusunda ciddi güvenlik endişeleri ve rahatsızlık dile getiriyor. KDP lideri Mesud Barzani de daha önce birçok kez çekilmenin doğurabileceği risklere ve DEAŞ’ın Irak’taki faaliyetlerini yeniden canlandırma ihtimaline karşı uyarıda bulunmuştu.

Barzani’nin medya danışmanı Kifah Mahmud, yardımların durdurulmasının ‘normal’ olduğunu belirterek, bunların ‘sonuçta imzalanan bir mutabakat zaptı kapsamında sağlandığını ve söz konusu anlaşmanın artık sona erdiğini’ söyledi. Mahmud, yardımların büyük bölümünün Bağdat’taki federal hükümet tarafından kesilen Peşmerge maaşlarının telafisi amacıyla kullanıldığını kaydetti.

Mahmud, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Erbil’in yardımları almasının temel nedenlerinden birinin Bağdat’ın Peşmerge güçlerini, Irak Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki Iraklı askerlerin sahip olduğu haklarla eşit kapsamda değerlendirmemesi olduğunu belirtti. Mahmud, Irak Anayasası’nın Peşmerge’yi ülkenin askeri yapılanmasının bir parçası olarak kabul ettiğine dikkat çekti.

Mahmud, Bağdat’ın tutumunun ‘anayasanın uygulanmasındaki aksaklıklar, anayasanın uygulanmasına ilişkin yanlış yorumlar ve bölge yönetimine karşı kısa vadeli bir yaklaşım’ gibi sorunlardan kaynaklandığını ifade etti. Bunun da IKBY ile Bağdat arasında yaşanan sorunların daha da büyümesine yol açtığını söyledi.

Bununla birlikte Mahmud, Peşmerge maaşlarının artırılması ve diğer güvenlik güçlerinin maaşlarıyla eşitlenmesi konusunda ‘ciddi bir yaklaşımın işaretlerinin’ görüldüğünü belirtti. Mahmud, özellikle Ali ez-Zeydi’nin federal hükümet başkanlığını üstlenmesinden bu yana komisyonların, IKBY güçlerinin maaşları da dahil olmak üzere taraflar arasındaki ihtilaflı dosyaları çözmek amacıyla çalışmalar yürüttüğünü kaydetti.

Olası uzatma

Mahmud, Bağdat’ın Kürt tarafının taleplerine yanıt vermemeyi sürdürmesi halinde “Uluslararası yardımların durdurulması Peşmerge maaşlarını önemli ölçüde etkileyecek” dedi. Mahmud bu durumun, ‘ABD’yi yardım mutabakatını iki veya dört yıl süreyle yenilemeye yöneltebileceği’ değerlendirmesinde bulundu.

IKBY Bakanlar Kurulu Sekreteri Amanc Rahim de geçtiğimiz çarşamba günü yaptığı açıklamada, bölge hükümeti heyetinin 2027 bütçe yasa tasarısı konusunda federal hükümetle devam eden görüşmeler sırasında, 148 bin Peşmerge mensubunun maaşları için mevcut ödeneklere 450 milyar dinarlık artış yapılmasını resmen talep ettiğini belirtmişti.

Rahim, basına yaptığı açıklamada, “Artış, Peşmerge güçleri mensupları ile Irak askeri güçlerindeki meslektaşları arasında maaş ve mali ödenekler açısından tam eşitlik sağlanmasını amaçlıyor” ifadesini kullanmıştı.

frgthy
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ndeki (IKBY) Peşmerge Bakanlığı yetkililerinin Bağdat’ta düzenlenen bir güvenlik koordinasyon toplantısı sırasında çekilmiş fotoğrafı (Arşiv – Hükümet medyası)

Kürtçede ‘ölümle yüzleşenler’ anlamına gelen Peşmerge, IKBY’yi korumakla görevli resmi askeri güç olarak kabul ediliyor. Tarihsel olarak Kürtlerin haklarını savunmak amacıyla dağlarda silahlı direniş hareketleri şeklinde ortaya çıkan Peşmerge, 2003 sonrasında ise örgütlü ve donanımlı bir güvenlik kurumuna dönüştü.

Peşmerge, başta DEAŞ’a karşı savaş olmak üzere kritik çatışmalara katıldı ve Uluslararası Koalisyon’un başlıca stratejik ortaklarından biri oldu.

IKBY, 2026 yılında tarihi bir adım atarak tüm askeri birliklerinin Peşmerge Bakanlığı çatısı altında kapsamlı biçimde birleştirilmesinin tamamlandığını duyurdu. Erbil yönetiminin ifadesiyle bu adım, KDP ile KYB arasındaki onlarca yıllık siyasi bölünmeye son vererek Peşmerge’yi ‘kurumsal ve birleşik bir orduya’ dönüştürmeyi amaçlıyor.