ABD'nin ilk siyahi milyarderi Johnson: Demokratlar Trump'ı mağlup edemeyecek

Bob Johnson'ın daha önce Trump'ın kabinesinde yer alabileceği gündeme gelmişti (Reuters)
Bob Johnson'ın daha önce Trump'ın kabinesinde yer alabileceği gündeme gelmişti (Reuters)
TT

ABD'nin ilk siyahi milyarderi Johnson: Demokratlar Trump'ı mağlup edemeyecek

Bob Johnson'ın daha önce Trump'ın kabinesinde yer alabileceği gündeme gelmişti (Reuters)
Bob Johnson'ın daha önce Trump'ın kabinesinde yer alabileceği gündeme gelmişti (Reuters)

Amerika'nın ilki siyahi milyarderi ve BET televizyon ağının kurucusu, 2020'de mevcut Demokrat başkan adaylarının hiçbirinin Donald Trump'ı alt edebileceğine inanmıyor.
CNBC'ye konuşan Bob Johnson, başkanın seçimleri kaybetmesinin dahi kendi elinde olduğu bir konumda bulunduğunu söyledi.
Johnson, "Trump, siyasi normlar denilen şeye bir tür yıkıcı güç getiriyor" diye ekledi.
Dış politikayı yürütme şeklinin, devlet kurumlarıyla boy ölçüşmesinin, göçle baş etme biçiminin doğru olup olmadığı umrumda değil; o kendi tarzını getiriyor.
Milyarder, kalabalık Demokrat aday adaylarını ‘dikkatli’ olmaları ve ‘biçimsel Trump'la değil’ de ‘esas Trump'la uğraşmaları’ yönünde uyardı.
Johnson, hiçbir Demokratın "yeterince merkezde" olduğuna inanmıyor ve "çoğu seçmenin" merkezde yer aldığını düşünüyor.
Johnson bu yıl CNBC'ye Demokrat partinin "çok fazla sola kaydığını" söylerken Trump'ın kurumsal vergi oranını dramatik biçimde yüzde 35'ten yüzde 21'e düşüren ve şirketlerle sahiplerini etkin şekilde zenginleştiren Vergi Kesintileri ve İşler Yasası'na övgüde bulundu. Trump yönetimi, ekonomistlerin gerçekleşmeyeceğini iddia ettiği bir "damlama" etkisi vaat ediyordu.
Johnson'ın işçi sınıfına mensup siyahi seçmenler adına değil, milyonerler ve milyarderler adına konuştuğunu iddia eden siyahi seçmen grupları milyarderin yorumlarını eleştirdi.
Independent Arabia'ın haberine göre The Washington Post'a konuşan, Siyahi Seçmenler Önemlidir'in (Black Voters Matter) eş kurucusu LaTosha Brown, “Bu vergi indiriminin siyahiler için faydalı olduğunu söylemesine gelirsek, şimdiye kadar neredeydi? Bir kayanın altında mı? " diye konuştu.
Bu vergi indiriminin işçi sınıfına değil, zenginlere orantısız bir fayda sağladığına dair her türlü rapor mevcut. Sadece bu ifadesi bile bana Johnson'ın dünyadan bihaber olduğunu söylüyor.
Johnson, Trump'a oy vermeyi düşünüp düşünmediğini söylemeyi reddetse de mevcut Demokratlardan herhangi birini desteklemediğini belirtti ve CNBC'ye, "Bir Afro-Amerikalı başkanın yaptığı iyi bir şey hakkında olumlu konuşursa, bu özünde gerçek değil bir hikayedir" dedi.
Uzun zamandır Demokrat olan Johnson, varlık yönetimi firması RLJ Companies'i kurmadan önce 2001'de BET'i Viacom'a satmıştı.
Johnson, seçilmesinin ardından Trump'ı Beyaz Saray'da ziyaret etmiş ve burada kendisinin Trump yönetiminde kabine düzeyinde bir pozisyon için düşünüldüğünü söylemişti. Johnson, "yapmak istediğini yapabilmek için 15 farklı karar verme katmanından geçtiğin hükümet yapısında çalışmak bana uygun değil" diye düşünüp bu teklifi geri çevirdiğini belirtmişti.
Demokrat adaylar arasında en son katılan eski New York Belediye Başkanı ve ABD'nin en zengin 9'uncu kişisi milyarder Michael Bloomberg'i destekleyip desteklemediği sorulduğundaysa Johnson, Bloomberg'in "seçmenlere derdini anlatmak için çok para harcamaya niyetli olduğunu" ama "anlatının paradan daha önemli" olduğunu söyledi; özellikle de Bloomberg'in kendini siyahi seçmenlere nasıl yeniden tanıtacağı ve bir "durdur ve ara" destekçisi olduğu belediye başkanlığı dönemine nasıl değineceği.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.