Tunus devriminin beşiğinde halk gösterileri patlak verdi

Sidi Bu Zeyd, 2010 olaylarının tekrarını yaşıyor, ama daha kötü yaşamsal ve ekonomik koşullar ışığında (Jilmah News)
Sidi Bu Zeyd, 2010 olaylarının tekrarını yaşıyor, ama daha kötü yaşamsal ve ekonomik koşullar ışığında (Jilmah News)
TT

Tunus devriminin beşiğinde halk gösterileri patlak verdi

Sidi Bu Zeyd, 2010 olaylarının tekrarını yaşıyor, ama daha kötü yaşamsal ve ekonomik koşullar ışığında (Jilmah News)
Sidi Bu Zeyd, 2010 olaylarının tekrarını yaşıyor, ama daha kötü yaşamsal ve ekonomik koşullar ışığında (Jilmah News)

Tunus devriminin beşiği olan Sidi Bu Zeyd vilayetindeki Cilma kasabası, ekonomik sıkıntılardan dolayı protesto gösterilerine tanık oluyor. Protesto gösterileri sırasında eylemciler ve güvenlik güçleri arasında çatışmalar yaşanıyor.
25 yaşındaki Abdulvehhab el-Cilani’nin işsizliği, dışlanmayı ve yoksulluğu protesto etmek için kendini yakmasıyla gösteriler patlak verdi.
Tarih tekerrür ediyor
Tarih, 17 Aralık 2010 tarihinde Sidi Bu Zeyd’de meyve tezgâhına polis tarafından el konulan Muhammed el-Buazizi’nin durumu protesto etmek maksadıyla kendini yaktığı olayı tekerrür ediyor gibiydi. Bu olay, 14 Ocak 2011 tarihinde eski Tunus Başbakanı Zeynel Abidin Bin Ali rejiminin devrilmesiyle sonuçlanan kitlesel halk ayaklanmasına yol açmıştı.
Yaklaşık 9 yıl sonra Sidi Bu Zeyd halkı, aynı kötü ekonomik koşulları ve ülkede peş peşe gelen hükümetlerin verdiği yalan vaatleri protesto etmeye başladı.
Sidi Bu Zeyd  milletvekili Bedreddin el-Kamudi’nin Independent Arabia’dan Huda el-Trablisi’ye yaptığı açıklamaya göre, “Protestolar, geçici işlerde çalışan ve kendi hayatını da ailesinin hayatını da güvence altına alamayan ve nihayetinde kendisini benzinle yakan bir gencin ölümünden sonra başladı” ifadelerini kullandı.
Kamudi, “Sidi Bu Zeyd, daha kötü yaşamsal, ekonomik koşullar ve üniversite mezunları arasındaki yüksek işsizlik oranı ortasında 2010 olaylarının tekrarını yaşıyor. Sidi Bu Zeyd’in bir tarım bölgesi olmasına rağmen köylüler, devrimden bu yana Ummu-l Azam kasabasında tarımsal üretim projesi gibi uygulanamayan kalkınma vaatlerinin yanı sıra devletin başarısız tarım politikası dolayısıyla acı çekmekte ve üretim yapamamaktadır” değerlendirmesinde bulundu.
Halk Temsilcileri Meclisi’ndeki milletvekillerine göre Cilma olayları, ülkenin iç bölgelerindeki kötü koşulların benzerliği nedeniyle diğer bölgelere de yayılabilir. Olaylara karşı güvenlik önlemlerinin başarısızlığının, olayları genişleteceği belirtildi. Güvenlik güçleri, gösterilere müdahaleleri sırasında göz yaşartıcı gaz bombası kullanırken, eylemcilere yönelik gözaltı furyası devam ediyor.
Fırtına öncesi sessizlik
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre, Sidi Bu Zeyd’de sendikacı ve siyasi aktivist Farac el-Tili, şiddet olaylarının yaşandığı bölgeye giden tüm yolların kapatılmasının ardından yaşananları, fırtına öncesi sessizliğe benzetti. Aktivist Tili, öğrencilerin okullarından ayrılması sonrasında protestoların yeniden başlayacağı beklentisiyle şehrin tüm girişlerine çok sayıda güvenlik gücünün konuşlandığını belirtti.
Protesto gösterileri patlak vermesinden sonra güvenlik güçlerine ve ilgili makamlara çağrı da bulunan Cilma kasabasından bir aktivist, olaylar karşısında aklıselim le hareket edilmesi gerektiğini ifade etti.
Siyasi aktivist Necib el-Aşuri de güvenlik organlarının bu protestolarla mücadele şeklini eleştirirken, güvenlik güçlerinin faaliyetlerinin eylemlerin başka bölgelere de sıçramasına yol açabileceğini belirtti. Cilma’da yaşayan Aşuri, akşam vaktinde öfke patlamasının ve protesto eylemlerinin artacağı beklentisiyle salı sabahı çok sayıda güvenlik gücünün bölgelere konuşlandırıldığını dile getirdi.



Suriye: Ateşkes, SDG entegrasyonunun önünü açıyor

Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
TT

Suriye: Ateşkes, SDG entegrasyonunun önünü açıyor

Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara dün akşam düzenlediği basın toplantısında, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Suriye hükümeti arasında entegrasyon ve ateşkes konusunda bir anlaşma imzalandığını duyurdu. Şara, SDG ile ilgili tüm sorunların çözüleceğini vurguladı.

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan belge, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ve SDG lideri Mazlum Abdi'nin imzalarını taşıyordu. Suriye’nin resmi haber ajansları, Şara'nın “SDG ile ilgili çözülmemiş tüm sorunlar çözülecek” dediğini aktardı.

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan belge, ateşkes anlaşmasının tüm SDG savaşçılarının Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesiyle birlikte uygulanacağını gösterdi.

Şarku’l Avsat’ın belgeden aktardığına göre ‘Suriye hükümet güçleri ile SDG arasındaki tüm cephelerde ve temas noktalarında kapsamlı ve acil bir ateşkesin sağlanması ve bunun yanında yeniden konuşlandırma için bir ön adım olarak tüm SDG askeri birliklerinin Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesi’ öngörülüyor.

Öte yandan ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, anlaşma ve ateşkesin ‘eski düşmanların bölünme yerine ortaklığı tercih etmesiyle birlikte önemli bir dönüm noktası’ olduğu değerlendirmesinde bulundu. Barrack, ‘Birleşik Suriye için yeniden diyalog ve iş birliğinin önünü açtığını’ söylediği bu anlaşmayı imzalamak için her iki tarafın da ‘yapıcı’ çabalarda bulunmasını övdü.


SDG lideri Abdi: Bize “dayatılan” savaşı sona erdirmek için Şam ile anlaşmayı kabul ettik

Şam'da SDG'yi Suriye ordusuna entegre etme anlaşmasının imzalanması sırasında Cumhurbaşkanı Şara ve SDG lideri Abdi, 10 Mart 2025 (EPA)
Şam'da SDG'yi Suriye ordusuna entegre etme anlaşmasının imzalanması sırasında Cumhurbaşkanı Şara ve SDG lideri Abdi, 10 Mart 2025 (EPA)
TT

SDG lideri Abdi: Bize “dayatılan” savaşı sona erdirmek için Şam ile anlaşmayı kabul ettik

Şam'da SDG'yi Suriye ordusuna entegre etme anlaşmasının imzalanması sırasında Cumhurbaşkanı Şara ve SDG lideri Abdi, 10 Mart 2025 (EPA)
Şam'da SDG'yi Suriye ordusuna entegre etme anlaşmasının imzalanması sırasında Cumhurbaşkanı Şara ve SDG lideri Abdi, 10 Mart 2025 (EPA)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın duyurduğu ve Suriye'nin kuzeyinde kontrol ettikleri bölgelerde hükümet güçlerinin ilerlemesinin ardından Kürtlere ‘dayatıldığını’ söylediği savaşı sona erdirmek için anlaşmayı kabul ettiğini söyledi. Öte yandan Suriye İçişleri Bakanlığı, Haseke ilinde ‘katliamlar’ yapıldığına dair haberleri takip ettiğini açıkladı.

Abdi, Kürtçe yayın yapan Ronahi televizyonunda yayınlanan açıklamada, kendilerine bu savaşı dayatmak için açık bir kararlılık olduğunu söyledi. Bu savaşın iç savaşa dönüşmesini önlemek için Deyrizor ve Rakka bölgelerinden Haseke’ye çekilmeyi kabul ettiklerini belirtti. Bugün Şam’da Şara ile görüşmesi beklenen SDG lideri, döndükten sonra Kürtlere anlaşmanın şartlarını açıklayacağına söz verdi.

Bir diğer gelişmede Suriye İçişleri Bakanlığı, Haseke’de ‘katliam’ olarak nitelendirilen olaylarla ilgili haberleri takip ettiğini ve bunların doğruluğunu teyit etmeye çalıştığını açıkladı.

Görsel kaldırıldı.Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke’deki SDG üyeleri (Reuters - Arşiv)

Bakanlıktan yapılan açıklamada, “İçişleri Bakanlığı, Haseke’deki katliam haberlerini büyük endişe ve ciddiyetle takip ediyor ve ilgili kurumlarının alınan bilgileri doğrulamak için gerekli soruşturmaları derhal başlattığını teyit ediyor” denildi.

Ancak Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi'nin Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Ilham Ahmed bu iddiaları yalanlayarak, “Haseke'deki katliam haberlerinin tamamı tamamen uydurma olup, ateşkesi bozmak, aşiretler arasındaki gerginlikleri körüklemek ve Haseke ve Kobani'ye saldırıları yeniden başlatmak isteyen taraflarla bağlantılı kaynaklar tarafından yayılıyor” dedi.

Şarku'l Avsat'ın Rudaw'dan aktardığına göre Ahmed Kürt haber sitesine yaptığı açıklamada, “Şam ile ateşkes anlaşmasına ve tam entegrasyona bağlıyız” ifadelerini kullandı.


Volker Türk: Sudan halkı cehennemde yaşıyor

Volker Türk, 18 Ocak 2026'da Port Sudan Havalimanı'nda düzenlenen basın toplantısının ardından bir muhabirle konuşuyor (AP)
Volker Türk, 18 Ocak 2026'da Port Sudan Havalimanı'nda düzenlenen basın toplantısının ardından bir muhabirle konuşuyor (AP)
TT

Volker Türk: Sudan halkı cehennemde yaşıyor

Volker Türk, 18 Ocak 2026'da Port Sudan Havalimanı'nda düzenlenen basın toplantısının ardından bir muhabirle konuşuyor (AP)
Volker Türk, 18 Ocak 2026'da Port Sudan Havalimanı'nda düzenlenen basın toplantısının ardından bir muhabirle konuşuyor (AP)

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk dün, Sudan'daki çatışmada her iki tarafın da toplumu giderek daha fazla militarize ettiğine dair uyarıda bulunarak, Kordofan şehirlerinde el Faşir senaryosunun tekrarlanmasından endişe duyduğunu ve Sudan halkının "dehşet ve cehennem" içinde yaşadığını belirtti.

Türk, savaşın başlamasından bu yana ilk kez Sudan'ın çeşitli şehirlerini ziyaret ettikten sonra hükümetin geçici karargahı olan Port Sudan'da düzenlediği basın toplantısında, "Özellikle insansız hava araçları (İHA) olmak üzere gelişmiş askeri teçhizatın yaygınlaşması, hem Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK) hem de ordunun askeri yeteneklerini artırdı; bu da çatışmaları uzatarak siviller için krizi derinleştirdi" ifadelerini kullandı.

BM yetkilisi, savaş suçlarının faillerinin hangi örgüte bağlı olduklarına bakılmaksızın adalete teslim edilmesinin sağlanması çağrısında bulundu. Türk, Sudan'daki ofisinin hesap verebilirliğin yolunu açmak için bu ihlalleri ve suistimalleri belgelemek ve raporlamak üzere çalıştığını ifade etti.