Kış tatili için en güzel kayak rotaları

Kış tatili için en güzel kayak rotaları
TT

Kış tatili için en güzel kayak rotaları

Kış tatili için en güzel kayak rotaları

Kış sporlarıyla dolu hareketli bir tatilin ve bembeyaz olmuş dağlarda nefes kesen manzaraların hayalini kuranların heyecanla beklediği aylar en sonunda geldi. obilet.com, hem yurt içinde hem de yurt dışında keyifli bir kış tatili geçirebileceğiniz kayak merkezlerini öneriyor.
Kış aylarında planlayacağınız tatille hem mevsimin tadını sonuna kadar çıkarabilir hem de yoğunlaşan iş temponuz arasında ihtiyacınız olan molayı verebilirsiniz. Kayak, snowboard gibi kış sporu tutkunlarının akınına uğrayan kayak merkezleri, soğuğu sevenler ve karla kaplı doğa manzarası eşliğinde sevdikleriyle huzurlu ve eğlenceli vakit geçirmek isteyenler için de birbirinden güzel alternatifler sunuyor. obilet.com web sitesi de bu kış tatili için gidilebilecek Türkiye ve Avrupa’daki kayak merkezlerinin listesini hazırladı.
Yaz tatili sevenleri her seferinde sürpriz koylarla karşılayan Türkiye, kayak tatili rotaları bakımından da tam bir cennet. Ilıman iklimden sert kışa uzanan bir coğrafyada ülkemizdeki en güzel kayak merkezleri arasında Bursa'daki Uludağ, Bolu'daki Kartalkaya, Erzurum'daki Palandöken, Isparta'daki Davraz, İzmir'deki Bozdağ, Gümüşhane'deki Zigana, Ardahan'daki Yalnızçam kayak merkezleri yer alıyor.
Uludağ
Kayak denilince akla gelen ilk merkezlerden biri olan Uludağ’ da aralık ayında başlayan kış sezonu mart sonuna kadar sürüyor. Uludağ konforlu otelleri, kaliteli pistleriyle yüksek hizmet standartlarından dolayı kayakseverlerin tercih ettiği yerlerin başında yer alıyor. 15 özel tesisin yanı sıra 12 adet kamuya ait konaklama tesisinin olduğu Uludağ’ı tercih ederseniz fiyat avantajı nedeniyle Bursa şehir merkezinde konaklayarak günübirlik Uludağ ziyareti de yapabilirsiniz.
Kartalkaya
Kartalkaya Kayak Merkezi, Bolu şehir merkezinden 38 kilometre uzaklıkta yer alıyor. İstanbul ve Ankara’nın tam ortasında yer alması nedeniyle de metropol hayatından kaçmak isteyenler için ideal bir kış turizmi adresi. 5 konaklama tesisi ve 1600 yatak kapasitesinin bulunduğu Kartalkaya; farklı zorluk derecelerine sahip olan 25 pistten oluşuyor. Tüm sezon boyunca açık olan Kartalkaya, kayak ve snowboard yapanların yanı sıra etkileyici manzaralarıyla da kış aylarının en sevilen adreslerinden biri.
Palandöken
Erzurum şehir merkezine yalnızca 10 kilometre mesafede bulunan Palandöken, yılın neredeyse yarısı boyunca kayak yapmaya elverişli kayak merkezleri arasında yer alıyor. Palandöken Kayak Merkezi’nde pistlerin toplam uzunluğunun 30 kilometreyi buluyor. Burada yeni başlayanlara uygun eğitim ve ekipman imkanları olduğu gibi profesyonel kayak sporcularına ve dağcılara uygun son derece dik ve zorlu pistler de mevcut. Palandöken’de kamp yapabileceğiniz ya da oteller mevki'inde kalabileceğiniz gibi; konaklama için Erzurum şehir merkezini de tercih edebilirsiniz.
Davraz
Isparta Ovası’nı kuşatan Davraz Dağı, kayak tatiline de son derece uygun coğrafi özelliklere ve iklim özelliklerine sahip. Kayak merkezinin zirvelerinde, Eğirdir Gölü’nün muhteşem manzarası kayak tutkunlarını karşılıyor. Isparta şehir merkezine 26 kilometre mesafede yer alan dağ için, kış mevsimi boyunca ulaşımın hiç aksamaması sağlanıyor. Dağdaki mekanik tesisler; 3 adet telesiyej, 1 adet teleski ve 2 adet de baby lift olmak üzere oldukça zengin. İster amatör ister profesyonel olun Davraz’da kendinize göre mutlaka bir pist bulabilirsiniz.
Bozdağ
İzmir’i yaz tatiliyle bağdaştıran seyahatseverler için sürpriz bir adres olan Bozdağ Kayak Merkezi, Ege’nin ılıman iklimine rağmen her kış mevsiminde ortaya çıkan bir doğal cennet. Sezon geç başlayıp erken bittiği için mümkünse ocak ayı ortalarında Bozdağ’ı tercih edebilir; hem konaklama tesisleri hem de kayak yapılabilen alanların oldukça mütevazı olduğu yerde son derece uygun fiyatlarla tatil yapabilirsiniz. Ödemiş merkeze 26 kilometre olan Bozdağ’a giderseniz Tire ve Ödemiş’teki küçük otel ve pansiyonları da değerlendirebilirsiniz.
Zigana
Kar kalınlığı 150 santimetreyi bulan ve sezon boyunca bembeyaz manzaralarıyla nefes kesen dev bir ormanlık alan olan Zigana Kayak Merkezi, Karadeniz’in en popüler kayak merkezlerinden biri. Kayak merkezinde 1900 ve 2500 metre arasında değişen pistler, 1 adet teleski ve 1 adet baby lift bulunuyor. Kayak dersi alma ve kayak ekipmanı kiralama fırsatlarının bulunduğunu merkezde kış sezonunu kaçıranlar, Zigana’nın muhteşem manzaralarını yazın da ziyarete edebilirler.
Yalnızçam
Türkiye’deki yeni kayak merkezlerinden biri olan Yalnızçam, “kristal kar” adı verilen kar dokusuna sahip olmasıyla dikkat çekiyor. Kar kalınlığı ve sezon uzunluğu açısından da komşu şehirler olan Erzurum ve Erzincan gibi avantajlar sağlayan merkezde aynı zamanda son sistem bir telesiyej hattı bulunuyor. İl merkezine 15 kilometre mesafede konumlanan kayak merkezi için dağdaki tesiste kalabileceğiniz gibi Ardahan şehir merkezinde konaklayabilirsiniz.
Avrupa’nın en iyi kayak merkezleri
Avrupa, dünyanın en iyi kayak merkezlerini arayan kayakçıların bir numaralı adresidir. Hemen hemen her kalite standardında kayak merkezi bulmanın mümkün olduğu Avrupa’da işte obilet.com’un önerdiği adresler şöyle:
Bansko, Bulgaristan
Bansko, etkileyici doğası, sakinlerinin nazik tavrı ve kayak merkezlerinin kalitesi sayesinde büyüyen bir turizm ülkesi olan Bulgaristan’ın gözde mekanları arasında bulunuyor. 50 km’lik pist ve 14 asansör bulunan Bansko, UNESCO Dünya Mirası Alanı olan Pirin Milli Parkı’nın sınırlarında yer alıyor. Pist çeşitliliği anlamında tatmin edici olan kayak merkezi, uygun fiyatlarıyla da Avrupa’daki popülerliğini gün geçtikçe artırıyor.
Vogel-Bohinj, Slovenya
Kış sporları için rüya gibi bir doğa sunan Slovenya’da bulunan Vogel-Bohinj tesisleri, çevreye duyarlı tavrından dolayı Avrupa Komisyonu tarafından “mükemmellik” ödülüne layık görülmüş. Julian Alpleri’nin muhteşem manzarasında, ülkedeki en iyi kar koşullarında kaymak için ideal olan bu bölgede, ünlü Bohinj Gölü etrafına yerleşen Kobla ve Vogel, Bohinj adında farklı kayak merkezleri bulunuyor. Sevdiklerinizle birlikte hem kaliteli hem de uygun fiyata sıra dışı bir kar tatili yapmak isterseniz Vogel-Bohinj tesislerini tercih edebilirsiniz.
Courchevel, Fransa
Courchevel, Avrupa’nın en büyük kayak alanını oluşturan Les Trois Vallées (Üç Vadi) bölgesinde yer alıyor. Dünyaca ünlü tesislere ev sahipliği yapan bölgenin tamamı 2500 metrelik rakıma ulaşan 10 zirveye yayılıyor. Hem yeni başlayanlar hem orta düzeyde olanlar hem de profesyonel kayakçılar için ayrı alanlara sahip olan tesis, snowboard meraklıları için de araziler bulunduruyor. Courchevel, lüks konaklama seçeneklerinin yanı sıra gurme restoranlarıyla da kaliteli bir tatil arayanların adresi.
Zermatt, İsviçre
Alpler’in bir uçtan diğer uca uzandığı İsviçre’de yer alan Zermatt, 3900 metreye ulaşan rakımıyla dünyanın en etkileyici kayak merkezlerinden biri olarak amatör ya da profesyonel tüm kayakçıların en uğrak noktaları arasında yer alıyor. Her seviyeye uygun pistleri ve nefes kesen manzaralarıyla öne çıkan tesiste, profesyonel kayakçılar Matterhorn Dağı’nda yer alan Theodul Geçidi üzerinden kayarak İtalya’ya geçebiliyor. Kasım ayında başlayan ve mayıs ayına kadar süren sezon boyunca Zermatt dünyanın dört bir yanından ziyaretçilerini bekliyor.
Cortina d’Ampezzo, İtalya
1956 Kış Olimpiyatları’na ev sahipliği yaptıktan sonra üne kavuşan Cortina d’Ampezzo, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. Kilometrelerce doğal kayak pistleri, kızak pisti ve buz patencileri için bir olimpik pist sunan Cortina, favori Avrupa kayak merkezlerinden bekleyebileceğiniz şık mağazaları ve eğlence mekanlarıyla da gelenleri cezbediyor. Etkileyici olimpik pistlerde kayak sporunu öğrenmek ya da becerilerinizi geliştirmek için Cortina d’Ampezzo’yu seçebilirsiniz.
St. Anton, Avusturya
Kayak sporunda iddialı olanlar ve macerayı sevenler için en iyi adreslerden biri olan St. Anton’da 200 civarı off-pist seçeneği bulunuyor. Bunlardan birçoğuna ise bir rehber eşliğinde gidilmesi gerekiyor. Son yıllarda inşa edilen asansörlerle birbirine bağlanan bölgeler sonucu 340 kilometrelik bir pist alanına sahip St. Anton, adrenalin dolu tatilinize tarihi gezintileri de katabileceğiniz bir coğrafyada bulunuyor. Avusturya’nın meşhur dağ köyleri de kayak tatilinizi zenginleştirecek deneyimler sunuyor.
Saas-Fee, İsviçre
Saas-Fee Avrupa’daki kayak merkezleri arasında “aile yeri” olarak gösterilen tesisler arasında bulunuyor. Onlarca iç ve dış mekân aktivitesinin yer aldığı Saas-Fee tesisinde her yaş için özel kayak dersleri bulunuyor. Günün tamamını kara doyarak geçirebilir, gecenizi ise tematik eğlencelerle süsleyebilirsiniz. İsviçre Alplerinde benzersiz bir kış tatili yaparken ailenizle birlikte gönlünüzce eğlenmek istiyorsanız Saas-Fee’i tercih edebilirsiniz.

 


Bilim insanları uzaylı arayışında çığır açan yeni bir yöntem keşfetti

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP
TT

Bilim insanları uzaylı arayışında çığır açan yeni bir yöntem keşfetti

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP

Bilim insanları, başka dünyalarda yaşam bulmalarını sağlayacağını umdukları çığır açıcı yeni bir yöntem keşfetti.

Uzayda yaşam belirtileri bulmak için canlıların geride bıraktığı, "biyoimza" denen izleri aramak gerekiyor. Ancak bunları saptamak zor olabiliyor: Kullanılacak ekipmanın hem sinyalleri algılayacak kadar hassas hem de başka bir gezegene gönderilebilecek kadar küçük olması gerekiyor.

Yapay zekayla elektrik sinyallerini birleştiren Osaka Üniversitesi araştırmacıları, artık dünya dışı yaşamı bulmayı sağlayacak yeni bir yöntem keşfettiklerini düşünüyor. Ayrıca bu yöntemin, evrende yalnız olup olmadığımızı öğrenmek amacıyla başka gezegenlere gönderilebilecek kadar güçlü ve küçük olmasını umuyorlar.

Canlıları keşfedip onları cansız kimyasallar ve süreçlerden ayırmak için genellikle proteinlerin yapıtaşları amino asitler inceleniyor. Amino asitler aynı kimyasal formülü içerse de birbirlerinin aynadaki yansıması olan iki biçimde ortaya çıkıyor; canlılarda neredeyse hepsi L-form, şekerlerde ise D-formken, cansız süreçlerde her iki form da yakın miktarlarda üretiliyor.

Bilim insanları, bu farklı biçimleri ve birbirlerine oranlarını yaşamın varlığına işaret edebilecek bir biyoimza olarak kullanabileceklerine inanıyor. Ancak bunu fiilen gerçekleştirmek pek mümkün değil: Araştırmacıların, büyük molekül gruplarını elde etmesi gerekiyor ki bu, gezegenlerin çok uzak olması nedeniyle zor bir iş.

Araştırmacılar bu sorunun üstesinde gelmek için sinyalleri elektrik kullanarak saptamanın yollarını arıyor. Bu yöntemin daha basit olması, ölçüm sırasında titreşimlerden daha az etkilenmesi ve kimyasal reaktif kullanma ihtiyacını ortadan kaldırması bekleniyor.

Araştırmacılar artık bu çalışmalarda bir atılım yaptıklarını söylüyor.

Yeni çalışmada bilim insanları, son derece ince iki altın tel arasındaki boşluktan geçen moleküllerin ölçümünü yapmayı başardı. Bu teller arasından geçen akımın dalga formları, orada bulunan amino asit türüne göre farklılık gösteriyor ve böylece ekipman, geçen molekülleri sayarak bunları birbirinden ayırt etmeyi mümkün kılıyor.

Makalenin başyazarı Takahito Oshiro, "Nano-boşluk geçiş tekniğimizi yapay zekayla birleştirerek amino asitlerin L ve D formlarını yüzde 80'in üzerinde doğrulukla ayırt etmeyi başardık" diyor. 

Tek molekül düzeyinde amino asit kiralitesinin ilk kez ayırt edildiği bu çalışma, kimyasal algılama alanında temel bir ilerlemeyi temsil ediyor.

Araştırmacılar yöntemi Dünya'da elde edilen örneklerle test etti: Avustralya'daki Murchison meteoritinden alınan bir örnek ve Şili'deki Atacama Çölü'nden alınan toprak. Yöntem, geleneksel tekniklerle benzer şekilde işleyerek araştırmacıların örneklerdeki amino asitlerin bileşimini anlamasını sağladı.

Araştırmacılar, bu teknolojiyi kullanarak elektrikle çalışan ve uzaylı yaşamın izlerini tespit edebilen küçük cihazlar üretebilmeyi umuyor.

Çalışma, hakemli dergi Nature Communications'ta yayımlanan "Chiral discrimination of amino acids in meteorite and desert soil extracts via single-molecule nanogap conductance" (Tek molekül nano-boşluk iletkenliği yoluyla meteorit ve çöl toprağı örneklerinde amino asitlerin kiral ayrımı) başlıklı yeni makalede aktarılıyor.

Independent Türkçe


Ünlü oyuncudan gişede batan filmiyle ilgili itiraf

Avcı Kraven'ın başrolünde yer alan 36 yaşındaki Aaron Taylor-Johnson, karakterin çizgi romanlardaki görünümüne sadık kalabilmek için yaklaşık 18 kilo kas kütlesi kazanarak 90 kiloya çıkmıştı (Sony Pictures Releasing)
Avcı Kraven'ın başrolünde yer alan 36 yaşındaki Aaron Taylor-Johnson, karakterin çizgi romanlardaki görünümüne sadık kalabilmek için yaklaşık 18 kilo kas kütlesi kazanarak 90 kiloya çıkmıştı (Sony Pictures Releasing)
TT

Ünlü oyuncudan gişede batan filmiyle ilgili itiraf

Avcı Kraven'ın başrolünde yer alan 36 yaşındaki Aaron Taylor-Johnson, karakterin çizgi romanlardaki görünümüne sadık kalabilmek için yaklaşık 18 kilo kas kütlesi kazanarak 90 kiloya çıkmıştı (Sony Pictures Releasing)
Avcı Kraven'ın başrolünde yer alan 36 yaşındaki Aaron Taylor-Johnson, karakterin çizgi romanlardaki görünümüne sadık kalabilmek için yaklaşık 18 kilo kas kütlesi kazanarak 90 kiloya çıkmıştı (Sony Pictures Releasing)

Yeni X-Men filminde Profesör Xavier'ı canlandıracak Christopher Abbott, Avcı Kraven'da (Kraven the Hunter) yaşadığı zorlu deneyimi anlattı.

Happy Sad Confused adlı podcast programına katılan oyuncu, Örümcek-Adam evreninden doğan 2024 yapımı filmde canlandırdığı Yabancı (The Foreigner) hakkında, "O filmde ne yaptığımı bilmiyorum" dedi.

Abbott, karakterinin hipnozla bağlantılı güçlerinin nasıl işlediğini bile anlamadığını itiraf etti:

Süper gücünün ne olduğunu anlamıyordum; neler olup bittiğini bilmiyordum. Gözlüklerimi çıkarıyorum, peki sonra ne oluyor? Bana kalırsa kimsenin buna doğru düzgün bir cevabı yoktu.

Oyuncu, çekimler sırasında da işlerin "iyi gitmediğini" düşündüğünü belirtti ve ekledi:

O filmde ne giydiğimi de bilmiyorum. Bunları zihnimin derinliklerine gömdüm sayılır... İnsan böyle böyle öğreniyor.

Avcı Kraven'da başrolü Aaron Taylor-Johnson üstlenmişti. Oyuncu, Marvel çizgi romanlarında uzun süredir Örümcek-Adam'ın başına bela olan ve filme adını veren avcıyı canlandırıyordu. 

Film, bir aslan saldırısının ardından babası tarafından ölüme terk edilen Sergei Kravinoff'un özel güçler kazanarak Avcı Kraven'a dönüşmesini anlatıyordu.

J. C. Chandor imzalı yapım, dünya genelinde yalnızca 60 milyon dolar hasılatla gişede başarısız oldu. Abbott ise şimdi başka bir süper kahraman projesinin kadrosunda: X-Men.

Ancak 40 yaşındaki Abbott, X-Men kadrosuyla birlikte D23 etkinliğinde sahneye çıktığında beklediği karşılığı bulamadığını söylüyor.

Geçen hafta The Cut'a konuşan Abbott, o anı şöyle anlatmıştı:

Sanırım sahneye oldukça hevesli bir şekilde çıkmaya başladım. Sonra oradaki pek çok kişinin kim olduğumu bilmediğini hissettim ve bir anda enerjim değişti.

X-Men, 5 Mayıs 2028'de vizyona girecek.

Independent Türkçe, Happy Sad Confused, GamesRadar, The Cut


Shyamalan'dan sürpriz prömiyer: Yeni filmine övgü bombardımanı

Benimle Kal'da Oscar adayı Jake Gyllenhaal'a Bridgerton'la yıldızı parlayan 31 yaşındaki Phoebe Dynevor eşlik ediyor (Warner Bros. Pictures)
Benimle Kal'da Oscar adayı Jake Gyllenhaal'a Bridgerton'la yıldızı parlayan 31 yaşındaki Phoebe Dynevor eşlik ediyor (Warner Bros. Pictures)
TT

Shyamalan'dan sürpriz prömiyer: Yeni filmine övgü bombardımanı

Benimle Kal'da Oscar adayı Jake Gyllenhaal'a Bridgerton'la yıldızı parlayan 31 yaşındaki Phoebe Dynevor eşlik ediyor (Warner Bros. Pictures)
Benimle Kal'da Oscar adayı Jake Gyllenhaal'a Bridgerton'la yıldızı parlayan 31 yaşındaki Phoebe Dynevor eşlik ediyor (Warner Bros. Pictures)

M. Night Shyamalan, yeni gerilim filmi Benimle Kal'ın (Remain) dünya prömiyerini geçen hafta Los Angeles'taki Beyond Fest'te sürpriz bir gösterimle yaptı.

Sosyal medyadaki ilk yorumlarda başrol oyuncusu Jake Gyllenhaal'un performansı "inanılmaz" diye övülürken, filmin yönetmenin daha önce çektiği hiçbir yapıma benzemediği belirtiliyor.

Shyamalan'ın senaryosunu Nicholas Sparks'la birlikte yazdığı, doğaüstü unsurlar içeren romantik filmin şubatta vizyona girmesi planlanıyor. Altıncı His'in (The Sixth Sense) özel gösterimi için festivale gelen izleyiciler ise Benimle Kal'ı vizyona girmesinden aylar önce izleme fırsatı buldu.

Filmin resmi özetine göre Gyllenhaal, akut depresyon tedavisinin ardından yeni bir başlangıç yapmak isteyen New Yorklu mimar Tate Gordon'ı canlandırıyor. 

En yakın arkadaşına bir yazlık tasarlamak için Cape Cod'a giden Tate, kız kardeşinin yasını hâlâ tutarken özenle kurduğu düzeni altüst eden genç Wren'le (Phoebe Dynevor) tanışıyor.

İlk yorumlara bakılırsa Benimle Kal, Beyond Fest izleyicilerini etkilemiş.

FilmSpeak sunucusu ve eleştirmen Griffin Schiller'e göre filmde Shyamalan'ın "en içten ve samimi hali" görülüyor. Schiller, yapımı yönetmenin ilk dönem çalışmalarını hatırlatan "duygu dolu ve romantik" bir film diye niteledi.

Schiller'e göre Gyllenhaal, "Shyamalan için kusursuz bir başrol oyuncusu" ve "ölçülü ama duygu dolu" bir performans sergiliyor. Dynevor ise "büyüleyici".

Oyuncu ve sinemacı Luke Barnett da filmin gişede büyük başarı kazanacağını öngörerek şu değerlendirmeyi yaptı:

Benimle Kal ortalığı kasıp kavuracak. Sinemada izlerken hem korkutup hem eğlendiren filmleri kimsenin M. Night kadar iyi yapamadığını bir kez daha hatırlatıyor. İşaretler'in (Signs) mizahıyla Altıncı His'in sağlam kurulmuş, duygusal hayalet hikayesini birleştiriyor. İnsanı yerinden sıçratan pek çok an var. Vizyona girdiğinde büyük perdede, sesi sonuna kadar açılmış bir salonda izleyin.

Yazar ve komedyen Josh Levesque, filmi "hem ödünüzü koparan hem de yürek burkan" bir yapım diye tanımladı. AccordingToSeth adıyla paylaşım yapan eleştirmen ise Benimle Kal'ın, Shyamalan'ın bugüne kadar yaptığı hiçbir şeye benzemediğini söyledi:

Şimdiye kadarki en komik filmi ama aynı zamanda yürek burkan, iç ısıtan, korkutucu, romantik ve tek kelimeyle güzel.

Avengers serisinin yönetmeniyle aynı adı taşıyan yazar Joe Russo da övgüsünü şu sözlerle dile getirdi:

M. Night Shyamalan'ın Benimle Kal'ı, son 10 yıldaki çalışmalarının doruk noktası; üstelik bunları kendi parasıyla finanse ettiğini de unutmayın. Kendini 'ilginç bir şef' diye tanımlayan yönetmen, doğru malzemeleri arıyordu. Onları burada bulmuş. İşaretler ve Köy'den (The Village) bu yana yaptığı en iyi iş.

Yazar Will Landman, filmin festivalde yarattığı etkiyi anlattığı paylaşımında şöyle yazdı:

Beyond Fest'te izleyicileri coşturan Benimle Kal'ı o zamandan beri aklımdan çıkaramıyorum. Shyamalan bu filmde başka deneysel yönetmenleri hatırlatan tercihler yapıyor; insanların filmi görecek olması beni çok heyecanlandırıyor. Planların kompozisyonu, kariyerindeki en iyi örnekler arasında ve her tercih son derece bilinçli görünüyor.

Filmi ilk izleyenlerden bir başkası, Alfred Hitchcock klasiği Ölüm Korkusu'yla (Vertigo) karşılaştırma yaptı:

Benimle Kal, M. Night Shyamalan'ın kendi Ölüm Korkusu'su. Eski formuna tam anlamıyla dönmüş. Shyamalan'dan bildiğimiz ve beklediğimiz kitsch unsurları korurken Hitchcock'a hiç olmadığı kadar yaklaşıyor.

Sosyal medyada paylaşılan bir diğer yorumda ise şu ifadeler yer aldı:

Bunu öylesine söylemiyorum: M. Night Shyamalan'ın yeni filmi Benimle Kal bir başyapıt. Altıncı His'le birlikte iki filmlik bir gösterim için kusursuz bir seçim. Tek başına da dokunaklı, korkutucu ve güzel bir film.

İzleyiciyi hazırlıksız yakalayan bu sürpriz, Shyamalan'ın tarzına uygun bir hamleydi. İlk yorumlar da şubattaki vizyon tarihine kadar sürecek bekleyişi hayranları için biraz daha zorlaştıracak gibi görünüyor.

Benimle Kal, Türkiye'de 5 Şubat 2027'de vizyona girecek. 

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter, GamesRadar