Ölü Adamlar Masal Anlatmaz kitabı: Jeffrey Epstein Mossad ajanıydı

Cinsel taciz suçlamasıyla tutulduğu cezaevinde intihar eden ABD’li milyarder Jeffrey Epstein (Reuters)
Cinsel taciz suçlamasıyla tutulduğu cezaevinde intihar eden ABD’li milyarder Jeffrey Epstein (Reuters)
TT

Ölü Adamlar Masal Anlatmaz kitabı: Jeffrey Epstein Mossad ajanıydı

Cinsel taciz suçlamasıyla tutulduğu cezaevinde intihar eden ABD’li milyarder Jeffrey Epstein (Reuters)
Cinsel taciz suçlamasıyla tutulduğu cezaevinde intihar eden ABD’li milyarder Jeffrey Epstein (Reuters)

Piyasaya yeni çıkan ‘Epstein: Ölü adamlar masal anlatmaz’ isimli kitapta, cinsel taciz suçlamasıyla tutulduğu cezaevinde intihar eden ABD’li milyarder Jeffrey Epstein ve yardımcısı Ghislaine Maxwell’in İsrail gizli servisi Mossad için çalıştıkları ve Batılı siyasetçiler ile işadamlarına şantaj yapmak için reşit olmayan kızlarla birlikte olmaları için teşvik ettikleri iddia edildi.
İngiliz Daily Mirror gazetesine göre American Media Başkan Yardımcısı Dylan Howard’ın yanı sıra gazeteciler Melissa Cronin, James Robertson tarafından kaleme alınan kitap, benzeri görülmemiş bu uluslararası komployu ortaya çıkarmak için yürütülen sekiz yıllık çabanın sonucunda ortaya çıktı.
Söz konusu kitaba göre 1991'de yattan düşerek gizemli bir şekilde ölen Ghislaine’nin babası Robert Maxwell bir Mossad ajanıydı. Epstein de Ghislaine ile 1980’lerde çıkmaya başladıktan sonra ajanlar dünyasına adım attı.
Eski bir İsrail ajanı olan Ari Ben Menashe, Robert Maxwell’in Epstein'ı Mossad'a götürdüğünü ve onu gizli servisin bir parçası olarak kabul etmelerini istediğini öne sürdü.
İstihbarat uzmanlarının ifadelerine yer verilen kitaba göre Epstein Mossad’a katıldıktan sonra, Ghislaine ile birlikte siyasetçilerin reşit olmayan genç kızlarla birlikte olmalarına olanak sağlayarak, şantaj yapmak için kaydettiği görüntüleri İsrail’e verdi. Epstein’in tanınmış bir işadamı olması da bu görevi kolaylaştırdı.
Robert Maxwell'in Mossad ile olan bağlantısı hakkında bir kitap yazan Martin Dillon, “Birçok politikacı Epstein ile seyahat ediyordu. Onunla çok iyi ilişkileri vardı. Mossad’a bütün bu siyasetçiler hakkında gerekli bilgileri verebileceğini gösterdi. Bu da kabul edilmesini kolaylaştırdı” yorumunda bulundu.
Epstein'ın reşit olmayan kızlarla birlikte olan siyasetçi ve iş adamlarının görüntülerine sahip olduğuna dair hiçbir kanıt yok ancak kurbanlarının çoğu Epstein’in evlerinde kameralar bulunduğunu ve bu görüntüleri güvenli bir yerde tuttuğunu söyledi.
Reşit olmayan kızlara cinsel taciz ile suçlanan 66 yaşındaki Epstein, Ağustos ayında New York'ta bulunan Metropolitan Correctional Center'daki (Metropolitan Düzeltme Merkezi) hücresinde intihar etti.



Ankara: Suriye hükümeti ile SDG arasındaki ateşkesin uzatılması için çalışmalar devam ediyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
TT

Ankara: Suriye hükümeti ile SDG arasındaki ateşkesin uzatılması için çalışmalar devam ediyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün yaptığı açıklamada, Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki ateşkesin uzatılması için çalışmaların devam ettiğini söyledi.

Fidan basın açıklamalarında, “Şu anda DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a transferi devam ediyor. Bu koşullar altında ateşkesin uzatılması gerekebilir… ve bu yönde bir talep var” ifadelerini kullandı.

Fidan sözlerine şöyle devam etti: “Diplomatik çabalar şu anda devam ediyor ve biz de bunlara katılıyoruz. Herhangi bir çatışma istemiyoruz ve olumlu bir barış sürecinin başlatılmasını umuyoruz.”

Suriye televizyonu dün, Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya atıfta bulunarak, uluslararası himayede SDG ile gerilimi azaltmayı ve Rakka vilayetinde kontrol noktaları kurmayı amaçlayan bir anlaşmaya varıldığını bildirdi.

Başka bir bağlamda, Türkiye Dışişleri Bakanı, İsrail'in hâlâ İran'a saldırı düzenlemek için fırsat kolladığına dair işaretler olduğunu belirterek, böyle bir hamlenin bölgeyi daha da istikrarsızlaştırabileceği uyarısında bulundu.

Fidan, "Umarım farklı bir yol bulurlar, ancak gerçek şu ki, özellikle İsrail, İran'a saldırmak için fırsat kolluyor" şeklinde konuştu.


Trump, Lincoln uçak gemisini harekete geçirdi... ve Tahran'a baskı uyguluyor

İranlı bir kadın, Tahran'da son dönemdeki hükümet karşıtı protestolar sırasında çıkan yangında hasar gören bir banka binasının önünden geçiyor (EPA)
İranlı bir kadın, Tahran'da son dönemdeki hükümet karşıtı protestolar sırasında çıkan yangında hasar gören bir banka binasının önünden geçiyor (EPA)
TT

Trump, Lincoln uçak gemisini harekete geçirdi... ve Tahran'a baskı uyguluyor

İranlı bir kadın, Tahran'da son dönemdeki hükümet karşıtı protestolar sırasında çıkan yangında hasar gören bir banka binasının önünden geçiyor (EPA)
İranlı bir kadın, Tahran'da son dönemdeki hükümet karşıtı protestolar sırasında çıkan yangında hasar gören bir banka binasının önünden geçiyor (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump, dün "Abraham Lincoln" uçak gemisi ve diğer savaş gemilerini içeren bir deniz kuvvetinin Ortadoğu'ya konuşlandırılacağını açıklamasının ardından, İran'a karşı "azami baskı" kampanyasına yeniden başladı.

Trump, güç kullanımına başvurmayı tercih etmediğini vurguladı, ancak Tahran'ın "doğrudan tehdit" olarak değerlendirdiği adımlar atması durumunda askeri seçeneği masada tuttu; bunun şartı ise Tahran'ın askeri eşiğe yaklaşan herhangi bir nükleer yola yeniden başlamaması ve protestocuları da kapsayan infazlara devam etmemesiydi.

Devrim Muhafızları deniz kuvvetleri komutan yardımcısı ise dün yaptığı açıklamada, İran'a yönelik herhangi bir saldırının söz konusu bile olmadığını söyledi. "Düşman ülkeye saldırmaya cesaret edemez" ifadesini kullandı.

İran Başsavcısı ise Trump'ın protestolarla bağlantılı olarak yüzlerce tutuklunun idamını engelleyen Amerikan müdahalesinden bahsettiği açıklamalarını yalanlayarak, İranlı yetkililerin "yurtdışından emir almadığını" vurguladı.

Protestolarla ilgili olarak, İnsan Hakları Yüksek Komiseri, İranlı yetkililere ülkedeki protesto hareketine yönelik "acımasız baskıyı durdurmaları" çağrısında bulundu; özellikle de "hızlı yargılamalar, usulsüz işlemler ve orantısız cezalar"dan vazgeçmelerini istedi.


ABD ordusu, Pasifik Okyanusu'nda bir teknenin hedef alındığını ve iki kişinin öldüğünü duyurdu

Pasifik Okyanusu'nda bir tekneyi hedef alan ABD güçlerini gösteren bir videodan (Arşiv- Reuters)
Pasifik Okyanusu'nda bir tekneyi hedef alan ABD güçlerini gösteren bir videodan (Arşiv- Reuters)
TT

ABD ordusu, Pasifik Okyanusu'nda bir teknenin hedef alındığını ve iki kişinin öldüğünü duyurdu

Pasifik Okyanusu'nda bir tekneyi hedef alan ABD güçlerini gösteren bir videodan (Arşiv- Reuters)
Pasifik Okyanusu'nda bir tekneyi hedef alan ABD güçlerini gösteren bir videodan (Arşiv- Reuters)

ABD ordusu, dün Doğu Pasifik'te bir tekneye düzenlenen saldırıda iki uyuşturucu kaçakçısı şüphelisinin öldürüldüğünü ve Sahil Güvenlik'in saldırıdan sağ kurtulan üçüncü bir kişiyi aradığını açıkladı.

ABD Güney Komutanlığı'ndan "X" platformunda konuyla ilgili yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: "İstihbarat, teknenin Doğu Pasifik'te bilinen bir uyuşturucu kaçakçılığı rotasını izlediğini ve uyuşturucu kaçakçılığı operasyonlarına karıştığını doğruladı."