Türkiye, Kıbrıs açıklarındaki bir İsrail araştırma gemisini durdurdu

Türkiye, Kıbrıs açıklarındaki bir İsrail araştırma gemisini durdurdu
TT

Türkiye, Kıbrıs açıklarındaki bir İsrail araştırma gemisini durdurdu

Türkiye, Kıbrıs açıklarındaki bir İsrail araştırma gemisini durdurdu

Türkiye Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı ekiplerin, Kıbrıs açıklarındaki İsrailli bir araştırma gemisini durdurduğu belirtildi.
Konu hakkında bilgi sahibi olan üst düzey İsrailli kaynakların açıklamalarına göre, Türk Deniz Kuvvetleri, İsrail Deniz Araştırmaları Merkezi’ne bağlı araştırma gemisi olan Bat Galim’i yaklaşık iki hafta önce durdurarak, Kıbrıs açıklarından İsrail’e geri döndürdü. O sırada gemideki Beerşeba’daki Negev Ben-Gurion Üniversitesi’nden araştırmacılar ve Kıbrıslı bir jeolog, Kıbrıs Rum Yönetimi’nin onayıyla ortak bir çalışma yürüttüklerini ifade ederken, Kıbrıs sularında yapılan bu çalışmanın sebep ve hedefleri ise belirtilmedi.
Ayrıntılara göre, Bat Galim’e yaklaşan Türk donanma gemisi kaptanı, İsrailli kaptan ile temasa geçerek bölgedeki faaliyetlerini açıklamasını istedi. Ardından Türk gemisinden, Bat Galim’in derhal araştırmasını durdurarak bölgeden ayrılması emri verildi. İsrail araştırma gemisi ise operasyonlarını durdurarak başka bir bölgeye yelken açmak zorunda kaldı.
Kaynaklar bu olayın, Türkiye ile İsrail arasındaki doğrudan bir çatışma riskini arttırdığına dikkati çekti.
Akdeniz'deki gaz alanlarındaki anlaşmazlıklar nedeniyle Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs Rum Yönetimi arasındaki ilişkiler gergin durumda. İsrail ise iyi ilişkiler yürüttüğü Rum tarafını ve Yunanistan'ı destekliyor. Tel Aviv, Türkiye’nin araştırma gemisi hakkındaki davranışının doğrudan provokasyon olduğu ve Ankara’yla Trablus (Libya) arasındaki ilişkilerin gelişmesiyle bağlantılı olduğu görüşünde.
İsrail, Türkiye'nin birkaç hafta önce Akdeniz'de Libya ile imzaladığı mutabakata karşı olumsuz bir tutum sergilemişti. Kıbrıs Rum Yönetimi ile Yunanistan’ın Akdeniz’deki ekonomik haklarını ve Rum tarafının Akdeniz’deki varlığını göz ardı eden bu anlaşma, bu hakların büyük bir kısmını Türkiye’ye veriyor. İsrail ise bu anlaşmayı, kendi gaz sahalarından Kıbrıs Rum Yönetimi, Yunanistan'a ve İtalya’ya yönlendirmeyi planladığı boru hattına bir tehdit olarak görüyor. Kısacası İsrail hükümeti, Türkiye'nin İsrail gazını Avrupa'ya ihraç etme sürecini sabote etmeyi hedeflemesinden korkuyor. İki ülke arasındaki ilişkiler bozulmadan önce Türkiye, İsrail gazını topraklarından geçirme niyetindeydi ve bu konuda 2009 yılında Tel Aviv ile anlaşma yapmıştı.
Türkiye, Libya ile yaptığı anlaşmanın ardından geçtiğimiz hafta İsrail’e bir uyarı mesajı göndermişti. Söz konusu mesajda, İsrail’den, Avrupa'ya yönlendirilen doğal gaz boru hattıyla ilgili Tel Aviv’in herhangi bir hareketinde Türkiye'den onay alması gerektiği, çünkü bu hattın Türkiye kara sularından geçeceği belirtilmişti.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.