Kış hastalıklarıyla savaşan 8 besin

Kış hastalıklarıyla savaşan 8 besin
TT

Kış hastalıklarıyla savaşan 8 besin

Kış hastalıklarıyla savaşan 8 besin

Medline Adana Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Merve Sehlikoğlu, özellikle kış aylarında hastalıklardan korumak için güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmanın şart olduğunu, bu nedenle hastalıklardan korunabilmek için mevsim sebze ve meyvelerine sofralarda bolca yer verilmesi gerektiğini söyledi.
Merve Sehlikoğlu, bağışıklık güçlendirici en güzel kaynağın doğal besinler olduğunu, bunlardan bazılarının özellikle şifa dağıtıcı bir etkisi olduğunu belirterek bu besinlerden 8’ini şöyle anlattı:
Balkabağı
Lif açısından zengin, yüksek miktarda beta karoten içeren balkabağı, vücudu mikroplardan korurken zararlı radikallerle de savaşıyor. Balkabağı, içerdiği mineraller sayesinde antioksidan kapasitenin artmasına ve bağışıklığın güçlenmesine yardımcı oluyor. Balkabağının bol miktarda sahip olduğu C vitamini, soğuk algınlığına ve virüslere karşı kalkan görevi görürken hastalık esnasında daha hızlı bir iyileşme sağlıyor.
Yeşil soğan
Doğal bir antibiyotik olan yeşil soğan, soğuk algınlığı, nezle ve grip gibi hastalıklarla savaşmak için vazgeçilmez bir besin. Zengin C vitamini ve mineral deposu olan yeşil soğan, mikroplarla savaşırken aynı zamanda özellikle çocuklarda ciddi sorunlar yaratabilen boğmaca, astım gibi şiddetli hastalıkla baş etmede de oldukça etkin.
Ispanak
K vitamini, folik asit, demir ve kalsiyum yönünden zengin olan ıspanak, içeriğindeki C vitamini ve antioksidanlar sayesinde enfeksiyonlara karşı savaşarak bağışıklık sistemine yardım ediyor. Yine içerdiği bol miktarda lif ile bağırsak dostu sebzeler arasında yer alan ıspanak, kabızlıktan korunmaya da yardımcı oluyor.
Turunçgiller
Greyfurt, portakal, limon, mandalina gibi besinler tam bir C vitamini deposu olarak tanımlanıyor. Aynı zamanda antioksidan özelliği de olan bu besinleri mevsimi olan kış aylarında tüketmek grip ve soğuk algınlığından korurken posaları sayesinde bağırsak sistemi de yarar görüyor.
Kivi
Özellikle grip ve nezle gibi solunum yolu enfeksiyonlarına karşı fayda sağlayan kivi içerdiği bol miktardaki C vitamininin yanı sıra aynı zamanda A, E, K vitaminleri ve kalsiyum, magnezyum, fosfor, potasyum açısından da oldukça zengin bir besin. Kivinin aynı zamanda kış aylarında artan astım ataklarını önlemede de etkisi olduğu biliniyor.
Brokoli
Lahanagiller familyasının bir üyesi olan brokoli, A, C, D, E, K vitaminleri ile demir, kalsiyum ve potasyum gibi mineralleri yüksek oranlarda barındıran bir besin. Çiğ ve haşlanarak tüketilebilen brokoli, grip ve soğuk algınlığı gibi hastalıklardan korunmada etkili oluyor. Brokoli aynı zamanda içeriğinde bulunan 'sulforaphne' ile bağışıklık sistemini güçlendirmeye de yardım ediyor.
Yağlı tohumlar
Ceviz, badem ve fındık gibi yağlı tohumların E vitamini, çinko, magnezyum, omega 3 gibi yağ asitleri ile mineral içeriklerinden dolayı bağışıklık sistemini güçlendirdikleri biliniyor. Bu nedenle günde bir avuç içi kadar olmakla beraber çiğ olarak tüketmek özellikle kışın hastalıklardan korunmada faydalı oluyor.
Yeşil biber
Soğuk algınlığı, nezle ve gripten korunmak için bol miktarda C vitamini içeren besinlerin tüketilmesi önem taşıyor. Yeşil biber de içerdiği yüksek orandaki C vitamini ile hem koruyucu hem de tedavi edici etkiye sahip besinlerden. Bu nedenle yeşil biberi sabah kahvaltısı veya diğer öğünlerde çiğ olarak ya da yemeklerin yanında salatalarda tüketmek hastalıklara karşı korunma sağlıyor."

 


Jon Snow defteri kapanmadı: Game of Thrones yıldızı şartını açıkladı

Kit Harington'ın Game of Thrones'da 2011'den 2019'a kadar canlandırdığı Jon Snow, Gece Nöbetçileri'nden Kuzey'in Kralı'na uzanan dramatik bir hikayenin merkezinde yer alıyordu (HBO)
Kit Harington'ın Game of Thrones'da 2011'den 2019'a kadar canlandırdığı Jon Snow, Gece Nöbetçileri'nden Kuzey'in Kralı'na uzanan dramatik bir hikayenin merkezinde yer alıyordu (HBO)
TT

Jon Snow defteri kapanmadı: Game of Thrones yıldızı şartını açıkladı

Kit Harington'ın Game of Thrones'da 2011'den 2019'a kadar canlandırdığı Jon Snow, Gece Nöbetçileri'nden Kuzey'in Kralı'na uzanan dramatik bir hikayenin merkezinde yer alıyordu (HBO)
Kit Harington'ın Game of Thrones'da 2011'den 2019'a kadar canlandırdığı Jon Snow, Gece Nöbetçileri'nden Kuzey'in Kralı'na uzanan dramatik bir hikayenin merkezinde yer alıyordu (HBO)

Game of Thrones'un dünyaca ünlü yıldızı Kit Harington, rafa kaldırılan Jon Snow dizisinin yeniden gündeme gelebileceğini söyledi.

Daha önce projeye mesafeli yaklaşan 39 yaşındaki aktör, artık bu fikre daha sıcak bakıyor.

Happy Sad Confused adlı podcast programında Josh Horowitz'in sorularını yanıtlayan Harington, "Doğru bir hikaye kurgulanırsa bu projenin hayata geçebileceğine hâlâ inanıyorum. En başından beri buna inanmasaydım zaten bu yola hiç girmezdim" ifadelerini kullandı.

Jon Snow'a odaklanan devam dizisinin geliştirilmekte olduğu 2022'de duyurulmuştu.

George R.R. Martin'in de doğruladığı, proje başlığı Snow olan dizi üzerinde yaklaşık iki yıl çalışıldı.

Dizinin, Game of Thrones finalinde Daenerys'i öldürmesinin ardından surların ötesine gönderilen Jon Snow'un yeni hayatını anlatması planlanıyordu.

Ancak Harington, 2024'te yaptığı açıklamada, ekip olarak kendilerini yeterince heyecanlandıran doğru hikayeyi bulamadıkları için projenin rafa kaldırıldığını duyurmuştu.

"Artık o karakterle ve o dünyayla barışığım"

Warhorse adlı tiyatro oyununun ardından Game of Thrones'un kariyerindeki ilk büyük proje olduğunu hatırlatan Harington, sokakta kendisine sürekli "Jon Snow!" diye seslenilmesinin zamanla yıpratıcı hale geldiğini anlattı.

Oyuncu, bir noktada "Ben o adam değilim" diye düşündüğünü; bu yüzden rolden uzaklaşıp farklı projelerde yer almak istediğini söyledi.

Farklı yapımlarda rol alarak karakterin gölgesinden sıyrıldığını belirten aktör ekledi: 

Aradan yıllar geçti ve birbirinden çok farklı projelerde yer aldım. Artık sadece o karakterle tanımlanmadığımı hissediyorum. Bu da o dünyayla yeniden barışmamı ve karakterle daha rahat bir bağ kurmamı sağladı.

"Doğru hikayeyi bulamazsak yapmayalım demiştim"

Harington, dizinin rafa kaldırılmasında kendi görüşünün de etkili olduğunu anlattı. HBO ve George R.R. Martin'le ortak bir karara vardıklarını belirten oyuncu süreci şöyle aktardı:

En başından beri gerek ben gerekse HBO ve George R.R. Martin şu konuda çok kararlıydık: 'Eğer doğru hikayeyi bulamazsak bu işi yapmayalım. Yanlış bir şey yapmaktansa hiç yapmamak çok daha iyi.' Bir süre düşündükten sonra işin bu noktaya gelmesine biraz da ben sebep oldum ve hikayenin tam olarak doğru olmadığını söyledim.

Tüm bu aksaklıklara ve iptal kararına rağmen ünlü oyuncu, Jon Snow rolünü yeniden canlandırma fikrine kapıları tamamen kapatmış değil. 

Ona göre dizinin hayata geçmesi, anlatmaya değer bir hikaye bulunmasına bağlı.

Independent Türkçe, Deadline, GamesRadar, Happy Sad Confused


Sevdiğiniz biriyle yemek yemek kan şekerine iyi geliyor

Fotoğraf: Pexels
Fotoğraf: Pexels
TT

Sevdiğiniz biriyle yemek yemek kan şekerine iyi geliyor

Fotoğraf: Pexels
Fotoğraf: Pexels

Yeni bir araştırmaya göre kişinin sevdiği biriyle yemek yemesi, tek başına yemeye kıyasla öğün sonrası kan şekeri düzeylerini daha düşük tutuyor.

Araştırmada partnerleriyle birlikte standart bir karbonhidratlı yemek yiyen katılımcıların, yalnız yiyenlere kıyasla kan şekerlerindeki yükselişin daha sınırlı olduğu ve düzeylerin normale daha hızlı döndüğü tespit edildi.

Kudüs İbrani Üniversitesi'nden araştırmacıların yürüttüğü ve çarşamba günü hakemli dergi Science Advances'ta yayımlanan çalışma, bulguların "sosyal fizyoloji"yle açıklanabileceğini öne sürüyor. Bu kavram, insanın yakın hissettiği kişilerin yanında vücudunun kendini daha etkin bir şekilde düzenlediği fikrine karşılık geliyor.

Çalışmanın başyazarı öğretim üyesi Shir Atzil, "Eskiden vücudun kendini düzenleyen, dış dünyadan bağımsız bir sistem olduğunu düşünürdük" diyor.

Bulgularımız, insan fizyolojisinin doğası gereği sosyal olduğunu gösteriyor. Sevdiğiniz birine yakın olmak, vücudunuzun kendini düzenlemek için harcadığı fiziksel enerjiyi azaltıyor.

Bu etki kan şekeriyle de sınırlı kalmadı. Çalışmada sosyal yakınlığın, soğuğa maruz kalan katılımcıların vücut ısısını daha iyi düzenlemesini sağladığı ve hem yetişkinlerde hem de bebeklerde stres tepkilerini azalttığı saptandı.

Bu faydalar fiziksel temas olmadan da görüldü. Araştırmacılara göre bulguları yalnızca stresin azalmasıyla açıklamak mümkün değil.

Bulgular, biriyle birlikte olmakla kan şekeri düzenlemesi arasında bağlantı kuran önceki araştırmaları temel alıyor. British Medical Journal'da 2023'te yayımlanan bir çalışmada 50 yaş ve üzeri yetişkinler arasında, ilişkinin uyumlu ya da gergin olması fark etmeksizin partneriyle yaşayanların, tek başına yaşayanlara kıyasla ortalama glukoz seviyelerinin daha düşük olduğu bulunmuştu.

Katalonya Açık Üniversitesi ve Barselona Özerk Üniversitesi'nin 2021 tarihli bir araştırması, dijital cihazlar olmadan ve telaşsız bir sohbet eşliğinde ailece düzenli yemek yiyen ergenlerin, ne zaman doyduklarını daha iyi fark edebildiğini ve bunun da obeziteyi önlemeye yardımcı olduğunu ortaya koymuştu.

Prof. Atzil, "Kan şekerinin düzenlenmesi sadece ne yediğimizle değil, kiminle yediğimizle de ilgili" ifadelerini kullanıyor. 

İlişkilerimiz, fiziksel sağlığımız üzerinde aktif bir biyolojik rol oynuyor.

Araştırmacılar, sosyal yakınlığın tıbbi bakım, beslenme veya egzersizin yerini tutmadığını ancak kişinin çevresindeki insanların, sağlığını etkileyen önemli ve daha önce göz ardı edilmiş bir faktör olduğunu belirtiyor.

Independent Türkçe


Neden ters döndüğü anlaşılamayan ötegezegen keşfedildi

GJ 3090 b'nin alışılmadık yörüngesine neyin yol açtığı bilim insanlarının kafasını kurcalıyor (NASA)
GJ 3090 b'nin alışılmadık yörüngesine neyin yol açtığı bilim insanlarının kafasını kurcalıyor (NASA)
TT

Neden ters döndüğü anlaşılamayan ötegezegen keşfedildi

GJ 3090 b'nin alışılmadık yörüngesine neyin yol açtığı bilim insanlarının kafasını kurcalıyor (NASA)
GJ 3090 b'nin alışılmadık yörüngesine neyin yol açtığı bilim insanlarının kafasını kurcalıyor (NASA)

Gökbilimciler, anlaşılmayan bir nedenle yıldızı etrafında ters dönen bir ötegezegen keşfetti.

Gezegen sistemleri, bir gaz ve toz bulutunun kendi içine çökmesiyle oluşuyor. Sürecin ilk aşamasında maddenin merkeze doğru çökmesiyle yıldız meydana geliyor. 

Ardından yıldızın etrafında dönen bulut ön gezegen diski adı verilen bir yapıya dönüşüyor ve gezegenler de bu diskin içinden doğuyor.

Gezegen ve yıldızlar aynı gaz ve toz bulutu içinden çıktığı için genellikle aynı yöne doğru dönüyor. Ancak Güneş Sistemi'ndeki Venüs gibi, yıldızına ters yönde dönen gezegenler de var. 

Bilim insanları, Avrupa Güney Rasathanesi'nin Şili'deki 3,6 metrelik teleskobuna kurulan NIRPS kızılötesi spektrografını kullanarak ilk kez bir M-tipi cüce yıldızın çevresinde ters yönde dönen gezegen saptadı. Soğuk ve küçük yıldızlar olan M-tipi cüceler, Samanyolu Galaksisi'ndeki en yaygın yıldız türü. 

Bu yıldızın etrafındaki GJ 3090 b isimli gezegen, 2022'de NASA'nın Geçiş Halindeki Ötegezegen Araştırma Uydusu'yla (TESS) keşfedilmişti.

Dünya'dan 73 ışık yılı uzaklıktaki GJ 3090 b, gezegenimizin 2,2 katı yarıçapa ve 4,5 katı kütleye sahip.

Son gözlemleri yapan bilim insanları, gökcisminin eksen eğikliğini hesaplamaya çalışıyordu. Eksen eğikliği, bir gezegenin dönme ekseniyle yörünge ekseni arasındaki açıyı ifade ediyor. Bu açı Güneş Sistemi'ndeki gezegenlerde üçle 7 derece arasında değişiyor.

Ancak Queen Mary Üniversitesi'nden Andrew Winter liderliğindeki ekibin hesaplamaları, GJ 3090 b'nin eksen eğikliğinin 136 derece olduğunu ortaya çıkardı. 

Bulguları hakemli dergi Astronomy & Astrophysics'te 21 Eylül Pazartesi yayımlanan çalışmaya göre bu alışılmadık açı, gezegenin yıldızının etrafında geriye doğru hareket ettiğini doğruluyor. 

Winter, "Bu çarpıcı bir gezegen sistemi çünkü gezegen sadece yıldızına göre eğik değil, aynı zamanda yörüngede ters yönde dönüyor" diyerek ekliyor:

Bu durum, böylesine alışılmadık bir yörüngenin nasıl oluşmuş olabileceği sorusunu akla getiriyor.

Bilim insanları, GJ 3090 b'nin ters yönde dönmesinin büyük kütleli bir gezegen veya başka bir yıldızdan kaynaklanabileceğini düşündü. Bu hem gezegenin yörüngesini bozabilir hem de eksen eğikliğini zaman içinde ciddi derecede artırabilir. 

Ancak ne bir yoldaş yıldız ne de devasa bir gezegen buldular. Gözlemler, GJ 3090 b'nin tek olduğuna işaret ediyor.

Bu durum karşısında şaşkına dönen ekip, aradıkları yanıtın gezegen sisteminin oluşum sürecinde saklı olabileceğini düşünüyor.

Araştırmacılar bu yıldızın, çevresindeki ortamdan yanlış hizalanmış ikinci bir gaz ve toz diski edinmiş olabileceği ihtimalini değerlendiriyor. Bu ikinci diskte oluşan gezegenler, GJ 3090 b gibi sıradışı ve ters yönlü yörüngelere sahip olabilir.

Cenevre Üniversitesi'nden çalışmanın ortak yazarı Vincent Bourrier, "Bir gezegen sisteminde, farklı yönde hizalanmış ikinci bir diskten yeni gezegenler oluşabileceği fikri özellikle heyecan verici" diyerek ekliyor:

Bu, genç bir yıldızın çevresindeki ortamın, gezegenlerinin yapısını belirlemede beklediğimizden çok daha büyük bir rol oynayabileceğini gösteriyor.

Araştırmacılar bu teorinin doğrulanması için daha fazla gözleme ihtiyaç duyulduğunu söylüyor. Ayrıca yeni bulgular, evrende böyle bir süreçten geçmiş başka gezegen sistemleri olabileceği ihtimalini de gündeme getiriyor.

Independent Türkçe, Space.com, Discover Magazine, Astronomy & Astrophysics