​Lübnan’da halk hareketi yeni hükümet çalışmalarını protesto etti

Diyab’ın hükümeti kurmakla görevlendirilmesi Sünni bölgelerde protesto edildi

Cedide bölgesinde göstericiler güvenlik güçleriyle çatışırken (Avrupa Fotoğraf Ajansı)
Cedide bölgesinde göstericiler güvenlik güçleriyle çatışırken (Avrupa Fotoğraf Ajansı)
TT

​Lübnan’da halk hareketi yeni hükümet çalışmalarını protesto etti

Cedide bölgesinde göstericiler güvenlik güçleriyle çatışırken (Avrupa Fotoğraf Ajansı)
Cedide bölgesinde göstericiler güvenlik güçleriyle çatışırken (Avrupa Fotoğraf Ajansı)

Lübnan’ın farklı bölgelerinde Hassan Diyab’ın hükümeti kurmakla görevlendirilmesi protesto edildi. Beyrut’un Sünni nüfusun yoğunluklu olduğu Cedide ve Korniş Mezraa bölgelerinde göstericiler şehir merkezine inen yolu araba lastikleri yakarak kısmi olarak kapattı.
Güneyde Berca bölgesinde, Kuzeyde Akar yönünde yolları kapatan yüzlerce gösterici Diyab aleyhine sloganlar attı.
Cedide bölgesinde Korniş Mezraa yolunu kapatmak isteyen göstericilere güvenlik güçleri göz yaşartıcı gazla müdahalede bulundu, bunun üzerine göstericiler, taşla saldırarak karşılık verdi.
Beyrut'taki ana yollardan biri olan Korniş Mezraa yolu, 7 Mayıs 2008 olayları sırasında Sünni Müstakbel Hareketi ile Şii Emel Hareketi bölgelerini birbirinden ayıran temas noktası sayılıyor.
Şarku’l Avsat muhabiri 1948’den beri Filistinli ailelerin kaldığı, 1982’de Beyrut’tan çıkarılana kadar FKÖ merkezi olan bölgeye girerek halkın görüşlerini sordu.
Gece boyu güvenlik güçleriyle çatışan gençler kaldırımlara attıkları sehpalar üzerinde kahve içiyor ve ‘Sünnilere yönelik komploları’ tartışıyordu.
İmad adlı genç Müstakbel Hareketi’nin ‘insan rezervi’ olarak tasnif edilmelerini reddettiklerini vurgulayarak şunları söyledi; ‘’Lübnanlıların çoğu gibi biz de protesto için sokaklara indik, Korniş yolunu Sünnileri dışlayan politikaları, Hizbullah ve Emel ile Avn’in partisinin Hassan Diyab’ı atamasını eleştirmek için trafiğe kapattık. Lübnan ordusuyla çatışma niyetimiz yoktu, yolun bir kısmını açık bıraktık, çiçek verdik, ama sonra bize sert müdahalede bulundukları için biz de taşlarla karşılık verdik. Görünen o ki bastırılmamız için üst mercilerden karar alınmış’’
Araya bir başka genç girerek ‘’Sokak içlerine kadar çok sayıda göz yaşartıcı gaz attılar, kadınlar çocuklar etkilendi, başka yerlerdeki gösterilere bu sertlikle müdahale etmiyorlar, ayrımcılık yapıyorlar’’ dedi.
Saad Hariri’nin orduyla çatışmamaları ve yolları kapatmamalı yönündeki tavsiyesi hatırlatıldığında gençler ‘’Bizler şehit Refik Hariri’nin çocuklarıyız, onu öldürdüklerinde Lübnan’ı da öldürdüler. Hariri’den sonra Sünnileri şeytan olarak, terörist olarak göstermek istediler, kimse ne düşündüğümüzü önemsemiyor, Hizbullah bize yeni bir başbakan dayatmak istiyor biz de bunu reddediyoruz’’ ifadelerini kullandı.
Gösteriye katılan kadınlardan biri de ‘’Medyada Filistinlilerin gösterilere katıldığını söyleyerek orduyu aleyhimize kışkırtıyorlar, ne yani Filistinliler de bu toplumun bir parçası değil mi? görüşlerini söylemeleri onların da hakkı değil mi’’ diyerek tepki gösterdi.
Bölgedeki esnaf da göstericilere orantısız güç kullanıldığını ileri sürerek ‘’Hendek bölgesinde göstericiler (Hristiyanları kastederek) güvenlik güçlerine Molotof kokteylleriyle saldırdı, Beyrut’un ortasında arabaları yaktılar ama hiçbiri gözaltına alınmadı. Bizim gençleri ise en ufak itirazlarında içeri alıyorlar, sanki bazı güçler bizi şiddete çekmek istiyor’’ diye konuştu.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.