İngiltere ve İran arasında büyükelçi krizi

İngiltere'nin Tahran Büyükelçisi Rob Macaire
İngiltere'nin Tahran Büyükelçisi Rob Macaire
TT

İngiltere ve İran arasında büyükelçi krizi

İngiltere'nin Tahran Büyükelçisi Rob Macaire
İngiltere'nin Tahran Büyükelçisi Rob Macaire

İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab, dün yaptığı açıklamada, ülkesinin Tahran büyükelçiliğinin güvenliğini gözden geçirdiğini söyledi. Raab ayrıca İran'ın Londra Büyükelçisi Hamid Baeidinejad’ın İngiliz büyükelçinin kısa süreliğine gözaltına alınmasına tepki olarak Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldığını belirtti.
Avam Kamarası’nda konuşan Dışişleri Bakanı Raab, Tahran Büyükelçisi Macaire’in gözaltına alınmasını uluslararası hukukun açık bir ihlali olarak niteledikten sonra İran’da büyükelçiye yönelik davranış çerçevesinde İngiltere’nin Tahran Büyükelçiliği’nin güvenliğini gözden geçirdiğini söyledi.
İran'a karşı ortak bir duruş sergilenmesine ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Raab, İngiltere, Avrupa ve ABD’nin Tahran’a ortak mesajlar göndermesi gerektiğinin de altını çizdi.
Raab, Avam Kamarası’na gitmeden saatler önce İran'ın Londra Büyükelçisi, İngiltere Dışişleri Bakanlığı’na çağırıldı. Reuters’ın Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü’nden aktardığı bilgilere göre Bakanlık, İran'ın Londra Büyükelçisi Hamid Baeidinejad’a İngiliz büyükelçinin gözaltına alınmasının ‘Viyana Sözleşmesi’nin kabul edilemez bir ihlali olduğu’ mesajını iletti. Sözcü ayrıca İngiltere'nin Büyükelçi Baeidinejad’dan böyle bir olayın bir daha tekrarlanmamasının garantisini istediğini söyledi.
Tahran, Büyükelçi Rob Macaire’i diplomatik anlaşmaları ihlal ederek ‘yasadışı bir toplantıya’ katılmasını eleştirdi.
Geçtiğimiz Pazar günü İngiltere’nin Tahran'daki büyükelçiliği önünde toplanan göstericiler, İngiltere ve İsrail bayraklarını yakarak ‘İngiltere'ye ölüm’ sloganları attı.
İran polisi ise İngiliz büyükelçinin düşen Ukrayna uçağında hayatını kaybedenler için düzenlenen anma törenine katıldığı anların bir görüntüsünü yayınladı.
Kısa süreliğine gözaltına alınan Büyükelçi Macaire, İran’nın ‘yanlışlıkla’ bir füzeyle vurarak düşürdüğü Ukrayna’ya ait sivil uçakta ölenleri anmak için düzenlenen törene gittiğini doğruladı. Ancak törene katılmasından beş dakika sonra bazı kişilerin sloganlar atmaya başlamasıyla oradan ayrıldığını belirten büyükelçi, “Bölgeden ayrıldıktan yarım saat sonra gözaltına alındım. Diplomatların gözaltına alınması tüm ülkelerde yasadışıdır” ifadelerini kullandı.
Öte yandan İran hükümeti, dün, İngiltere’ye içişlerine karışmamasını söyledi. İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) bağlı Fars Haber Ajansı, Hükümet Sözcüsü Ali Rebii’nin açıklamalarını aktardı. Rebii, düzenlediği basın toplantısında, “İngiltere Büyükelçisi’nin yasadışı bir toplantıya olağan dışı katılımı, görevleriyle çelişiyor. Kimliği tespit edilir edilmez İç Güvenlik Güçleri Büyükelçi hakkında soruşturma başlattı. İngiltere'nin içişlerimize müdahale etmekten kaçınmasını talep ediyoruz” şeklinde konuştu.
Hükümet Sözcüsü Rebii, dün yaptığı açıklamada ayrıca nükleer anlaşmaya taraf olan ülkelerin Washington'ın anlaşmadan çekilmeleri için yaptığı çağrıyı reddetmelerinin ‘ileri bir adım’ olduğunu söyledi.
Katar'ın İran'a düşen uçağın kurbanlarına tazminat ödemesi için üç milyar dolar sağlayacağı şeklindeki haberlerle ilgili olarak ise Rebii, “Bu söylem son derece mantıksız ve gerçeği yansıtmıyor. Bu, ne Katar’ın görevidir ne de uluslararası uygulamalara uygundur” dedi.
Diğer yandan İran Dışişleri Bakanlığı’ndan dün yapılan açıklamada İngiltere’nin ‘yeni hatalar’ yapması halinde İran’ın buna güçlü karşılık vereceği belirtildi.
Devlet televizyonu tarafından aktarılan açıklamada, “İran, İngiltere'den gelen herhangi bir yeni hataya karşılık verecek. Bunun sorumlusu da Londra olacak. İngiliz büyükelçinin o toplantıdaki varlığı diplomatik normlarla çatışıyor” ifadeleri yer aldı. Devlet televizyonu ayrıca İngiltere'nin müdahaleleri tekrar ederse Tahran'ın İngiliz büyükelçiyi çağırmakla yetinmeyeceğini de vurguladı.



ABD Dışişleri Bakanlığı, 18 İranlı yetkiliye vize kısıtlaması getiriyor

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 16 Şubat 2026'da Macaristan'ın Budapeşte kentinde düzenlenen ortak basın toplantısında (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 16 Şubat 2026'da Macaristan'ın Budapeşte kentinde düzenlenen ortak basın toplantısında (AFP)
TT

ABD Dışişleri Bakanlığı, 18 İranlı yetkiliye vize kısıtlaması getiriyor

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 16 Şubat 2026'da Macaristan'ın Budapeşte kentinde düzenlenen ortak basın toplantısında (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 16 Şubat 2026'da Macaristan'ın Budapeşte kentinde düzenlenen ortak basın toplantısında (AFP)

ABD Dışişleri Bakanlığı dün, Washington'un Tahran'a karşı attığı son adımlar kapsamında, 18 İranlı yetkili ve  telekomünikasyon sektörü liderine vize kısıtlaması getireceğini duyurdu.

İran nükleer programı konusunda Cenevre'de Tahran ve Washington arasında yapılan ikinci tur görüşmelerin ardından İranlılar "ilerleme" kaydedildiğini ve olası bir anlaşmaya hazırlık olarak yazılı çalışma belgeleri sunmaya hazır olduklarını belirtirken, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Tahran'ın ABD Başkanı Donald Trump tarafından belirlenen "kırmızı çizgileri" aşmayı henüz kabul etmediğini teyit ederek, denklemde bir değişiklik olmazsa diplomasinin "doğal sonuna" ulaşabileceğini ima etti.

Uzmanlar, uydu görüntülerinin, İran'ın yakın zamanda hassas askeri bölgedeki yeni bir tesisin üzerine beton kalkan inşa ettiğini ve bunu toprakla örttüğünü gösterdiğini, bunun da ABD ile artan gerilimler arasında İsrail'in geçen yıl bombaladığı bildirilen bölgede çalışmaların ilerlediğini gösterdiğini ifade etti.


Venezuela’nın geçici lideri Delcy Rodriguez, Trump’a karşı hangi kozlara sahip?

Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)
Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)
TT

Venezuela’nın geçici lideri Delcy Rodriguez, Trump’a karşı hangi kozlara sahip?

Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)
Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)

Venezuela'nın geçici lideri Delcy Rodriguez, bir yandan Chavismo tabanına anti-emperyalist söylemle mesaj verirken, diğer yandan da Donald Trump yönetiminin baskısıyla daha pragmatik bir çizgi izlemeye çalışıyor.

BBC'nin analizinde, Karakas ve Washington arasında tek taraflı bir bağımlılık ilişkisi olmadığı, Rodriguez'in Trump'a karşı belirli kozları elinde tuttuğu yazılıyor.

Analize göre Rodriguez yönetiminin Amerikan petrol şirketlerine kapıyı aralayan düzenlemeleri ve Washington'la vardığı petrol sevkiyatı anlaşmaları, mevcut ABD-Venezuela ilişkilerinin temelini oluşturuyor.

Trump'ın Venezuela petrolünü küresel arz denklemine dahil etme isteği, Karakas'ta istikrarsızlık ihtimalini göze alamayacağı anlamına geliyor.

Londra merkezli düşünce kuruluşu Chatham House'dan Christopher Sabatini, Rodriguez'in yönetiminin "ABD askeri ve diplomatik desteğine dayalı bir meşruiyet" diye tanımlıyor. Sabatini'ye göre Trump yönetimi, Venezuela'da geri adım görüntüsü vermemek için mevcut düzenin sürmesini tercih ediyor.

Latin Amerika uzmanına göre bu durum Rodriguez'e sınırlı da olsa hareket alanı sunuyor. Trump'ın, Nicolas Maduro'nun devrilmesini "net bir başarı hikayesi" olarak sunmak istediğini, Karakas yönetiminde ani bir dönüşüm riskini göze almak istemediğini savunuyor.

Dolayısıyla ABD'nin Venezuela'daki enerji çıkarları, bölgesel istikrar ihtiyacı ve Trump'ın iç kamuoyuna sunmak istediği "başarılı dış politika" anlatısı, Rodriguez'in de elini güçlendiriyor.

Sabatini şu yorumları paylaşıyor:  

Trump, Venezuela'nın şu anki durumunun sürmesini, her şeyin yolunda olduğu anlatısına aykırı hiçbir şeyin yaşanmamasını istiyor. Bu yüzden Rodriguez, çoğu kişinin fark etmediği şekilde Trump üzerinde bir miktar etkiye sahip. Bu, Trump'ın istediğinden çok daha eşit bir ortaklık.

Rodriguez, kamuoyuna açıklamalarında ABD'yi emperyalist ve işgalci diye nitelemeyi sürdürse de perde arkasında Washington'la temaslar sürüyor. CIA Başkanı John Ratcliffe, geçen ay Karakas'a giderek Venezuela'nın geçici lideriyle birebir görüşmüştü.

Buna ek olarak Rodriguez, Venezuela İçişleri Bakanı Diosdado Cabello ve ona yakın güvenlik yetkilileriyle de arasını iyi tutmaya çalışıyor. ABD yönetimi, Venezuela siyasetinde ağırlığa sahip Cabello'nun başına 2020'de koyduğu 10 milyon dolarlık ödülü bu yıl 10 Ocak'ta 25 milyon dolara çıkarmıştı.

Amerikan özel harekat ekipleri, aylar süren askeri yığınağın ardından 3 Ocak'ta Venezuela'ya kara harekatı başlatmış, başkent Karakas'ı bombalarken Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i de gece baskınıyla kaçırmıştı.

Rodriguez ise 5 Ocak'taki yemin töreniyle ülkenin başına geçmişti. Diğer yandan Guardian'ın analizinde, Delcy Rodriguez ve abisi Venezuela Ulusal Meclisi Başkanı Jorge Rodriguez'in, Karakas baskınından önce Beyaz Saray'la anlaştığı öne sürülmüştü.

Independent Türkçe, BBC, Guardian


Trump’ın Gazze polis gücü planı: “Hamas karşıtı çetelerden savaşçı devşirilecek”

Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)
Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)
TT

Trump’ın Gazze polis gücü planı: “Hamas karşıtı çetelerden savaşçı devşirilecek”

Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)
Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)

Donald Trump yönetimi, Gazze'de kurulması planlanan yeni güvenlik gücüne Hamas karşıtı aşiretlerden eleman devşirmeyi planlıyor.

Telegraph'ın aktardığına göre Trump yönetiminin planına İsrail de destek veriyor. Tel Aviv yönetimi, Gazze Şeridi'ndeki Hamas karşıtı çeteleri savaşın başından beri silahlandırıyor.

Planın, Trump'ın Gazze savaşını sonlandırma girişimi kapsamında İsrail'de kurulan Sivil-Askeri Koordinasyon Merkezi'nde (CMCC) aralıkta değerlendirmeye alındığı belirtiliyor.

Diğer yandan organize suç ve uyuşturucu kaçakçılığıyla bağlantılı bu aşiretleri polis gücüne katma teklifinin, Batılı müttefiklerde endişe yarattığı belirtiliyor. Özellikle Birleşik Krallık ve Fransa böyle bir hamleye karşı çıkıyor.

Adının paylaşılmaması şartıyla konuşan bir Batılı yetkili şunları söylüyor:

Bazı yetkililer, ‘Bu saçmalık, aşiretler hem suç örgütü hem de İsrail tarafından destekleniyor' diyerek ciddi tepki gösterdi.

Haberde, aşiret üyelerinin Gazze'de cinayet, adam kaçırma ve yardım kamyonlarını yağmalama gibi suçlara karıştığı ifade ediliyor. Ayrıca büyük aşiretlerden en az ikisinin üyeleri arasında DEAŞ saflarında savaşmış ya da örgüte bağlılık yemini etmiş kişilerin olduğu savunuluyor.

Trump'ın damadı Jared Kushner, Beyaz Saray'ın 10 Ekim'de devreye giren ateşkes ve Gazze'nin yeniden inşası planını ilerletme çabalarında kilit rol oynuyor.

Kushner'ın, Hamas'ın silah bırakmaması ihtimaline karşı Filistinlileri Hamas kontrolündeki alanlardan uzaklaştırmak amacıyla bir planı devreye soktuğu aktarılıyor. Buna göre Filistinliler, İsrail ordusunun kontrolündeki bölgelerde kurulacak geçici "güvenli" yerleşim bölgelerine gönderilecek.

İlk yerleşimin Refah kentinde, Hamas karşıtı aşiretlerden Halk Güçleri'nin etkili olduğu bölgede inşa edildiği belirtiliyor. Çetenin eski lideri Yasir Ebu Şebab'ın öldürüldüğü aralıkta açıklanmıştı. İsrail'in silahlandırdığı örgütün başına Gassan Dahini geçmişti.

Haberde, Gazze'de kurulacak yeni polis gücünün başına, Hamas karşıtı çete liderlerinden Hüsam Astal'ın getirilebileceği de iddia ediliyor. Astal, kasımdaki açıklamasında "Hamas'tan arındırılmış yeni Gazze'yi" kurmak istediklerini söylemişti.

İsrail Başbakanlık Ofisi'nden iddialarla ilgili açıklama yapılmadı. Trump yönetiminden bir yetkiliyse, ABD öncülüğünde kurulacak Uluslararası İstikrar Gücü'ne (ISF) bağlı polis kuvvetiyle ilgili şunları söyledi:

Polis teşkilatı için güvenlik soruşturması sürecine yönelik planlamalar devam ediyor. Başkan'ın da belirttiği gibi, Hamas tam silahsızlanma taahhüdünü derhal yerine getirmelidir.

Independent Türkçe, Telegraph, BBC