Lübnan'da yeni hükümet yeniden güven kazanmayı hedefliyor

Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, hükümetin 22 Ocak’taki ilk toplantısına başkanlık etti (Dalati ve Nahra)
Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, hükümetin 22 Ocak’taki ilk toplantısına başkanlık etti (Dalati ve Nahra)
TT

Lübnan'da yeni hükümet yeniden güven kazanmayı hedefliyor

Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, hükümetin 22 Ocak’taki ilk toplantısına başkanlık etti (Dalati ve Nahra)
Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, hükümetin 22 Ocak’taki ilk toplantısına başkanlık etti (Dalati ve Nahra)

Lübnan’da yeni hükümet kurulmasından saatler sonra, 22 Ocak’ta Cumhuriyet Sarayı’nda düzenlediği ekonomik duruma ilişkin toplantıyla çalışmalarına hızlı şekilde başladı. Toplantı, ekonomik krizi hafifletmek için uluslararası yardım sağlanabileceği hususunda şüphelerin ortasında, Lübnan kurumlarına olan uluslararası güveni yeniden kazanmak için düzenlendi.
Toplantıya başkanlık eden Cumhurbaşkanı Mişel Avn, “Hükümetin oldukça zor ekonomik, finansal ve toplumsal koşullarda kurulması dolayısıyla sahne, çabaların ve çalışmaların artırılmasını gerektiriyor” ifadelerini kullandı. Avn, ‘güvenlik durumunu ele almak, uluslararası toplumun Lübnan kurumlarına olan güvenini yeniden sağlamak ve Lübnanlıların geleceğini güvence altına almak için çalışmanın gerekliliğine’ dikkat çekti. Bakanlar Kurulu toplantılarının da yapılması gerektiğine değinen Cumhurbaşkanı, “Hükümetin gerektiğinde uygulayacağı veya değiştireceği bir ekonomik plan ile finansal reformlar hazırladık” dedi.
Yeni hükümetin başkanı Hasan Diyab, toplantıyı ‘hükümet treninin başlama düdüğüne’ benzetirken, “Çünkü Lübnan tarihinin en zorlu ve en tehlikeli aşamasıyla karşı karşıyayız. Her bakan kendi gündemini oluşturmaya çalışıyor” ifadelerini kullandı.
Diyab açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Bir felaketle karşı karşıyayız. Bu felaketin Lübnanlılar üzerindeki etkisini hafifletmeliyiz. BU bir ulusal kurtarma hükümetidir. Bir grubun ya da tarafın değil, tüm Lübnan’ın ve Lübnanlılarındır.”
Lübnan halkının devlete olan güvenini geri kazanarak istikrarı sağlama gerekliliğine değinen Hasan Diyab, orduya ve güvenlik güçlerine destek verilmesi gerektiğini zira bu kurumların istikrar ve demokrasinin korunması için emniyet vanası olduklarını vurguladı.
Hasan Diyab, hükümet sarayına ulaştıktan sonra ‘hükümeti kurma sürecinde randevu talep eden ve iş birliği yapma isteklerini ifade eden’ bazı yabancı büyükelçilerle Baabda’da görüştüklerini açıkladı. Söz konusu elçilerin halk hareketini temsil ettiğini söyleyen Diyab, hareketin tüm taleplerini de bir başbakan olarak kabul ettiğini vurguladı. Diyab, Lübnan Merkez Bankası Başkanı Riyad Selame’nin görevden alınması söylentilerine ilişkin “Görevden alınması şu anda söz konusu değil” dedi. Ayrıca yakın bir zamanda Daru’l Fetva’ya da ziyaret bulunacağı bilgisini verdi.
Sokaklardaki eylemciler ise kurulan hükümeti kabul etmediklerini belirterek gerginliği tırmandırmaya devam ediyor. Hükümette yer almayan siyasi güçler sokaklara hitap etme ve kendilerini uluslararası topluma pazarlama yeteneklerini belirlemek için hükümetin programlarını ve eylem planlarını beklemeye koyuldu. Lübnan Kuvvetleri Partisi’nden bir kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Güven oturumu kararlaştırıldığında Cumhuriyetçi Blok uygun tavrı ortaya koymak için bir araya gelecek” dedi. Kaynak, partinin tavrının 2 Eylül’den bu yana açık olduğunu belirtirken ‘ülkeyi başarısızlığa uğratan siyasi yönetimin Lübnan’ı güvenlik kıyısına ulaştıramayacağı için’ hükümetin, siyasi güçlerden uzak durması gerektiğine dikkat çekti.
Lübnan Kuvvetleri gibi İlerici Sosyalist Parti lideri Velid Canbolat da hükümete bir şans verilmesi için beklemeye başladı. Canbolat’ın danışmanı Rami el-Rayyes, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada Canbolat’ın konumunun ekonomik ve finansal durumun ciddiyetinden kaynaklandığını söyledi.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.