ABD'nin İran'a karşı Irak-Suriye sınırında düşündüğü 10 tedbir

Suriye’nin kuzeydoğusundaki Tel Tamir yakınlarındaki ABD devriyesi (AFP)
Suriye’nin kuzeydoğusundaki Tel Tamir yakınlarındaki ABD devriyesi (AFP)
TT

ABD'nin İran'a karşı Irak-Suriye sınırında düşündüğü 10 tedbir

Suriye’nin kuzeydoğusundaki Tel Tamir yakınlarındaki ABD devriyesi (AFP)
Suriye’nin kuzeydoğusundaki Tel Tamir yakınlarındaki ABD devriyesi (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, birçok sebepten dolayı Suriye-Irak sınırında askeri varlığını artırmaya çalışıyor. Bu sebeplerin başında da İran ile yüzleşmek geliyor. Bu aynı zamanda Bağdat’ın ABD varlığının geleceğini masaya yatırdığı ve Rusya’nın Fırat’ın doğusundaki askeri varlığını güçlendirmek için baskı yaptığı bir döneme denk geliyor.
Irak’taki ABD varlığı, Trump’ın Davos’ta Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani ile yaptığı iki ayrı toplantının gündem maddesini oluşturuyordu. Bu konuda Beyaz Saray ve Bağdat arasındaki görüş ayrılığı resmi açıklamalara da yansıdı. Nitekim Beyaz Saray, Trump-Salih görüşmesine ilişkin açıklamasında ‘güvenlik ve ekonomik iş birliği’ ifadesine yer verirken, Bağdat’tan aynı toplantıya dair yapılan açıklamada ise ‘egemenlik’ vurgusu dikkati çekti.
Şarku’l Avsat’ın batılı yetkililerden aktardığı bilgilere göre Washington yönetiminin masasında, Iraklı siyasilerin ABD varlığına ilişkin taleplerini incelemek ve İran ile yüzleşme araçlarının korunması için tedbir amaçlı 10 öneri var.
Bu 10 öneri ise şöyle;
1-
Irak’taki ABD varlığıyla ilgili her türlü görüşmede askeri boyutun yanı sıra ikili ilişkilere vurgu yapılması.
Nitekim ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, önceki gün yaptığı açıklamada, “Iraklı yetkililer ülke içindeki Amerikan varlıkları hakkında konuşmak istiyorsa askerimizden çok daha ötesine uzanan ikili ilişkileri de göz önünde bulundurmalıdır” ifadelerini kullanmıştı.
2- NATO’nun DEAŞ ile mücadelede daha büyük bir rol oynamaya teşvik edilmesi. Özellikle İranlı General Kasım Süleymani’nin ölümüyle birlikte son aylarda artan baskı ve tehditler sonrasında ABD kuvvetlerinin kendini savunma ihtiyacı hissetmesi veya Washington’ın Bağdat ile yaptığı anlaşma gereği ABD askerleri için farklı bir konuşlandırma kararı alması durumunda bu öneriye başvurulması öngörülüyor. Bu öneri aynı zamanda önümüzdeki Çarşamba Danimarka’da düzenlenecek Uluslararası Koalisyon toplantısındaki görüşmelerde ele alınacak.
3- IKBY Başkanlığıyla, IKBY topraklarında hem personel sayısı hem de askeri üs açısından ABD varlığının artırılması meselesinin görüşülmesi.
İstihbarat kaynaklarından dün edinilen bilgiye göre Erbil’in güneyi, Halepçe ve Süleymaniye yakınlarında askeri üsler kurulması da dahil bu hususta bazı öneriler var. Öneriler arasında ABD’nin Irak’taki 5 bin askere ilave olarak 500 ila 2 bin arasında asker takviye yapması da söz konusu. Diplomatlar, Irak’taki askeri varlığın güçlendirilmesinin amacını ‘tehlikelere karşı askeri üsleri korumak’ şeklinde ifade ediyor
4- Yıl başında Fırat’ın doğusundan çekilen güçlerin çoğunun IKBY’ye konuşlandırılması nedeniyle Irak’ın batısı ve Suriye’nin doğusundaki askerler arasında entegrasyonun sağlanması. Nitekim Fırat’ın doğusundaki petrol kuyularında bulunan asker sayıları binden 500’e düşürülmüştü.
5- Tahran-Bağdat-Şam-Beyrut yolunu kesmek amacıyla Irak-Suriye-Ürdün sınırında bulunan Tenef Askeri Üssü’nün, hava savunma sistemleri, çok namlulu roket atarlar ve 150 ABD askeri ile korunması.
6- DEAŞ Karşıtı Uluslararası Koalisyonun Suriye’nin kuzeydoğusundaki hava sahası varlığını koruması. İngiltere ve Fransa gibi ana müttefiklerin DEAŞ ile mücadele için savaş alanında kalmaya ve Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) yardım etmeye devam etmesi.
7- Suriye kuvvetleri ve İranlı örgütlerinin Tenef Üssü’ne ilerlemesinin engellenmesi ve ‘çatışma kurallarına’ bağlı kalınması.
8- Rus güçlerinin, Fiş Habur bölgesinin karşısında uzanan Suriye-Irak-Türkiye sınır hattından Fırat nehri kıyısındaki Ebu Kemal’in kuzeyine doğru uzaklaştırılması. Nitekim geçtiğimiz günlerde Suriye’nin IKBY sınırında konuşlu ABD güçleri, Fiş Habur tarafına geçmeye çalışan Rus askeri polislerin yolunu keserek buna engel oldu.
9- ABD ve Rusya’nın daha önce Suriye’nin kuzeydoğusundaki hava sahasında çatışmanın engellenmesini öngören anlaşmaya bağlı kalınması. Özellikle de Moskova’nın Kamışlı kentine hava savunma sistemleri konuşlandırdığı bir dönemde.
10- İran’ın Ebu Kemal’deki mevzilerine yönelik ‘belirsiz hava saldırılarının’ sürdürülmesi. İran, Beyrut-Şam-Bağdat-Tahran güzergahına alternatif olarak kullanmak için bu bölgede altyapı çalışmaları yapıyor.
Kaynakların aktardığına göre ABD’den bir heyet, Moskova'ya baskı yapılması ve Süleymani'nin ölümü sonrasında Tahran nüfuzunun engellenmesi amacıyla Irak ve Suriye'de atılacak adımlarda işbirliği noktasında anlaşma yapmak ve ekonomik yaptırımlar uygulama meselesini ele almak üzere önümüzdeki günlerde Londra ve Brüksel’i ziyaret edecek.



İran’dan misilleme: Avrupa ordularını "terör örgütü" olarak tanımladı

İran Devrim Muhafızları askeri geçit töreninde, (AFP)
İran Devrim Muhafızları askeri geçit töreninde, (AFP)
TT

İran’dan misilleme: Avrupa ordularını "terör örgütü" olarak tanımladı

İran Devrim Muhafızları askeri geçit töreninde, (AFP)
İran Devrim Muhafızları askeri geçit töreninde, (AFP)

İran, Avrupa ordularını “terör örgütü” olarak sınıflandırdı. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, bugün yaptığı açıklamada, söz konusu kararın Avrupa Birliği’nin (AB) İran Devrim Muhafızları’nı terör örgütleri listesine alma kararına misilleme olarak alındığını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Kalibaf, diğer milletvekilleri gibi Devrim Muhafızları üniforması giyerek dayanışma mesajı verdiği meclis binasında yaptığı açıklamada, “İslami Devrim Muhafızları Ordusu’nun terör örgütü ilan edilmesine karşı alınacak tedbirler yasasının yedinci maddesi uyarınca, Avrupa ülkelerinin orduları terörist gruplar olarak kabul edilmektedir” dedi.

Avrupa Birliği dışişleri bakanları, Devrim Muhafızları’nı bütünüyle terör örgütleri listesine dahil etmişti. Bu adımı, İran’daki üst düzey yetkililer sert tepkilerle karşıladı.

İran düzenli ordusu tarafından yayımlanan resmi bildiride, “Avrupa bugün bölünmüşlük ve felç hali içindedir ve uluslararası sistemde etkili bir rol oynamamaktadır” ifadelerine yer verildi. Bildiride, Avrupa’nın bu kararının “ABD Başkanını memnun etmeye yönelik bir girişim” olduğu savunularak, Ukrayna savaşı, Grönland ve NATO krizi gibi dosyalarda Washington’un desteğini kazanma çabasına işaret edildi.

Açıklamada, Avrupa’nın aldığı karar, “Avrupa sömürgeciliğinin kara sayfalarına eklenen yeni bir utanç lekesi” olarak nitelendirildi. Kararın İran halkının direncini zayıflatmayacağı belirtilirken, silahlı kuvvetlerin “Batı destekli terörizme karşı durmayı sürdüreceği” ifade edildi.

İran ordusu, yayımladığı bildiride Devrim Muhafızları ile aynı safta kalma taahhüdünü vurguladı.

Devrim Muhafızları, İran’da düzenli orduya paralel bir yapı olarak faaliyet gösteriyor ve iki kurum Silahlı Kuvvetler Genelkurmayı tarafından koordine ediliyor. Doğrudan İran Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı olan dini lider Ali Hamaney’e bağlı olan yapı, ekonomi ve medya alanlarında da geniş bir etkiye sahip. 1979 İslam Devrimi’nin ardından, dönemin lideri Ayetullah Humeyni’nin talimatıyla, devrimi korumak ve olası darbe girişimlerini önlemek amacıyla kurulan Devrim Muhafızları, İran-Irak Savaşı’nda faaliyet alanını genişletti.

Devrim Muhafızları’na bağlı Besic gücü, özellikle protesto dönemlerinde polis teşkilatına paralel bir görev yapıyor. Yapı ayrıca, kendi istihbarat ağına da sahip bulunuyor. Kudüs Gücü, sınır ötesi istihbarat ve askeri operasyonlar yürüten dış koldur. Kriz zamanlarında, Devrim Muhafızları'nın özel bir birimi başkent Tahran'ı korumakla görevlidir.


Hamaney, Amerika'nın İran'a saldırması halinde "bölgesel çatışma" çıkacağı konusunda uyardı

İran Yüksek Lideri Ali Hamaney (Reuters)
İran Yüksek Lideri Ali Hamaney (Reuters)
TT

Hamaney, Amerika'nın İran'a saldırması halinde "bölgesel çatışma" çıkacağı konusunda uyardı

İran Yüksek Lideri Ali Hamaney (Reuters)
İran Yüksek Lideri Ali Hamaney (Reuters)

İran'ın dini lideri Ali Hamaney, bugün yaptığı açıklamada, ABD'nin ülkesine saldırması durumunda bunun bölgesel bir çatışmaya dönüşeceğini söyledi.

İslam Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı Tesnim haber ajansına göre Hamaney sözlerine şöyle devam etti: "Biz hiçbir savaşın başlatıcısı değiliz, hiçbir ülkeye saldırmak da istemiyoruz, ancak İran halkı kendilerine saldıran herkese güçlü bir darbe indirecektir."

“Amerikalılar, savaş da dahil olmak üzere tüm seçeneklerin masada olduğunu iddia ediyorlar,” diye vurgulayan Hameney, “Bize karşı savaş ve askeri seferberlik söylemleri yeni bir şey değil ve İran tarihsel olarak bu tür olaylarla karşı karşıya kaldı” ifadelerini kullandı.

Son haftalarda İran'da yaşanan protestolara da değinen Hameney, “Son ayaklanma askeri darbeye benziyordu, ancak kesinlikle bastırıldı” dedi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan dün yaptığı açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in "düşmanlığı ve gerilimi artırma ve savaş dayatma yolunda ilerlemeye devam ettiğini" iddia etti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah es-Sisi ile yaptığı telefon görüşmesinde, İran'ın savaştan ziyade diplomatik çözümlere öncelik verdiğini belirterek, ülkesinin savaş istemediğini ve istemeyeceğini, çünkü bunun "İran'ın, Amerika'nın veya bölgenin çıkarına olmadığını" vurguladı.

Ancak İran Cumhurbaşkanı, Tahran'ın önceliğinin "sorunları diplomasi yoluyla çözmek" olduğunu göz önünde bulundurarak, Amerika Birleşik Devletleri ile görüşmelerin sakin bir ortamda yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Pezeşkiyan, “Umarız karşı taraf, Tahran'ın tehdit ve güç yoluyla müzakereye zorlanamayacağını ve İran topraklarına yönelik herhangi bir saldırı veya girişimin kararlı ve güçlü bir şekilde karşılanacağını anlar” ifadesini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD Başkanı Donald Trump ise dün, Tahran'ı askeri bir saldırıyla tehdit ettikten ve bölgedeki güçlerini takviye ettikten sonra, iki taraf arasında çeşitli ülkeler tarafından yürütülen yoğun diplomatik çabalar arasında İran'ın ABD ile “görüşmelerde” bulunduğunu söyledi.

 ABD Başkanı Fox News'e verdiği demeçte, Tahran'ın "bizimle görüşüyor, bir şeyler yapabilir miyiz bakacağız, aksi takdirde ne olacağını göreceğiz" diyerek, "oraya doğru giden büyük bir filomuz var" ifadesini yineledi.


Minnesota'da bir yargıç, göçmenlik uygulamalarına yönelik operasyonların askıya alınması talebini reddetti

Minneapolis'te meydana gelen silahlı saldırı olayının ardından, güvenlik güçleri göz yaşartıcı gazın ortasında bekliyor (Arşiv- AP)
Minneapolis'te meydana gelen silahlı saldırı olayının ardından, güvenlik güçleri göz yaşartıcı gazın ortasında bekliyor (Arşiv- AP)
TT

Minnesota'da bir yargıç, göçmenlik uygulamalarına yönelik operasyonların askıya alınması talebini reddetti

Minneapolis'te meydana gelen silahlı saldırı olayının ardından, güvenlik güçleri göz yaşartıcı gazın ortasında bekliyor (Arşiv- AP)
Minneapolis'te meydana gelen silahlı saldırı olayının ardından, güvenlik güçleri göz yaşartıcı gazın ortasında bekliyor (Arşiv- AP)

Bir ABD yargıcı dün, Minnesota'nın Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı'nı (ICE) eyaletteki göçmenlerin gözaltına alınmasını ve sınır dışı edilmesini durdurmaya zorlama girişimini reddetti.

Bu arada başka bir yargıç, Minneapolis'te göçmenlik polisi tarafından gözaltına alınan ve mavi şapka takarken çekilmiş fotoğrafı viral olan bir çocuğun serbest bırakılması kararı verdi. Yargıç kararında, "mutlak iktidara duyulan kötü niyetli açlığı" kınadı.

Trump yönetimi, Minnesota'da yasadışı göçmenleri aramak için geniş çaplı bir kampanya başlattı ve görevlendirdiği federal güçler operasyonlar sırasında binlerce kişiyi gözaltına aldı ve iki Amerikan vatandaşı öldürüldü; bu durum kamuoyunda ve siyasi çevrelerde geniş çaplı öfkeye yol açtı.

Federal Yargıç Katherine Menendez, eyaletin geçici tedbir kararı talebine ilişkin kararında şunları belirtti: "Mahkeme, zararların dengesinin ihtiyati tedbiri ezici bir şekilde desteklemediğini tespit etmiştir."

Minnesota, bir ay süren federal güvenlik operasyonunun eyalet egemenliğini ihlal ettiğini savundu. Menendez, ihtiyati tedbir kararı vermeme kararının, eyaletin genel davası hakkında nihai bir karar olmadığını açıkladı. Ayrıca, Minnesota'nın yasadışı göçmenliğe karşı yürüttüğü operasyonun yasayı ihlal edip etmediği konusunda da bir karara varmadı. Bu karar, cuma günü on binlerce Minnesota sakininin operasyona karşı katıldığı büyük bir protestonun ardından geldi.

Minnesota'nın en büyük şehri ve güvenlik operasyonunun ana merkezi olan Minneapolis'in belediye başkanı, yargıcın kararına ilişkin yaptığı yorumda, "Elbette hayal kırıklığına uğradık" dedi. Jacob Frey açıklamasında, "Bu karar, buradaki insanların yaşadıklarını değiştirmiyor: korku, kargaşa ve Minneapolis'te yeri olmayan federal operasyonun neden olduğu zarar"ifadesini kullandı. Buna karşılık, Adalet Bakanı Pam Bondi kararı "muazzam" bir hukuki zafer olarak nitelendirdi.

Maskeli ve makineli tüfekli federal ajanlar tarafından Renee Goode ve Alex Peretti'nin öldürülmesi ülke çapında büyük bir öfkeye yol açtı ve Başkan Donald Trump'ı Minnesota'daki Gümrük ve Sınır Koruma operasyonlarının başkanı Gregory Bovino'yu görevden alıp yerine kendi yönetimindeki sınır güvenliği başkanı Tom Homan'ı atamaya sevk etti.

Trump dün, protestocuları "isyancı" olarak nitelendirerek, Truth Social platformu aracılığıyla federal güçlerin onlarla mücadelede polise yardımcı olmaya hazır olduğunu ifade etti.

Polis operasyonları, büyük kuzey şehri Minneapolis'te hayatı altüst etti; bazı sakinler tutuklanma korkusuyla evlerine hapsoldu. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre isminin açıklanmasını istemeyen Ana, "Böyle yaşamak, kendi evinizde bir mahkum olmak insanlık dışı" dedi. Meksikalı ailesi iki aydır evlerine hapsedilmiş durumda.

Bir başka kararda ise Federal Yargıç Fred Bailey dün, yetkililerin 5 yaşındaki Liam Conejo Ramos ve babasını salı gününe kadar serbest bırakmasına hükmetti.

20 Ocak'ta Minneapolis'in karla kaplı sokaklarında gözaltına alınmaları, özellikle "ICE" çetesinin üyeleriyle çevrili, başında tavşan kulaklı şapka takmış ve korkmuş görünen çocuğun fotoğrafının yayılmasının ardından, Amerika Birleşik Devletleri dışında geniş çaplı bir öfkeye yol açtı.

O zamandan beri baba ve oğul, Teksas'taki göçmen aileler için kurulmuş bir gözaltı merkezinde tutuluyor. Yargıç Bailey kararında, "Bu davanın temelinde, hükümetin günlük sınır dışı etme kotalarını kötü planlayıp uygulaması yatıyor; bu durum çocukların travma geçirmesine yol açsa bile" ifadelerini kullandı.