İçişleri Bakanı Soylu: Evi yıkılanlara 41 bin TL yardım

İçişleri Bakanı Soylu: Evi yıkılanlara 41 bin TL yardım
TT

İçişleri Bakanı Soylu: Evi yıkılanlara 41 bin TL yardım

İçişleri Bakanı Soylu: Evi yıkılanlara 41 bin TL yardım

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, deprem bölgesine toplam 24 milyon TL destek gönderildiğini belirterek, "Ağır hasarlı evlerde oturan vatandaşlara toplam 41 bin lira yardımda bulunacağız" dedi.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, Elazığ depremiyle ilgili basın toplantısı düzenleyerek, son gelişmeleri aktardı.
Deprem bölgesinde yapılacak yardımlarla ilgili açıklamalarda bulunan Soylu, "Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan 10 milyon, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'ndan 8 milyon, AFAD Başkanlığı'ndan 6 milyon olmak üzere toplam 24 milyon TL geldi. Ağır hasarlı evlerde oturan vatandaşlara toplam 41 bin lira yardımda bulunacağız. Eşyalarını alabilen vatandaşlara ise yaklaşık 11 bin lira kira yardımı gerçekleştireceğiz. Orta hasarlı evlerde oturanlara ise 5 bin lira destek ve 27 bin lira güçlendirme kredisi verilecek. Köyde evi yıkılanlara 11 bin lira acil yardım ve 5 bin lira da eşya yardımı için bir destek ortaya koyacağız. Depremden hemen sonra başlayan arama kurtarma çalışmaları ile 45 vatandaşımızı enkaz altından sağ salim çıkarabildik. Şu an itibari ile toplam 39 vatandaşımızı kaybettik. 2 vatandaşımızın kalp krizi nedeniyle hayatını kaybettiğini bir kez daha belirtmek istiyorum" dedi.
Şu ana kadar 948 artçı deprem meydana geldiğinin altını çizen Soylu, "Depremin akabinde iletişim, ulaşım, enerji, altyapı ve gerekli olan bütün imkanlara bakıldı ve hiç birinde en ufak bir aksaklık görülmedi. Havalimanlarında herhangi bir problem söz konusu olmadı. Hastanelerimiz hizmetlerini aralıksız ve eksiksiz yerine getirdi. TSK’nın kargo uçaklarıyla birlikte istediğimiz araçlar malzemeler ve arama kurtarma ekipleri buraya geldi. Huzurunuzda arama kurtarmacılarımıza çok teşekkür etmek istiyorum. 1000’e yakın burada bulunan STK’lara çok teşekkür etmek istiyorum. 24 saat esas itibarıyla hem arama kurtarma yapan çadır kuran bu STK’ların tamamına teşekkür ediyoruz. Depremin hemen akabinde Milli Eğitim Bakanlığımız tüm öğretmenleri çocukların psikolojisi için görevlendirmiştir. Şu ana kadar 45 barınma alanı belirledik. 24 bin 402 çadır sevk edildi şu ana kadar bölgeye. 400 kadar da genel amaçlı çadır sevk edildi. Günlük olarak 50 bin kumanya dağıtılacak Elazığ ve Malatya’da. Bugün itibarıyla hem Malatya'da hem de Elazığ'da kamu kurumları çalışmaya başladı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız hasar tespit çalışmalarını gerçekleştiriyor. Adalet Bakanımız burada. Hem Malatya hem de Elazığ’da kamu kurumları çalışmaya başladı. Üç yurt var burada bunlarda herhangi birinde hasar mevcut değil. 4800 personel hizmet vermektedir. Bu personel teknik profesyonel personeldir" dedi.
Soylu, "34 okulumuz açık, spor salonlarımız açık. Gençlik merkezlerimiz açık. Bir şey daha yaptık. Özellikle lavabo ve tuvalet ihtiyaçları için 50’ye yakın kıraathanenin açık kalmasını temin ettik. Şehir hastanesinin şantiyesi vardı. 500 kişilik bir barınmayı orada gerçekleştireceğiz. İl özel idaremize ait arazide yaklaşık 1000 ailenin barınabileceği bir alanı yaklaşık 15 gün içinde inşallah, konteynerlerimiz hazır hemen buraya sevkini başlatıyoruz bir konteyner kent oluşturacağız. 2 milyon 500 bine yakın vatandaşımız SMS ile bir gönül birlikteliğine girdi. Son teşekkürüm Diyarbakır annelerine atkı bere örerek buradaki depremzede çocuklara ve ailelere gönderiyorlar" dedi.

 


Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.