Irak ve Çin arasında imzalanan 'muğlak anlaşmanın' İran petrolüyle bir bağlantısı var mı?

İran sınırına 40 kilometre uzaklıkta Basra’daki Mecnun Petrol Sahası (AFP)
İran sınırına 40 kilometre uzaklıkta Basra’daki Mecnun Petrol Sahası (AFP)
TT

Irak ve Çin arasında imzalanan 'muğlak anlaşmanın' İran petrolüyle bir bağlantısı var mı?

İran sınırına 40 kilometre uzaklıkta Basra’daki Mecnun Petrol Sahası (AFP)
İran sınırına 40 kilometre uzaklıkta Basra’daki Mecnun Petrol Sahası (AFP)

Muhammed Naci
ABD’nin Tahran nükleer dosyası nedeniyle İran ekonomisini baskı altına aldığı bir süreçte, İran’a yakınlığıyla bilinen Iraklı Şii milis grupların Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi hükümetinin Çin ile yaptığı ‘muğlak’ anlaşmaya yönelik daha önce destekleyici açıklamalarda bulunması şaşırtıcı değil.
Aynı konuda birleştiler
Son iki hafta içinde, İran destekli Şii milis grup liderlerin, yeni başbakanın belirlenmesi münasebetiyle yaptıkları açıklamalarda, Irak’ın Çin ile yaptığı ekonomik anlaşmanın uygulanması hususunda aynı pozisyonu benimsemeleri dikkati çekti. Peki, Çin ile yapılan anlaşmanın özelliği ne? Bu ısrar neden?
Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi, 17 Eylül 2019’da kabinedeki bakanların yanı sıra 14 valinin de bulunduğu bir heyetin başkanlığında ve ‘Irak’ın ekonomisini kurtarma’ sloganıyla Çin’i ziyaret etti.
Ancak zamanlama açısında bu ziyaret birçok şüpheyi de beraberinde getirdi. Nitekim İran-ABD geriliminin tırmanışa geçtiği bir süreçte bu ziyaretin gerçekleştirilmesi akıllarda bazı soru işaretleri bıraktı.
ABD kumpası
Abdulmehdi’ye yakın çevreler, Irak’ta altyapının yenilenmesi için Çin ile devasa anlaşmalar yapıldığı şeklinde duyurdu haberi. Bu çevrelerin aktardığı bilgiye göre, anlaşmanın temelinde, Çin’e satılan petrol karşılığında Çinli firmaların Irak’ta altyapı projelerini hayata geçirmesi öngörülüyor.
Bağdat’ın anlaşmanın şartları, uygulama süresi, özellikleri ve diğer detayları hakkında kamuoyunu aydınlatacak bilgiler paylaşmadan Çin bankalarında Irak petrol gelirlerinin yatırılması için bir kredi hesabı açması, anlaşma üzerindeki şaibeleri daha da artırdı.
Yetkililerin bu detayları açıkça duyurması beklenirken, hükümet ortağı partiler, gerçekliği ispat edilmemiş bir tezi yaymak için harekete geçti. Bu teze göre, Washington Abdulmehdi’nin Eylül’de Çin ile yaptığı anlaşmalara karşı çıktığı için iki hafta sonra yani Ekim’de protestolar başlatıldı. Bir başka deyişle ABD, Irak’ın Çin ile yaptığı anlaşmayı iptal ettirmek için Abdulmehdi’ye karşı protesto kumpasını devreye soktu.
Bağdat ve Pekin arasında gizli anlaşma!
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre, Çin ile yapılan anlaşmaya dair şu saate kadar herhangi bir veri paylaşılmazken, Abdulmehdi’nin müsteşarları anlaşmanın Irak’ı sağlık, yol ve köprü gibi alanlarda krizden kurtaracağını savunuyor.
Gözlemcilerin dikkatini en çok çeken mesele ise İran destekli silahlı milis grupların bu anlaşmanın yürürlüğe girmesi yönündeki ısrarları. Hatta öyle ki söz konusu gruplar, bugünlerde seçilmesi beklenen yeni başbakanla ilgili kriterlerinin en başına bu anlaşmanın uygulanmasını yerleştiriyor. Silahlı milis grupların liderleri, bir sonraki başbakanın adı ne olursa olsun bu anlaşmaya karşı çıkmaması noktasında aynı tutumu benimsiyorlar.
İran destekli Asaib Ehlil Hak örgütünün lideri Kays el-Hazeli, 27 Ocak’ta yeni başbakanın hangi kriterleri taşıması gerektiğine ilişkin yayınladığı listedeki 6 maddeden biri de, hükümeti kuracak kişinin bu anlaşmayı yürürlüğe koymayı taahhüt etmesiydi.
Hazeli’den sadece bir gün sonra İran destekli Hizbullah Tugayları, yaptığı açıklamada başbakanlık koltuğuna oturacak yeni ismin bu anlaşmayı hayata geçirmesi gerektiğini belirtti.
Gözlemciler, Asaib Ehlil Hak ile Hizbullah Tugayları’nın bir mesele üzerinde aynı açıklamaları yapmasının, iki grubun da İran’ın iradesini dile getirdikleri göz önüne alınırsa, ciddiye alınması gereken bir durum olarak değerlendiriyor.
Çin’in altyapı hizmetine karşı İran petrolü
Irak’ta yeni başbakan seçimiyle ilgili müzakereleri yakından takip eden kaynaklar, İran destekli milis grupların Cumhurbaşkanı Berhem Salih’ten başbakanlık için görevlendireceği kişinin Çin ile anlaşmayı uygulayacağını taahhüt eden bir anlaşma imzalamasını talep ettiğini belirtiyor.
ABD’nin ekonomik yaptırımlarıyla karşı karşıya olan İran’ın küresel pazardaki hareket alanı giderek daralıyor. Bu nedenle Irak’ın Çin ile yaptığı anlaşmanın bu soruna bir çözüm olabileceği belirtiliyor.
Independent Arabia’ya konuşan kaynaklar, Irak-Çin anlaşmasının aslında İran’ın formülü olduğu ve bununla ABD yaptırımlarını atlatmayı hedeflediğini ifade ediyor.
İran’ın anlaşmayı hayata geçirmeleri için milis grup liderlerine baskı uyguladığını söyleyen kaynaklar, çünkü bu anlaşmanın İran petrolünü Irak petrolü olarak ihraç etmek için ideal bir kılıf olduğunu dile getirdi.
Kaynaklar, Çin ile yapılan anlaşmanın, petrol karşılığında Irak’ta altyapı hizmetlerinin hayata geçirilmesine dayandığına işaret ederek, bu petrolün ‘Irak değil İran petrolü’ olduğunu belirtti.
Kaynaklar, anlaşmanın yürürlüğe girmesi halinde Çin’in altyapı hizmetleri karşılığında alacağı petrolün bir kısmının İran menşeli olacağını, Bağdat’ın bu petrolün karşılığını ya nakit olarak ya da İran’ın içerde ihtiyaç duyduğu malzemeleri sağlayarak Tahran’a ödeyeceğini söyledi.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.