Peki ya Brexit’ten sonra?

Brexit destekçileri dün parlamento çevresinde kutlamalar düzenledi (Reuters)
Brexit destekçileri dün parlamento çevresinde kutlamalar düzenledi (Reuters)
TT

Peki ya Brexit’ten sonra?

Brexit destekçileri dün parlamento çevresinde kutlamalar düzenledi (Reuters)
Brexit destekçileri dün parlamento çevresinde kutlamalar düzenledi (Reuters)

İngiltere, üç buçuk yıl süren yoğun siyasi tartışmaların ve ekonomik kaygıların ardından dün akşam 23.00’da Avrupa Birliği’nden (AB) resmen ayrıldı.
İngiltere’nin 48 yıllık AB üyeliğinin hüzün ve iyimserlik karışık bir şekilde sona ermesiyle, ülkenin ulusal kimliği, kurumları, hukuki sistemleri, ekonomik sektörleri ve dünyadaki konumu da etkilenecek.
Ayrılık yolunun nihayete erdiği bu vakitte, bazıları rahatlamış hissederken bazıları ise endişeliydi. Peki ya bundan sonra ne olacak? Neler değişecek neler aynı kalacak? Gıda fiyatları yükselecek mi? İngiltere havaalanları ya da ‘Eurostar’ hizmetlerinde bir değişiklik olacak mı? AB ülkelerinde ikamet eden İngilizler ve İngiltere'de ikamet eden Avrupalılar sınır dışı edilecek mi? Peki pasaportlar, sağlık hizmetleri ve ortak eğitim programlarına ne olacak?
Tüm bu sorular ve daha fazlası, önümüzdeki 11 ay boyunca İngiliz ve Avrupalılar tarafından müzakere edilecek. Zirâ iki tarafın Aralık ayında serbest ticaret anlaşması imzalayana kadar sürecek olan bu dönem, geçiş dönemi özelliği taşıyor. Neyin değişeceğine, neyin ise aynı kalacağına dair bazı önemli noktaları Şarku’l Avsat sizler için derledi.
‘Brexit’ Bakanlığı tasfiye edilecek
İngiltere Başbakanı Boris Johnson’un Ofisi, Stephen Barclay’in başkanlığını yürüttüğü ‘Brexit’ Bakanlığı’nın dün tasfiye edileceğini duyurmuştu. İngiltere hükümeti, bakanlık çalışanlarına güvence vererek kendilerine uygun başka pozisyonlar bulmalarına yardımcı olacağını açıkladı.
 
Geçen ay BBC ile röportaj yaptığı sırada Stephen Barclay (AFP)
Pasaportlar

İngiliz makamlar, AB amblemi taşımayan pasaport hazırlamaya başladı. Bu pasaport, İngiltere AB’ye katılmadan önce vatandaşların 1921 yılında taşıdığı mavi ve altın renkli pasaporta benzer şekilde mavi renkte olacak. Mevcut pasaportlar ise süresi dolana kadar yürürlükte kalacak.

İngiliz pasaportuna vurgu yapan ‘Brexit’ muhalifi bir kadın (Reuters)
Artık Avrupa zirveleri yok

İngiltere, artık hiçbir Avrupa zirvesine katılmayacak. Brexit Partisi lideri Nigel Farage önderliğindeki İngiltere temsilcileri ise Avrupa Parlamentosu'ndaki koltuklarına geri dönmeyecek.
Geçiş dönemi süresince İngiltere, seçme veya itiraz etme hakkı olmadan Avrupa kurallarına tâbi olacak.

Nigel Farage’ın Çarşamba günü Avrupa Parlamentosu’ndaki fotoğrafı (AP)
Hatıra para

İngiltere hükümeti, “Bütün milletlerle barış, refah ve dostluk” ibaresinin yer aldığı, AB'den çıkış tarihi olan 31 Ocak 2020'ye özel madeni bir hatıra para bastırdı. İngiltere genelinde yaklaşık 3 milyon paranın tedavüle girmesi, daha sonra ise bu rakama 7 milyon daha eklenmesi bekleniyor.

‘Brexit’ hatıra parası (EPA)
Gıda fiyatları

AB’den ithal edilen gıda fiyatlarında geçiş döneminde bir değişiklik olmayacak. Bu sürenin bitişinin ardından, Avrupa ülkelerinden ithal edilen bazı mallara gümrük vergilerinin uygulanıp uygulanmayacağına tarafların vardığı ticaret anlaşması kapsamında karar verilecek.

İngiltere’deki bir market (Reuters)
İngiliz sterlini

İngiliz sterlini, geçtiğimiz üç yıl boyunca euro ve dolar karşısında zaman zaman yükselip düşmüştü. Ticari müzakerelere kadar bu hareketin devam etmesi bekleniyor.

Euro- İngiliz sterlini
AB ülkelerine seyahat

İngilizlerin AB ülkelerine seyahati ya da buradaki sağlık hizmetlerine erişimi gibi hususlar, geçiş dönemini sona erene kadar olduğu gibi devam edecek. AB; İngiltere, Aralık 2020'den önce topraklarına yerleşen Avrupalıların haklarını garanti ettiği takdirde Avrupa topraklarındaki İngiliz sakinlerin haklarını garanti etme sözü verdi.
Taraflar arasındaki yolcular şuan herhangi bir giriş vizesine ihtiyaçları duymayacak, ancak bu husus yılsonunda değişebilecek.

Fransız sınır polisi, kimlikleri kontrol ediyor (AFP)



Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
TT

Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)

Ukrayna barış görüşmeleri dün Cenevre'de başladı ve gözlemciler bu görüşmelerin, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan ve son dönemde üzerinde değişiklikler yapılan plana dayalı siyasi çözüm için temel bir çerçeve oluşturulması açısından çok önemli olacağını öngörüyor.

Bu, Rusya, Ukrayna ve Amerika Birleşik Devletleri'ni bir araya getiren üçüncü doğrudan müzakere turu. Daha önce Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de düzenlenen iki tur müzakere, çözümsüz kalan konularda görüşleri uzlaştırmada başarısız olmuştu.

Kremlin, erken tahminlerden kaçınılması gerektiğini belirterek, "Taraflar çarşamba günü (bugün) çalışmalarına devam edecekler" dedi.

Başkan Trump ise Kiev'i müzakereye ve "hızlı bir şekilde" anlaşmaya varmaya çağırdı.


85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
TT

85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)

Birleşmiş Milletler'de 85 ülke, işgal altındaki Batı Şeria'da "yasadışı varlığını genişletmeyi" amaçlayan yeni önlemler aldığı gerekçesiyle dün İsrail'i ortak bir bildiriyle kınadı ve Filistin topraklarının ilhakının "demografik değişikliklere" yol açabileceği endişesini dile getirdi.

İsrail'in yerleşimcilerin arazi satın almasını kolaylaştıran önlemleri onaylamasından bir hafta sonra, İsrail hükümeti pazar günü, 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria'da arazi kayıt sürecini hızlandırmaya karar verdi.

Fransa, Çin, Suudi Arabistan ve Rusya da dahil olmak üzere Birleşmiş Milletler'in 85 üye ülkesi ve Avrupa Birliği ve Arap Birliği gibi çok sayıda kuruluş, "İsrail'in Batı Şeria'daki yasadışı varlığını genişletmeyi amaçlayan tek taraflı karar ve eylemlerini" kınadı.

New York'ta yayınlanan açıklamada ülkeler, "bu kararların İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülükleriyle bağdaşmadığını ve derhal geri alınması gerektiğini" belirterek, her türlü ilhak biçimine kesin olarak karşı olduklarını ifade ettiler.

 Ayrıca, "her türlü ilhak biçimine şiddetle karşı olduklarını" yinelediler.

Açıklama şöyle devam etti: “1967’den beri işgal altında olan Filistin topraklarının, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere, demografik yapısını, karakterini ve yasal statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm önlemleri reddettiğimizi yineliyoruz.”

“Bu politikalar uluslararası hukukun ihlalini teşkil etmekte, bölgede barış ve istikrarı sağlamaya yönelik devam eden çabaları baltalamakta ve çatışmayı sona erdirecek bir barış anlaşmasına ulaşma olasılığını tehdit etmektedir” uyarısında bulundu.

BM Genel Sekreteri António Guterres pazartesi günü İsrail'i "sadece istikrarsızlaştırıcı olmakla kalmayıp, Uluslararası Adalet Divanı'nın da teyit ettiği gibi yasadışı olan yeni önlemlerini derhal geri çekmeye" çağırdı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre yerleşim faaliyetleri 1967'den bu yana tüm İsrail hükümetleri altında devam etti, ancak özellikle 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşından bu yana, İsrail tarihinin en sağcı hükümetlerinden biri olan Binyamin Netanyahu'nun mevcut hükümeti altında hızı önemli ölçüde arttı.

İsrail'in işgal edip ilhak ettiği Doğu Kudüs dışında, Batı Şeria'da yaklaşık üç milyon Filistinlinin arasında 500 binden fazla İsrailli yaşıyor ve bu yerleşim yerleri Birleşmiş Milletler tarafından uluslararası hukuka göre yasadışı kabul ediliyor.


İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek

İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek
TT

İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek

İran ve Rusya yarın Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde askeri tatbikat gerçekleştirecek

 

İran yarın müttefiki Rusya ile birlikte Umman Denizi’nde ortak deniz tatbikatı düzenleyecek. Bu bilgi, İranlı Öğrenciler Haber Ajansı’nın (ISNA) bugün aktardığı askeri yetkili beyanıyla duyuruldu. Tatbikat, ABD ile İran arasında gerçekleştirilen görüşme oturumunun hemen ardından geliyor.

Askeri Sözcü Hasan Maksudlu, ortak deniz tatbikatının Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nun kuzeyinde yapılacağını ve ‘bölgedeki deniz güvenliğini ve iki ülkenin donanma birlikleri arasındaki ilişkileri güçlendirmeyi’ amaçladığını açıkladı. Sözcü, tatbikatın süresine dair bir bilgi vermedi.

İran, iki gün önce (pazartesi), stratejik Hürmüz Boğazı’nda Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) denetiminde başlayan tatbikatları duyurmuştu.

İranlı yetkililer, özellikle Tahran ile Washington arasındaki gerilimin yükseldiği dönemlerde, dünyanın önemli petrol ve gaz nakil güzergâhlarından biri olan bu boğazı kapatmakla tehdit etmişti. İran televizyonu, askeri tatbikatlar sırasında boğazın dün birkaç saatliğine ‘güvenlik’ gerekçesiyle kapatıldığını bildirdi.

ABD, İran ile devam eden görüşmeler sırasında iki ülke arasında anlaşmaya varılamaması durumunda askeri müdahale tehdidi çerçevesinde, Arap Körfezi sularına büyük bir donanma gücü yerleştirdi.

Görüşmeler, şubat ayı başında Umman himayesinde yeniden başladı. Bu, haziran ayında Israil’in İran’a yönelik yürüttüğü savaşın ardından yapılan ilk oturumdu. O dönemde Washington, İran’ın nükleer tesislerini bombalamış; Tahran ise karşılık olarak İsrail ve bölgedeki Amerikan üslerini hedef almıştı.

İran, görüşmelerin yalnızca nükleer programla sınırlı olduğunu vurgularken, Washington, görüşmelere İran’ın balistik füze programı ve Ortadoğu’daki silahlı gruplara -özellikle Hizbullah- desteğinin de dahil edilmesini talep ediyor.