Şam-Ankara gerilimi tırmanırken, Esed rejiminin kara, deniz ve havada askeri gücü ne durumda?

Maarat el-Numan yakınlarındaki Deir Şarki beldesindeki rejim askerleri (AFP)
Maarat el-Numan yakınlarındaki Deir Şarki beldesindeki rejim askerleri (AFP)
TT

Şam-Ankara gerilimi tırmanırken, Esed rejiminin kara, deniz ve havada askeri gücü ne durumda?

Maarat el-Numan yakınlarındaki Deir Şarki beldesindeki rejim askerleri (AFP)
Maarat el-Numan yakınlarındaki Deir Şarki beldesindeki rejim askerleri (AFP)

Türkiye ile Suriye arasında İdlib’de başlayan gerilim tırmandı.
TSK, bölgeye ciddi yığınak yaparken Suriye Ordusu da gücünün büyük bir kısmını İdlib ve halen çatışmaların sürdüğü Halep'in batı ve güney kırsalına kaydırmış durumda.
Olası çatışma riski, Suriye Ordusu’nun mevcut kapasitesini de merak konusu yaptı.
2011’e kadar bu konuda az çok bilgi varken söz konusu tarihte başlayan ve bugüne kadar halen devam eden savaş sorunun cevabını zorlaştırdı.
9 yıl önce Suriye Ordusu, 220 bin askere, 500’ü aşkın savaş uçağına, 4 bin 700 civarında tanka, 4 bin 500’ü aşkın zırhlı personel taşıyıcısına, 500 motorlu topa,  bin 500 kadar çekilen topa ve 4 bin kadar uçaksavara sahipti.
Sayısal olarak rakamların yüksekliğine karşılık özellikle tank ve uçakların çoğunun eski Sovyet döneminden kaldığı için aktif kullanılamadığı iddia ediliyordu.
Ciddi silah ve asker kaybına uğradı
2011’de başlayan savaşla birlikte Suriye Ordusu’ndan binlerce asker firar ederek muhalif Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) katıldı.
Şiddetlenen ve ülkenin her yanına yayılan savaşla birlikte Suriye Ordusu onbinlerle tabir edilecek düzeyde ağır kayıplara uğradı.
Muhaliflerin tanksavar füzeleri ve uçaksavar da temin etmeye başlamasıyla Suriye Ordusu asker kaybının yanısıra yüzlerce tank, zırhlı araç ve çok sayıda helikopter kaybına da uğradı.
Kimi iddialara göre 2011’den beri Suriye Ordusu çatışmalarda 2600’e yakın tank ve zırhlı araç kaybetti.

Suriye'de savaş nedeniyle yedi yıldır terhis edilmeyen askerler var / Fotoğraf: SANA

Ayrıca birçok hava üssünün de muhaliflerin eline geçmesiyle birlikte Suriye artık kullanamadığı birçok eski uçağını da buralarda hurda olarak geride bıraktı. Ayrıca düşürülen çok sayıda uçak da oldu.
Yardımına Rusya ve İran yetişti
2015 yılına gelindiğinde ciddi bir asker ve silah sıkıntısı çekmeye başlayan Suriye bu tarihten sonra Rusya ve İran’ın desteğiyle silah kapasitesini arttırmaya başladı.
2020’ye gelindiğinde Suriye Ordusu’nun 2011’e göre mevcut silah adedinde azalma olmakla birlikte daha önce elinde olmayan ya da az miktarda olan kimi silah sistemlerinde Rusya ve İran’ın desteğiyle artış görüldü.
138 ülke arasında askeri güçte Türkiye 11, Suriye 55. sırada
Her ne kadar Suriye Ordusu’nun şu anki mevcut gücüyle ilgili net bilgiler olmasa bile dünya ülkelerinin askeri kapasitesi hakkında her yıl bilgi açıklayan Global Firepower Index’te bu konuda bazı iddialar yer aldı.
Global Firepower Index’in 138 ülkeyi kapsayan 2020 verilerine göre Suriye Ordusu, askeri kapasite açısından dünyada 55’inci sırada yer aldı. Türkiye ise aynı listede 11. sırada.
Ordunun mevcudu azaldı
Verilerde Suriye’nin savunma bütçesi 1 milyar 800 milyon dolar olarak belirtildi.
2011’de 220 bin gibi bir askeri gücü bulunan Suriye Ordusu’nun şu anki tahmini asker sayısı 142 bin olarak açıklandı.
Yeni ele geçirilen yerler ve aflar sayesinde mevcut arttı iddiası
Independent Türkçe’ye konuşan ancak adının açıklanmasını istemeyen Suriye’de yaşayan bir gazeteci ise Global Firepower’in bu verisine karşın Suriye Ordusu’nun mevcudunun son bir iki yıldır arttığını ve yeniden savaş öncesi döneme döndüğünü iddia etti.
Bunun  üç nedeninin olduğunu belirterek, bunları şöyle sıraladı.


Suriye tankları ağırlıklı olarak eski model 7-72'lerden oluşuyor / Fotoğraf: Reuters

Birinci olarak daha önce askere alım yapılamayan ve muhaliflerin olduğu pek çok yerin tekrar Esad’ın kontrolüne geçmesiyle buralardan da yeniden askere alımların başlaması.
İkincisi savaşın Esad’ın aleyhine gittiği dönemlerde askerden kaçan birçok gencin dengenin değişmesinin ardından ilan edilen aftan faydalanabilmek için askere gitmesi.
Üçüncü neden ise orduda neredeyse yedi yıldan beri terhis olmaması.
Bundan dolayı kışlalarda yedek asker fazlalığının bile oluştuğunu iddia etti.
Mevcut sayıya karşın aktif savaşan sayısı 50 bin civarı
Buna karşın Suriye Ordusu’ndaki pek çok birliğin gerek donanım, gerek eğitim kimi zaman da sadakatlerine yeterli derecede güven duyulmadığından hücumlara dahil edilmeyerek daha çok savunma görevinde tutulduğu öne sürüldü.
Mevcut ordu içinde çatışmalara aktif olarak giren deneyimli asker sayısının 50 ile 70 bin arasında olduğu, bu askerlerin de çoğunlukla şu birliklere dahil olduğu iddia edildi.
Kaplan Birlikleri (25. Terörle Mücadele Tümeni)
Tuğgeneral Süheyl Hasan komutasındaki Kaplan Gücü, üç birlikten oluşuyor. 
Savaşın başından beri ülkenin Hama, İdlib, Halep gibi bölgelerinde savaşan bu gücün tahmini sayısı 10 bin civarı.
Suriye Ordusu’nun en aktif hücum gücü durumundalar, halen İdlib’deki harekatı büyük ölçüde yürütüyorlar..
4. Tümen:
Esad’ın kardeşi Tümgeneral Mahir Esad komutasındaki bu gücün asıl görev bölgesi Şam’dı. Ancak buradaki çatışmaların Esad lehine sonuçlanmasıyla bu tümen bünyesinde “El Ğavs” (İmdat) birlikleri” kuruldu.
Birlik isimlerini komutanları olan General Ğays Della’dan alıyor ve daha çok Halep, İdlip ve Lazkiye cephelerinde kendini gösteriyor şu an.
104. Cumhuriyet Muhafızları Tugayı:
Suriye Ordusu’nun seçkin birliği sayılan bu güç daha çok Şam’da yer alıyor.
5. Kolordu:
Savaşın ilk yıllarında düzenli ordu yetmeyince gönüllü sivillerden “Ulusal Savunma Güçleri” adıyla milis güçleri oluşturuldu.
Bu güçler Rusya ve İran’ın da desteğiyle 2017 yılında "5. Kolordu" adıyla düzenli bir askeri güce dönüştürülerek düzenli orduya katıldılar ve Humus’un doğusunda DEAŞ'a karşı kullanıldılar.
DEAŞ'ın güç kaybetmesinin ardından şimdi bu güçte önemli ölçüde kuzeye kaydırıldı.  Sayıları 20-25 bin civarında tahmin ediliyor.
Milis güçleri de önemli
Ancak Suriye lehine çatışmaya giren güçler düzenli ordu birliklerinden ibaret değil.
İran tarafından finanse edilen bir kısım Şii milis güçleri de çatışmalarda önemli rol oynuyor. İçlerinde Suriye’li Şiiler olduğu gibi Irak’tan Lübnan’dan Afganistan’dan hatta az sayıda Pakistan’dan gelen Şii gönüllüler de bulunmakta.
Genelde İranlı komutanların danışmanlık hizmeti verdiği bu milis gruplarının net sayısı bilinmemekle birlikte toplam da 20 bin civarında oldukları öne sürüldü. O gruplardan en bilinenleri şunlar.
Lübnan Hizbullahı:
2013’de savaşa müdahil olan Lübnan Hizbullah’ı özellikle Humus’taki savaşın Esad'ın lehine dönmesinde önemli rol oynadı. Halen iki-üç bin kişilik gücünün Suriye içerisinde bulunduğu ve son haftalarda Halep’teki çatışmalara da katıldıkları öne sürüldü.
Fatimiyyun Tugayı:
Afganistan’da ve İran'da yaşayan Moğol kökenli Şii Hazaralardan oluşan bu gücün sayısı beş bin civarında tahmin ediliyor. İran tarafından finanse edilen bu güç daha önce güneyde Dera’da görevli iken şimdi onlar da Halep kırsalına geldi.
Kudüs Tugayı:
Bu grup Şiiler’den değil Suriye’de yaşayan Filistinlilerden oluşuyor. Tahmini üç bin kişi olan bu birlikte Halep’teki çatışmalarda rol alıyor.
Kara Ordusu’nun Silah Gücü:
Global Firepower’ın Index'in 2020 verilerinde Suriye kara kuvvetlerinin elindeki silahların mevcut sayısıyla ilgili şu rakamlara yer verildi.
Tank: 4135
Zırhlı araç: 5370
Çekili topçu: 2550
Roket sistemleri: 750
Motorlu topçu: 575
Rusya'dan tank ve çok namlulu roketatar sistemleri desteği
Aradan geçen dokuz yıla karşın Suriye’nin elinde halen ciddi miktarda tank ve zırhlı araç olduğu dikkat çekse bile büyük çoğunluğunun Sovyetler birliği döneminden kalma T-72’lerden oluştuğu ve artık aktif çatışmalarda kullanılmadığı iddia edildi.
Buna karşın Suriye savaş içerisinde eski T-72 tanklarını hücumlarda kullanmaktan ziyade kendi üretimi olan Golan ve Şems adlı çok namlulu roketatar sistemleri ya da Şilka adı verilen çok namlulu uçaksavar sistemlerinin şasisi olarak kullanarak değerlendirmeye başladı.
Yine savaş sürecinde Rusya’dan alınan az miktarda gelişmiş T-90 tankı ile Tos-1 çok namlulu roketatar sistemi de Suriye Ordusu envanterine katıldı.
Ayrıca Suriye'nin elinde geçmişten beri Scud, Toçka (Toskha) tipi karadan karaya atılabilen balistik füze bulunduğu biliniyor. Ancak bunların sayısına dair net bir bilgi yok.


Silahlandırılmış jeepler hem Suriye Ordusu'nun hem muhaliflerin en önemli silah gücü / AFP​
Binlerce silahlı jeep, yüzlerce tanksavar füze

Her savaş gibi Suriye iç savaşında da belli silah sistemleri çok ön plana çıktı.
Özellikle jeeplerin üzerine monte edilen Dokça uçaksavarlar hem Suriye Ordusu’nda hem muhaliflerde çok yaygın.
Keza tanksavarlar da her iki tarafça çok yaygın kullanılıyor.
2011 yılında Suriye’nin elinde tanksavarlara karşı kullanılabilen 1000 civarı Kornet marka tanksavar füze varken bu sayının savaş içerisinde Rusya ve İran’ın yardımıyla çok arttığı biliniyor.
2016 yılında Suriye Ordusu’nu analiz eden Rus askeri uzman Valentin Vasilescu’nun verdiği bilgiye göre Rusya ve İran’ın yardımı ile çok sayıda gelişmiş keskin nişancı silahı Suriye Ordusu tarafından kullanılmaya başlandı.
Suriye’nin hava gücü
Savaştan önce 60 bin mevcutlu Hava Kuvvetleri, Suriye Ordusu’nun en önemli birimiydi.
Esad rejiminin en önemli dayanaklarından olan Hava Kuvvetleri İstihbaratı, bu gücün bünyesindeydi.
Halen Suriye Ordusu’nu yöneten birçok aktif komutan eski Hava Kuvvetleri İstihbaratı mensupları. Kaplan Kuvvetleri Komutanı Süheyl Hasan da bunlardan biri.
Hava kuvvetlerinin silah envanterine gelince.
Global Firepower’ın 2020 verilerine göre toplamda 456 uçak ve helikopterden oluşuyor. Bu uçaklardan bir kısmının niteliği listede şöyle belirtildi.
Avcı uçağı: 199
Özel saldırı: 20
Nakliye: 4
Eğitim uçağı: 67
Helikopterler: 165
Saldırı helikopterleri: 27
Uçaklar eski olmakla birlikte bir kısmı Rusya tarafından modernize edildi
Suriye savaş uçaklarının çoğunun F-16’lar ile boy ölçüşme şansı olmayan  eski Mig-21, Mig-23 model Rus uçakları olduğu, elinde daha gelişmiş model olan Mig-29’lardan ise az sayıda bulunduğu biliniyor.
Rus askeri uzman Valentin Vasilescu’nun 2016'daki yazısına göre Suriye Ordusu bünyesindeki 21 adet Su-24MK bombardıman uçağı, 64 adet MİG-23 uçağı modernize edildi.
Bu arada savaş sırasında bir kısmı ülkeden kaçtığından bir kısmı da öldüğünden tecrübeli pilot sıkıntısı çekildiği iddia edilmişti.
Ancak Rus uçaklarının da devreye girmesiyle bu sıkıntı kısmen aşılmış görünüyor.

Suriye'nin elindeki hava savunma sistemlerinden bir tanesi de S-200 / Fotoğraf: Wikipedia​

Hava savunma gücünü kısmen koruyor
Suriye, 2011 yılında 600 eski tip Rus malı sa2, sa3, sa5 ve sa6 yerden havaya (sam) az sayıda modern denilebilecek sa8, sa10 sistemleri ve dört bin uçaksavar ile güçlü hava savunmasına sahip bir ülke olarak biliniyordu.
Savaş sırasında birçok hava savunma üssünün muhaliflerin eline geçmesiyle bu güçte zafiyet oluşmakla birlikte elindeki sistemleri halen önemli ölçüde koruduğu iddia edildi.
Ayrıca ilave olarak S-300’ün bir alt versiyonu olan S-200 ile Pantsir-S1 sistemlerinden elde ettiği öne sürüldü.
Ancak mevcut sistemlerinin İsrail hava hava akınlarını önlemekte yeterli olmadığı görüldü.
Buna karşın bir tane İsrail uçağını düşürmeyi başarmaları da halen kısmen gücünü koruduğunu gösterdi.
İsrail hava akınları Suriye'nin en büyük zaafının elektronik savaşa karşı olduğunu da ortaya çıkardı. Bu konuda bir imkan geliştirip geliştirmediği ise bilinmiyor. 
Deniz Gücü
Suriye’nin zayıf bir deniz gücü bulunuyor. Global Firepowe Index'in 2020 verilerine göre deniz gücü 56 gemiden oluşuyor. Bu gemilerin bir kısmına dair dair bilgiler ise şöyle.
- 33 devriye botu
- İki fırkateyn
- Yedi mayın gemisi



Sudan’da dengeleri değiştirecek Pakistan hamlesi: 1,5 milyar dolarlık anlaşmada sona gelindi

Pakistan yapımı JF-17 Thunder savaş uçağı, Pakistan’daki bir etkinlik sırasında düzenlenen gösteride (Reuters)
Pakistan yapımı JF-17 Thunder savaş uçağı, Pakistan’daki bir etkinlik sırasında düzenlenen gösteride (Reuters)
TT

Sudan’da dengeleri değiştirecek Pakistan hamlesi: 1,5 milyar dolarlık anlaşmada sona gelindi

Pakistan yapımı JF-17 Thunder savaş uçağı, Pakistan’daki bir etkinlik sırasında düzenlenen gösteride (Reuters)
Pakistan yapımı JF-17 Thunder savaş uçağı, Pakistan’daki bir etkinlik sırasında düzenlenen gösteride (Reuters)

Askerî kaynaklar, Pakistan’ın Sudan ile yaklaşık 1,5 milyar dolar değerinde bir silah anlaşmasını sonuçlandırmanın son aşamasına geldiğini açıkladı.  Sudan’daki kriz, askerî ve diplomatik cephelerde hızlanan gelişmelerle yeni bir aşamaya girerken, özellikle Darfur ve Kordofan bölgelerinde savaşın yıkıcı biçimde sürmesi, uluslararası toplumun insani felaketin derinleştiğine yönelik uyarılarını artırdı. Çatışmaların bölgesel boyut kazanabileceğine dair endişeler de giderek güçleniyor.

Anlaşmanın, Sudan ordusuna hafif saldırı uçakları, keşif ve taarruz amaçlı insansız hava araçları ile gelişmiş hava savunma sistemlerinin tedarikini kapsadığı belirtildi. Eski bir üst düzey hava kuvvetleri yetkilisi ile Reuters’a konuşan kaynaklara göre pakette yaklaşık 10 adet “Karakoram-8” tipi uçak, 200’den fazla insansız hava aracı ve “Super Mushshak” eğitim uçakları yer alıyor. Çin ile ortak geliştirilen “JF-17” savaş uçaklarının da anlaşmaya dahil edilmesi ihtimali bulunuyor; ancak teslimat takvimi ve kesin sayılar konusunda bilgi verilmedi.

vfedv
Orgeneral Abdulfettah el-Burhan (AFP)

Pakistan Hava Kuvvetleri’nde daha önce üst düzey görevlerde bulunan emekli Mareşal Amir Masood, söz konusu anlaşmanın “fiilen tamamlandığını” belirterek, bu satışın, Sudan ordusunun, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin insansız hava araçlarını yoğun biçimde kullanmaya başlamasıyla kaybettiği hava üstünlüğünü yeniden kazanmasına katkı sağlayabileceğini söyledi. Buna karşın, Pakistan ve Sudan hükümetlerinden şu ana kadar resmi bir açıklama yapılmadı.

Pakistan’ın savunma sanayii hamlesi

Pakistan’ın savunma alanındaki hedefleri, son yıllarda büyüme kaydeden askerî sanayisini güçlendirmeye odaklanıyor. Yetkililere göre bu sektör, özellikle geçen yıl Hindistan’la yaşanan gerilimde Pakistan uçaklarının kullanılması sonrasında artan ilgi ve yatırımlarla daha da öne çıktı. İslamabad, geçen ay Doğu Libya’daki Libya Ulusal Ordusu ile değeri 4 milyar doları aşan büyük bir silah satış anlaşması imzaladı. Anlaşma, “JF-17” savaş uçakları ile eğitim uçaklarını kapsıyor.

Pakistan ayrıca, Dakka ile ilişkilerin iyileşmesiyle birlikte Bangladeş ile de “Super Mushshak” eğitim uçakları ve “JF-17” savaş uçaklarını içerebilecek bir savunma anlaşması konusunda görüşmeler yürütüyor. Hükümet, büyüyen savunma sanayiinin uzun vadeli ekonomik istikrar için önemli bir itici güç olabileceğini değerlendiriyor.

Sahada çatışmalar sürüyor

Sahada ise Sudan ordusu, Darfur ve Kordofan eyaletlerinde, ayrıca Güney Libya’dan gelen ikmal hatlarını hedef alan yoğun hava ve kara saldırıları düzenlediğini açıkladı. Ordu Sözcülüğü’nden yapılan açıklamada, operasyonlarda “Hızlı Destek Kuvvetleri”ne ait 240’tan fazla savaş aracının imha edildiği, yüzlerce unsurun öldürüldüğü, ayrıca Nyala Havalimanı’ndaki insansız hava araçları, askerî depolar ve operasyon merkezlerinin hedef alındığı bildirildi. Nyala, Güney Darfur’da Hızlı Destek Kuvvetleri’nin önemli merkezlerinden biri olarak biliniyor.

Buna karşılık Hızlı Destek Kuvvetleri, Nyala üzerinde uçan bir insansız hava aracını düşürdüklerini duyurdu. Grup, Sudan ordusunu sivilleri ve altyapıyı, özellikle de sağlık tesislerini hedef alan hava saldırıları düzenlemekle suçladı ve hava savunma unsurlarının olası yeni saldırılara karşı hazır olduğunu vurguladı.

Bu gelişmeler, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin daha önce Sudan-Libya-Mısır sınırındaki üçgen bölgenin kontrolünü ele geçirmesinin ardından, Kahire’nin olası güvenlik sonuçlarına dair artan kaygılarıyla birlikte yaşanıyor. Sudan’da iki buçuk yılı aşkın süredir devam eden savaş, dünyadaki en ağır insani krizlerden birine yol açarken, ülkenin stratejik konumu, Kızıldeniz kıyıları ve önemli altın üretimi nedeniyle dış aktörlerin de çatışmaya dahil olmasına neden oluyor.

İngiltere-Almanya girişimi

Siyasi cephede ise İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, İngiltere’nin Almanya ile birlikte Nisan ayında Berlin’de Sudan konulu bir uluslararası konferans düzenleyeceğini açıkladı. Konferansın, savaşın üçüncü yıl dönümüne denk geleceğini belirten Cooper, ülkesinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başkanlığını, Sudan dosyasının uluslararası gündemdeki önceliğini korumak için kullanacağını ifade etti.

sdfvgt
İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper (AP)

Cooper, Şarku’l Avsat’ta yayımlanan makalesinde, Londra’nın Sudan’da işlenen ihlalleri gündemde tutmayı ve 2026’da barışa yönelik yeni bir ivme oluşturmak için uluslararası desteği seferber etmeyi sürdüreceğini kaydetti. ABD’nin, ABD-Suudi Arabistan-Mısır-BAE’den oluşan dörtlü mekanizma aracılığıyla ateşkes sağlanmasına yönelik girişimlerine de değinen Cooper, Washington’da Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Başkan Donald Trump’ın üst düzey danışmanlarıyla görüşmeler yaptığını aktardı. Cooper, Sudan’daki savaşın artık yerel bir kriz olmaktan çıktığını, bölgesel ve küresel bir nitelik kazandığını ve uluslararası toplumun etkili ittifaklar kurma kapasitesi açısından ciddi bir sınav teşkil ettiğini vurguladı.


Halep’te SDG’yi şoke eden hamle: Saf değiştirdiler

Halep kentindeki Eşrefiye Mahallesi’nde ordu unsurları ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sonucu zarar gören konutlar (AP)
Halep kentindeki Eşrefiye Mahallesi’nde ordu unsurları ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sonucu zarar gören konutlar (AP)
TT

Halep’te SDG’yi şoke eden hamle: Saf değiştirdiler

Halep kentindeki Eşrefiye Mahallesi’nde ordu unsurları ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sonucu zarar gören konutlar (AP)
Halep kentindeki Eşrefiye Mahallesi’nde ordu unsurları ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sonucu zarar gören konutlar (AP)

Suriye Arap Haber Ajansı SANA’nın bir güvenlik kaynağına dayandırdığı habere göre bugün (Cuma) Halep’in kuzeyinde Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) bağlı 100 unsurun saf değiştirdiğini, iç güvenlik güçlerinin söz konusu kişileri koruma altına aldı.

Olay, İçişleri Bakanlığı’nın, SDG’ye bağlı silahlı grupların çekilmesinin ardından devlete devredilen mahallelerde güvenliğin yeniden sağlanması planı çerçevesinde Eşrefiye Mahallesi’nde iç güvenlik güçlerinin görevlendirildiğini duyurmasından saatler sonra gerçekleşti.

SANA’nın bir askeri kaynağa dayandırdığı habere göre SDG, Cuma günü İran yapımı insansız hava araçlarıyla Halep’in kuzeyindeki sivil ve güvenlik noktalarını hedef alarak saldırılarda çok sayıda kişi yaralandı.

Ajans, kaynaklarına dayanarak, PKK mensuplarının hükümet güçlerine karşı çatışmalara katılmayı reddeden dört Kürt’ü öldürdüğünü aktardı. Aynı kaynak, PKK’nın SDG unsurlarının da yardımıyla Halep’teki Şeyh Maksud Mahallesi’nden ayrılan sivillere ait evleri ateşe verdiğini ileri sürdü.

dfvg
Halep kentindeki Şeyh Maksud Mahallesi’nden sivillerin insani bir koridor üzerinden tahliyesi (SANA)

Suriye basınında yer alan haberlerde, Şeyh Maksud Mahallesi’nde SDG’ye ait büyük bir mühimmat deposunun imha edildiği bildirildi. Suriye Savunma Bakanlığı ise SDG’nin Halep’te bir hastanenin hedef alındığı yönündeki iddiasının doğru olmadığını, vurulan hedefin bir mühimmat deposu olduğunu açıkladı.

Günün erken saatlerinde Suriye ordusu, ateşkes ilanından kısa süre sonra, Halep’teki Kürt mahallesinde bazı bölgelerin bombardıman öncesinde boşaltılması çağrısında bulunarak, SDG’yi bu alanları askerî amaçlarla kullanmakla suçladı. SANA, ordunun hedef alınması planlanan noktaları gösteren haritalar yayımladığını, sivillerden bu bölgeleri “derhal terk etmelerini” istediğini ve SDG’nin buraları “Halep kentinin mahallelerini ve sakinlerini hedef almak için askerî mevzi olarak kullandığını” ileri sürdüğünü aktardı.

Şarku’l Avsat’ın SANA’dan aktardığı habere göre askeri bir kaynak yaptığı açıklamada, orduya ait insansız hava araçlarının, SDG’nin Şeyh Maksud Mahallesi’nde yolları kapattığını, halkı korkutarak mahalleden çıkmalarını engellediğini ve sivilleri, ordu ve güvenlik güçlerine yönelik saldırılar sırasında “canlı kalkan” olarak kullanmayı amaçladığını belirtti.

Suriye televizyonu, ordunun harekât birimine dayandırdığı haberinde, Şeyh Maksud Mahallesi’nin “kapalı askerî bölge” ilan edildiğini ve saat 18.30’dan itibaren “ikinci bir duyuruya kadar” tam sokağa çıkma yasağı uygulandığını bildirdi. Harekât birimi, mahalledeki sivillere pencerelerden uzak durmaları, alt katlara inmeleri ve SDG mevzilerine yaklaşmamaları yönünde uyarıda bulundu.

Öte yandan SDG, Şeyh Maksud Mahallesi’nin “Suriye hükümetine bağlı gruplar tarafından yoğun ve şiddetli bombardımana maruz kaldığını”, hükümet güçlerinin tanklarla ilerlemeye çalıştığını ve buna karşı “şiddetli ve sürekli bir direniş” gösterdiklerini savundu.

Ordu daha önce, sivillerin Şeyh Maksud’dan çıkışı için yerel saatle 16.00–18.00 (13.00–15.00 GMT) arasında bir geçiş noktası açıldığını, SDG savaşçıları ise “silah bırakma” çağrısı yapıldığını duyurmuştu. AFP muhabiri, Şeyh Maksud yakınlarında bazı sivillerin mahalleden ayrıldığını gözlemledi.

SDG güçleri, günün erken saatlerinde, Halep’teki Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden çekilmeyi reddettiklerini açıklamıştı. Yetkililer, ateşkes kapsamında bu bölgelerin saatler içinde tahliye edileceğini duyurmuştu.

Suriye Savunma Bakanlığı, Cuma günü şafak vakti yaptığı açıklamada, ateşkesin gece yarısından sonra saat 03.00’te yürürlüğe girdiğini, silahlı grupların bu saatten itibaren en geç 09.00’a kadar bölgeyi terk etmeleri gerektiğini bildirdi. Açıklamada, militanların yalnızca hafif bireysel silahlarını taşıyabilecekleri, Suriye ordusunun ise “güvenli şekilde refakat ve kuzeydoğu bölgelerine ulaşana kadar tam güvenlik sağlama” taahhüdünde bulunduğu belirtildi.

Salı günü, Halep’teki Kürt ağırlıklı Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde hükümet güçleri ile Kürt güçler arasında çıkan şiddetli çatışmalarda 21 kişi hayatını kaybetmiş, taraflar olayların sorumluluğu konusunda birbirini suçlamıştı. Gelişmeler, Mart ayında imzalanan ve Kürt özerk yönetimine bağlı kurumların Suriye devleti çatısı altında birleştirilmesini öngören anlaşmaya rağmen, Şam ile SDG arasındaki müzakerelerin tıkanması ortamında yaşanıyor.


SDG Halep'ten ayrılmayı reddediyor

Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile çatışmaların ardından kontrolünü ele geçirdikleri Eşrefiye mahallesinde devriye geziyor... Halep, 9 Ocak 2026 (Reuters)
Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile çatışmaların ardından kontrolünü ele geçirdikleri Eşrefiye mahallesinde devriye geziyor... Halep, 9 Ocak 2026 (Reuters)
TT

SDG Halep'ten ayrılmayı reddediyor

Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile çatışmaların ardından kontrolünü ele geçirdikleri Eşrefiye mahallesinde devriye geziyor... Halep, 9 Ocak 2026 (Reuters)
Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile çatışmaların ardından kontrolünü ele geçirdikleri Eşrefiye mahallesinde devriye geziyor... Halep, 9 Ocak 2026 (Reuters)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) bugün yaptıkları açıklamada, yetkililerin ateşkes kapsamında saatler içinde tahliye edileceklerini duyurmasına rağmen Halep’teki Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden çekilmeyi reddettiklerini bildirdi. Söz konusu ateşkes, günler süren kanlı çatışmaların ardından sağlanmıştı.

Şeyh Maksud ve Eşrefiye Halk Meclisi tarafından yayımlanan açıklamada, “Şam hükümeti güçlerinin halkımıza ve güvenlik güçlerimize yaptığı çağrı bir teslimiyet çağrısıdır. Ancak bu mahallelerdeki halkımız, yaşadığı yerlerde kalma ve onları savunma konusunda kararlıdır” denildi. Açıklamada ayrıca, “Mahallelerimizde kalma ve onları savunma yönünde kararımızı aldık” ifadesine yer verildi.

ı8
Suriye'nin kuzeyindeki Halep şehrinde, Şeyh Maksud mahallesine girmek ve SDG milislerini iki bölgeden tahliye etmek için sıraya giren otobüsler, 9 Ocak 2026... (AFP)

Halep’teki yerel yetkililer bugün erken saatlerde yaptıkları açıklamada, kentte kuşatma altında bulunan SDG  milislerinin saatler içinde Suriye’nin kuzeydoğusundaki bölgelere nakledileceğini duyurmuştu.

Halep Valiliği Basın Müdürlüğü tarafından yayımlanan açıklamada, ‘Savunma Bakanlığı’nın günler süren kanlı çatışmaların ardından ateşkes ilan etmesinin akabinde, önümüzdeki saatlerde SDG unsurlarının hafif bireysel silahlarıyla birlikte Fırat’ın doğusuna nakledileceği’ belirtildi. Açıklamada, Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde Kürt güçleri ile hükümet güçleri arasında yaşanan çatışmaların binlerce sivili yerinden ettiği kaydedildi.

Suriye Savunma Bakanlığı ise bugün şafak vakti yayımladığı açıklamada, ateşkesin gece yarısından sonra saat 03.00’te yürürlüğe girdiğini bildirdi. Açıklamada, mahallelerdeki silahlı gruplardan ateşkesin başlamasından itibaren cuma sabahı saat 09.00’a kadar bölgeyi terk etmeleri istendi. Bakanlık, silahlı unsurların yalnızca hafif bireysel silahlarını yanlarına alarak ayrılabileceklerini belirterek, Suriye ordusunun ‘kendilerine eşlik etmeyi ve ülkenin kuzeydoğusundaki bölgelere güvenli şekilde ulaşmalarını sağlamayı taahhüt ettiğini’ duyurdu.

dfrgthy
Suriye iç güvenlik güçleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile şiddetli çatışmaların ardından 8 Ocak 2026 günü geç saatlerde Halep'in Eşrefiye mahallesine girerken sokakları güven altına alıyor. (AFP)

Yetkililer, söz konusu adımın ‘bu mahallelerdeki askerî durumu sona erdirmeyi, hukukun ve resmî kurumların yeniden tesis edilmesini sağlamayı, ayrıca evlerinden zorla ayrılmak zorunda kalan sivillerin geri dönerek güven ve istikrar ortamında normal hayatlarına dönmelerine imkân tanımayı’ amaçladığını açıkladı.

Açıklamada, herkesin güvenliğinin sağlanması ve sahada herhangi bir sürtüşmenin önlenmesi için belirlenen süreye titizlikle uyulması çağrısında bulunulurken, silahlı grupların mahallelerden Suriye’nin kuzeydoğusuna çıkışının, iç güvenlik güçleri ile Suriye ordusundaki operasyonlar biriminin koordinasyonunda düzenleneceği bildirildi.

Öte yandan Suriye ordusuna bağlı birliklerin, açıklamadan saatler önce Halep’te SDG’nin kontrolünde bulunan mahallelerden biri olan Eşrefiye’nin büyük bölümünde kontrolü sağladığı belirtildi. Suriye İçişleri Bakanlığı Sözcüsü, Eşrefiye mahallesinin “güvenli hale geldiğini, diğer eksenlerde de ilerlemenin sürdüğünü” söyledi. Sözcü ayrıca, SDG güçlerinin evleri ve iş yerlerini mayınladığını belirterek, bakanlık birliklerinin Eşrefiye mahallesini mayınlardan arındırmak için çalışmalar yürüttüğünü ifade etti.