​ABD Hava Kuvvetleri’nde sakal, türban ve başörtüsüne izin verilmeye başlandı

​ABD Hava Kuvvetleri’nde sakal, türban ve başörtüsüne izin verilmeye başlandı
TT

​ABD Hava Kuvvetleri’nde sakal, türban ve başörtüsüne izin verilmeye başlandı

​ABD Hava Kuvvetleri’nde sakal, türban ve başörtüsüne izin verilmeye başlandı

ABD Hava Kuvvetleri, ordudaki inanç çeşitliliği ilkesini desteklemek amacıyla Müslüman ve Sih askerlerin sakal bırakmasına, kadınlarında türban veya başörtüsü takmasına yönelik kılık kıyafet yönetmeliğini güncelledi.
Uygulama, ABD Silahlı Kuvvetleri’nin dış görünüşle mücadelesine yönelik politikalarının ilk güncellemesi olarak kabul edildi. Söz konusu adım, ABD toprakları içindeki ve dışındaki farklı inançtaki ABD ordusu personelini bir arada barındırma çabası olarak görülüyor. Yakın zaman önce ilan edilen bu yeni kurallar, Sih dini cemaatine mensup Hava Kuvvetleri personeli için sakalları yaklaşık 5 cm uzatmalarına ve sarık takmalarına ve Müslüman kadınların başörtüsü kullanmalarına izin veriyor. Söz konusu düzenlemede, ordu mensuplarının sakal bırakmaları için dini veya sağlık şartı taşıyor olmalarının gerektiği ifade ediliyor.
Düzenleme, ABD ordusunun Müslüman ve Sih askerlerin dini inançlara uygun olarak başörtüsü takmalarını ve sakal uzatmasına izin verilmeye başlandığı 2017’deki kurallar dâhilinde yapıldı. Aynı düzenleme ordudaki diğer inançlara sahip askerlere de uygulandı. 2018 yılında ABD Hava Kuvvetleri personeli olan Abdurrahman Gitan’ın sakalını uzatmasına izin verildi. Yine Kaptan Meysâ Evzâ orduda başörtüsü takan ilk Müslüman kadın oldu. Sih Amerikan Yasal Savunma ve Eğitim Fonu (SALDEF) tarafından yayınlanan açıklamaya göre bir sonraki yıl, yani 2019’da Hava Kuvvetleri’nden Sih dinine mensup Harpreetinder Singh’in sakal uzatmasına ve sarık takmasına ilk defa müsaade edildi. Aynı şekilde ABD Ordusu’nun Hint kökenli eski subayı Yüzbaşı Simratpal Singh de saç-sakal uzatma ve sarık takma imtiyazları elde etmişti.
ABD Hava Kuvvetleri geçen ay Chicago şehrindeki bir üste Asteğmen Saliha Cabin’e ABD Amerikan ordusu tarihinde ilk Müslüman kadın vaiz pozisyonu verdi. 14 yıl önce ABD’ye gelen dindar bir Müslüman aileden olan Saliha’nın kardeşi de ABD ordusunun sağlık biriminde hizmet ediyor.
Söz konusu kurallar sakalın çene altında 5 cm uzunluğu, bıyığın da üst dudak çizgisini geçmemesi, sarık ya da türbanın askeri üniforma ile uyumlu bir kumaş ve renkte olması sınırlamalarını getiriyor. Böylece askeri kamuflajdan farklı bir tasarım kullanılması engelleniyor. Ayrıca başın zarif ve muhafazakâr bir görüntü ile kapatılması zorunluluğu da getiriyor. Komuta yönergelerine göre bu kıyafetler yangın önleyici malzemeden yapılmış olmalı ve yalnızca askeri başlıkların takılması gereken yerlerde giyilmeli.
ABD Ordusu’nun hava, deniz ve diğer silahlı birimlerinde binlerce Müslüman asker hizmet ediyor. Bu askerler, ABD topraklarının içinde ve dışında birçok üste konuşlu durumda. Yeni kurallara göre askeri güvenlik şartları da dâhil disiplin standartları üzerinde olumsuz etkileri olmaması şartıyla sakal uzatma veya türban kullanma ile ilgili özel isteklerin onaylanması gerekiyor.



ABD basını: Washington, Tahran'dan uranyum zenginleştirmeyi 20 yıl süreyle durdurmasını istedi

ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, ABD müzakere heyetine başkanlık etmek üzere İslamabad'da bulunduğu sırada (AFP)
ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, ABD müzakere heyetine başkanlık etmek üzere İslamabad'da bulunduğu sırada (AFP)
TT

ABD basını: Washington, Tahran'dan uranyum zenginleştirmeyi 20 yıl süreyle durdurmasını istedi

ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, ABD müzakere heyetine başkanlık etmek üzere İslamabad'da bulunduğu sırada (AFP)
ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, ABD müzakere heyetine başkanlık etmek üzere İslamabad'da bulunduğu sırada (AFP)

ABD basını bu haftanın başlarında, İslamabad’da gerçekleşen müzakerelerde ABD’nin İran'dan 20 yıl boyunca uranyum zenginleştirmeyeceğini kabul etmesini istediğini bildirdi.

Haber sitesi Axios ve Wall Street Journal (WSJ) gazetesi dün bir ABD'li yetkiliye, bilgili bir kaynağa ve konuyu bilen kişilere dayandırdıkları haberlerde, Washington’ın Pakistan'da yapılan müzakereler sırasında Tahran'a bu öneriyi sunduğunu bildirdi.

Alman Haber Ajansı DPA’ya göre bu talep ABD'nin tutumunda bir yumuşama anlamına geliyor. Çünkü ABD Başkanı Donald Trump daha önce İran'ın zaman sınırı belirlemeden uranyum zenginleştirmeyi bırakması konusunda ısrarcıydı.

Ancak İran daha kısa bir süre önerdi. Axios, Tahran'ın ‘tek basamaklı bir rakamdan oluşan’ bir süre, yani 10 yıldan az bir süre önerdiğini belirtirken, WSJ sadece birkaç yıl önerdiğini yazdı.

Raporlara göre İran, ABD'nin İran'ın nükleer tesislerinin derinliklerinde depolandığı düşünülen yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılmasına yönelik talebini de reddetti.

Hafta sonu Pakistan'da ABD ile İran arasında yürütülen doğrudan müzakereler bir anlaşmaya varılamadan sona erdi.

ABD Başkanı Trump, temel anlaşmazlık noktasının ABD'nin İran'ın kesinlikle nükleer silaha sahip olmaması gerektiği konusundaki ısrarı olduğunu söyledi.

Trump dün gazetecilere, İranlıların bunu kabul etmediklerini, ancak daha sonra kabul edeceklerini düşündüğünü belirterek “Kabul etmezlerse, anlaşma olmaz” dedi.

İran'ın nükleer silaha sahip olmayacağını ve ABD'nin yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumu alacağını vurgulayan Trump, “İranlılar uranyum stoklarını ya kendileri teslim eder ya da biz alırız” şeklinde konuştu.


İsrail’den “Washington Toplantısı” öncesi Bint Cubeyl’e saldırı

Güney Lübnan'ın Bint Cubeyl kentine düzenlenen İsrail saldırısının ardından duman yükseliyor (Reuters)
Güney Lübnan'ın Bint Cubeyl kentine düzenlenen İsrail saldırısının ardından duman yükseliyor (Reuters)
TT

İsrail’den “Washington Toplantısı” öncesi Bint Cubeyl’e saldırı

Güney Lübnan'ın Bint Cubeyl kentine düzenlenen İsrail saldırısının ardından duman yükseliyor (Reuters)
Güney Lübnan'ın Bint Cubeyl kentine düzenlenen İsrail saldırısının ardından duman yükseliyor (Reuters)

İsrail ordusu, dün, Lübnan’ın güneyindeki Litani Nehri'nin güneyinde yer alan en büyük şehirlerden biri olan Bint Cubeyl'e bir saldırı başlattı. Bu saldırı, bugün Lübnan ve İsrail'in ABD büyükelçilerini bir araya getirecek ‘Washington Toplantısı’nın arifesinde gerçekleşti. Bu sırada Tel Aviv, sahada yeni bir statüko oluşturmaya çalışıyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Lübnan'daki çatışmaların devam edeceğini ve bugün odak noktasının Bint Cubeyl'deki çatışmalar olduğunu söyleyerek “Artık beş bölgeden bahsetmiyoruz. Lübnan'ın güneyinde Hizbullah'ın işgal tehdidini ortadan kaldırmak ve zırh delici roket tehdidini uzaklaştırmak için sağlam ve derin bir güvenlik kuşağı oluşturmaktan söz ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Lübnan, bugünkü toplantının bir ateşkes anlaşmasıyla sonuçlanmasını ve böylece taraflar arasında Kıbrıs'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilebilecek müzakere sürecinin başlamasının önünü açmasını umuyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Lübnan’ın Washington Büyükelçisi Nada Hamade Muavad, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'dan ‘ateşkes talep etme’ konusunda ‘kesin talimatlar’ aldı.


Netanyahu: İran'a tarihinin "en ağır darbesini" vurduk

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu (Arşiv- Reuters)
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu (Arşiv- Reuters)
TT

Netanyahu: İran'a tarihinin "en ağır darbesini" vurduk

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu (Arşiv- Reuters)
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu (Arşiv- Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu,dün akşam Holokost Anma Günü etkinliklerinin açılışında yaptığı konuşmada, ülkesinin müttefiki Washington’un desteğiyle İran rejimine tarihindeki "en güçlü darbeyi" vurduğunu söyledi.

Netanyahu, Kudüs'teki Yad Vashem Holokost anıtında düzenlenen ve televizyonda yayınlanan törende, "İran terörist rejimine tarihindeki en güçlü darbeyi vurduk," dedi. İran nükleer tesislerini Nazi toplama kamplarıyla karşılaştırarak, "Eğer harekete geçmeseydik, Natanz, Fordow ve İsfahan gibi isimler... Auschwitz, Treblinka, Majdanek ve Sobibor gibi sonsuza dek rezillikle anılacaktı" ifadesini kullandı.

İsrail, II. Dünya Savaşı sırasında Naziler tarafından katledilen altı milyon Yahudiyi anmak için dün akşamından bugüne kadar Holokost Anma Günü'nü kutluyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İbrani takvimine göre her yıl nisan veya mayıs aylarında düzenlenen resmi törenler, Ortadoğu'daki düşmanlıkların başlamasından bir aydan fazla bir süre sonra, Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasındaki kırılgan ateşkes ortamında başladı.

Bu arada, İsrail, İran destekli militan grup Hizbullah ile Lübnan'daki savaşını sürdürüyor.